KÜNYE
T.C. Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2023
- T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/738 Esas - 2023/796
- Esas no
- 2021/738 Esas
- Karar no
- 2023/796 Karar
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacılar
- 1- ....
Karar Metni
1.309 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
2- .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ....
DAVA
Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10.12.2021
KARAR TARİHİ : 24.11.2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30.11.2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
"Davalı şirket tarafından 22.09.2021 tarihinde yapılan ''...'' ilişkin ihaleye müvekkili firmalar Ortak Girişim olarak iştirak ettiğini, neticede işin müvekkillerin uhdesinde kaldığını, müvekkiller ile davalı arasında 30.09.2021 tarihinde 12 ay süreli sözleşme akdedildiğini, Sözleşmenin imzalanmasından sadece 1 hafta süre sonra davalı şirket bahsi geçen sözleşmeyi feshettiğini müvekkillerine bildirdiğini, fesih gerekçesi olarak da sözleşmenin 15.5 maddesinde yer alan ''İdare dilediği zaman herhangi bir sebep göstermeksizin 5 gün önce bildirmek koşuluyla sözleşmeyi feshedebilir.
Bu durumda yüklenici zarar, ziyan, tazminat v.s. Herhangi bir ad altında ödeme talep edemez.
Yükleniciye tamamlanan hizmet bedeli kadar ödeme yapılır.'' şeklindeki hükmünü gösterdiğini, davalı tarafından yapılan feshin tamamen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, sözleşmenin taraflarının tacir olması hasebiyle TTK.nun 20/II nci maddesine göre tacirlerin tüm işlemlerinde basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini, bu ilke sözleşmenin imzası, ifası ve feshi aşamalarının hepsinde gözetilmesi gereken ilke olması nedeniyle sözleşmenin imzası sırasındaki taraf pozisyonlarından hareketle sözleşmeye bağlı kalmaları gerektiğinin belirtildiğini, bu nedenle imzalanmış sözleşmenin yürütümü sırasında,
imzalanmış sözleşmenin yürütümü sırasında da hukukun genel ilkelerinden olan MK.nun 2 nci maddesi gereğince de, hak ve borçların kullanımı ve ifasında da iyiniyet kurallarına uyulması gerektiğini, bir hakkın sırf başkasını zarara sokacak şekilde kötüye kullanılmasını kanun himaye etmeyeceğini, sözleşme ile davalı işverene verilen tek taraflı fesih yetkisinin kullanılmasının hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olup olmadığı,
böyle bir yetkinin haklı nedenler olmaksızın kullanılıp kullanılamayacağı, kullanıldığı takdirde de yine sözleşme gereğince tazminat istenemeyeceği şartının geçerli olup olmadığı hususlarında olduğunu, uyuşmazlık konusu sözleşmenin bedelinin 2.770.200,00-TL olduğunu müvekkillerinin öncelikle bu sözleşmenin ifası ile elde edecekleri kazançtan yoksun bıraktığını, ilave olarak,
personel taşıma hizmeti konulu bu sözleşmeden doğan yükümlülüklerin ifası için müvekkillerinin, 3. gerçek ve tüzel kişiler ile şöförlü minibüs kiralama konulu çeşitli sözleşmeler imzalandığını, davalı tarafça sözleşme haksız fesih sonrası müvekkillerince yapılan sözleşmeden doğan borcun yerine getirilmesinin de artık olanak dışı olduğunu, müvekkillerinin bu sözleşmeden çekilmek durumunda kaldığını sözleşmenin 9. Maddesi ile hüküm altına alınan ve sözleşmeden vazgeçilmesi durumunda 500.000,00-TL ödeneceğini belirten cezai şart muaccel hale geldiğini, müvekkilce dava dışı şirket lehine kesilen çekler ile ödendiğini bu durum,
davalının haksız sözleşme feshinin, sadece müvekkili kazanç kaybına sokmadığını, bunun yanında fiili olarak malvarlığının eksilmesine sebebiyet verdiğini ve bu suretle zarara soktuğunu belirterek ilave olarak müvekkillerinin davalıya vermiş oldukları taşıma hizmeti, 12.11.2021'e kadar devam ettiğini, müvekkillerinin dava dışı demiryol firması ile yaptıkları sözleşmenin 10. Maddesi gereği, 12 gün kullanılmış olsa da 1 aylık kiralama bedeli olan 45.000,00-TL'yi adı geçen firmaya ödendiğini,
bu husus da müvekkillerinin somut zararını arttırdığını tüm bu nedenlerle davalı tarafından yapılan bu haksız fesih sebebiyle ticari itibarları zedelenmiş ve manevi yıkıma uğradığını, bu sebeple manevi tazminat talebimize ilişkin hakkımızı saklı tuttuğunu menfi ve müspet zararlar ile yoksun kalınan kazanç olarak; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL.
Maddi tazminatın, fesih tarihi olan 12.10.2021 tarihinde itibaren en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup davalı tarafça davaya herhangi bir cevap verilmediği görülmüştür .
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava; Davacı ortaklığın davalı ile akdedilen 30.09.2021 tarihli sondaj kuleleri personelleri için personel taşıma hizmet alımına ilişkin sözleşmenin haksız fesih iddiası ile müspet ve menfi tazminat ile yoksun kalınan kâr kaybı tazminatı istemi davasına ilişkindir.
... tarafından gönderilen dava konusu " ..." ihalesi kapsamında tüm ihale ve ilgili bilgi ve belgeler mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
... tarafından gönderilen .... plakalı araçların araç sahiplik bilgileri mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Davacı vekilince sunulan araç kiralama sözleşmesi mahkememiz dosyası arasına alınmıştır .
... tarafından gönderilen "... " ihalesi kapsamında idari şartname, sözleşme ve ilgili belgeler dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişi heyet raporunda özetle; davanın taşıma /hizmet sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği gerekçesiyle müspet zararın tazmini talebine ilişkin olduğu, dava değerinin 10.000,00-TL olduğu, davalının sözleşmenin 15.5.
Maddesi gereğince fesih hakkını kullanırken TMK'nun 2. Maddesinde yer alan "objektif iyi niyet kuralı"na uygun davranması gereğinin takdirinin mahkemenin sorumluluğunda olduğunu davalı yanca sözleşmenin fesih gerekçesine ilişkin hiçbir açıklama yapılmadığını, davacının ifa edilen hizmet bedeline ilişkin bir alacağının olmadığını, davacı şirketin, dava dışı üçüncü kişilerle yapmış olduğu sözleşme gereği çek keşide etmek suretiyle ödediği 500.000,00-TL cezai şartı davalıdan talep edebileceği ancak ödemiş olduğu 45.000,00-TL hizmet bedeli davalıdan tahsil ettiği tutara dahil olduğundan talep edilemeyeceği,
davacının sözleşmenin haksız feshinden dolayı uğramış olduğu müspet zararının 205.956,89-TL+KDV olarak hesaplandığı yönündeki kanaatini belirtmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında 30.09.2021 tarihli sondaj kuleleri personelleri için personel taşıma hizmet alımına ilişkin sözleşme imzalandığı, davalı tarafça ... Noterliği'nin ... yev. No'lu, 07.10.2021 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin 12.10.2021 tarihi itibariyle sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiği, davacının sözleşmenin haksız feshi nedeniyle müspet, menfi ve yoksun kalınan kazanç kaybı tazminatı talep ettiği anlaşılmaktadır.
Sözleşmenin 15.5 inci maddesinde, idare dilediği zaman herhangi bir sebep göstermeksizin 5 gün önce bildirmek koşuluyla sözleşmeyi feshedebilir. Bu durumda yüklenici zarar, ziyan, tazminat vs herhangi bir ad altında ödeme talep edemez. Yükleniciye tamamlanan hizmet bedeli kadar ödeme yapılır hükmünün bulunduğu, davalının anılan madde kapsamında sözleşmeyi feshettiği anlaşılmaktadır. Sözleşmenin tarafları tacirdir.
Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Bu kapsamda her ne kadar sözleşme serbestliği çerçevesinde davalıya tek taraflı fesih hakkı verilerek, her hangi bir tazminat talep edilemeyeceği belirtilmiş ise de sözleşmenin yürütümü sırasında hukukun genel ilkelerinden olan Türk Medeni Kanunun 2. Maddesi gereğince, hak ve borçların kullanımı ve ifasında iyiniyet uyulması gerekmektedir.
Bir hakkın sırf başkasına zarara sokacak şekilde kullanılmasını kanun himaye etmez. Uyuşmazlık konusu sözleşme hükmü bu açıdan değerlendirildiğinde anılan madde kapsamında sözleşmeyi feshin haklı nedene dayanmadığı dosya kapsamına alınan bilgi ve belgeler kapsamından anlaşılmakla davacının kar kaybı niteliğindeki müspet zararını talep edebileceği anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan davacı ortaklığın feshedilen sözleşme ifasına yönelik 3. Kişilerden araç kiralama sözleşmesinde düzenlenen ve ödenen cezai şart bedelini tazmini hususunda yapılan incelemede, akdedilen sözleşmede davacı ortaklığın muhtemel kazacı, kiralama sözleşmesinde sözleşme bedeline yaklaşık cezai şart düzenlemesi yapılması hususları dikkate alındığında davacı ortaklığın basiretli bir iş adamı gibi hareket etmediği, ödenen cezai şart bedelinin müspet zarar kapsamına alınamayacağı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip .... · ¸ e-imzalıdır Hakim .... · ¸ e-imzalıdır
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/738, K. 2023/796, 24 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama