KÜNYE
T.C. Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2022
- T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/202 Esas - 2022/992
- Esas no
- 2021/202 Esas
- Karar no
- 2022/992
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 28/07/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 20/12/2022
Karar Metni
2.147 kelime·11 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACILARIN TALEBİ
Davacılar vekili Gölbaşı Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle.
10.12.2019 tarihinde davalılar ...'nın maliki , ...'nın sürücüsü olduğu ... plakalı otobüs ile müteveffa ... 'nun kullandığı, ... kamyonun çarpışması sonucu meydana trafik kazasında ... 'nun vefat ettiğini, müteveffanın meydana gelen kazada bir kusurunun bulunmadığını, ... 'nun otobüsün aşırı hızlı olması nedeni ile çarpışmanın etkisiyle araçtan fırlayarak yola savrulduğunu, müteveffanın hayatının kaybetmesi sonucunda müvekkili ...'nun eşinin desteğinden yoksun kaldığını belirterek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla meydana gelen zarar için şimdilik 50.000,00 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan ( sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...' ya verilmesini ,müvekkili ... için 70.000,00TL , ... için 50.000,00TL , ... için 50.000,00TL,
... için 50.000,00TL ve ... için 50.000,00TL olmak üzere toplam 270.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 03.10.2022 tarihli talep arttırım dilekçesi ile davacı ... yönünden talep ettikleri destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin talebini 165.092,75TL arttırarak 215.092,75TL 'ye çıkarmış ve bu bedelin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALILARIN CEVABI
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle : davaya bakmakla Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli ve yetkili olmadığını, yetkili mahkemenin Haymana Mahkemeleri ve görevli mahkemenin Asliye Ticaret mahkemesi olduğunu, olayın meydana gelişinde müteveffanın kusurlu olduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını , talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru yaptığını ve eksik olduğu bildirilen belgeler ibraz edildikten sonra ödeme yapılacağının bildirildiğini ancak eksiklikler tamamlanmadan davanın açıldığını usulüne uygun yeterli başvuru yapılmadığından öncelikle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, HMK 'nun 6. Maddesi gereğince davalının yerleşim yeri mahkemesinin yani İstanbul ticaret mahkemesinin yetkili olduğunu , dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini,
müvekkili şirketin sorumluluklarının poliçe limitleri ve sigortalı sürücünün kazadaki kusur oranı ile sınırlı olduğunu, bu nedenle kusur oranlarının tespit edilmesi ve davacının destek aldığını ispat etmesi gerektiği, oluşan zararda müterafik kusurun bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği ayrıca davacının avans faizi talebinin reddinin gerektiğini, talep edilebilecek faiz türünün yasal faiz olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği ve gelirin askeri ücret üzerinden hesaplanması gerektiği belirterek açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... adına usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş olmasına rağmen cevap dilekçesi sunmayarak HMK'nın 128.maddesinde belirtildiği üzere dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME
Asıl dava ; ZMSS poliçesinden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
Birleşen Ankara ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasınnı bu dosyadan tefrikine karar verilmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili yetki itirazında bulunmuş ise de 6100 sayılı HMK 'nun 6/1 . Maddesinde " genel yetkili mahkeme ,davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almakta olup bu hüküm kesin yetki kuralı olmayan tüm davalar için genel yetki kuralıdır.
6100 sayılı HMK 'nun 16. Maddesinde " Haksiz fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalının bulunduğu yer yada zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir."hükmü yer almaktadır.
6100 sayılı HMK 'nun 14/1. Maddesinde " bir şübenin işlemlerinden doğan davalarda o şubenin bulunduğu yer mahkemeside yetkilidir. " hükmü yer almaktadır.
Ayni şekilde 2918 sayılı trafik kanunun 110. Maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7 maddesinde motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluga ilişkin davaların sigortacının merkez veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemesinde acılabıleceği gibi , kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiş olup kaza Gölbaşı /Ankara 'da meydana geldiğinden davalı sigorta şirketlerinin yetki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosyada mevcut trafik kazası tespit tutanağından 10.12.2019 tarihinde müteveffa ... 'nun sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı kamyon ile ... 'nın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı otobüsün çarpışması sonucunda kazanın meydana geldiği, kaza sırasında kamyon sürücüsü ... 'nun araçtan yola fırladığı ve vefat ettiği anlaşılmıştır.
Gölbaşı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.07.2020 tarih 2020/288-323 sayılı kararı ile dosya mahkememize gönderilmiştir.
Davacılar vekili tarafından dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvurunun 06.01.2020 tarihinde tebliğ edildiği, sigorta şirketi tarafından her hangi bir ödeme yapılmadığı ve davanın 15 günlük yasal süre geçtikten sonra açıldığı anlaşılmıştır.
SGK'dan gelen 01/03/2017 tarihli yazıda; müteveffa ...'nun Bağkur kapsamında olduğu, maaş almadı , ölümü ile eşine aylık bağlandığı davacılara rücuya tabi herhangi bir gelir yada aylık bağlanmadığı bildirilmiştir.
Davacılar ile davalı gerçek kişiler ve müteveffa ... yönünden Sosyal ve ekonomik durum araştırmaları yapılmış, müteveffanın anne ve babası ile eş ve çocuklarını gösterir şekilde nufus aile kayıt tablosu çıkarılmış, hasar dosyası ile Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/6116 nolu soruşturma dosyası ile Ankara .. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası getirtilmiştir.
Dosyada mevcut ... plakalı araca ait Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinden ve trafik kaydından aracın otobüs cinsi ile kullanım amacı ticari olmak üzere ... adına kayıtlı olduğu, davalı ... sigorta şirketi tarafından 31.10.2019 tarihinde düzenlenen poliçe ile 10.11.2019- 10.11.2020 tarihleri arasında sigortalandığı , sigortalayanın ... olduğu ve şahıs başı sakatlık ve ölüm tazminat limitinin 390.000,00TL olduğu anlaşılmıştır.
Ankara Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan 30.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda olayın meydana gelişinde ... plakalı arac sürücüsü müteveffa ... 'nun aslı , ... plakalı araç sürücüsü ... 'nın tali kusurlu olduğu , Ankara ....
Ağır Ceza Mahkemesince alınan ve Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik ve İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 24.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda olayın meydana gelişinde ... plakalı arac sürücüsü müteveffa ... 'nun aslı , ... plakalı araç sürücüsü ... 'nın tali kusurlu olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce alınan ve bilirkişi ...tarafından düzenlenen 21.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda da olayın meydana gelişinde ... plakalı arac sürücüsü müteveffa ... 'nun %70 , ... plakalı araç sürücüsü ... 'nın %30 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş olup savcılık aşamasında alına bilirkişi raporu ile ceza dosyasında alınan bilirkişi raporu ve mahkememizce alınan bilirkişi raporu birbirini teyit ettiğinden bilirkişi raporu mahkememizce yeterli bulunmuştur.
Müteveffa ... Bağkur kapsamında olduğundan ve geliri ile ilgili olarak her hangi bir vergi kaydı ve belge ibraz edilmediğinden müteveffanın gelirinin askeri ücret olduğu kabul edilmiştir. Mahkememizce alınan ve Aktüer bilirkişi Zeynep Togay tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle ; kaza tarihi dikkate alınarak TRH 2010 tablosunun, askeri ücretin esas alındığı ve kusur oranları da dikkate alınarak davacı eş Ayşe Cansu 'nun 215.092,75TL destekten yoksun kalma zararlarına uğradığını ve bu miktarları talep edebileceği , sigorta poliçe limitinin olan 390.000,00TL olduğu bildirilmiş, bilirkişi raporu mahkememizce yeterli bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:
- Maddi tazminat talebi yönünden.
10.12.2019 tarihinde müteveffa ... 'nun sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı kamyon ile ... 'nın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı otobüsün çarpışması sonucunda kazanın meydana geldiği, kaza sırasında kamyon sürücüsü ... 'nun araçtan yola fırladığı ve vefat ettiği , olayın meydana gelişinde ... plakalı arac sürücüsü müteveffa ... 'nun %70 , ... plakalı araç sürücüsü ... 'nın %30 oranında kusurlu olduğu , kazada ... 'nun vefatı nedeniyle eşi ... 'nun 215.092,75TL destekten yoksun kalma zararlarına uğradıkları, kaza sırasında Kamyon şoförü ... 'nun araçtan fırladığı,
bu durumda hayatın olağan akışına göre emniyet kemerinin takılı olmadığı bu nedenle zararın artmasında müteveffanın müterafik kusurunun bulunduğu anlaşıldığından %20 müterafik kusur indirimi yapılarak davacı ... 'nun talep edebileceği destekten yoksun kalma zararları 172.074,20TL olduğundan bu bedelin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 17.01.2020 tarihinden, diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 10.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... 'ya ödenmesine ,
-Manevi tazminat yönünden ; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın oluş şekli , kazanın meydana gelişinde tarafların kusur oranları, davacıların bu kaza nedeniyle yaşadığı acı, elem ile hakkaniyet kuralları MK’nın 24. ve BK'nın 58. maddelerinde düzenlenen manevi tazminat hükümleri çerçevesinde ve yerleşmiş Yargıtay içtihatları birlikte ( Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12/07/2017 tarih 2017/581-646 sayılı kararı ) değerlendirildiğinde manevi tazminatın yasal şartları oluştuğu ancak bu durumun sebepsiz zenginleşme yaratmaması durumu da dikkate alınarak davacı eş ... için 50.000,00 TL , davacı kızı ...,
... ve oğulları ... ile ... için 30.000,00 'er manevi tazminatın olay tarihi olan10.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsile karar verilmiştir.
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/202, K. 2022/992, 20 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama