KÜNYE
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2025
- T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/261 Esas - 2025/864
- Esas no
- 2025/261 Esas
- Karar no
- 2025/864
- Hakim
- ....
- Katip
- ....
- Davacı
- ....
- Vekilleri
- Av. ....
Karar Metni
1.230 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
Av. .... DAVALI : ....
DAVA
Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/04/2025
KARAR TARİHİ : 25/11/2025
GER. KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ile davalı arasında fuara katılım konusunda sözleşme imzalandığını, bu sözleşme içeriğinde ilgili fuar için 54 m2'lik stant kiraladığını, stantın m2 ücretinin 520 euro olduğunu, 220 euro sigorta bedeli olduğunu böylece ödeme yapılması gereken miktarın 28.300 Euro olduğunun görüldüğünü, 12.12.2024 tarihinde toplam ödenecek bedelin %30'u olan 8.430,00 Euro yani 262.641,71 TL şüpheli şirket hesabına gönderildiğini, 17.01.2024 tarihinde 250.225,88 TL 18.01.2024 tarihinde ise 400.000,00 TL daha şüphelinin şirket yetkilisi olduğu şirketin hesabına gönderildiğini, toplamda 28.300,00 Euro bedele karşılık gelecek Türk Lirası gönderildiğini,
fuar organizatörü olarak kendisini tanıtan ve sözleşmede "Katılımı Düzenleyen Kuruluş" olarak adlandıran şüpheli hakkında, fuar düzenleyici firması olan .....
Davalı ... ve yetkilisi ... ile herhangi bir ilişkileri olmadığını, doğrudan ... ile iletişime geçilmesi gerektiğini, kendilerinin temsilci olmadıklarını ve onunla yapılan sözleşmenin geçersiz olduğunu belirterek 22 Ocak 2024 ve 27 Haziran 2024 tarihli e-postalarla müvekkili ile irtibata geçtiğini, bu e-postaların ardından, şüpheli ile iletişime geçildiğini ve 19 Mart 2024 tarihli bir mail gönderilerek yapılan ödemelerin geri alınması talep edildiğini, şüphelinin, aynı gün içinde ödeme iade sürecini başlatacaklarını, bunun için iade faturası talep ettiklerini belirten bir yanıt gönderdiğini,
bunun üzerine müvekkili tarafından 21.03.2024 tarihinde 12.12.2023-... numaralı faturaya istinaden ... numaralı iade faturası ve 11.01.2024-.... numaralı faturaya istinaden ... numaralı iade faturası düzenlendiğini, fuara katılım konusunda yetkili olmaksızın yetkili gibi davranan davalı hakkında ....'ye şikayette bulunulduğunu, .... Soruşturma numarası ile işlem gördüğünü, davalı tarafın tüm ihtarlara rağmen borcunu ödememiş olduğundan kendisi hakkında ....
E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup, davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, fazlasına dair hakları saklı kalmak kaydıyla, yukarıda arz ve izah olunan nedenler ve mahkemece re’ sen nazara alınacak hususlarla, davanın kabulüne, .... e. sayılı icra takip dosyasında haksız ve kötü niyetli olarak yapılmış olan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı yana tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalıya dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup davalı tarafça davaya herhangi bir cevap verilmediği görülmüştür .
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME
Dava, ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır.
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ;
“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir.
28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”.
TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK m.222 uyarınca ispatlamış olur. (.... sayılı emsal ilamı)
Mahkememizce verilen kesin süre içinde davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemiştir. Bu kapsamda mahkememizce davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılmıştır. 15/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu davalıya 19.870 Euro karşılığı 650.225,88TL fatura ile 8.430 Euro karşılığı 222.641,71TL fatura kesilmiş olduğu, faturaların defterlere işlendiği mütala edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenmiştir.
Toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu ile; davacının yurt dışında düzenlenecek bir fuara katılım için davalı firmaya 28.300 Euro karşılığı ödeme yaptığı ancak davalı tarafça hizmetin sunulmaması üzerine davalı firmanın iade faturası düzenlenmesi halinde bedelin iade edileceğini beyan ettiği bunun üzerine düzenlenen iade faturalarının da davalıya tebliğ edildiği ve anılan faturalara itiraz edilmemiş olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki elektronik posta yazışmaları da bu olguları doğrular niteliktedir. Açıklanan nedenlerle yerine getirilmeyen hizmet sözleşmesi uyarınca davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 28.300Euro alacaklı olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Anılan tutar üzerinden açılmış davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davaya konu alacak faturadan kaynaklanıp belirgin nitelik taşıdığından alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının TL karşılığı üzerinden 211.231,20TL'nin hüküm altına alınması gerekmiştir. (dava dilekçesinde belirtilen kur karşılığı 37,32TL üzerinden) Açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip .... · e-imza Hakim .... · e-imza
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/261, K. 2025/864, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama