KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2023
- Esas no
- 2022/81
- Karar no
- 2023/170
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Mersis No
- ... - ...
Karar Metni
2.300 kelime·12 dk okuma·13 bölüm
...
VEKİLİ
Av. ... - ...
DAVALI
1- ...- ...
VEKİLİ
Av. ... - ...
DAVALI : 2- ... Mersis No:... - ... ...
VEKİLİ
Av. ... - ...
DAVA
Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 07/03/2022
KARAR TARİHİ : 16/11/2023
KARAR YAZIM
TARİHİ :09/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalının ... numaralı marka başvurusuna yaptıkları itirazın ... tarafından reddedildiğini, müvekkili şirketin 1923 yılında faaliyete başladığını, müvekkilinin “...” markasını tanınmış marka olarak tescil ettirdiğini, bir çatı marka olarak kullandığını, markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğunu, davalı markasında yer alan “...” ibaresinin son derece genel bir ifade olduğunu, “...” ibaresinin davacı markasının esas ibaresi olduğunu, markalar arası sınıfsal benzerlikte bulunduğunu, markalar arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu,
müvekkili markasının tanınmışlığının mevcut olması sebebiyle davalının markasının tescili halinde markanın ayırt edicilik, garanti ve iletişim işlemlerinin zarar uğrayacağını, ticari kaybının söz konusu olacağını, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu iddia edilerek ...’nın ... sayılı kararının iptalini ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; müvekkilinin markası olan “...” ibaresinin şirketin kurucusu ... ...’un soy ismi olduğunu, müvekkili şirket ve kurucusunun üç kuşaktır zeytin, zeytinyağı işiyle işgal ettiğini ... zeytinyağı üreticisi olarak ... olan soyadları ile tanınmakta olduğunu, müvekkili şirketin tescil başvurusuna konu ürünlerin de sadece iştigal konusu olan zeytin, zeytinyağı ve sabun olduğunu, müvekkili şirketin davacı ile aynı sınıfta bir üretim olmadığını, “...” markasının ve diğer markaların tescil edilmiş olmasının Türkiye’de son derce fazla olan “...” kelimesinin tek kullanım hakkını vermeyeceğini,
davacının amacının haksız bir tekel oluşturmak olduğunu, markalar arasında iltibas bulunmadığını, müvekkili markasının davacıya ait markalardan farklı olduğunu benzemediğini, davalı kurum nezdinde “...” ibareli birçok marka bulunduğunu, davacının tanınmış marka konusundaki iddialarını da kabul etmediklerini, müvekkilin kötü niyetli olmadığı gibi herhangi bir haksız rekabetin de söz konusu olmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı ... ... Ltd. Şti. tarafından ...'e “...” kelime ibaresinin ... Sınıflandırma Sisteminin 03 (Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç), 29 (Zeytin, zeytin ezmeleri. Yenilebilir bitkisel yağlar) ve 35. (Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Zeytin, zeytin ezmeleri. Yenilebilir bitkisel yağlar.
Mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) Sınıflarında yer alan mal ve hizmetler bakımından kullanılmak üzere 08/10/2020 tarihinde tescil başvurusu yapılmıştır. ... kod numarası verilerek işleme alınan ibare, yapılan inceleme sonucunda 27/11/2020 tarihli ve 361 sayılı ... yayımlandığı, Yayım kararını takiben davacı ... A.Ş.
Tarafından kendisine ait ... sayılı markaları ile başvuru konusu marka arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (“SMK”) madde 6/1 (Benzerlik/Karıştırılma), 6/5 (Tanınmışlık) ve 6/9 d et) ihtimallerinin bulunduğu gerekçesiyle itiraz edilmiş olup yapılan itiraz “markalar benzer görülmediğinden karıştırılma ihtimali bulunmadığı” gerekçesiyle ... tarafından reddedildiği, ... vermiş olduğu ret kararına karşı davacı tarafından ... nezdinde itirazda bulunulduğu ve ... tarafından yapılan inceleme neticesinde verilen ... sayılı karar ile özetle;
“... başvuru numaralı “...” ibareli başvurununilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı markalar ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleri ile 6769 Sayılı SMK’nın 6. maddesi uyarınca reddedilmesi talebi ile yapılan itiraz incelenmiştir. (… ) Yapılan incelemede başvuru ile itiraz gerekçesi markların “...” ibaresini ortak olarak içerdikleri görülmekle birlikte markaların “...” ibaresi dışındaki diğer unsurlar bakımından farklılaşmaları dolayısıyla, markalar arasındaki benzerlik düzeyinin görece düşük olması,
başvuru kapsamında itiraz gerekçesi “...” markasının tanınmış olduğu sucuk, pastırma türü et ürünleri ile aynı mal/hizmetlerin bulunmaması, başvuru kapsamındaki mallar/hizmetler bakımından itiraz sahibine ait markanın bilinirliğinin bulunmaması “...” ibaresinin Türkiye’de yaygın bir isim olması hususları birlikte göz önüne alındığında markalar arasındaki farklılıkların somut olayda karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmaya yeterli olduğu ve başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından markalar arasında 6769 Sayılı SMK’nın 6/1 maddesi kapsamında karıştırılma ihtimali bulunmadığın kanaatine varılmıştır.
Ayrıca SMK 6/1 maddesi gerekçeli itiraz yerinde bulunmadığından kullanım ispatı talebinin değerlendirilmesine gerek görülmemiştir. Bununla birlikte “...” ibareli başvurunun ‘SINIF 03: sabunlar(ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). SINIF 29: zeytin, zeytin ezmeleri, yenilebilir bitkisel yağlar. SINIF 35: müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için sabunlar(ilaç ihtiva eden sabunlar hariç), zeytin, zeytin ezmeleri, yenilebilir bitkisel yağlar.
Malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan sayış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog vb diğer yöntemler ile sağlanabilir) için tescili veya bu mallarla/hizmetlerle ilgili olarak kullanımı halinde 6769 Sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde sayılan koşulların ortaya çıkacağına ilişkin olarak,
itirazda, muterizin sucuk, pastırma vb ürünleri bakımından tanınmışlığı bulunan “...” markasına verilecek zararın ya da markasının ününden sağlanacak yararın nelerden oluşacağını ve nasıl ortaya çıkacağını gösterir ve olayların olağan akışı içinde belirtilen durumların gerçekten olası olduğun yönünde bir sonuca varmak için yeterli kanaat oluşturacak deliller, argüman ve savlar sunulmadığından, kurulda da bu yönde bir kanaat oluşmadığından başvurunun 6769 Sayılı SMK’nın 6/5 maddesi uyarınca reddini gerektirecek haklı ve geçerli sebep bulunmadığı görüşüne varılmış ve bu yöndeki itiraz da kabul edilmemiştir.
Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddia da somut dayanaktan yoksun olduğundan temelsiz bulunmuş ve kabul edilmemiştir. İtirazın reddedilmesine oy birliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda/ek raporda özetle: davaya konu markaların 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi bağlamında benzer olmadığı, davaya konu markaların 6769 sayılı SMK'nın 6/1. bağlamında iltibas ihtimali bulunmadığı, davaya konu markaların 6769 sayılı SMK'nın 6/5 madde şartlarının uygulanma şartlarının bulunmadığı, ... ... tarafından verilen dava konusu ... sayılı ... kararının iptal koşullarının oluşmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Örnek Davacı Markaları ... ...+... (03, 29, 35. sınıf) ... ... ... ... ... ... ... (05,29,30,31,32,35,40,43. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davaya konu davacı markalarından ...
sayılı markalar hariç diğer markalar ile davalıya ait itiraza konu markada yer alan sınıflar
aynı/aynü tür veya benzer/ilişkili yer aldığı, dolayısıyla davaya konu markalardan ...
sayılı markalar dışında diğer markalar yönünden SMK Md. 6/1’de sayılan emtiaların
aynı/ilişkili olması şartının sağlandığı anlaşılmaktadır.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri tüm emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde;davaya konu davalı markası “...”
kelime unsurundan oluştuğu; markada “...” ibaresi yahut başkaca bir ibare
ön plana çıkartılmamış olup esaslı unsurunun bir bütün olarak “...” olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; davacının temel olarak ... şeklinde görsel unsura haiz ve “...” esas unsurunu içerir markaların sahibi olduğu ve ek birtakım unsurlar içerir marka örneklerinin bulunduğu, davacı yanını ... esas ibareli marka serisi oluşturduğu, davacı yanın markalarının esaslı unsurunun ... ibaresi ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." esas ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel ve anlamsal olarak ortalama ve bilinçli tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacının markasının belirgin tasarımı kapsamında farklı bir isim olarak algılanacağı, taraf markaları arasında SMK’nın 6/1.
Maddesi kapsamında iltibas ihtimali bulunmadığı, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu,
yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı; davacı yana ait ... numaralı markanın tanınmış marka olarak tescil edildiği görülmekte ise de markaların bütünsel olarak benzer olmaması ve yine davaya konu markanın tescilinden zarar görme veya itibarında zarar meydana gelme ihtimalinin somut olarak bulunmadığı, 6769 sayılı SMK’nun 6/5 maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığı; ...’nın ... sayılı kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü şartlarının oluşmadığı anlaşılarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/81, K. 2023/170, 16 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama