KÜNYE
T.C. Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2022
- T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/181 Esas - 2022/845
- Esas no
- 2021/181 Esas
- Karar no
- 2022/845
- Hakim
- ...
- Katip
- ....
- Davacı
- ....
- Davalı
- ....
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 22/03/2021
- Karar yazım tarihi
- 23/12/2022
Karar Metni
897 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememize açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Davacı Vekili, Dava Dilekçesinde Özetle, Müvekkilinin maddi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari 1000,00-TL maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 10/08/2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı Vekili Asıl Dava Cevap Dilekçesinde Özetle, Öncelikle huzurdaki davada davacı tarafından destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin uyuşmazlık/dava tutarı miktarının belirsiz alacak davası şeklinde açılmayacağını beyan ederek, ıslah yoluyla arttırmasına muvafakat etmediklerini beyan etmiş, kusur durumunun netleştirilmesi için adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden rapor alınması gerektiğini, müteveffanın sigortalı araçta yolcu olarak bulunması hasebiyle; hesaplanacak tazminata en az %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davayı kabul manasına gelmemek üzere, davacı tarafın davacı şirkete başvuru tarihinden itibaren faiz istemi haksız ve mesnetten yoksun olduğunu,
bu nedenle, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için davacı lehine faize hükmedilmesi durumunda da davacı tarafın ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini, açılmış olan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini; aksi halde, celp edilmesi gereken delillerinin toplanmasını, kusur durumu ve zararın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasını ve akabinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... Plakalı aracın sigorta poliçesinin ve hasar dosyasının, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2010/957 soruşturma numaralı dosyasının, SGK Ankara İl Müdürlüğü'nün cevabi yazısının, Davacının ekonomik ve sosyal durum araştırılmasına ilişkin tutanağın, ... Devlet Hastanesi'nde bulunan davacının film, grafileri ve hasta dosyası dosyamız arasına alınıp incelenmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumunun 30/06/2022 Tarihli Raporunda Özetle. 17/08/2010 tarihinde geçirdiği araç içi trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle kaldırıldığı hastanede yapılan müdahalelere rağmen öldüğü bildirilen Murtaza oğlu 01/01/1946 doğumlu ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bulunan veriler değerlendirildiğinde.
Ölü muayenesi sırasında alınan doku örneklerinin Kimya İhtisas Dairesince yapılan incelemesinde aranan toksik maddelerin bulunmadığı dikkate alındığında Kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, Adli dosyada kayıtlı bilgilerde; kişinin 17/08/2010 tarihinde sürücüsü olduğu araçla tek taraflı araç içi trafik kazasına bağlı yaralanma ifadesiyle götürüldüğü hastanede ayrıntılı tetkik yapılamadan kısa süre içerisinde solunumunun ve dolaşımının durduğu, yeniden canlandırma işlemine yanıt vermediği, çekilen radyografilerinde çok sayıda kotta kırık görülmesi üzerine yapılan ölü muayenesi ile defin belgesi düzenlendiği,
tarafların kişinin kalp krizi geçirdiğini iddia ettiğinin kayıtlı olduğu dikkate alındığında Zamanında otopsi yapılarak dokularda makroskopik ve histopatolojik incelemeler yapılmamış olduğundan mevcut verilerle kesin ölüm sebebi ve mekanizmasının bilinemediği, kişinin ölümü ile trafik kazası arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunda değerlendirme yapılamadığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Davasıdır. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık; Müteveffanın kaza sebebi ile mi, kalp krizi sebebi ile mi vefat ettiği, müteveffanın ölümü ile kaza arasında illiyet bağı olup olmadığı, davacının destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkı olup olmadığı, var ise miktarı hususlarına ilişkindir. Kusur sorumluluğu ile kusursuz sorumluluk hallerinde eylem (yahut imtina), bir zarar, zarar ile eylem arasında iliyet bağı, eylemin hukuka aykırı olması şartlarının oluşması gerekir.
10.08.2010 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortalı olan ... plaka sayılı aracın davacının eşi ... sevk ve idaresinde seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde tek taraflı, ölümlü trafik kazası meydana geldiği, kaza neticesinde sigortalı araçta sürücü konumunda bulunan ...'in vefat ettiği, Sigortalı araçta sürücü konumunda bulunan ...'in vefat etmesinin akabinde davacı eşi ... destekten yoksun kaldığından bahisle davalı şirket aleyhine maddi tazminat talepli iş bu davanın açıldığı,
mahkememizce yapılan yargılamada kaza ile ölüm arasında illiyet bağının olup olmadığının tespiti için alınan Adli Tıp Raporunda kişinin 17/08/2010 tarihinde sürücüsü olduğu araçla tek taraflı araç içi trafik kazasına bağlı yaralanma ifadesiyle götürüldüğü hastanede ayrıntılı tetkik yapılamadan kısa süre içerisinde solunumunun ve dolaşımının durduğu, yeniden canlandırma işlemine yanıt vermediği, çekilen radyografilerinde çok sayıda kotta kırık görülmesi üzerine yapılan ölü muayenesi ile defin belgesi düzenlendiği,
tarafların kişinin kalp krizi geçirdiğini iddia ettiğinin kayıtlı olduğu dikkate alındığında Zamanında otopsi yapılarak dokularda makroskopik ve histopatolojik incelemeler yapılmamış olduğundan mevcut verilerle kesin ölüm sebebi ve mekanizmasının bilinemediği, kişinin ölümü ile trafik kazası arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunda değerlendirme yapılamadığı yönünde görüş ve kanaat bildirildirildiği görülmüştür.
Davacının dosya kapsamına sunduğu tüm delillerle illiyet bağına ilişkin iddiasını ispat edemediği görülmekle davanın reddine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/181, K. 2022/845, 28 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama