KÜNYE
- Mercii
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/213
- Karar No
- 2023/561
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2023
Karar Metni
992 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/213 Esas - 2023/561
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2023/213 Esas
KARAR NO : 2023/561
DAVA
Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 27/03/2023
KARAR TARİHİ : 10/07/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/07/2023
Mahkememize açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Davacı Vekili, Dava Dilekçesinde Özetle. Davalı tarafından müvekkili hakkında başlatılmış olan ... E. Sayılı takibi haksız olduğunu, müvekkilinin borcu bulunmadığını, Davaya konu icra dosyasında diğer borçlu olarak görünen ve asıl borçlu olan ... İnş Asan San ve Tic Ltd Şti (yeni ünvanı ile ...
Asansör İnş San Tic Ltd Şti) olduğunu, icra takibinin cari kayda dayalı (fatura alacaklarından kalan bakiye alacak) ilamsız takip olduğunu, müvekkilinin söz konusu bu şirketin ortağı olmadığını, bir dönem dışarıdan atanan müdürlüğünü yaptığını, kaldı ki şirket ortağı dahi olsa söz konusu faturalar ve cari kayıt sebebiyle bir borcu bulunmadığını, şirket müdürünün sadece sorumlu olduğu dönemle ilgili amme alacağından sorumlu tutulabileceğinin bir dayanağı bulunduğunu, ancak; dava ve takip konusu alacağın da bir amme alacağı olmadığını, icra takibi başlatılan, ...
Ltd Şti'nin fatura borcu açısından müvekkili Servet Kahramaner'in borçlu olmadığının tespiti için işbu davanın açılmasının zaruri olduğunu, öncelikle, icra dosyasında tahsil edilecek alacakların yargılama süresince davalıya ödenmemesi için İcra dosyasına tedbir konulmasına, ...2.
İcra Müdürlüğünün 2013/13967 E. Sayılı takibinden, müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, alacağın %20'sinden az olmayacak şekilde kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı Vekili, Cevap Dilekçesinde Özetle. Dava konusu icra takibine konu borcun ... İnş. Asansör San. ve Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkiye dayalı faturalardan kalan cari hesap ekstresine dayalı icra takibi olduğunu, söz konusu icra takibinin 30.09.2013 tarihinde sadece asıl borçlu ... İnş. Asansör San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine başlatıldığığı, daha sonra dosyanın vekili Av. ... tarafından yapılan inceleme neticesinde.
18.06.2014 tarihinde 89/1 haciz ihbarnamesinin bizzat davacı Servet Kahramaner'in kendisine tebliğ edildiğini ve herhangi bir itirazda bulunulmadığını, yine 09.08.2014 tarihinde 89/2 haciz ihbarnamesinin de muhatabın dışarıda olduğu beyan edildiğinden muhtara tebliğ edildiğini yine herhangi bir itirazda bulunulmadığını, son olarak 10.11.2014 tarihinde 89/3 haciz ihbarnamesinin muhatabın dışarıda olduğu beyan edildiğinden muhtara tebliğ edildiğini, haciz ihbarnamesinin üçüncü kişilerin icra takibine dahil edildiği bir müessese olduğunu, üçüncü kişinin ihbarname konusu mal,
hak ve alacağı kabul ediyorsa süresinde icra dairesine bildirerek borcu ödemesi ya da malı teslim etmesi gerektiğini, ya da yedi günlük itiraz süresini kaçırmadan icra dosyasına itiraz etmesi gerektiğini, zamanaşımı ve dava şartları ile ilgili defi ve itirazlarımızın kabulüne, zamanaşımı itirazının öncelikle karara bağlanmasına, HMK gereği usuli itirazları yönünden hak kaybına sebebiyet vermemek için (tahkikat aşamasına kadar ileri sürülebilecek itirazları açısından) ön inceleme duruşması ile birlikte eksik delillerin toplanmasına, tahkikat duruşmasına ön inceleme ile birlikte değil, bir sonraki duruşmada geçilmesine,
davacının yaptığı dava masraflarının üzerinde bırakılmasına, davalı müvekkilinin yaptığı masrafların davacıya yüklenmesine, davacının alacaklı olmamasına ve dava ikame etmek suretiyle haksız bir alacak peşine düşerek davasını kötüniyetli olarak müvekkile yönelttiğinden HMK madde 329 gereği müvekkil ile vekili arasında akdedilen avukatlık sözleşmesindeki ücretin tamamına ya da Mahkemenizce AAÜT hükümlerinden az olmamak kaydı ile takdir edilecek miktarının davacıya yükletilmesine; mahkemeniz aksi kanaatte ise AAÜT uyarınca hükmolunacak vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
MAHKEMEMİZİN GÖREVİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, 89/3. maddesine dayalı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin açılan menfi tespit davasıdır.
Bir davanın ticaret mahkemesinde görülmesi için her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması veya tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Ticaret Kanununda düzenlenen hususlardan doğması veya özel kanunularda davaya Ticaret mahkemesinde bakılacağının belirtilmesi gerekir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir.
Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir.
Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir.
(Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 12.04.2016 tarih ve 3568 E., 6425 K. ve 17.12.2015 tarih ve 7065 E., 17162 K., sayılı ilamlarıAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 23 Hukuk dairesinin 2018/1808 esas 2021/1814 karar sayılı ilamı)
01.10.2011 tarihinden sonra bu madde uyarınca açılan menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, ...2013, sh:476) İİK'nın 89/3. maddesine dayalı olarak açılan davada, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı verilmiştir.
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/213, K. 2023/561, 10 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama