KÜNYE
T.C. ... Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara
- Mercii
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2021
- Esas no
- 2017/242 Esas
- Karar no
- 2021/242
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/03/2017
Karar Metni
863 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememize açılan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...
Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili adına icra takibi yapıldığını, şirket yetkilisinin ikametgahının Samsun olduğundan itiraz süresini geçirdiğini, haciz işleminin kesinleştiğini, müvekkilinin aracına yakalama konulduğundan hacizden haberdar olduklarını, yapılan takipte alacaklı tarafa herhangi bir borçlarının bulunmadığını, çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, imzaya açıkça itiraz ettiklerini, davalı tarafın haksız olarak haciz uyguladığını,
ödeme emrinin müvekkilinin eski adresine yapıldığını belirterek davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti ile takibin müvekkili yönünden bütün sonuçlarıyla birlikte iptaline, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi yaptığından %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından, 01/12/2015 tarihinde davacı aleyhine ... Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu İle Takip gerçekleştirildiğini, ödeme emri ve ekleri davacıya 11/12/2015 tarihinde tebliğ edildiğini, yasal süresi içerisinde ödeme emrine itiraz edilmediğini, davacı tarafından herhangi bir şikayet ileri sürülmediğini, takibe itiraz etmeyen davacının, menfi tespit davası açabilmesi için belirlenen 1 yıllık zamanaşımı süresi, geçmiş bulunduğunu, davacının dava hakkı 11/12/2016 tarihinde dolduğunu, zamanaşımı sebebi ile, davanın usulden reddini mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddini istemiştir.
Davalı Vekili tarafından sunulan 11/11/2019 tarihli dilekçe ile; görülmekte olan davada alacak Mega Varlık Yönetim A.Ş devredildiği, bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ... Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden davalı tarafından yapılan icra takibi nedeniyle davacının açtığı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Dairesi'nce inceleme yaptırılmış, düzenlenen 02.08.2018 tarihli raporda, inceleme konusu çekin arka yüzündeki ... Sigorta ve Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. Kaşesi üzerinde davacı adına atfen atılı bulunan imzalar ile davacının mevcut mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada, imzaların genel şekli, imzaların başlangıç hareketinin yapılışı, imzalardaki buklesel hareketlerinin yapılışı, imzalardaki dönüş hareketlerinin yapılışı, imzaların meyil ve istikamet pozisyonu yönünden benzerlikler görülmüş olup mukayese imzaların davacı yetkilisi eli ürünü olduğu belirtilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan 22/05/2019 tarihli raporunda, İnceleme konusu çekteki 1. ciro imzasının teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit taklidi kolay imza olması nedeniyle söz konusu imzanın aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ... ...'un eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği hususları düzenlenmiştir.
Dosya kapsamında 3 kişilik bilirkişi heyetinden 24/11/2020 tarihli bilirkişi raporu alınmış, raporda özetle; ... Ticaret Mahkemesi huzurunda ... ... eliyle alman imza örnekleri de ... ...’un eli ürünü kabul edilerek yapılan karşılaştırmalı incelemeler ve değerlendirmeler sonucu; ... .... Şubesine ait, 26.06.2015 tarihli, keşide yeri Sinop, keşidecisi ... olan 20.000 TL bedelli 4974273 nohı çekin arka yüzündeki ... Sigorta ve Aracılık Hizmetleri LTD. Şİİ. kaşesi üzerine atılı bulunan dava konusu imzanın ... ...’ün eli ürünü olmadığı düzenlenmiştir.
Dosya icra ... Müdürlüğünün ... sayılı icra takibine konu olan 20.000 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespit için açılan açılan menfi tespit davasıdır.
İcra dosyasının incelenmesinde; davalı ... Bank tarafından davacı Şirket ve keşideci ... hakkında 18.800,00 TL çek, 854,50 TL çek faizi, 1880,00 TL çek tazminatı, 56,40 TL komisyon ücreti olmak üzere 21.590,90 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, takipte 20.000,00 TL bedelli çeke dayanıldığı , çekin 18.800,00 TL sinin karşılıksız çıktığı, banka tarafından 1200,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
İcra takibine konu olan çekin keşidecisinin ... olarak göründüğü, davacı şirketin ciro eden olarak çeki imza ettiği anlaşılmıştır. Davacının çeki ciro eden olarak çekten sorumlu olduğu davayı açmakta hukuki yararı olduğu ve süresinde davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı şirket yetkilisi ciro altındaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmektedir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile çekteki ciro üzerinde şirket kaşesi üzerinde atılı olan imzanın davacının el ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Çek üzerindeki sahtecilik defi herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def'idir. Bu nedenle davacı sahte olarak atılan imza nedeni ile çek bedelinden borçlu olarak sorumlu olmadığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı kötü niyet tazminat talebinde bulunmuş ise de; davalının çeki kötü niyetle takibe koyduğunun ispat edilemediği, davalının çekteki cironun sahte olduğunu bilerek icraya koyduğu ispatlanamadığından talebin reddine karar verilmiştir.
Katip ... Hakim ... ¸E-İmzalıdır ¸E-İmzalıdır
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/242, K. 2021/242, 13 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama