KÜNYE
- Mercii
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/373
- Karar No
- 2023/459
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2023
Karar Metni
2.180 kelime·11 dk okuma·16 bölüm
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/373 Esas - 2023/459
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/373
KARAR NO : 2023/459
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 22/06/2021
BİRLEŞEN ... 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2021/622 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 22/10/2021
KARAR TARİHİ : 07/06/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/06/2023
Mahkememize açılan Tazminat davası ile ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin birleşen tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
ASIL DAVADA
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun iktisadi devlet teşekkülü olduğunu, müvekkili idareye bağlı Ceylanpınar İşletmesi'nin 11.11.2020 tarihinde Şanlıurfa Ticaret Borsasının ...Alım Satım ve İhale Yönetmeliği esasına göre yapmış olduğu ihalelerden kaynaklandığını, ihaleye katılan davalı şirketin en yüksek teklifi vererek birçok partiyi aldığını, davalı ile 27.11.2020 tarihinde sözleşme imzalandığını, ancak davalı 4.500 ton mahsul dane mısır için şartname ve sözleşe hükümleri çerçevesinde taahhüdünü yerine getirmediğini,
bunun üzerine 18.12.2020 tarihli uyarı yazılı yazıldığını ve sözleşme yükümlülüklerini yerine getirilmesinin istendiğini, davalı tarafın sözleşmeden doğan yükümlülükleri yerine getirmemesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini ve davalı tarafından verilen kat-i teminatı irat olarak kaydedildiğini, sözleşmenin fesih edilmesi ile bu ihaleye konu ürünün tekrardan satış için ihaleye çıkarıldığını, ilk ihaleden kalan mahsul dane mısırın işletmemizin ihale komisyonun kararı ile Zenteks Tar.
Pam, Çırçır İnş. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. - MSU Tarım San. ve Tic. Ltd. Şti. - Karamanoğlu Gıda Ticaret Kollektif Şirketi- İşma İnş. Teks. Tur. Tar. San. ve Tic. Ltd. Şti. şirketlerine satışına karar verildiğini, alıcı çıkmayan ürünler için 24.02.2021 tarihinde yeniden ihale yapıldığını, pazarlık usulüyle 550 ton mahsul dane mısır Yiğit Tarım Pamuk Gıda Ürünleri San. ve Tic. Ltd.
Şti şirketine satışına karar verilip 2. İhalede satılan ürünler davalının taahhüdünü yerine getirmemesi sebebiyle satışa çıkarılan ürünler olduğunu, alıcı çıkmayan ürünler için 24.02.2021 tarihinde yeniden ihale yapıldığını ve pazarlık usulüyle 550 ton mahsul dane mısır Yiğit Tarım Pamuk Gıda Ürünleri San. Ve Tic. Ltd.Şti.
Satışına karar verildiğini, ikinci ihalenin usulüne uygun bir şekilde tarafların karşılıklı taahhütlerini yerine getirilmesi ile kesinleşip sona erdiğini, taahhüdünü yerine getirmediği ve ihale şartnamesi ve ihale sözleşmesi hükümleri uyarınca bu ürünlerin yeni bir ihale ile satılması nedeniyle müvekkilinin 377.602,65 TL fiyat farkı olduğunu,
ihaleler arasında oluşan fiyat farkının ihale şartnamesi hükümleri uyarınca davalıdan tahsil gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 377.602,65 TL'sinin birinci ihale tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin şartname gereği 2.333.049,57 TL davacı tarafa ödeme yaptığını ve yaptığı ödeme karşılığı toplam 1.282,15 ton kadar mısırı teslim aldığını ve müvekkili şirketin Ceylanpınar'dan gelen mısır yüklü kamyonları lisanslı depolara yönlendirdiğini ancak lisanslı depoların hiçbirisi, "gelen ürünler ayıplı ve bozuk olduğundan mısır ürünü olarak dahi kabul edilemeyeceğinden depolara kabul edilmediğini, müvekkili şirket yetkilileri tarafından kamyonlardaki ürünlerin lisanslı yasal laboratuvarlarda analizini yaptırdığını,
analizleri neticesinde ürünlerin "depolanamaz ürün" olduğu ve %50 civarında içeresinde yabancı madde olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin ihaledeki numunelere güvenerek teklif verildiğini ve mısır aldığını, müvekkili şirket tarafından ayıbın ihbar edildiğini ve teminatın iadesinin talep edildiğini, davacı idarenin daha sonra müvekkili şirketin haklı gerekçelerle teslim almadığı mısırları iki farklı ihale ile satışa çıkardığını, yapılan ihalelerde mısırların tamamı hem satılamamış hemde dava dilekçesinde belirtildiği üzere 377.602 TL daha düşük rakama satabildiğini, bu durumun tek başına mısırların ayıplı olduğunu gösterdiğini,
müvekkili şirketin kalan mısırları alma taahhütlerinden vazgeçmesinin hukuka uygun olduğunu, davacı kurumun müvekkili şirketten tazminat hakkı bulunmadığını, müvekkili şirkete teslim edilen mısırlar gizli ayıplı ve ağır kusurlu çıkması nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı zararların tazmini için davacı kuruma karşı ...
10. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açıldığını, davanın derdest olduğunu, tarafları ve konusu aynı olan dava ile birleştirilmesine karar verilmesini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
BİRLEŞEN DAVADA
İDDİA
Davacı vekili, müvekkili kurumun iktisadi devlet teşekkülü olduğunu, müvekkili idareye bağlı Ceylanpınar işletmesinin 11.11.2020 tarihinde Şanlıurfa Ticaret Borsasının ...Alım Satım ve İhale Yönetmeliği esasına göre yapmış olduğu ihalelerden kaynaklandığını, ihaleye katılan davalı şirketin en yüksek teklifi vererek birçok partiyi aldığını, davalı ile 27.11.2020 tarihinde sözleşme imzalandığını, ancak davalı 4.500 ton mahsul dane mısır için şartname ve sözleşe hükümleri çerçevesinde taahhüdünü yerine getirmediğini, bunun üzerine 18.12.2020 tarihli uyarı yazısı yazıldığını ve sözleşme yükümlülüklerini yerine getirilmesinin istendiğini,
davalı tarafın sözleşmeden doğan yükümlülükleri yerine getirmemesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini ve davalı tarafından verilen kat-i teminatı irat olarak kaydedildiğini, sözleşmenin fesih edilmesi ile bu ihaleye konu ürünün tekrardan satış için ihaleye çıkarıldığını, ilk ihaleden kalan mahsul dane mısırın işletmemizin ihale komisyonun kararı ile uygun teklif veren başka şirketlere satışına karar verildiğini, alıcı çıkmayan ürünler için 24.02.2021 tarihinde yeniden ihale yapıldığını, pazarlık usulüyle 550 ton mahsul dane mısır Yiğit Tarım Pamuk Gıda Ürünleri San. ve Tic.
Ltd. Şti şirketine satışına karar verilip 2. İhalede satılan ürünler davalının taahhüdünü yerine getirmemesi sebebiyle satışa çıkarılan ürünler olduğunu, ikinci ihalenin usulüne uygun bir şekilde tarafların karşılıklı taahhütlerini yerine getirilmesi ile kesinleşip sona erdiğini, taahhüdünü verine getirmediği ve ihale şartnamesi ve ihale sözleşmesi hükümleri uyarınca bu ürünlerin yeni bir ihale ile satılması nedeniyle müvekkilinin 377.602.65 TL fiyat farkı olduğunu,
ihaleler arasında oluşan fiyat farkının ihale davalıdan tahsil gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 377.602,65 TL'sinin bir ihale tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, müvekkili şirketin şartname gereği 2.333.049,57 TL davacı tarafa ödeme yaptığını ve yaptığı ödeme karşılığı toplam 1.282,15 ton kadar mısırı teslim aldığını ve müvekkili şirketin Ceylanpınar'dan gelen mısır yüklü kamyonları lisanslı depolara yönlendirdiğini ancak lisanslı depoların hiçbirisi, "gelen ürünler ayıplı ve bozuk olduğundan mısır ürünü olarak dahi kabul edilemeyeceğinden depolara kabul edilmediğini, müvekkili şirket yetkilileri tarafından kamyonlardaki ürünlerin lisanslı yasal laboratuvarlarda analizini yaptırdığını,
analizleri neticesinde ürünlerin "depolanamaz ürün" olduğu ve %50 civarında içeresinde yabancı madde olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin ihaledeki numunelere güvenerek teklif verildiğini ve mısır aldığını, müvekkili şirket tarafından ayıbın ihbar edildiğini ve teminatın iadesinin talep edildiğini, davacı idarenin daha sonra müvekkili şirketin haklı gerekçelerle teslim almadığı mısırları iki farklı ihale ile satışa çıkardığını, yapılan ihalelerde mısırların tamamı hem satılamamış hem de dava dilekçesinde belirtildiği üzere 377.602 TL daha düşük rakama satabildiğini, bu durumun tek başına mısırların ayıplı olduğunu gösterdiğini,
müvekkili şirketin kalan mısırları alma taahhütlerinden vazgeçmesinin hukuka uygun olduğunu, davacı şirketten tazminat bulunmadığını, müvekkili şirkete teslim edilen mısırlar gizli ayıplı ve ağır kusurlu çıkması nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı zararların tazmini için davacı kuruma karşı mahkememizde dava açıldığını, davanın derdest olduğunu, tarafları ve konusu aynı olan dava haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ GEREKÇE
Asıl dava, ürününü ayıplı olduğunun tespiti, ayıplı ürün nedeniyle uğranılan zararın tespiti, uğranılan zarar karşılığı olmak üzere 20.000,00 TL'nin davalıdan tahsili, sözleşme nedeniyle verilen 983.036,72 TL tazminatın birleşen davada ise davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle sözleşmenin haklı olarak feshi nedeniyle 377.602,25 TL uğranılan zararın tahsiline yöneliktir.
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde müvekkili şirketin teslim aldığı 1282,15 ton malın ayıplı olduğundan zarar miktarının tespitini talep etmiş olup teslim alınan mal tutarı da 2.333.049,57 TL olmakla bu husus çekişme konusu olmakla davacı vekiline harcı ikmal etmesi yönünde ön inceleme duruşmasında süre verilmiş, davacı vekili de bu ara kararına istinaden eksik harç ikmal edilmiştir.
Asıl davada çekişme konularının teslim edilen malların ayıplı olup olmadığı, sözleşmeyi fesihte asıl dosyanın davacısının haklı olup olmadığı, davacının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği kabul olunduğunda ne talep edebileceği, birleşen davada ise çekişme konularının davacının sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığı,
haklı ise talep edilen iki ihale arasındaki fark tutarını asıl dosyanın davacısından talep edip etmeyeceği anlaşılmakla taraf delili olan davacının Konya'da yaptırmış olduğu mısır numuneleri ve analiz raporları, Şanlıurfa Ticaret Borsası Başkanlığı'ndan da mısır alımına ilişkin ihalede gösterilen numune mısırların gönderilmesi istenilmiş, fakat davacı vekili Konya'da yapılan tahlil raporlarını dosyaya sunmuş, Şanlıurfa Ticaret Borsası'nca Ceylanpınar Tarım İşletme Müdürlüğü tarafından yapılan alım ihalesine ilişkin gönderilen bilgi ve belgeler dosya arasına konulmuştur.
Davacı vekili 04/01/2022 tarihli dilekçe ve daha önceki dilekçelerinde tanık deliline dayanıp taşımayı yapan kamyoncuların tanık olarak dinlenilmesini talep etmiş ise de; karşı tarafın açık bir muvafakatı olmadığından ileri sürülen iddiaların da tanıkla ispatı mümkün bulunmadığından davacının tanık dinletilmesi talebi reddedilmiştir. Tarafların davaya ilişkin diğer delil ve belgeleri toplandıktan sonra belirlenen çekişme konularının halli için dosya mali müşavir, ziraat mühendisi ve nitelikli hesaplama uzmanına tevdi edilmiş, alınan 25/01/2023 tarihli raporda
"1)Asıl davada; sözleşmeye göre teslim tesellüm anında, eksper nezaretinde numune alma, analiz yaptırma imkanı bulunmasına rağmen, bu safhada bu işlemlerin yapılmadığı, teslim ve tesellüm işleminden sonra Konya'da analiz yaptırılmasının sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olmadığı; davalı ...tarafından teslim ve tesellümden sonra yapılan analiz sonuçlarından hareketle ayıp iddia ve ihbarının sözleşme ve şartnamede belirlenmiş olan şartlara uygun olmadığı,
davacı taraf, teslim tesellüm tarihinden sonra ve başka bir mahalde yaptırılmış analiz sonuçlarına dayanarak ayıp ihbarında bulunmuş olup, ayıplı mal teslim edildiği iddiasıyla, kalan ürünleri teslim almaktan vazgeçmesi nedeniyle; davalı ...tarafından sözleşmenin feshi ve davacının vermiş olduğu teminatın irat kaydedilmesinin sözleşmeye uygun olup olmadığı konusundaki takdir yetkisinin Sayın Mahkemeye ait olduğu;
2) Birleşen davada; davalı şirketin teslim almamış olduğu ürünler için, taraflar arasında kurulmuş olan sözleşmenin Taahhüdün Yapılmaması veya Eksik Yapılması başlıklı 7'nci maddesi gereğince 24.02.2021 tarihinde yapılan yeni ihaleden dolayı oluşan 377.602,65 TL fiyat farkının, davalı şirketten tahsiline karar verilip verilemeyeceği konusundaki takdir yetkisinin Sayın Mahkemeye ait olduğu" yönünde görüş bildirmişler, işbu rapora karşı taraf vekillerinin beyan ve itirazları alınmış, ayrıca asıl dosyanın davacısı vekili bilirkişi raporu yeterli olmadığından yeni bir heyetten rapor alınmasını talep etmiş ise de asıl dosyanın davacısı vekilinin bu talebi yerinde görülmeyerek dosya aynı bilirkişilere tevdi edilerek ek rapor alınmasına karar verilmiş, alınan 07/03/2023 tarihli raporda
"Tarafların 25.01.2023 tarihli kök raporumuza karşı beyan ve yapmış oldukları itiraz dilekçelerinde, kök raporumuzdaki görüş ve kanaatimizi değiştirecek yeni bilgi ve belge de sunulmamış olduğundan, kök raporumuzdaki görüş ve kanaatimizi muhafaza etmek gerektiği" görüşünü bildirmişlerdir.
Davacı vekili karardan sonra mahkememize vermiş olduğu 08/06/2023 tarihli dilekçe ile harcın ikmal edildiği tutar kadar zarar talepleri olmadığından vekalet ücretinin buna göre belirlenmesini talep etmiştir.
Asıl dosyanın davacısına 5.500 ton mısır ihale edilmiş, 27/11/2020 tarihinde de taraflar arasında sözleşme imzalamıştır. Asıl dosyanın davacısı tarafından 1.282,15 ton mısır teslim almış, bunun karşılığı olarak da 2.333.049,57 TL ödeme yapmış davacının analize tabi tuttuğu ürünlerin davalı ...tarafından şirkete teslim edilen ürünler olduğunu ispatlayan herhangi bir belge sunulmamıştır. Bu hususun tanıkla da ispatı mümkün değildir.
Sözleşmeye göre ürünler yığınlardan dökme olarak teslim alınacak, ihaleye konu mahsullere ait numuneler Şanlıurfa Ticaret Borsası eksperlerince alınacak, ihaleye iştirak eden müşteriler ihaleden satın alacağı malı işletmenin yığınlarında görebileceği, ticaret borsası eksperleriyle aynı gün işletmeye gelerek eksperlere ayrıca numune aldırabileceği, ihaleye iştirak eden müşterilerin malı yığında görüp aynen teslim etmiş sayılacağı, satıştan sonra mal hakkında yapılacak itirazların kabul edilmeyeceği, idarenin kantarında teslim ve tesellüm işleminin yapılacağı öngörülmüştür.
Asıl dosyanın davacısına sözleşmeye uygun olarak mallar teslim edilmiş, davacı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmamış, ayıplı olan malların satıma konulan mallar olduğu da usulüne uygun ispat edilememiştir. Bu durumda asıl dosyanın davacısının talepleri yerinde değildir, reddi gerekir.
Birleşen dava yönünden ise taraflar arasında imzalanan sözleşmede belirtilen taahhüdün yapılmaması veya eksik yapılması başlıklı 7.maddesinde müşterinin taahhüdünden kısmen veya tamamen vazgeçmesi ya da kendisine verilen süre sonunda taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle taahhüdünün geri kalan kısmı için yeniden ihale yapılacağı, iki ihale arasında işletme aleyhine fark doğarsa bu fark müşteriden yasal yollardan tahsil edileceği hükmüne göre asıl dosyanın davacısı birleşen dosyanın davalısı taahhüt edilen malları teslim almamış, daha sonra ise kalan ürünler için ihaleye çıkılarak uygun teklif verilen başka şirkete satışına karar verilmiş,
24/02/2021 tarihinde yapılan yeni ihale ile satılması nedeniyle 377.602,65 TL fiyat farkı oluşmuş olup bu fiyat farkını davacı davadan önce temerrüt olmadığından dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte asıl dosyanın davalısından isteyebilir.
Toplanan delillere göre asıl dosyanın davacısı ihale ile satıma konu edilen malların ayıplı olduğunu iddia edip zararın tespitini, bu zarardan kısmi olarak tahsilini ve teminat olarak verilen tutarın iadesini talep etmişse de iddiaları yerinde görülmediğinden reddine, satıma konu edilen malların tamamı asıl dosyanın davacısı birleşen dosyanın davalısı tarafından alınmayarak sözleşme fesholunması ve idare tarafından da yeniden ihaleye çıkılıp satışının yapılması suretiyle iki ihale arasındaki fark tutarı olan miktarı asıl dosyanın davacısı birleşen dosyanın davalısından talep edilebileceği kanaatine varılmakla birleşen davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/373, K. 2023/459, 7 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama