KÜNYE
Yargılama Yetkisini Kullanan T.C. Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/553
- Karar No
- 2024/368
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2024
- T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/550 Esas - 2024/432
- Esas no
- 2022/550
- Karar no
- 2024/432
Karar Metni
717 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
...
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 29/12/2022
KARAR TARİHİ : 26/06/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
ASIL DAVA
Davacı vekili, davalı adına borç para istenmesi üzerine müvekkili tarafından 'Borç Olarak Gönderilen /...' açıklaması ile nakit borç para gönderildiğini, talep edilmesine rağmen borcun ödenmediğini, bu durum üzerine müvekkilince ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibinin davalının itirazı ile durduğunu ileri sürerek, takibe yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacı şirketin 27.07.2016 tarihinde dava dışı ... tarafından kurulduğunu, anılan kişinin aynı zamanda müvekkili şirketin %99,5 pay sahibi olduğunu, babası ...'ın da %0,5 payının bulunduğunu, 29.08.2018 tarihinde ...'ın paylarının tamamını babası ...'a devrettiğini, ayrıca dava dışı ...nin paylarının da ... tarafından babası ...'a devredildiğini, ...'ın her iki şirket paylarına karşılık ...'a borçlandığını, ...'ın hisse bedelini oğluna değil maddi sıkıntı içinde olan davacıya şirkete yaptığını, şirketin konkordato ilan ettiğini, dava edilen tutarın ...'ın şahsi hesabından oğluna gönderildiğini,
para için de ... sayılı dosyasında dava açıldığını, şirketlerin kayıtlarının yerinde incelenmesi halinde durumun ortaya çıkabileceğini, müvekkili şirketin davacı şirkete bir borcunun olmadığını savunarak, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
BİRLEŞEN DAVA
Davacı vekili, müvekkili tarafından "Borç Olarak Gönderilen/... sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacı şirketin 27.07.2016 tarihinde ... tarafından kurulduğunu, bu kişinin aynı zamanda davalı ...nin %100 paylı ortağı olduğunu, 29.08.2018 tarihinde ...'ın paylarının tamamını babası ...'a devrettiğini, ayrıca dava dışı ... .. AŞ nin de ... tarafından babası ...'a devredildiğini, ...'ın her iki şirket paylarına karşılık ...'a borçlandığını, ...'ın pay bedelini oğluna değil, maddi sıkıntı içinde olan A...'ye ödediğini, şirketin konkordato ilan ettiğini, paranın ...sayılı dosyasının derdest olduğunu, şirketlerin kayıtlarının yerinde incelenmesi halinde durumun ortaya çıkabileceğini açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
KANITLAR
Arabuluculuk son tutanağı ibraz edilmiştir Tarafların ticaret sicil dosyası celbedilmiştir Asıl ve birleşen davada davacı vekili, 24.06.2024 tarihli dilekçesiyle tarafların sulh olması nedeniyle davalardan feragat ettiğini bildirmiştir. Asıl ve birleşen davada davalılar vekili, davanın feragat beyanına uygun karar verilmesini, davacı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını açıklamıştır.
GEREKÇE
Asıl ve birleşen dava, borç olarak verildiği ileri sürülen paranın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yargılama sırasında asıl ve birleşen davada davacı vekili, açtığı davalardan feragat ettiğini bildirmiştir.
Feragat, HMK'nın 307. maddesinde davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak hükme bağlanmıştır. Davayı son veren taraf işlemleri arasında sayılmış olup, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman mümkündür. Feragat, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği dava türlerinde geçerlidir. Davacı vekili davadan feragat edebileceği gibi yetkisi olması halinde vekili de bu beyanı sunabilir.
Somut uyuşmazlıkta davalar, borç olarak verilen paranın tahsili için başlatılan icra takiplerine itirazların iptali istemine ilişkindir. Anılan davalar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edilebilecekleri davalar arasındadır. Asıl ve birleşen davanın davacısı vekili, vekaletnamesindeki yetkiye dayalı olarak geçerli şekilde davalardan feragat etmiştir.
Bu durum karşısında, asıl ve birleşen davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/553, K. 2024/368, 3 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama