KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Mart 2024
- T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/490 Esas - 2024/145
- Esas no
- 2022/490
- Karar no
- 2024/145
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ....
Karar Metni
2.569 kelime·13 dk okuma·13 bölüm
Mersis No-... VEKİLİ : Av. .... ... DAVALI : 1- .... VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : 2- ....
DAVA
Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 19/12/2022
KARAR TARİHİ : 26/03/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/04/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacının e-ticaret sektöründe faaliyet gösterdiğini ve 300 binden fazla kayıtlı iş ortağı bulunduğunu, davacının farklı sektörlere ilişkin ürünleri “...” uzantılı internet sitesinde e-ticarete konu ettiğini, bunun yanında “...” markasıyla ikinci el otomobillerin e-ticaret faaliyetini, “...” markasıyla hayvan bağış ve sahiplendirme kampanyalarını, “...” markasıyla toptan alım, satım faaliyetini yürüttüğünü, “...” markalarının da sahibi olduğunu, davacıya ait “...” markasının Türkiye’de ve yurt dışında tanınmış olduğunu ve ... nezdinde ... sayı ile tanınmış marka olarak tescilli olduğunu,
davacının “.......” markasının birden fazla ülkede, “....” markasının ...’nde tescilli olduğunu, davacı faaliyetlerinin olumlu şekilde çok sayıda habere konu olduğunu, bu faaliyetleri nedeniyle davacının çok sayıda ödül aldığını, davacının 2018 yılında yapılan bir araştırmaya göre beş yıllık ticari hacminin 7.8 milyar TL olduğunu, Türkiye’nin 81 ilinde yaptığı reklam faaliyetlerinin tanınmışlığını daha da artırdığını, davacıya ait “...”, “...”, “... ”, “...”, “...” ibaresini içeren pek çok markasının olduğunu, Google Arama Motoru üzerinden “...” sayısı ile yapılan aramada sadece davacıya ait görsellere ulaşıldığını,
davacı reklamlarını sadece ...’da binlerce kez görüntülendiğini, dava konusu başvuruya, davacı tarafından “...” sayısını içeren tescilli markalar gerekçe gösterilerek itiraz edildiğini, ... tarafından bu markalardan bir kısmı ile başvuruya konu işaretin benzer olduğu kabul edilerek başvurunun reddine karar verildiğini, bu karara karşı davalı tarafından yapılan itirazın ... tarafından kabul edilerek,
itirazın kaldırıldığını, tescil işlemlerinin devamına karar verildiğini, bu kararın hatalı olduğunu, başvuruya konu işaretin, davacıya ait “...” ibareli markalar ile görsel, işitsek ve kavramsal olarak benzer olduğunu, başvurunun müvekkilin markalarının serisi olarak algılanacağını, başvuru kapsamında yer alan 35. sınıftaki parfümeri ürünlerinin perakendeciliği bakımından başvuruda yer alan “...” ibaresinin tanımlayıcı olduğunu, bu ibarenin başvurunun yan unsuru olduğunu, başvurunun esas unsurunun “...” sayısı olduğunu, dava konusu başvuruyu gören tüketicinin ilgisini “...” sayısının çekeceğini,
başvuruya konu işaretin davacının markası olarak algılanacağını, iptali istenen ... kararının, ...’... “...” markasına ilişkin daha önce vermiş olduğu kararlarla çeliştiğini, davacının “...” sayısını içeren markalarının tamamının kapsamında 35. Sınıftaki hizmetlerin tamamının bulunduğunu, bu nedenle dava konusu başvurunun kapsamının, davacıya ait markaların kapsamı içerisinde yer aldığını, mal ve hizmet benzerliğinin bulunduğunu, bu benzerliğin ayniyet düzeyinde olduğunu, bu durumun karıştırılma ihtimalini artırdığını, karşılaştırmaya konu işaretler arasında yüksek görsel ve işitsel benzerlik de bulunduğunu, ... kararının hatalı olduğunu,
iptal edilmesi gerektiğini, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, SMK m.6/5 hükmü kapsamında davacıya ait “...” markasının tanınmış olması nedeniyle dava konusu markanın, kapsamında yer alan tüm hizmetler yönünden hükümsüz kılınması gerektiğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu, bu nedenle SMK m.6/9 hükmü bağlamında da hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu, başvuru sahibi davalının cevap dilekçesinin süresinden sonra sunulduğunu ve bu dilekçenin ekinde sunulan kararların davacının iddialarını destekler nitelikte olduğunu iddia ederek,
17.10.2022 tarihli ve ... sayılı ... kararının iptaline ve tescil edilmiş olması durumunda ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı asıl cevap dilekçesiyle ve sair beyanlarıyla; verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ...’nun 17.10.2022 tarih ve ... numaralı KARARININ İPTALİ, SMK’nın 25. maddesi doğrultusunda, diğer davalı adına kayıtlı ... numaralı “...” ibareli markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜ ve ... SİCİLİNDEN TERKİNİ koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı adına 04.03.2012 tarihinde tescil başvurusu yapılan, kapsamında 35. sınıftaki mallar ve hizmetler bulunan, ... sayılı marka tescil başvurusunun yayımına, davacı tarafından SMK m.6/1 hükmü kapsamında yapılan itiraz ... ... (...) tarafından kabul edilmiş, itirazın kabulü kararına karşı, davalı tarafından ... nezdinde yapılan itiraz ise ...’nin 17.10.2022 tarihli ve ... sayılı kararı ile;
... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun .... sayılı "...." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. (...) Kurul'da,
ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile .... sayılı "..." ibareli markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile ..... sayılı "...." ibareli markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır.
Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı kanaatine varıldığından, işbu itirazın reddi gerekmiştir. İtirazın kabulüne ve başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılmasına oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen RAPORDA özetle:
-...’nin ... sayılı kararının iptali bakımından SMK m.6/1 hükmünün uygulanma koşullarının oluştuğu, değerlendirmemizin ... tarafından verilen karardan farklılaştığı,
- ... sayılı markanın hükümsüzlüğü talebi bakımından, SMK m.6/1 ve SMK m.6/5 hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğu,
- SMK m.6/9 hükmüne dayanan hükümsüzlük iddiası bakımından, salt hukuki değerlendirme niteliğinde olan kötü niyete ilişkin bilirkişi olarak değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Pazarlama uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen RAPORDA özetle:
- ..... Dairesinin ... sayılı kararına ilişkin Davaya konu markaları ile ilgili olarak 6769 sayılı SMK’nın 6/1. Maddesinin uygulama şartlarının oluştuğu,
- SMK’nın 6/5. Maddesinin uygulama şartlarının oluştuğu,
- ... sayılı ... kararının iptal koşullarının oluştuğu,
- SMK’nın 6/9 maddesine ilişkin kararın Sayın Mahkemenin taktirinde olduğu
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Davacı Markası
... ... (35. sınıf) ... ... ... ... .... (..35. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında;
başvuruya konu işaretin kapsamında yer alan 35. sınıftaki hizmetlerin tamamının,
iddialara mesnet ve ... kararında incelemeye esas markaların kapsamında da yer
aldığı, bu açıdan başvuruya konu işaret ile iddialara mesnet markaların kapsamında,
aynı veya benzer mallar ve hizmetler bulunuyor olması koşulunun SMK’ye uygun şekilde
gerçekleştiği görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde; başvuruya konu işaret; boyut, konumlandırma, renk vb. unsurlar bakımından görsel olarak birbirinden farklı olmayan, ayrı yazılmış “...” ve “...” ibarelerinden oluştuğu anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; çeşitli sözcüklerle birlikte ya aynı yazı karakteriyle yazılmış “...” ibaresi veya uğur böceği içerisinde yer alan “...” sayısı yahut kırmızı renkli “...” ibaresinden oluştuğu, bu yapılar içerisinde başvuruya konu işaret ile iddialara mesnete ve ... nezdinde incelemeye esas alınan markaların ortak unsurunu “...” sayısının oluşturduğu, bu sayı aynı zamanda davacının incelemeye esas olmayan sair markalarının da esas ve ortak unsurunu oluşturmakta olduğu, bir başka ifadeyle “...” ibaresini esas ya da münhasır unsur olarak içeren markalar davacının seri markası niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
.... 'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "...." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde bilirkişi raporlarında da izah edildiği üzere; başvuruya konu işaret;
boyut, konumlandırma, renk vb. unsurlar bakımından görsel olarak birbirinden farklı olmayan, ayrı yazılmış “...” ve “...” ibarelerinden oluşuyor olması, davacı adına tescilli ve ... kararında incelemeye esas alınan markaların; çeşitli sözcüklerle birlikte ya aynı yazı karakteriyle yazılmış “...” ibaresi veya uğur böceği içerisinde yer alan “...” sayısı yahut kırmızı renkli “...” ibaresinden oluştuğu, bu yapılar içerisinde başvuruya konu işaret ile iddialara mesnete ve ... nezdinde incelemeye esas alınan markaların ortak unsurunu “...” sayısı oluşturduğu,
bu sayının aynı zamanda davacının incelemeye esas olmayan sair markalarının da esas ve ortak unsurunu oluşturduğu, bir başka ifadeyle “...” ibaresini esas ya da münhasır unsur olarak içeren markalar davacının seri markası niteliğinde olduğu, dava konusu başvurunun tertip tarzı, ortak unsurun özel bir anlamının olmamasına rağmen, davacının seri markaları ile ortak olması,
başvuruda yer alan diğer unsurun 35. sınıftaki hizmetler bakımından cins bildirici olması sebebiyle ayırt ediciliğinin düşüklüğü birlikte değerlendirildiğinde başvuruya konu işaret ile iddialara mesnet markaların aynı ya da benzer olması koşulunun SMK’ye uygun şekilde gerçekleştiği, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden, “...” ibaresi bir sayıyı ifade etmekle birlikte, davacı markaları bakımından tanınmış bir marka niteliği kazanmış olduğu, davacı ile özdeşleştiği, dava konusu başvurunun tertip tarzının, davacıya ait markaların serisi olarak algılanmaya elverişli olması,
çekişme konusu hizmetin ortalama tüketicisinin geniş bir yelpazede olması ve bu nedenle bilinç düzeyinin zaman zaman düşük olması, çekişme konusu hizmetlerin tüketicisinin zaman zaman çok düşünmeden alışveriş yapabileceği durumu, karşılaştırmaya konu işaret ve markaların kapsamlarının aynı olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, ortalama tüketicinin görsel, işitsel ve kavramsal algısı bakımından başvuruya konu işaret ile iddialara mesnet markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunduğu, SMK m.6/1 hükmü bağlamında tescil engeli bulunduğu,
davacının “...” ve “...” ibareli markalarının, çekişme konusu 35. sınıf kapsamında yer alan e-ticaret hizmetleri bakımından tanınmış marka olarak nitelendirilebilecek düzeyde, reklam faaliyeti gerçekleştirdiği, dava konusu marka ile davacının iddialarına mesnet markaları arasında tescile engel oluşturacak düzeyde benzerliğin bulunması nedeniyle haksız bir yararın sağlanabilmesi ve davacıya ait markaların ayırt edici karakterinin zedelenmesi riski bulunduğundan, hükümsüzlük talebi yönünden SMK m.6/5 hükmünün uygulanma koşullarının oluştuğu, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden,
başvurunun kötü niyetle yapıldığına ilişkin yeterli bilgi ve belge bulunmadığı buna bağlı olarak SMK m.6/9 hükmünün uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılarak ...’nin 17.10.2022 tarihli ve ... sayılı kararının SMK 6/1 kapsamında davaya konu markanın tüm sınıfları bakımından karıştırılma ihtimali bulunduğu kabul edilmekle iptaline; ... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun SMK 6/1 kapsamında davaya konu markanın tüm sınıfları bakımından karıştırılma ihtimali bulunduğu kabul edilmekle hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
MASRAF DÖKÜMÜ
İLK MASRAF : 172,90-TL
GİDER AVANSI :5.801,00-TL
TOPLAM :5.973,90-TL
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/490, K. 2024/145, 26 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama