KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Mart 2024
- T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/386 Esas - 2024/101
- Esas no
- 2022/386
- Karar no
- 2024/101
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 2- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali
- Dava tarihi
- 10/10/2022
- Kararın yazıldığı tarih
- 12/03/2024
Karar Metni
2.060 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkili şirketin 1988 yılından bugüne yurt içinde ve dışında ... üretimi alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin ... nezdinde tescilli markaları ile uzun yıllar boyunca aktif olarak faaliyet gösterdiğini ve müşterileri tarafından ticari itibarı ile tanındığını, dava konusu “...” ibareli marka ile müvekkili şirkete ait “...” ve “...” ibareli markalar ile görsel ve işitsel açıdan karıştırılma ihtimaline sebebiyet verecek derece de benzer olduğunu, markaların aynı veya benzer mal ve hizmetleri kapsaması sebebiyle halk tarafından markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu,
halk tarafından markalar arasında bir bağlantı bulunması düşüncesinin oluşması sebebiyle davalının müvekkili şirketin ticari itibarından haksız bir şekilde faydalandığını, beyan ederek ... ’nun 08.08.2022 tarihli .... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı .... LTD.
ŞTİ. vekilinin dosya kapsamına cevap dilekçesi sunmadığı 12.01.2023 tarihinde beyan dilekçesi sunduğu; bu beyan dilekçesinde özetle; davacı ...’ya ait "..." markası ile müvekkili şirketin "... ..." markası arasında iltibas bulunmadığını, markaların görsel ve işitsel açıdan iltibasa neden olacak derecede benzer olmadığını, İlgili tüketicinin vasat bir tüketici olmadığını, müvekkili şirketin üretici firma olduğunu, ürünlerini satın alacak olan kişilerin ise tacirler olduğunu, iki firma arasında bulunan ayrımları ayırt edemeyecek bir müşteri kitlesi mevcut olmadığını,
müvekkili şirket ile davacı şirket markaları arasında ortak olan tek benzerlik "..." ibaresi olduğunu, her iki şirketin de logosunda ... ibaresi kullanması markaları iltibas düzeyinde benzer yapmayacağını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı .... LTD. ŞTİ. adına “...” ibareli markanın, 26.07.2021 tarihinde 09,35 ve 42. Sınıftaki emtiaları kapsayacak şekilde ... nezdinde başvuru konusu edildiği, bu başvurunun ... tarafından yapılan inceleme sonucunda ... başvuru numarası ile 27.10.2021 tarihli 383 sayılı .... ’nde yayınlanmasına karar verildiği, anılan ilana karşı işbu davanın davacısı ... ... ... SANAYİ VE TİCARET LTD.
ŞTİ. tarafından “...”, “...” ve “...” ibareli markalar mesnet gösterilerek 6769 sayılı SMK’nın 6/1 hükmü uyarınca itiraz edildiği, ... tarafından yapılan inceleme sonucunda davacı yana ait itiraza mesnet gösterilen “...”, “...” ve “...” ibareli markalar ile dava konusu “...” ibareli marka başvurusuyla 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi gereğince ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığı ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı yönünde karar verildiği, karara karşı davacı yanın itirazı üzerine ... kararının ... tarafından tekrar değerlendirildiği, 08.08.2022 tarihli ve ... sayılı kararıyla;
'' …Yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen .... sayılı "...", "...", "... ... ..." ibareli markalar, görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmadığından iş bu itirazın da reddi gerekmiştir.” şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen RAPORDA ve EKRAPORDA özetle: dava konusu .... başvuru numaralı “...” markası ile davacı yana ait .... “...”, “...”, “... ... ...” markalarının emtia sınıfları arasında ortaklık bulunmasına rağmen, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, ... ibaresinin marka hukuku bakımından zayıf bir ibare olduğu, ... ibaresinin bu zayıf yönünü ortadan kaldıracak veya davacı ile özdeşleştiğini gösterecek bir delilin dosyada mevcut olmadığı, ... aşamasında sunulan delillerin de bunu ispata yeterli olmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Örnek Davacı Markaları
...+ ... .... (09, 35, 42. sınıf) .... (06, 07, 08, 09, 21, 37, 40, 42. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davaya konu olan “....
...” ibareli markanın dava konusu başvuruya itirazlarda gerekçe olarak gösterilen “....”, “...” ve “...” ibareli markalar ile
09, 35 ve 42 Sınıfta yer alan emtialarla birebir aynı emtia sınıfı için başvuruda bulunmuş
olduğu dolayısıyla ilk kriter olan markaların tescilli oldukları sınıfların benzerliği kriterinin
somut uyuşmazlık yönünden gerçekleşmiş olduğu görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu ... sayılı ''...'' ibareli markanın yuvarlak siyah fon
üzerinde içeride turuncu çerçeve ile belirlenmiş kısımda “...” harfleri büyük olacak şekilde,
bu çerçevenin altında yine turuncu çerçeve ile belirlenmiş kısımda ise daha küçük harflerle
“...” ibaresine yer verildiği, “...” ibaresinin iki
harfin bir araya getirilerek oluşturulduğu herhangi bir anlamının bulunmadığı, “...”
ibaresinin ise İngilizce bir kelime olduğu ve anlamının “yükseklik, uç, başlangıç” anlamlarına
geldiği, “...” ibaresinin anlamının ülkemiz
tüketicisi nezdinde bilinmesinin zor olabileceği bu nedenle bahse konu markanın tüketiciler
nezdinde bütün olarak bir anlam oluşturmayacağı, markanın “me-be-ak-ro” şeklinde telaffuz edileceği anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; davacıya ait .... sayılı “...+...” ibareli markların ise
beyaz fon üzerinde siyah dikdörtgen çerçeve içerisinde “...” harfleri büyük olacak şekilde
bu harflerin altında ise “...” ibaresi küçük olacak şekilde meydana getirilmiş
olduğu, yazı karakterinde özel bir teknik kullanılmadığı, başkaca herhangi bir ..., resim,
ibare içermediği, “...” ibaresinin
iki harfin bir araya getirilerek oluşturulduğu herhangi bir anlamının bulunmadığı,
“...” ibaresinin ise bir kişi ismi olduğu, davacıya ait bir diğer marka olan ... sayılı “... ... ... ... san.tic.a.ş” ibareli
markada ise beyaz fon üzerine mavi harflerle “...” ibaresi büyük “...” ibaresi
daha küçük olacak şekilde yer verildiği, “...” ibaresinin altında ise siyah
harflerle “... SAN. TİC. A.Ş.” ibaresine yer verildiği, yazı karakterinde özel bir teknik
kullanıldığı, başkaca herhangi bir ..., resim, ibare içermediği, “...” ibaresinin iki harfin bir araya
getirilerek oluşturulduğu herhangi bir anlamının bulunmadığı, “...”, “...” ve
“... SAN. TİC. A.Ş.” ibarelerinin ise davacı yana ait ticaret unvanı olduğu; davacıya ait markaların sırasıyla “...”, “....” şeklinde telaffuz edileceği anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
....'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli markalar ile davalının “...
...” ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf markalarında ortak olarak yer alan “...” ibaresinin varlığına
rağmen, bu ibarenin ardına eklenen “...” ve “...” gibi ibarelerin markalar
arasında yeterli farklılaşmayı sağladığı, ... ibaresinin salt iki harfin birleşimi olduğu, ayırt
edici karakterinin bu nedenle zayıf olduğu, ilgili alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "...
..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı, iltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının uygulama alanı bulmayacağı dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... Hakim... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/386, K. 2024/101, 12 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama