KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2024
- Esas no
- 2022/429
- Karar no
- 2024/47
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Mersis No
- ...
- Vekili
- Av. ... -....
- Davalı
- 1- ...
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 2- ...
Karar Metni
2.602 kelime·13 dk okuma·10 bölüm
...
VEKİLİ
Av. ... - ...
DAVA
Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 10/11/2022
KARAR TARİHİ : 22/02/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacı tarafından ...
Şirketi (“Davalı Şirket”) ve ... (“Davalı Kurum”) aleyhine, Davalı Şirket'in ... başvuru numaralı "..." markası için yapılan tescil başvurusuna yönelik davacı tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin ... ’nun (“...”) 09.09.2022 tarihli ve ...numaralı kararının iptaline, Davalı Şirket'in dava konusu başvurusunun hükümsüzlüğüne karar verilmesi talebiyle, .... başvuru numarasıyla işlem görmekte olan "..." ibareli marka için davacı Şirket tarafından, Davalı Kurum nezdinde 26.12.2005 tarihinde tescil başvurusunda bulunulmuş ve bu başvuru kabul edilerek ilgili marka 25.12.226 tarihinde 29 ve 30. sınıflarda tescil edildiği,
07.05.2021 tarihinde ise, Davalı Şirket ... gıda "..." ibareli markasını 30. sınıfta tescil ettirmek üzere Davalı Kurum nezdinde başvuru yaptığı, ... başvuru numarası ile işlem görmekte olan "..." markası 12.07.2021 tarih ve 376 sayılı .... ilan edildiği, davacı şirket tarafından ... ...'na davacı Şirkete ait olan "..." markası gerekçe gösterilerek Davalı Şirketin tescil ettirmek istediği "..." markasına itiraz edildiği, Davalı Şirket tarafından sunulan karşı görüş yazısında itiraza dayanak gösterilen markanın 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 19’uncu maddesi kapsamında kullanımına ilişkin kanıt talep edildiği,
davacı tarafından "..." ibareli markanın aktif ve yoğun bir şekilde kullanıldığına delillerin Davalı Kurum'a sunulduğu, ... tarafından delillerin yeterli bulunmadığı ve itirazın rededildiği, itirazın yeniden incelenmesi amacıyla ... ...'na yeniden incelenmesi talebiyle tekrar başvuru yapıldığı, ... tarafından, 09.09.2022 tarihli ve ...numaralı kararı verildiği, Bu karar ile "6769 s. SMK'nın "Marka tescilinde nispi ret nedenleri" başlıklı 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrası.
"Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü ihtiva ettiğini, başvuru sahibinin ... (...) nezdindeki yayına itiraz işlemlerinde, itiraz gerekçesi ... sayılı "..." markası hakkında SMK m. 19(2) çerçevesinde kullanım ispatı talebinde bulunduğu;
yayına itiraz sahibi tarafından sunulan delillerin incelenmesi neticesinde ... tarafından bu markanın kullanımının ispatlanmadağı yönünde tespitte bulunulduğu, (SMK m. 6(1)) bağlı ve aynı uyuşmazlık içinde çözülmesi gereken bir mesele olması nedeniyle ve Kurul kararının bütünlüğü de gözetilerek yapılan incelemede ...'nin söz konusu tespitinde bir isabetsizlik bulunmadığı,dolayısıyla, kullanım ispatı talebine konu ... sayılı "..." markasının kullanımı ispatlanmadığından SMK m. 19(2) hükmü uyarınca SMK m. 6(1) kapsamında yapılan itirazın reddi gerekmiştir, şeklinde hatalı, isabetsiz ve haksız değerlendirmelere yer verildiğini iddia ederek,
iddia ederek, .... ’nın 09.09.2022 tarihli ve ...sayılı kararının iptaline ve ... sayılı marka başvurusunun hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirketin cevap verme süresi içinde cevap vermediği, ancak davalı vekilinin iki haftalık cevap verme süresinden sonra 20/12/2022 tarihinde süre uzatım talebinde bulunduğu, talebin 20/12/2022 tarihli karar ile mahkememizce reddine karar verildiği görülmüştür.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı, marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı tarafın 07/05/2021 tarihli ve ... sayılı “...” ibareli başvurusunun uluslararası NICE sınıflandırma sisteminin 30. sınıfında adına tescil edilmesine yönelik tescil talebi üzerine 6769 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesi gereğince, 11/07/2021 tarihli ve 376 sayılı .... yayınına karar verildiği, yapılan yayın üzerine, davacı tarafından, .... nezdinde itirazda bulunulmuş, itirazın reddine karar verildiği, 09.09.2022 tarihli ve .... numaralı kararı ile;
''... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. 6769 s. SMK'nın "Marka tescilinde nispi ret nedenleri" başlıklı 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrası.
"Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü ihtiva etmektedir.
Başvuru sahibinin ... (...) nezdindeki yayına itiraz işlemlerinde, itiraz gerekçesi ... sayılı "..." markası hakkında SMK m. 19(2) çerçevesinde kullanım ispatı talebinde bulunduğu; yayına itiraz sahibi tarafından sunulan delillerin incelenmesi neticesinde ... tarafından bu markanın kullanımının ispatlanmadağı yönünde tespitte bulunulduğu görülmüştür.
Yayına itiraz sahibinin Kurul nezdinde yapmış olduğu işbu incelemenin konusunu oluşturan itirazında, ... tarafından yapılan bu tespite ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığı ve karara itiraz dilekçesinde bu hususla ilgili herhangi bir gerekçe ya da açıklamaya yer vermediği tespit edilmiş olmakla birlikte, kullanım ispatı konusunun daha önceki aşamada (... nezdindeki yayına itiraz sürecinde) tartışılmış olması,
kullanım ispatı konusunun ana uyuşmazlığa (SMK m. 6(1)) bağlı ve aynı uyuşmazlık içinde çözülmesi gereken bir mesele olması nedeniyle ve Kurul kararının bütünlüğü de gözetilerek yapılan incelemede ...'nin söz konusu tespitinde bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla, kullanım ispatı talebine konu ... sayılı "..." markasının kullanımı ispatlanmadığından SMK m. 19(2) hükmü uyarınca SMK m. 6(1) kapsamında yapılan itirazın reddi gerekmiştir.
İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen RAPORDA özetle:
Dava konusu ''...'' işareti ile ''...'' davacı markasının özellikle anlamsal ve işitsel olarak benzer olduğu gibi çekişme konusu olan 30.Sınıftaki tüm malların da aynı/aynı tür/benzer olması nedeniyle 6769 S. SMK’nın 6/1 maddesi anlamında iltibas ihtimalinin oluştuğu,
6769 Sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu’nun 6/3 maddesi ve 19/2 maddesi uyarınca: davacının, ... markasını çekişme konusu 30. sınıftaki mallar üzerinde kullandığını ispat edemediği, bu bağlamda davacı tarafça kullanım ispatı yerine getirilemediği,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) .... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (.... ).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun “Kullanma İspatı”na ilişkin 19/2. Maddesi.
“6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir.
İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir.” şeklindedir. 25/7 maddesi ise. “6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir.
Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar.” hükmünü içermektedir.
Böyle bir durumda marka hükümsüzlüğü talep eden davacının dayanak yaptığı markasını kullandığını ispat etmesi gibi bir yükümlüğü doğacaktır. Hükümsüzlük davasına dayanak yapılan markanın tescilli markanın kullanılmadığına ilişkin def’i de makanın kullanılıp kullanılmadığı dava tarihinden itibaren geriye doğru beş yıl içinde gerçekleşmiş olmalıdır. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Davacı Markası
... ...
(30. sınıf) (30. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu markanın başvuru kapsamında yer alan 30.
Sınıftaki tüm mallar (pekmez hariç) mesnet gösterilen markanın tescil kapsamında yer alan emtialar ile aynı/aynı tür olarak yer aldığı; Pekmez emtiasının ise bir gıda ürünü olduğu gözetildiğinde, davaya mesnet olan 30. Sınıf emtialar
ile benzerlik ilişkisi içinde olduğu; görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde;dava konusu başvurunun ... şeklinde olduğu, markanın herhangi bir şekil unsuru içermeden düz yazı ile “...” şeklinde sadece kelime markasından oluştuğu anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; davacı yanın önceki tarihli markası ise ... şeklinde doğrudan bir sözcük markasından oluşan davalının markası gibi büyük harflerle ... ibaresinden meydana geldiği, davacının mesnet olan markası Fransızca kökenli olup Türkçe Karşılığı ... anlamına geldiği, anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve ...sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli marka ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu,
işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, davaya konu uyuşmazlıkta;
davacının markasal kullanımına konu ... ibaresinin, eskiye dayalı nitelik dosyaya ve nicelikte sunduğu belgelerin davacının davaya konu olan 30. Sınıfta yer alan hizmetlerde yoğun ve eylemli olarak kullanıma konu etmediği, bu kapsamda davacının mesnet olan “...” işaretinin 30. Sınıfta yer alan mallarda, SMK m. 6/3 hükmünde aranan markasal kullanımının “geniş bir coğrafyada kullanım” koşullarını karşılamadığından 30. Sınıfta yer alan mallar bakımından gerçek hak sahipliğinden doğan haklarının oluşmayacağı;
öte yandan davacının kullanım ispatına yönelik delilleri davacının today esaslı markalarını içeren diğer markalar olduğu “...” markasına ait olmadığı; celbedilen marka işlem dosyası ve işbu dava dosyası incelendiğinde, davacı tarafından,
eldeki davada çekişme konusu mallarda geriye dönük 5 yıl içinde (Dava konusu ... numaralı markanın başvuru tarihi 07.05.2021tarihi olması nedeniyle davacı markalarının kullanımının beş yıllık süre olan 25/12/2016 ila 07.05.2021 tarihleri için ispatlanması gerekmektedir.) ciddi olarak kullanıma ilişkin sunduğu belgelerin 6/3 maddesi kapsamında yapılan değerlendirmelere atıfta bulunarak 30. Sınıfta yer alan mallar bakımından bu delillerin markayı eylemli olarak kullanıma yönelik yeterli düzeyde olmadığı anlaşılmış, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/429, K. 2024/47, 22 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama