İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/54 K.2023/136

2- ...

Esas2022/54Karar2023/136Tarih7 Kasım 2023Okuma21 dk · 4.125 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
7 Kasım 2023
Esas no
2022/54
Karar no
2023/136
Hakim
... ...
Katip
... ...
Davacılar
1- ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.125 kelime·21 dk okuma·18 bölüm

2- ...

VEKİLİ

Av. ... - ... DAVALI : ... Mersis No: ... - ... ...

VEKİLİ

Av. ... -...

DAVA

Marka Hükümsüzlüğü, Tecavüzün Ref'i

DAVA TARİHİ : 22/12/2017

KARAR TARİHİ : 07/11/2023

KARAR YAZIM

TARİHİ :09/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan marka hükümsüzlüğü, tecavüzün ref'i davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkillerinden ... Kooperatifi’nin 1967 yılında, ...'de bir sanayi bölgesi geliştirmek amacıyla kurulduğunu, müvekkillerinden ... Vakfı’nın da ... organizasyon yapısı içerisinde bölgesel ve sektörel kalkınmayı sağlamak amacı ile ...

Kooperatifi tarafından 1993 yılında kurulduğunu, ...’in 1997 yılında ... statüsü de kazandığını, bu doğrultuda Kooperatif tarafından 1967 yılından beri korunan “...” markasının öncelikle Kooperatif adına tescil edildiğini, ardından da 2014 yılında ... sayılı olarak Vakıf adına tescil olunduğunu, davalıya “...” ibaresinin gerçek hak sahibinin müvekkilleri olduğunu ve mümkün olabilecek en kısa zamanda iltibasa neden olabilecek ... sayılı “...” ibareli markasını kullanmaya son vermeleri gerektiğini içerir ihtarname gönderildiğini, ancak ihtara rağmen davalının haksız kullanımlara devam ettiğini,

müvekkilleri tarafından meydana getirilen “...” ibaresinin tüm ülke çapında tanınır hale geldiğini, müvekkillerinin de kurulduğu tarihten (1967) bu yana isimlerinin ve tescilli markalarının esas unsuru olan “...” ibaresi ile anıldıklarını ve tüm faaliyetlerini “...” markası ile gerçekleştirdiklerini, bu nedenle müvekkillerin “...” ibaresi bakımından daha önce ve gerçek hak sahibi olduklarını, ... ibaresinin zamanla tüm ülkede belirli bir düzeyde kalite ve güvenin sembolü haline geldiğini, davalının müvekkillerine ait “...” ibaresini haklı bir neden olmaksızın kullanmasının iltibas ve marka tecavüzü eylemlerini oluşturduğunu,

SMK’nın ilgili hükümleri uyarınca davalıya ait markanın müvekkillerine ait tescil edilmiş marka ile ayniyet derecesinde benzer olması, aynı sınıflarda yer alması ve halk tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, söz konusu markada “...” ibaresine eklenmiş “...” hecesinin de markaya ayırt edicilik kazandırmadığını ve markada dikkat çeken unsurun halen “...” ibaresi olduğunu, dava konusu markanın müvekkillerin markası ile aynı sınıflarda tescil edildiğini,

tüketicilerin “...” ibaresini gördüklerinde uzun yıllardan beri hafızalarında yer etmiş olan müvekkillerini hatırlayacaklarını ve bu markanın müvekkiller ile bağlantılı olduğu izlenimine kapılacağını, “...” ibareli hizmetlerin müvekkilin faaliyet göstermekte olduğu alanlarda kullanımının da bu ibarenin müvekkil ile ilişkilendirilme ihtimalini güçlendireceğini, davalıya ait markanın müvekkillere ait markanın Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık seviyesinden haksız bir şekilde yarar sağladığını, onun itibarına zarar vererek ayırt edici karakterini zedelediğini,

davalının müvekkillerinin lisanslama çalışmalarını bilmemesi veya müvekkillerle aynı ilde faaliyet gösterdiği halde duymamış olmasının mümkün olmadığını, bu nedenle davalıya ait markanın haksız yararlanma amacıyla ve kötü niyet ile tescil edilmiş bir marka olduğunu, 6769 sayılı SMK 6/6 fıkrası uyarınca bir markanın başkasına ait kişi ismini veya ticaret unvanını içermesinin mümkün olmadığını, bu durumun SMK madde 25 uyarınca tek başına dahi markanın hükümsüzlüğü nedeni olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli ... markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı tecavüzünün refine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı Şirket vekili cevap dilekçesiyle; husumet itirazının bulunduğunu, ...'nin dava konusu markanın üzerinde hiçbir hakkı bulunmadığını, ...

Vakfı'ndan ayrı bir tüzel kişilik olduğunu, bu davada marka sahibi sıfatıyla dava hakkı bulunmadığını, bu yönden davanın husumetten reddine karar verilmesini; esasa ilişkin olarak müvekkilin kullandığı “...” kavramının İngilizce “...” (biyolojik) ve “...” (uyarıcı, teşvik edici=besleyici) kavramlarından esinlenilerek oluşturulduğunu, “...” ibaresinin bir sıvı gübre adı olduğunu ve sıvı gübre olarak tescil edildiğini, ...’in ise ...’da sanayicilerin bulunduğu bir bölgenin adı olduğunu, iki markanın köken, mana ve ifade ettikleri değer bakımından veya başka açılardan birbirleriyle benzeşen hiçbir yanı olmadığını,

“...” kavramının davacı adına tescilli olmasının “...” harf veya kelimesinin başka kavramların içinde veya başka kavramlarla birlikte ya da başka yerlerde kullanılmayacağı anlamına gelmediğini, “...” kavramının bir coğrafi bölge adı olduğunu ve ticaret alanında herkes tarafından kullanıldığını, bu nedenle “...” kavramının 6769 sayılı SMK'nın 5/1-c ve 5/1-d maddeleri kapsamında marka olarak tescil edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

HUSUMET İTİRAZI

...'nin dava konusu markanın üzerinde hiçbir hakkı bulunmadığı, ... Vakfı'ndan ayrı bir tüzel kişilik olduğu, bu davada marka sahibi sıfatıyla dava hakkı bulunmadığı anlaşıldığından bu davalı yönünden davanın husumetten reddine karar vermek gerekmiştir.

YARGILAMA

Mahkememizce,05/11/2019 tarih ... sayılı karar ile; (...) davalı yana ait davaya konu ... sayılı “...” ibareli markanın tescil kapsamı ile davacı yana ait davaya mesnet ... sayılı “...” ibareli marka kapsamlarının 01/05//31. sınıf mallar yönünden benzer/aynı olduğu,

markaların birbirine benzer olması ve tarafların marka kapsamında yer alan 1 ve 31. mallarda iltibas koşulunun gerçekleştiği, ilgili tüketicinin markalar arasında iktisadi–idari bir bağ olduğu yanılgısına düşebileceği, söz konusu sınıflar kapsamında yer alan mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, 05.sınıftaki “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler.

Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri.

Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuk bezleri. Tıbbi amaçlı deterjanlar.” malları yönünden ise taraf markaları arasında iltibas ihtimalinin mevcut olmayacağı, ancak “Zararlı bitkileri, hayvanları ve mantarları imha edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı tazeleyici kokular.

Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler),” malları yönünden ise değerlendirmenin, 01 ve 31. sınıf mallarda olduğu gibi yapılması gerektiği ve bu mallar yönünden yine iltibas ihtimalinin oluşacağı, “...” markasının tanınmışlığını gösterir hiçbir delilin dosyaya sunulmadığı ve ayrıca taraf markalarının kapsamındaki mallar benzer görüldüğünden SMK'nın 6/5 maddesinin şartlarının oluşmadığı, davacı Kooperatifin 6/3 maddesi uyarınca üstün ve gerçek hak sahipliğine ilkesine dayanmasının mümkün görülmediği, davacı Kooperatifin kullanıma bağlı önceye dayalı hak sahipliği iddialarının, somut deliller ile desteklenmediği,

SMK'nın 6/6 maddesi uyarınca mevcut olan hak sahipliğinin ise dava konusu marka kapsamındaki mallar gözetildiğinde, davacı lehine üstün bir hak sağlamayacağı, davalı tescil başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olmadığı gerekçesiyle davacılardan Kooperatifin davasının reddine, diğer davacı yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli ... sayılı ... ... ibareli markanın,

tescilli olduğu 01. ve 31. sınıf malların tamamı ile 05. sınıftaki "zararlı bitkileri hayvanları ve mantarları imha edici maddeler insan ve hayvanlar için olanlar haric deodorantlar havayı tazeleyici kokular dezenfektanlar anti septikler (mikrop öldürücüler)" malları yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlüğe ilişkin fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur. ...'nin 30/12/2021 tarih ve ... sayılı ilamıyla;

'' (...) Dava, marka hükümsüzlüğü ile markaya tecavüzün refi istemlerine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacılar, marka hükümsüzlüğü ile birlikte markaya tecavüzün refine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Nitekim 04.12.2018 tarihli ön inceleme duruşmasında da uyuşmazlık, "davalı adına tescilli 6769 sayılı yasanın 6 ve 25 md kapsamında hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı, markaya tecavüz şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı" şeklinde nitelendirilmiş, yine gerekçeli kararda da uyuşmazlığın, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı, markaya tecavüz şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı belirtilmiştir.

Buna karşılık ilk derece mahkemesince, marka hükümsüzlüğü istemli davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, dava konusu edilen tecavüzün refi talebi konusunda ise herhangi bir delil toplanmadığı gibi olumlu-olumsuz bir değerlendirme de yapılmamıştır. Oysa, HMK'nın 297/2. maddesi uyarınca, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında hüküm kurulması gerekli olup, ...'nın 141. maddesi uyarınca da tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunludur.

Mahkeme kararının, HMK'nın emredici hükümlerine aykırı olması resen gözetilmesi gereken hususlardan olduğu gibi davacı tarafça açıkça bu yönden istinaf kanun yoluna başvurulduğundan, Dairemizce bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir. HMK'nın 341. vd. maddelerinde bir kanun yolu olarak düzenlenen istinafın amacı, ilk derece mahkemesince verilen kararın denetlenmesi ve kararın yerinde görülmemesi halinde yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulmasıdır.

Burada, temyizden farklı olarak ilk derece mahkemesi kararı yalnızca hukuka uygunluk yönünden değil maddi yönden de denetlenmektedir. İlk derece mahkemesi kararı yerinde değilse kural olarak istinaf mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin kararını kaldırması ve ilk derece mahkemesi yerine gerekirse yeniden yargılama da yaparak karar vermesi gerekir.

Ancak, HMK'nın 353/1-a. maddesinde düzenlenen yargılamaya ilişkin bazı temel usul hatalarının bulunması halinde ise istinaf incelemesi sonunda yeniden karar verilmesi söz konusu olmayıp, kararın kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması hali de düzenlenmiştir.

Gerçekten de ilk derece mahkemesince, taraflarca gösterilen delillerin hiç değerlendirilmeden karar verilmesi ve delillerin ilk defa istinaf aşamasında değerlendirilmesi halinde taraflar, maddi vakıa denetimi yönünden iki dereceli incelemeden mahrum kalacak ve adil yargılanma hakkının unsurlarından olan hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilecektir.

Somut olaya bu açıdan bakıldığında, davacı tarafın, yukarıda belirtilen iddialarına ilişkin hiçbir delil toplanmamış ve değerlendirilmemiştir. Bu itibarla, yapılan açıklamalar çerçevesinde mahkemece, davacının belirtilen iddiaları üzerinde durulup tüm delilleri toplanmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.

Kaldırma kararının niteliğine göre davacılar vekilinin diğer ve davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.'' gerekçesine yer verilmek suretiyle ''HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince taraf vekillerinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile ...

Mahkemesi'nce verilen 05/11/2019 tarih ve .... sayılı kararının KALDIRILMASINA, dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, davacılar vekilinin diğer, davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına (...)'' şeklinde karar verilmiştir.

Dava mahkememizin ... E. Sırasına kaydedilmiştir. Mahkememizce ...'nin 30/12/2021 tarih ve ... sayılı ilamı uyarınca kaldırma kararı öncesi bilirkişi heyetine bilişim uzmanı eklenmek suretiyle davalının kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı hususlarında ek rapor alınmasına karar verilmiştir.

Bilirkişiler sundukları 22/06/2022 havale tarihli ek raporlarında özetle; davacı yanın tanınmışlığına ilişkin hiçbir delilin dosyaya sunulmadığı, taraf markalarınım kapsadığı emtialar benzer olduğundan 6/5 maddesinin uygulama koşullarının oluşmadığı, davalı yanın başvurusunun TMK m.2 anlamında kötüniyetli olduğuna ilişkin dosya kapsamında yeterli delil bulunmadığı, ... sayılı “...” ibareli dava konusu markanın 01 ve 31. Sınıf kapsamında yer alan tüm emtialar ile 05. Sınıftaki “Zararlı bitkileri, hayvanları ve mantarları imha edici maddeler.

İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı tazeleyici kokular.

Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler),” Emtiaları yönünden hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, 05.sınıfta kalan sair emtialar açısından ise iltibas ihtimalinin ve hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı, davalı yanın ... şeklindeki kullanımlarının bütünsel izlenimin itibarı ile davacı markasından farklılaştığı, bu şekilde gerçekleşen fiili kullanımlarda ... ve ... ibarelerinin markanın iki unsuru olarak anlaşılacağı, ortalama tüketici kitlesinin davalı kullanımları ile davacı markası arasında karışıklık yaşamayacağı, davalı kullanımlarının davacı yanın markalarından doğan haklarına tecavüz teşkil eder nitelikte olmadığı,

takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Davacı vekili tarafından rapora itiraz edilmiş, davacı vekili itirazlarında dava konusu markanın tanınmış marka olduğunu, '' ...'' ibaresinin Türkiye çapında tanınmış marka olduğunu gösterir Kurum kararı ve marka sicil örneğinin de dosyaya sunulması ile tanınmışlık kriterinin dosya kapsamında yeniden değerlendirilmesi gerektiğini itirazlarına konu etmiştir.

Mahkememizce bilirkişilerden alınan 02/02/2023 havale tarihli ikinci ek raporda özetle; 22/06/2023 havale tarihli ek rapordaki görüşlerinin geçerli olduğunu, davacının tanınmışlık yönünde sunmuş olduğu delil ve iddiaların varılan kanaatlerde bir değişiklik yapılmasına neden olmadığı, davacının tanınmışlığının markasal olarak benzer görülmeyen tıbbi nitelikteki 5. sınıftaki emtialara sirayet etmeyeceği, davacı markalarının sulanmasına veya tanınmışlığından menfaat sağlanmasına, imaj aktarımına neden olmayacağı, davacı markalarına tecavüzün söz konusu olmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.

GEREKÇE

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; marka hükümsüzlüğü ile markaya tecavüzün refi istemlerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.

“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;

(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.

(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.

(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.

Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.

Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.

Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.

Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...).

Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;

Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;

Davalı Markası Davacı Markası

... ...+... (01, 05, 31. sınıf) (01..05...31...43. sınıf)

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu ... sayılı “...” ibareli markanın 01, 05 ve 31 sınıfta yer alan "Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar. Gübreler ve topraklar. İşlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler. Yangın söndürücü maddeler. Kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar.

İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler.

Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuk bezleri. Zararlı bitkileri, hayvanları ve mantarları imha edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı tazeleyici kokular.

Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar. İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri.

Malt (insan tüketimi için olmayan)." yönünden tescilli olduğu; davacı ... ...’na Ait ... sayılı ... ibareli markanın 01 / 02 / 03 / 04 / 05 / 06 / 07 / 08 / 09 / 10 / 11 / 12 / 13 / 14 / 15 / 16 / 17 / 18 / 19 / 20 / 21 / 22 / 23 / 24 / 25 / 26 / 27 / 28 / 29 / 30 / 31 / 32 / 33 / 34 / 35 / 36 / 37 / 38 / 39 / 40 / 41 / 43 sınıflarda "Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar. Gübreler ve topraklar.

İşlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler. Yangın söndürücü maddeler. Kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar. İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler, kimyasal elementler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı olan ya da olmayan diyet maddeleri; besin takviyeleri, zayıflatıcı ürünler; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç).

Hijyen sağlayıcı ürünler (pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuk bezleri). Zararlı bitkileri, hayvanları ve mantarları imha edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı tazeleyici kokular. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar. Tarım ürünleri, bahçecilik ürünleri ve tohumlar. Ormancılık ürünleri.

Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan)." tescilli olduğu anlaşılmaktadır.

Bu kapsamda, davalı yana ait davaya konu ... sayılı “...” ibareli markanın tescil kapsamları ile davacı yana ait davaya mesnet ... sayılı “...” ibareli marka kapsamları incelendiğinde; dava konusu marka ile aralarında 01 / 05 / 31. Sınıf mal ve hizmetler yönünden benzerlik/ayniyet olduğu görülmektedir.

Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.

Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu “...” markasının ... seslerinden oluştuğu ve okunuşunun “...” şeklinde olduğu, beyaz zemin üzerine siyah harflerle ve sadece baş harfi (B) büyük olmak üzere oluşturulduğu ve başkaca herhangi bir figüratif unsur ihtiva etmediği anlaşılmaktadır.

Davacının markalarının incelenmesinde; davacıya ait “...” markasının ise ... seslerinden oluştuğu ve “...” şeklinde okunduğu, markanım beyaz zemin üzerine tamamı büyük ve kırmızı harflerle “...” ibaresinden oluştuğu ve “o” harfinin etrafında çark benzeri yuvarlak figüratif bir unsurun bulunduğu anlaşılmaktadır.

Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.

...'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davalı yana ait davaya konu ... sayılı “...” ibareli markanın tescil kapsamı ile davacı yana ait davaya mesnet ... sayılı “...” ibareli marka kapsamlarının 01/05/31. sınıf mallar yönünden benzer/aynı olduğu,

markaların birbirine benzer olması ve tarafların marka kapsamında yer alan 01 ve 31. mallarda iltibas koşulunun gerçekleştiği, ilgili tüketicinin markalar arasında iktisadi–idari bir bağ olduğu yanılgısına düşebileceği, söz konusu sınıflar kapsamında yer alan mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, 05.sınıftaki “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler.

Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri.

Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuk bezleri. Tıbbi amaçlı deterjanlar.” malları yönünden ise taraf markaları arasında iltibas ihtimalinin mevcut olmayacağı, ancak “Zararlı bitkileri, hayvanları ve mantarları imha edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı tazeleyici kokular.

Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler),” malları yönünden ise değerlendirmenin, 01 ve 31. sınıf mallarda olduğu gibi yapılması gerektiği ve bu mallar yönünden yine iltibas ihtimalinin oluşacağı, SMK 6/5 kapsamında “...” markasının tanınmışlığını ispat nedeniyle davacının tanınmışlık yönünde sunmuş olduğu delil ve iddiaların varılan kanaatlerde bir değişiklik yapılmasına neden olmadığı, davacının tanınmışlığının markasal olarak benzer görülmeyen tıbbi nitelikteki 5. sınıftaki emtialara sirayet etmeyeceği, davacı markalarının sulanmasına veya tanınmışlığından menfaat sağlanmasına,

imaj aktarımına neden olmayacağı, davalının kullanımları ... şeklinde olup,

bu kullanımlarının bütünsel izlenimin itibarı ile davacı markasından farklılaştığı, davacı markasının tanınmışlığından yararlanmanın söz konusu olmadığı, bu şekilde gerçekleşen fiili kullanımlarda ... ve ... ibarelerinin markanın iki unsuru olarak anlaşılacağı, ortalama tüketici kitlesinin davalı kullanımları ile davacı markası arasında karışıklık yaşamayacağı, davalı kullanımlarının davacı yanın markalarından doğan haklarına tecavüz teşkil eder

nitelikte olmadığı; davalı yanın dosya kapsamında yer alan katalogları üzerinde ve davalı internet sitesinde yer alan kullanımların şeklinde gerçekleştiği; bu kullanımlar itibariyle davalı yanın esaslı unsurunu tescile konu edilen halinden farklı biçimde, ek ve ayırt edici unsurlara da yer vererek kullandığı dolayısıyla davalı yanın ... ve ... ibarelerini ayrıştırarak gerçekleştirdiği kullanımların, davacı markasından yeterli bir uzaklaşılma sağladığı, davalı kullanımlarının ilgili tüketiciler nezdinde ...

İbaresini ön plana çıkaracak şekilde değil, “...” ve “...” ibarelerini ayrıştıracak şekilde ...-... şeklinde algılanacağı; davalı yanın markasal kullanımlarının bıraktığı bütünsel izlenim davacı markasından farklı bir ibare izlenimi vermeye yetecek, ortalama tüketici kitlesi nezdinde davacı markasından ayırt edilmeyi sağlayacak nitelikte olduğu; davalı yana ait web sitesinin esasen ... alan adına sahip olduğu ancak dava konusu marka altında tanıtımı yapılan ürünlerin ...uzantısı altında gerçekleştirildiği; bir an için ... uzantılı.

Web sayfasının davacının markaları ile karıştırılabileceği, iltibas teşkil edebileceği düşünülse dahi gerek ana web sitesinin yalnızca bir url uzantısı olması, gerekse sayfa içeriğinde yer alan kullanımlarının ... seklinde olduğunun tespit edilmiş olması nedeniyle şeklindeki kullanım markasal etki doğuracak bir kullanım olarak görülmemiş;

belirlenen bu tespitler sonucu davalının markasal kullanımlarının tescile konu edilen marka ibaresinden farklılaştığı, bu kullanımlar itibariyle davalı yanın esaslı unsurunu tescile konu edilen halinden farklı biçimde, ... ve ... ibarelerini birbirinden ayrıştıracak şekilde kullandığı dolayısıyla davalı yanın kullanımlarında yer bu kullanımın, davacının ... esas unsurlu markalarından uzaklaşılmasını sağladığı, tüketiciler nezdinde “...-...” şeklinde algılanacağı değerlendirilmekle, davalının kullanımlarının davacı yanın markalarından doğan haklarına tecavüz teşkil eder nitelikte olmadığı,

davacı Kooperatifin 6/3 maddesi uyarınca üstün ve gerçek hak sahipliğine ilkesine dayanmasının mümkün görülmediği, davacı Kooperatifin kullanıma bağlı önceye dayalı hak sahipliği iddialarının, somut deliller ile desteklenmediği, SMK'nın 6/6 maddesi uyarınca mevcut olan hak sahipliğinin ise dava konusu marka kapsamındaki mallar gözetildiğinde, davacı lehine üstün bir hak sağlamayacağı, davalı tescil başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olmadığı kabul edilerek açıklanan nedenlerle; davacılardan ...'nin davasının aktif husumet yokluğundan reddine, diğer davacı yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddi ile,

davalı adına tescilli ... sayılı ... ibareli markanın tescilli olduğu 01 ve 31 sınıfların tamamı ile 05 sınıf (zararlı bitkileri hayvanları ve mantarları imha edici maddeler insan ve hayvanlar için olanlar haric deodorantlar havayı tazeleyici kokular dezenfektanlar anti septikler (mikrop öldürücüler) yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlüğe ilişkin fazlaya dair talebin reddine, tecavüzün refi talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere:

1-Davacılardan ...'nin davasının AKTİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN reddine,

2-Diğer davacı ... yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı adına tescilli ... sayılı ... ibareli markanın tescilli olduğu 01 ve 31 sınıfların tamamı ile 05 sınıf (zararlı bitkileri hayvanları ve mantarları imha edici maddeler insan ve hayvanlar için olanlar haric deodorantlar havayı tazeleyici kokular dezenfektanlar anti septikler (mikrop öldürücüler) yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,

3-Hükümsüzlüğe ilişkin fazlaya dair talebin reddine,

4-Tecavüzün refi talebinin reddine,

5- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

6-Davanın kısmen kabulü nedeniyle, davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacı ... ...'na verilmesine, 7-Davacılardan ...' nin davasının husumetten reddi, davacı ... ...'nın davasının kısmen reddi nedeniyle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

8-Davacıların yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 2.346,50-TL

yargılama giderinin her iki davacı tarafın ortak dava açmış olması nedeniyle ortak yapıldığı kabul edilmiş,

a) Davacı ... ... tarafından yapıldığı kabul edilen 1.173,25-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları göz önünde bulundurularak takdiren 850,00-TL'sinin davalıdan alınarak davacı ... ...'na verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı ... ... üzerinde bırakılmasına,

b) Davacı ...'nin davasının reddi nedeniyle yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,(1/2 'ye isabet eden kısım)

9- Davalı şirketin yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 245,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları göz önünde bulundurularak takdiren 80,00-TL'sinin davacılardan alınarak davalı şirkete verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına,

10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),

Dair verilen karar, hazır olan davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/11/2023

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

MASRAF DÖKÜMÜ/ DAVACI VAKIF

İlk Masraf : 72,00-TL İstinaf K. Yoluna Başvurma Harcı : 148,60-TL İstinaf Karar Harcı : 54,40-TL

GİDER AVANSI :2.071,50-TL

TOPLAM :2.346,50-TL

MASRAF DÖKÜMÜ/ DAVALI ŞİRKET

Vekalet Harcı : 08,50-TL İstinaf K. Yoluna Başvurma Harcı :148,60-TL İstinaf Karar Harcı : 54,40-TL

GİDER AVANSI : 33,50-TL

TOPLAM :245,00-TL

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/54, K. 2023/136, 7 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. Vekili
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 22/12/2017
  7. Karar Tarihi : 07/11/2023
  8. Karar Yazım
  9. Tarihi :09/01/2024
  10. Dava
  11. Cevap
  12. Husumet İtirazı
  13. Yargılama
  14. Gerekçe
  15. Masraf Dökümü/ Davacı Vakıf
  16. Gider Avansı :2.071,50-tl
  17. Toplam :2.346,50-tl
  18. Masraf Dökümü/ Davalı Şirket
  19. Gider Avansı : 33,50-TL
  20. Toplam :245,00-tl
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/54
Karar No
2023/136
Tarih
7 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2022/54 K.2023/1132
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/55 K.2023/2081
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/56 K.2023/784
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2022/56 K.2023/1144
  • Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/57 K.2023/135
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/57 K.2023/959

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.