KÜNYE
T.C. ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C.
- Mercii
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/214
- Karar No
- 2024/825
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2024
Karar Metni
5.464 kelime·27 dk okuma·12 bölüm
...
ON İKİNCİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2019/214
KARAR NO : 2024/825
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
ASIL DAVADA
DAVA
Menfi Tespit ((Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/10/2019
KARAR TARİHİ : 27/12/2024
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 24/01/2025
Mahkememizde açılan Alacak (Ticari İşletmenin Satımdan Kaynaklanan) davası ile birleşen ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/515 esas sayılı dosyasında ki Menfi Tespit/Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) ve Haksız Rekabette kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA1-Asıl davada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle.
Taraflar arasında imzalanan 17.11.2017 tarihli okul devir sözleşmesi ve ek protokolde, kararlaştırılan devir bedelinin KDV hariç fiyat olduğunun açıkça belirtildiğini ve KDV ile ilgili paragrafın ilk cümlesinin kararlaştırılan devir bedelinin KDV hariç bedel olduğu gerçeği karşısında, devir bedelinin taksitler halinde ödenmesinde taksit bedeline istinaden müvekkil şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalardan, KDV muafiyetine ilişkin teşvik belgesi olduğu bildirildiğinden KDV nin dahil edilmediğini, ancak bu belgenin ibraz edilmemesi nedeniyle KDV' nin vergi dairesine beyan edilerek ödenmek zorunda kalındığı belirtilerek,
faturalardan doğan toplam 265.576,98 TL tutarındaki KDV alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhinde ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhinde %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2-Birleşen ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/515 esas sayılı dosyasında davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı ile davalı arasında 17.11.2017 tarihli okul devir sözleşmesi akdedildiğini, ödemelerin hangi tarihlerde yapılacağının sözleşmesinin (d) maddesinde belirtildiğini.
Tarafların yaşanan bir takım gelişmeler neticesinde bir araya gelerek, bu maddeyi revize eden 29.03.2018 tarihli protokolü düzenlediklerini, Sözleşme ve akabinde yapılan revize hükümler/protokol gereğince, devir tarihinden bugüne kadar nakit ve çek olarak toplam 6.282.000,00 TL nin ödediğini, davanın açıldığı tarih itibarıyla en son 1.000.000,00TL bedelli ve 15.10.2019 vadeli çek haricinde tüm bedelin davalıya ödendiğini.
Ancak sözleşmeye konu edimler arasında açık bir orantısızlık olduğu ve taşınmaz satış vaadine konu bedelinin gerçek piyasa fiyatına göre aşırı yüksek olduğu nazara alınarak gabin nedeniyle şimdilik 10.000,00TLlik satış bedeli için borçlu olunmadığının tespitine, yine taraflar arasında akdedilen devir sözleşmesine aykırı davranan davalıya ödememezlik def'i kapsamında geriye kalan edimleri ifa etmek zorunda olmadıklarını ve bu kapsamda Denizbank Eyüp Şubesine ait 15.10.2019 vade tarihli ve 1529735 seri numaralı çeke ilişkin olarak şimdilik 10. 000,00TL si yönünden borçlu olunmadığının tespitine,
ayrıca davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranmasından ötürü müvekkilinin 3. kişilere ödemek zorunda kaldığı bedeller ile eksik çıkan kasa alacağı sebebiyle uğramış olduğu zararlar için fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik 10.000,00TL'nin davalıdan tahsiline, ayrıca davalının sözleşmeye aykırı davranışlar ile öğrenci velilerine gönderdiği SMS ler nedeniyle müvekkilinin ticari itibarının zedelemesi ve gizlilik şartlarını ihlal edilmesi neticesinde uğranılan maddi ve manevi zarar nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak tutarak şimdilik 10.000,00TL maddi ve 250.000,
00TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
1-Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacının, davaya konu okulların üzerinde bulunduğu Çakırlar-Batıkent/... adresindeki bir kısım taşınmazın maliki olmadığını, kiracısı ve eski işleten olduğunu, bir kısım taşınmazın maliki olan davacının, bu kısım yönünden devir sözleşmesi kapsamında “ taşınmaz vaadi sözleşmesi” ile iş bu gayrimenkulü de aynı sözleşme kapsamında müvekkiline devir etmeyi kabul ettiğini.
Sözleşme kapsamına, ilgili okullara ait ruhsatlar, bina içinde bulunan menkul mallar ile öğrenciler ve 5.719.000TL öğrenci eğitim- öğretim ücreti ile kasanın da devredilecek değerler arasında sayıldığını. Bu değerlerin karşılığında müvekkilinin taşınmaz için 4.000.000TL, okullar için 6.000.000 TL olmak üzere toplam 10.000.000TLyi ödemeyi kabul ettiğini.
Sözleşme ve akabinde yapılan revize hükümleri ile devir tarihinden bugüne kadar davacı hesabına nakit 5.282.000TL nin ödendiği, bu ödemeleri davacının da kabul ettiğini ve bu konuda husumetin bulunmadığını.
Ancak müvekkilinin iyi niyetli olarak üzerine düşen borcun %50’sinden fazlasını ödemesine karşılık, davacının üzerine düşen edimleri yerine getirmede kaçınması, zaman geçirmeye yönelik eylemleri ve şüpheli davranışları karşısında, duyulan güvensizlik nedeniyle, davacının edimleri yerine getirinceye kadar bakiye devir bedelini ödemekten imtina ettiklerini.
Davacının ödenen milyonlarca lira anaparaya rağmen alacağının KDV den kaynaklandığını iddia ettiğini, sözleşmenin 8. Maddesinde, tarafların KDV muafiyetini deneyeceği belirtildiği, ancak kimin KDV yükünden sorumlu olduğunun belirtilmediğini, müvekkilinin teşvik belgesi başvurusunda bulunduğu ancak teşvik belgesinin sıfır demirbaş alımlarında sağlanacağı, mevzuat ve hukuk kuralları çerçevesinde kullanılan malzemelerin devri halinde teşvik belgesinin düzenlenemeyeceği cevabı ile karşılaştıklarını ve bu nedenle muafiyet sağlanamadığını, ayrıca 3065 sayılı yasa gereği devir konusunun KDV ye tabi olduğuna şüphe olmadığı,
ancak hiçbir yerinde KDV’nin alacaklı tarafından ödeneceğinin yazmadığını, devir sözleşmesinde 01.11.2017 kadar işçilerin doğmuş kıdem ve ihbar tazminatlarının ödeneceğinin hüküm altına alındığı, satıcının sözleşme hükümlerine aykırı olarak ödeme yapmadığı, davacı adına ve hesabına hiçbir sorumlulukları olmadığı halde 391.409,3TL tutarında ödeme yaptıkları, bu tutarın takasla mahsubunun zaruri olduğunu belirterek, asıl davanın reddiyle, takibin iptali ve davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve cevap etmiştir.
2-Birleşen ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/515 esas sayılı dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle. Taraflar arasındaki sözleşme ve protokol kapsamında, davacı şirketin kolejin işletme hakkını 6.000.000TL ve gayrimenkul mülkiyetini 4.000.000 TL olmak üzere toplam 10.000.000TL'ye devri konusunda anlaştıklarını.
Davacı tarafın devir bedeli olarak 6.000.000 TL ödemesi gerektiğini, davacı tarafin devir bedeli olarak bu güne kadar toplam 5.000.000TL yi ödediği ve geriye ödemesi gereken 1.000.000TLnin kaldığı ve bunun davacı tarafın yalnızca devir bedelinden kaynaklanan borcu olduğunu. Davacının söz konusu binayı iki yıl boyunca hiç bir bedel ödemeden kullandığını.
Taraflar arasında yapılan protokolde açıkça kararlaştırılan devir bedelinin KDV hariç fiyat olduğunun açıkça belirtildiğini ve KDV ile ilgili paragrafın ilk cümlesinin, kararlaştırılan devir bedelinin KDV hariç bedel olduğu gerçeği karşısında, davacı şirket devir bedeli kapsamında KDVtutarı da göz önüne alındığında, 6.000.000TL'nin % 18'i oranında (1.080.000 TL)müvekkilien ayrıca borçlu olduğunu.
Davacı tarafın hayali olarak bir takım borçlar uydurarak davalı ile mahsuplaşmaya çalıştığını belirterek, davacı tarafın çekten dolayı açtığı menfi tespit davasının reddine ve gerçek tutar üzerinden % 40'tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, satış vaadinden dolayı açtığı menfi tespit davasının reddine ve gerçek tutar üzerinden % 40'tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, ayrıca davacı tarafın maddi tazminat ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep ve cevap etmiştir.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, asıl dosyada;17.11.2017tarihli sözleşme kapsamında davalının sorumlu olduğu KDV nin davacı tarafından ödenmesi nedeniyle rucüen tahsili istemiyle başlatılan takibe itirazın iptali, birleşen dosyada.
17.11.2017 tarihli sözleşmeden doğan edimlerden taşınmaz satış vaadine ilişkin borcun gabin nedeniyle fahiş olduğundan, yine sözleşmeden doğan edimlerinin geri kalanları yönünden ödemezlik defi uyarınca borçlu olmadığının ve bu kapsamda Denizbank Eyüp Şubesine ait 15.10.2019 vade tarihli 1529735 seri nolu çek yönünden borçlu olmadığının tespiti, ile 3.kişilere ödemek zorunda kalınan bedel ve eksik çıkan kasa alacağının tahsiline, ayrıca davalının sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle ticari gizliliğinin ihlali ve ticari itibarlarının zedelemesi nedeniyle uğranılan maddi zararın ve manevi zararların tazmin istemine ilişkindir.
Asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekili delil olarak; ... 28.İcra Müdürlüğü ...E. nolu dosyasına, taraflar arasında akdedilen 17.11.2017 Tarihli Okul Devir Sözleşmesi ve 29.03.2018 tarihli ek protokole, ... 11. Noterliği 17/11/2017 tarih ve 15444 yevmiye nolu Düzenleme Şeklindeki taşınmaz satış vaadi sözleşmesine, tarafların ticari defter ve kayıtları ile Faturalara, bilirkişi incelemesine, asıl davada davalı/birleşen davada davacı vekilia ise; ticari defter ve kayıtlara, keşif ve bilirkişi incelemesine, tanık, ekstreler ve banka hesap dökümlerine, 17.11.2017 Tarihli Devir Sözleşmesi’ne dayanmıştır.
... Kapatılan 28. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında; Asıl dosyada davacı satıcı vekili vasıtasıyla davalı satıcı aleyhinde;27.07.2018 Tarih-398834 nolu faturanın 66.394,20 TL'lik KDV'si, 20.08.2018 Tarih-398858 nolu faturanın 66.394,26TL'lik KDV'si, 25.09.2018 Tarih-398886 nolu faturanın 66. 394, 26 TL'lik KDV'si ve 20.10.2018 Tarih-398953 nolu faturanın 66.394,26 TL'lik KDV'si olmak üzere toplam 265.576,98 TL KDV alacağının tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlattığı, borçlunun süresi içerisinde borca ve ferilerine itirazı nedeniyle, takibin durdurulduğu ve iş bu davanın yasal süresinde açıldığı, anlaşılmıştır.
17.11.2017 tarihli taraflar arasında imzalanan okul devir sözleşmesinde. Satıcının, ... Eğitim Hiz. İnş.Tur. Reklam Hiz. San.Ve ...Ltd.Şti. , alıcının ... Özel Eğitim Hizmetleri A.Ş. olduğu, sözleşme konusunun. Okul’un SATICI tarafından ALICIYA devri, Alıcının yükümlülüklerinin; ''Sözleşmeye konu Okul’un devir bedeli 10.000.000 TL olup İlk önce taksitli olarak 5.000.000 TL ödenecektir.
Öncelikle 300.000 TL. sözleşmenin imzalandığı tarih olan 17/11/2017 tarihinde SATICIYA peşin olarak banka havalesi yolu ile ödenecektir. Kalan 4.700.000 TL 25.12.2017 tarihinde 700.000 TL., 25.01.2018 tarihinde, 1.000.000 TL, 25.02.2018 tarihinde, 1.000.000 TL. 25.3.2018 tarihinde, 1.000.000 TL, 25.04.2017 (8) tarihinde 1.000.000 TL olmak üzere SATICIYA peşin olarak banka havalesi yolu ile ödenecektir.
ALICI Okul ’un toplam bedelinin geri kalan kısmı olan 5.000.000TL. yi SATICIYA sözleşmeye konu tapuyu resmen devir alması şartı ile 2019 yılının Ekim ayının son günü peşin olarak banka havalesi yolu ile ödeyecektir.'' şeklinde olduğu, Satıcının yükümlülüklerinin.
ALICI tarafından 300.000 TL ilk taksit ödenmesi üzerine 4 adet OKUL ruhsatının Noter marifeti ile devir edeceği, yine Okul’un anılan gayrimenkullerden kaynaklanan vergi, resim, harç, enerji tüketim faturaları, su tüketim faturaları, ısınma faturaları, işçi maaşları, SGK primleri, vergiler, kıdem ihbar tazminatı dahil olmak üzere tüm işçilik alacakları, banka dahil 3. Kişilere karşı borçları, kira bedelleri stopaj ve beyan vergilerinden,
bunlarla sınırlı olmamak kaydı ile her türlü 01/11/2017 tarihinden önce doğmuş giderinden ve bu tarihten önce Okul’u idaresi sırasında gerçekleşen nedenlere dayanan borcundan tek başına sınırsız şekilde sorumlu olduğu ve bu sorumluluğa ilişkin tüm ödemeleri ALICI tarafa Okul’u terk etmeden önce yapacağı, 01//11/2017 tarihinden önce doğmuş ancak ödeme tarihi bu tarihten sonra olan giderler de bu kapsamda değerlendirilecek olup SATICI tarafından ödeneceği, alıcının bu husular da herhangi bir ödeme yapması durumunda, alıcı tarafından bu ödemelerin yine aynı hükme ilişkin devir bedelinden mahsup edileceği,
yine satıcının Okul’u kalan tüm cari alacağı olan 5.719.000 TL ile ALICI ya devir ettiği, kalan cari alacak üzerinde hiçbir hak sahibi ve iddiası olmayacağını kabul ettiği, Ek olarak mevcut tahsilat listesinde görülen ve yukarıda bahsolunun tutar 5.719.000 TL nin 2017-2018 ve öncesi Eğitim-Öğretim yılına ait veli sözleşmelerinde belirtilen 2017 Mart ayından-2018 Eylül ayına kadar olan taksitlendirilmiş alacakları kapsadığı..SATICI okullardan birinin bulunduğu adresinde yer alan ada/pafta kayıtlı ekte örneği bulunan tapunun ALICI tarafa devrinin de devir bedeli içerisinde olduğunu bilir ve kabul eder.. gayrimenkul ALICI tarafa 2019 Ekim
ayında devir edecektir. ALICI tarafın işbu sözleşmenin d maddesinin c fıkrasında bahsi geçen Okul’un toplam bedelinin geri kalan kısmı olan 5.000.000 TL ödemesi ilgili devrin gerçekleşmesi şartına bağlıdır, SATICI taraf bu devir gerçekleştikten sonra 2019 yılının Ekim ayında bakiye devir bedelini öder, devir bu tarihe kadar gerçekleşmediyse.
ALICI taraf bakiye tutarı ödemekten kaçınabilir, bu davranış borçlu temerrüdü kapsamında değerlendirilmez, devir gerçekleştikten sonra bakiye tutar SATICI tarafa ödenir.'', yine 8. maddesinde; “ İş bu sözleşme bedeline KDV dahil olmayıp, Tarafların KDV ödeme yükümlülüğünden muaf olabilmesi için ALICI tarafından teşvik belgesi çıkarılacaktır. Teşvik belgesinin çıkarılmasının ardından Sözleşme bedeli teşvik belgesi kapsamında SATICI tarafından ALICIYA fatura edilecektir.
Teşvik belgesi edinilmesi, bu çerçevede tarafların
KDV'den muaf tutulması için gereken desteği iyi niyet kuralları çerçevesinde vereceğini taahhüt ederler”, hükümlerini içermektedir.
Yine Taraflar arasında imzalanan 29.03.2018 tarihli Ek Sözleşme/protokol hükümlerinde.
Devir Sözleşmesinin “(d) Alıcının Yükümlülükleri, ( 4) Sözleşme Konusu Okulun Satış Bedeli Ve Ödeme Şekli (a), (b) ve (c) maddesi ile cari olarak belirlenen ödeme şeklini senede bağlayarak revize maddesi ile cari olarak belirlenen ödeme şeklini senede bağlayarak revize etmek amacıyla düzenlendiği, a) ve b) madde hükümleri kapsamında ... tarafından, ...’e nakden ve mahsup yolu ile 2.000.000 TL ödendiğini bilir ve kabul eder ”, “... ... tarafından ...’e işbu Protokolün imza tarihi olan 29/03/2018 tarihi itibariyle bakiye 3.282.000 TL ödenmesi gerektiğini bilir.”, “...
29/03/2018 tarihinde ..., ...’e nakden bilinen hesabına havale yolu ile 100.000 TL. daha ödeyecektir. Böylece Taraflar, ... tarafından, ...’e bakiye 3.182.000 TL. ödemesi gerektiğini bilir ve kabul ederler. Devir Sözleşmesi kapsamında cari olan ödeme şeklinin senede bağlandığı konusunda mutabık kalmışlardır....
Devir Sözleşmesi kapsamında cari olarak kayıt edilen 5.000.000TL.’nin ...’nın kabul ve beyanı ile 1.000.000 TL.'si senet haline dönüştürülmüş ve 15/10/2019 vade tarihi ile işbu Protokol ekinde ... ’e teslim edilmiştir. Taraflar aşağıda belirtilen şartlarla, ...’nın, ...’e toplamda Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık aylarında net 1.181.000 TL. ödemesi şartlarıyla mutabakata varmışlardır.”, hükümleri içerdiği görülmüştür.
Asıl davada satıcı talebinin; karşı tarafça teşvik belgesi temin edileceği belirtildiğinden faturaların KDV siz düzenlendiği, teşvik belgesinin alıcı tarafından sunulmaması nedeniyle KDV yi bilahare Vergi Dairesine ödenmek zorunda kaldıklarından bahisle, KDV den kaynaklı bedelin rucüen tazmini amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın kaldırılması, Birleşen davada ise alıcı taleplerinin; 17.11.2017 tarihli okul devir sözleşmesi ve ek protokol gereği edimler arasında açık
orantısızlık olduğu, devri kararlaştırılan tapulu taşınmazın gerçek değerinin satım bedelinin çok altında olduğu bu durumun gabin oluşturduğu nazara alınarak borçlu olunmadığının, yine
sözleşmeye aykırılıktan dolayı geri kalan edimler yönünden
vede 15.10.2019 tarihli çek yönünden ödemezlik defi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, sözleşmeye aykırılık neticesinde üçüncü kişilere ödenen
bedeller ve eksik çıkan kasa alacağı alacağın tahsili, ayrıca velilere
okulda sorunlar olduğu yönünden satıcı tarafın çektiği mesajılar ve sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle ticari itibarının zedelendiği, gizlilik şartının ihlal edildiği gerekçesiyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkememizce Birleştirme öncesi asıl dosyada ... şirketinin ticari defter ve belgelerin incelenmesi ve rapor hazırlanması için İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak, Mali Müşavir Bilirkişi .... .... .... 'dan aldırılan 10/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda.
Adı geçen şirketin 2018 Yılı ticari defterleri (Yevmiye Defteri, Defter-i Kebir ve Envanter Defteri) ticari kayıtları ve kayıtlı belgeler incelenmek üzere gidildiğini, ancak davalının ticari defterlerinin SGK müfettiş denetiminde olduğunu beyan ettiğinden, ticari defterler ve ticari deftere kayıtlı belgeler incelemeye sunulmadığından incelenemediğini, ancak sözleşmenin 8. Maddesinde;“ İş bu sözleşme bedeline KDV dahil olmayıp, Tarafların KDV ödeme yükümlülüğünden muaf olabilmesi için ALICI tarafından teşvik belgesi çıkarılacaktır.
Teşvik belgesinin çıkarılmasının ardından Sözleşme bedeli teşvik belgesi kapsamında SATICI tarafından ALICIYA fatura edilecektir. Teşvik belgesi edinilmesi, bu çerçevede tarafların
KDV'den muaf tutulması için gereken desteği iyi niyet kuralları çerçevesinde vereceğini taahhüt ederler” denildiğini, devir sözleşmesinde davalıya devredilecek demirbaş ve müştemilatın teşvik kapsamında olup olmadığının, davacı envanterlerinde davalıya devredilecek demirbaş ve müştemilatın teşvik kapsamına haiz olup olmadığının, kullanılan malzemeler olup olmadığının davacının ticari defterlerinin tetkiki ile mümkün olabileceğini, bu hususta hukuki ve nihai takdirin tümüyle Mahkememize ait olduğunu, davalının vergi dairesine beyan ettiği BA formları tetkik edildiğinde;
takibe konu edilen faturalardan, 27.07.2018 Tarih-398834 nolu 435.251,26 TL.lik fatura (KDV bedeli 66.394,20TL), 20.08.2018 Tarih-398858 nolu 435.251,26 TL.lik fatura (KDV bedeli 66.394,26TL), 25.09.2018 Tarih- 398886 nolu 435.251,26 TL.lik fatura (KDV bedeli 66.394,26 TL) faturaların vergi dairesine KDVnin, BA formu ile beyan edildiğini, iş bu faturaların davalı tarafından ticari defter kayıtlarına işlendiği kanaatinin hasıl olduğunu, 20.10.2018 Tarih-398953 nolu 435.251,26 TL.lik fatura (KDV bedeli 66.394,26TL) faturanın ise KDVnin BA formu ile vergi dairesine beyan edilmediği rapor edilmiştir.
Birleştirme kararı öncesinde, ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/515 esas sayılı dosyasında Mali Müşavir Bilirkişi Hasan Onur, İnşaat Mühendisi Hasan Sadri Gerçek ve Nitelikli Hesap Bilirkişisi Serap Akkaya dan oluşan heyettin yapılan keşif neticesinde hazırladıkları 07/01/2022 tarihli raporda;
okul binasının yeni malik olduğunu belirten kişi tarafından tadilata alındığını, okul binasında eşya ya da evrak bulunmadığını, davalı yanın ticari defter ve kayıtları sunmadığını, sözleşmenin bir parçası ve gayrimenkul satış vaadine konu edilen taşınmazın, içerisindeki demirbaşlar ile birlikte 17.11.2017 sözleşme tarihi itibariyle 2.568.092,64 TL, 15.10.2019 dava tarihi itibariyle 3.563,060,47TL, 20.06.2022 keşif tarihi itibariyle 12.223.192, 00 TL olduğu, sözleşmenin gabin (aşırı yararlanma) açısından değerlendirildiğinde;
satış vaadine konu edilen taşınmazın değerinin, sözleşmede 4.000.000,00 TL olarak belirlenmiş olmasına rağmen sözleşme tarihi itibari ile 2.568.092,64 TL olduğunu, bunun da kanunda belirlenen orantısızlığı yarattığı, sözleşmede okulun cari alacağının da devredildiğinin belirtilmesine rağmen, cari alacağa ilişkin verinin dosyada bulunmadığını, ancak sözleşmede aşırı yararlanmadaki orantısızlığın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini,
davacının zor durumda kalması veya düşüncesizliği ya da deneyimsizliği hallerinden birinin bulunup bulunmadığı ve davalıların bu durumdan yararlanmak ve sömürmek kastı olup olmadığı hususlarının takdirinin Mahkemeye ait olduğunu, davacı kayıtlarında yapılan incelemenin sadece davalı açısından yapılması sebebi ile davacının okulu işlettiği dönem boyunca ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Aynı heyetten aldırılan 11/05/2023 tarihli ek raporda ise; okul binasının yeni malik olduğunu belirten kişi tarafından tadilata alındığını, okul binasında eşya ya da evrak bulunmadığını, davalı yanın ticari defter ve kayıtları sunmadığını, sözleşmede aşırı yararlanmadaki orantısızlığın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacının zor durumda kalması veya düşüncesizliği yada deneyimsizliği hallerinden birinin bulunup bulunmadığı ve davalıların bu durumdan yararlanmak ve sömürmek kastı olup olmadığı hususlarının takdirinin münhasıran Mahkememize ait olduğunu,
davacının kayıtlarında yapılan incelemenin sadece davalı açısından yapılması sebebi ile davacının okulu işlettiği dönem boyunca ticari defter ve kayıtların incelenmesi gerektiği, rapor edilmiştir.
Bilahare Mahkememizce ... ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması için Bakorköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılması üzerine Mali Müşavir Bilirkişi Abdulgani Alver'den aldırılan 12/12/2023 tarihli raporda; ticari defterlerin sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu, ... Özel Eğitim Hizm. A.Ş.'nin incelenen ticari defter ve belgelerinde, ... Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti.
320.01.326 Satıcılar hesabı, 159.01.001 Verilen Sipariş Avansları ve 159.01.002.2017 Verilen Sipariş Avansları alt hesapları olmak üzere toplam 3 hesapta işlem gördüğünü, 320.01.326 hesapta davacı karşı davacı şirketin 3.396.448,11 TL alacaklı görüldüğünü, 159.01.001 hesapta davalı karşı davacı şirketin 11.698.980,01 TL alacaklı görüldüğünü , 159.01.002.
2017 hesapta yine davalı karşı davacı şirketin 4.636.081.78TL alacaklı göründüğünü, davalı karşı davacı şirketin toplam alacağı olan 16.335.061,79 TL'den (11.698.980,01TL + 4.636.081,78 TL) davacı karşı davalı şirketin alacağı olan 3.396.448,11 TL mahsup edildikten sonra davalı karşı davalı ... Özel Eğitim Hizm. A.Ş.'nin davacı karşı davalı ... Eğitim Hizm. Ltd. Şti.'den toplam 12.938.613,68 TL alacaklı göründüğü (16.335. 061,79 TL - 3.396.448,11 TL) tespit edilmiştir.
Mahkememizce dosyaların birleştirmesi ve ... ticari defterleri üzerinde rapor alınmasından sonra davalı ... Ticari defterleri üzerinde de inceleme yapılarak rapor hazırlanması amacıyla Yeminli Mali Müşavir Bilirkişi Muzaffer Kökver ve Nitelikli Hesaplama Bilirkişisi .... .... .... den alınan 21/11/2024 tarihli raporda; asıl dosyada; sözleşme kapsamında KDV de alıcının sorumlu olacağı ancak satıcının ödemek zorunda kaldığı bu nedenle davacının, davalı aleyhinde başlattığı ...
28. İcra Md. ...E. sayılı dosyasındaki itirazının 265.576,98TL asıl alacak yönünden iptali gerektiği, takipten önce temerrüt ispatlanmadığından takipte işlemiş faizin hesaplanamadığını, Birleşen dava yönünden ise; çeke ilişkin olarak 10.000,00 TL menfi tespit talebi ve Denizbank Eyüp Şubesine ait 15.10.2019 vade tarihli 1529735 seri nolu çek yönünden borçlu olmadığının tespiti talebi ve 17.11.2017 tarihli sözleşmeden doğan edimlerinin geri kalanları yönünden ödemezlik defi uyarınca borçlu olmadığının tespiti talepleri yönünden: Birleşen davacının sözleşmeye göre 1.000.000,00 TL'lik çek bedeli yönünden borçlu olduğu,
bu çek bedelinin aynı zamanda sözleşmenin kalan bedelini teşkil ettiği konularında uyuşmazlık bulunmadığı, ancak menfi tespit iddiasının, gabin ve aşırı yararlanma iddialarına dayandığını, bu iddialar yönünden yapılan incelemeler sonucunda her ikisi de tüzelkişi tacir olan tarafların, karşılıklı birbirlerinin bilanço ve kayıtlarını inceleyerek cari alacakları ve devir bedelini kararlaştırmaları ve basiretli davranmaları bekleneceğinden edimler arası dengesizlik iddiasının hukuki takdir ve değerlendirmesinin Mahkememize ait olduğu ,
3.kişilere ödenmek zorunda kalınan bedel ile eksik çıkan kasa alacağı nedeniyle alınan eksik bedel karşılığı olarak 10.000,00 TL'nin tahsili talebi yönünden; taraflar arasındaki sözleşmenin E/5/c maddesinde, 01.11.2017 tarihinden önceki borçlardan birleşen davalının sorumlu olduğu ve birleşen davacının ödeme yapması halinde bu ödemeleri devir borcundan mahsup edebileceğinin düzenlendiğini, asıl ve birleşen davaların açıldığı tarih itibariyle birleşen davacının birleşen davalıya 1.000.000,00 TL'lik çek bedeli yönünden borçlu olduğu görülmekle, birleşen davacının,
birleşen davalının yerine yaptığı ödemeleri ispatlaması halinde bunları bu çek bedelinden rücuan mahsup edebileceğini, ancak birleşen davacının huzurdaki bu davada 1.000.000 TL'lik çek için aynı zamanda menfi tespit isteği de ileri sürdüğünü, bu durumda birleşen davacının bu başlık altındaki "alacak" talebinin yukarıdaki I nolu başlıktaki "menfi tespit" talebi ile tekerrür oluşturmamak üzere hesaplanması gerektiği, İşçi Burcu Petek, Özgür Şener Tezcan, Asuman Gezkaya, Ötüken Öztürkler,
Çağdaş Ahmet Gürol ve Betül Topaçlı'ya arabuluculuk aşamasında kıdem ve ihbar tazminatı olarak ödenen toplam 76.410,46 TL yönünden dosyada bu işçilere yapılan ödemelerin işçilerin hangi hizmet süresine ait olduğunun belli olmadığını, hizmetin bir kısmının 01.11.
2017 tarihinden sonra da devam etmesi söz konusu olmuş ise ne kadarlık kısmının 01.11.2017'den önce ne kadarlık kısmının 01.11.2017'den sonra sürdüğünün belli olmadığını, bu nedenle salt birleşen davacı beyanına dayalı olarak bu tutarlar yönünden (davalıdan talep edilip edilemeyeceğini, edilebilecek ise ne kadarının talep edilebileceği) bir hesaplama yapmanın mümkün olamadığını, ancak ...'e tüketici hakem heyeti kararı üzerine ...
8. İcra Md. 2018/7042 E. sayılı dosyasına ödenen 7.038,56 TL yönünden yapılan hesaplamalar sonucunda davacının dava dışı alacaklıya 29.06.2018 tarihinde ödediği 8.293,56 TL'nin birleşen davalıdan tahsilini (birleşen davada 1.000.000,00 TL'lik çek yönünden ileri sürülen menfi tespit talebi ile tekerrür teşkil etmemek kaydıyla) talep edebileceğini, ...'e ödenen 2.140 TL yönünden dosyaya bu ödeme ile ilgili herhangi bir belge sunulmadığı için bir değerlendirme ve hesaplama yapılamadığını, Veli Furkan Tunç'a ödenen 2.140,00TL yönünden dosyaya bu ödeme ile ilgili herhangi bir belge sunulmadığı için bir değerlendirme ve hesaplama yapılamadığını,
asansör kırmızı etiketinin yeşil etikete düzeltilmesi için ödenen 35.400,00TL yönünden dosyaya sunulan fatura incelendiğinde, taraflar arasındaki sözleşmede borçlardan sorumluluk için sınır alınan tarihin 01.11.2017 olduğu ve bu faturaya konu revizyon ihtiyacının 01.11.2017'den öncesine mi sonrasına mı ait olduğunun tek başına faturadan anlaşılamadığı,
bu durumda dosyada başkaca bilgi olmadığı için, revizyon ihtiyacının fatura tarihi itibariyle gerçekleştiğinin kabulü gerekeceğinden, bu tarihin de 01.11.2017 tarihinden sonra olması nedeniyle, mevcut dosya içeriği itibariyle birleşen davalının bu fatura bedelinden rücuan sorumlu tutulabileceğine dair bir çıkarım yapmanın mümkün olamadığını,
Eksik çıkan kasa alacağı iddiası yönünden her ikisi de tüzelkişi tacir olan tarafların karşılıklı birbirlerinin bilanço ve kayıtlarını inceleyerek cari alacakları ve devir bedelini kararlaştırmaları ve basiretli davranmaları bekleneceğinden ve dosyada birleşen davacının kasa açığı iddiasını tevsik eder herhangi bir bulgu da olmadığından hukuki takdiri Mahkememize ait olmak üzere bu başlık altında herhangi bir hesaplama yapmanın mümkün olamadığını,
satış vaadine ilişkin olarak 10.000,00 TL borçlu olunmadığının tespiti talebi yönünden rapor içeriğinde ayrıntılı olarak yer verilen %55 ve %12 oranlarına göre edimler arası aşırı dengesizlikten söz edilip edilemeyeceğinin takdirinin Mahkememize ait olduğunu, sonuç olarak,
birleşen davacının satış vaadine ilişkin borçlu olmadığının tespiti talebi yönünden hukuki takdir ve değerlendirmenin Mahkememize ait olduğunu, davalının ticari gizliliği ihlal etmesi ve ticari itibarı zedelemesi iddiasıyla 10.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın tahsili talebi yönünden birleşen davacının iddia ettiği finansal krize sokulma olgusunun ve buna birleşen davalının dahlinin ispatlanması halinde bu iddia yönünden hesaplama yapılabileceğini, dosyada bunun ispatına dair delil bulunmadığını,
birleşen davacının maaş ödeyememe ve personel kaybı iddiaları yönünden de işletmeyi devraldıktan sonraki performansına bakılması gerektiğini, buna göre birleşen davacının işletmeyi devraldıktan sonra birleşen davalıya izafe edilebilecek bir kusur nedeniyle müşteri kaybı ve personel kaybı yaşayıp yaşamadığının ortaya çıkartılabileceğini, böyle bir durum var ise hesaplama yapılabileceğini, ancak dosyada buna dair bir veri bulunmadığı için bu aşamada hesaplama yapılamadığını, birleşen davacının aynı zamanda birleşen davalının eylemleri ve velilere olumsuz SMS'ler göndermesi nedeniyle manevi olarak zarara uğradığını ileri sürdüğü,
ancak manevi tazminatın takdirinin tamamen hukuki mesele olup Mahkememize ait olduğunu, "... Özel Eğitim Hizm. A.Ş."’nin incelenen ticari defterlerinde yer alan "... Egıtım Hızmetlerı Insaat Turızm Bılgısayar Gıda Madencılık Tarım Otomotıv Hayvancılık Rehabılıtasyon Merkezı Reklam Hızmetlerı Sanayı Ve Tıcaret Lımıted Sırketı" adına açılmış bulunan 159.01.001 Verilen Sipariş Avansları Hesabı ile 159.01.002.2017 Verilen Sipariş Avansları Hesaplarında kayıtlı bulunan ve ...
Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti.'ni boçlandıran toplam 16.334.131,789 TL tutarındaki hesap hareketlerinin dayanağını oluşturacak bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, belirtilmiştir.
Mahkememizce ... ticari defterlerinde tespit edilen fazla ödeme kaydına ilişkin alt dayanak ve belgelerin adı geçen vekilinde istendiği, vekilin bu ödemelerin şirket ortak, vekili ve de yetkilileri vasıtasıyla banka havalelerle ödendiği, beyanı üzerine, ismini bildirdiği ortak ve yetkiler adına hangi bankada hesaplar olduğu TC Merkez Bankası ilgili sitesinde yapılan araştırma tespit edilerek, ilgili bankalar gönderilen müzekkerlere verilen cevabi yazılarda.
Bilgi istenilen kişilere ait herhangi bir hesaba rastlanılmadığı veya var olan hesaplarda 17.10.2017 - 14.11.2019 dönemine ilişkin Banka nezdinde araştırma yapıldığı ve yapılan araştırma sonucunda kişinin hesaplarından ... Egitim Hizmetlerı İnsaat Turızm Bılgısayar Gıda Madencılık Tarım Otomotıv Hayvancılık Rehabılıtasyon Merkezı Reklam Hızmetlerı Sanayı Ve Tıcaret Lımıted Sırketı ‘ne yapılan bir transferin bulunmadığı, bildirilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen 17.11.2017 tarihli sözleşme ve ödeme koşullarını revize eden 29.03.2018 tarihli ek sözleşme incelendiğinde; asıl davanın davacısının birinde malik, diğerinde kiracı olduğu iki adet taşınmazda faaliyet gösteren ve davacının işlettiği Okulun marka, logo, isim hakkı, işletme hakkı, MEB ruhsatları, demirbaş, öğrenci sözleşmeleri, tahsil edilecek cari alacaklar ve taşınmaz mülkiyeti ile birlikte devre konu edildiği,
kirada olunan taşınmaz için de davacının malik ile yeni kira sözleşmesi kurdurmayı taahhüt ettiği, bu sözleşmelerden vede yargılamada sunulan dilekçelerdeki taraf beyanlardan ve noter satış vaadi sözleşmesinde kararlaştırılan devir bedelinden anlaşıldığı üzere; tüm bu devirlerin karşılığının KDV hariç 10.282.000,00 TL olduğu, bu tutarın 4.000.000,00 TL'sinin satışı vaadedilen taşınmazın devri gerçekleştiğinde ödenecek bedel olup 6.282.000,00 TL'sinin diğer devredilen hak ve alacakların karşılığı bedel olduğu,
bu bedelin 5.282.000,00 TL'sinin ödenmiş olduğu ve bakiye 1.000.000,00 TL'lik kısmının ise birleşen davada menfi tespit konusu edilen çek olarak düzenlendiği, 03.05.2019 asıl dava tarihi vede birleşen dava tarihi 15.10.2019 tarihi itibariyle, alıcının , satıcıya 5.282.000,00 TL ödeme yaptığı, 1.000.000,00 TL'lik çekin ise ödemediği, yine 4.000.000,00 TL'lik taşınmaz devir bedelini ödemediği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Asıl davda satıcı ... tarafında icra takibine konu ettiği dört adet faturanın tahakkuk eden KDV'sini ve işlemiş faizlerinin talep edildiği, taraflar arasındaki 17.11.2017 tarihli sözleşmenin H/ 8.maddesinde, açıkça sözleşme bedeline KDV'nin dahil olmadığı,
tarafların KDV ödeme yükümlülüğün den muaf olabilmeleri için alıcı tarafından teşvik belgesi çıkartılması gerektiği, 29.03.2018 tarihli ek sözleşmenin 2.a.maddesindeki ödeme listesinde dökümü yapılan tutarların yanında "net" ibaresinin bulunması karşısında sözleşme bedeline KDV'nin dahil olmadığı ve teşvik belgesi de çıkartılamadığı için asıl davanın davalısı alıcının, davacı satıcının kestiği faturalarda yazılı KDV'yi ödemesi gerektiği anlaşılmıştır.
Bu kapsamda, dava konusu ... 28. İcra Md. 2018/ 12397 E. sayılı dosyasından icra takibine konu edilen (27.07.
2018 Tarih-398834 nolu faturanın 66.394,20 TL'lik KDV'si, 20.08.2018 Tarih-398858 nolu faturanın 66.394,26 TL'lik KDV'si, 25.09.2018 Tarih-398886 nolu faturanın 66.394,26 TL'lik KDV'si, 20.10.2018 Tarih-398953 nolu faturanın 66.394,26 TL'lik KDV'si ki) toplam 265.576,98 TL KDV alacağını davacının, davalıdan talep edebileceği, davacı satıcının icra takibinde bu tutarlar için fatura tarihlerinden itibaren faiz talebinin ise; sözleşmede taksit tutarları için ödeme tarihinin düzenlenmiş olduğu, fatura kesim ve KDV ödeme tarihine ilişkin bir tarih kararlaştırılmadığından, faturaların üzerinde de ihtar yerine kaim olacak bir ifadenin yer almadığı,
davacının bu tutarları alacak bakiyesi olarak talep etmeyip KDV olarak talep etmiş olması ve davalıyı KDV alacakları yönünden takipten önce temerrüde düşürmediğinden davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, bu yönden icra takibine yapılan itirazın yerinde olduğu, kabul edilen asıl alacak miktarı likit olduğundan % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerektimiştir.
Birleşen davada. 17/11/2017 tarihli devir sözleşmesi kapsamında (satış vaadi) gabinden ötürü edimlerin geri kalanı yönünden ödemezlik defi gereğince borçlu olunmadığının tespiti isteminin. Gabin (aşırı yararlanma ) bir sözleşmede tarafların edimleri arasında açık nispetsizlik bulunması olarak tarif edilebilir. Bir olayda gabinin varlığından söz edebilmek için objektif ve subjektif unsurların gerçekleşmesi gerekmektedir.
Objektif unsur; edimler arasında açık bir nispetsizlik olarak tarif edilebilir. Subjektif unsur ise, zarar görenin müzayaka halinde olmasından veya işi hafife almasından yahut da tecrübesizliğinden dolayı gabinin gerçekleşmesi ve karşı tarafın bu durumdan bilerek yararlanmış olması olarak açıklanabilir. (Turgut Uyar, Açıklamalı- İçtihatlı Borçlar Kanunu, Sorumluluk ve Tazminat Hukuku, Cilt 1, sayfa 1041 vd. ).
O halde, aşırı yararlanmadan (gabinden ) söz edilebilmesi, objektif unsur olan edimler arasındaki aşırı oransızlık yanında, bir tarafın darda kalma, tecrübesizlik, düşüncesizlik (hafiflik ) hallerinin bulunması, diğer yanın ise yararlanmak, sömürmek kastını taşıması biçiminde iki sübjektif unsurun dahi gerçekleşmesine bağlıdır.
Tacir olan taraflar arasından 17/11/2017 tarihli devir sözleşmesi kapsamında yukarıda belirtilen gabinin subjektif ve objektif unsurların bahsedilmesi mümkün olmadığından bu yönden istemin reddi gerekmiştir. Yine birleşen dosyada gabine bağlı olarak .... .... .... Şubesine ait 15/10/ 2019 vade tarihli, 1529735 seri nolu ve 1.000.000,00 TL bedelli çekten dolayı menfi tespit isteminin de gabin ve aşırı yararlanmanın koşulları oluşmadığından reddi gerekmiştir.
Ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin E/5/c maddesinde, 01.11.2017 tarihinden önceki borçlardan birleşen davalı satıcının sorumlu olduğu ve birleşen davacının ödeme yapması halinde bu ödemeleri devir borcundan mahsup edebileceği düzenlenmiştir.
Birleşen dosyada davacının 3. Kişiler yapıldığı bildirilen ödeme evrakları incelendiğinde, işçi .... ... .... 'ya arabuluculuk aşamasında kıdem ve ihbar tazminatı olarak ödenen toplam 76.410,46 TL'nin 01.11.2017 tarihinden sonra olduğu, bu ödemelerin dayanaklarının bu tarihten önce olması halinde talep edilebileceği, bu ödemelerin dayanağı borca ilişkin belge bulunmadığı için bu işçilere yapılan ödemelerin işçilerin hangi hizmet süresine ait olduğu, hizmetin bir kısmının 01.11.2017 tarihinden sonra da devam etmesi söz konusu olmuş ise ne kadarlık kısmının 01.11.2017'den önce ne kadarlık kısmının 01.11.
2017'den sonra sürdüğü belli olmadığından bu ödemelerin davalıdan tahsilinin mümkün olmadığı, ancak ...'e tüketici hakem heyeti kararı üzerine ...
8. İcra Md. 2018/7042 E. sayılı dosyasına ödenen 7.038,56TL yönünden birleşen davacı alıcı tarafından 29.06.2018 tarihinde haricen 8.293,56 TL ödeme yapıldığı, borcun, okul idaresinin 01.11.2016 tarihinde yapması gereken işlemi 28.09.2016 tarihinde yaparak tüketicinin zararına sebep olmasından dolayı ortaya çıktığı, o tarihte okul işletmesinin birleşen davalı satıcı olduğu ve 01.11.2017 tarihinden önceki döneme ait olduğu görüldüğünden yapılan bu ödemeden davalı satıcının sorumlu olduğu, ...'e ve Veli Furkan Tunç'a ayrı ayrı ödenen 2.140 TL bakımından belge sunulmadığından,
bu ödemenin davalıdan tahsil edilmeyeceği, Asansör kırmızı etiketinin yeşil etikete düzeltilmesi için ödenen 35.400,00TL'ye esas faturanın düzenleme tarihinin 29.08.2018 olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede borçlardan sorumluluk için sınır alınan tarih 01.11.2017 olup bu faturaya konu revizyon ihtiyacının 01.11.2017'den öncesine mi sonrasına mı ait olduğu tek başına faturadan anlaşılamadığından, bu tutarın davalı satıcıdan tahsilinin mümkün olmayacağı görülmüştür.
Birleşen davacının eksik çıkan kasa açığı iddiasına ilişkin olarak bilirkişi marifetiyle dosyada yapılan mali incelemeler sonucunda, bir kasa açığının tespit edilmediği görüldüğünden ve dosyaya kasa açığını tevsik eder bir delil sunulmadığından, bu yöndeki alacak istemininde reddi gerekmiştir.
Son olarak birleşen dosyada davacının maddi ve manevi tazminat talebine dayanak olarak davacı alıcının okul işletmesini devraldıktan sonra, birleşen davalı satıcının kusuru sebebiyle müşteri kaybı ve personel kaybı yaşadığı, davalı satıcının sözleşme hükümlerine uymadığı, velilere olumsuz SMS'ler gönderdiği ve sürekli borç altına sokulması nedeniyle, davacı alıcının finansal krize sokulduğu iddia edilmiş ise de; davacı alıcının finansal krize girdiği, müşteri kaybettiği ve davacı alıcıın ticari itibarının zedelendiğine yönelik yeterli bilgi ve belge sunulmadığından, bu yöndeki maddi ve manevi tazminat talebinin de ispat şartı gerçekleşemediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne ile asıl davada icra takibinde istenen KDV den kaynaklanan alacak kalemi likit olup, haksız takibe itiraz nedeniyle davalı aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/214, K. 2024/825, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama