KÜNYE
T.C. Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2021
- T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2020/35 Esas - 2021/392
- Esas no
- 2020/35
- Karar no
- 2021/392
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1-...
- Vekili
- Av. ...
- Davalılar
- 2- ...
Karar Metni
1.425 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
3-... 4-... 5- ... 6- ... 7-... 8- ... 9-...
DAVA
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/01/2020
KARAR TARİHİ : 01/06/2021
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/06/2021
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı ...Genel Müdürlüğünün 8.6.1984 tarih ve 233 sayılı KHK hükümlerine tabi olarak kurulmuş özel bütçeli, tüzel kişiliğe sahip bir Kamu İktisadi Kuruluşu olduğu, kuruluş tarafından Genel Müdürlük binası ve işletmekte olduğu havalimanlarındaki temizlik hizmetlerinin, hizmet alım ihaleleri ile yüklenici firmalara yaptırıldığı, ...
Havalimanında temizlik işinde muhatap şirketlerin işçisi olarak 01.04.2010-24.04.2019 tarihleri arasında çalışan ... isimli işçinin emeklilik (yaşlılık aylığı) nedeniyle kıdem tazminatını alarak işten ayrılmak için davacı genel müdürlüğe başvurması üzerine işçiye 03.05.2019 tarihinde net 26.616,59-TL ödeme yapıldığı,
aradaki sözleşme ilişkisi nedeniyle muhatap şirketlerin işçisine yapılan bu ödemenin ihale makamı olan davacı kuruluşa iadesi gerektiğinden net 26.616,59-TL kıdem tazminatının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte muhatap şirketlerden tahsili hususunda öncelikle arabuluculuk müracaatı yapıldığı ve anlaşmazlıkla sonuçlandığını belirterek davalılardan tahsilini istemiştir.
CEVAP
Davalı ... Tem. ... Ltd.
Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığı, görevli ve yetkili mahkemenin Erzincan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, dava dışı işçinin davalı şirkette 01.01.2015-30.06.2015 tarihleri arasında çalıştığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde kıdem tazminatından davalı şirketin sorumlu olduğuna ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı, sözleşmenin 22. maddesinde yer alan düzenlemenin kıdem tazminatından sorumluluğu kapsamadığı, Yargıtay ....
Hukuk Dairesinin 08.12.2015 tarih, 2014/28125 Esas ve 2015/35876 Karar sayılı kararı gerekçelerinin de bu yönde olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 'Sözleşme Bedeline Dahil Olan Giderler' başlıklı 7. ve İdari Şartnamenin 'Teklif Fiyata Dahil Olan Giderler' başlıklı 25. maddesinde kıdem tazminatına yer verilmediği, 6552 sayılı Kanun ile 4857 sayılı İş Kanununun 112. maddesine eklenen fıkra hükmü ile kıdem tazminatından kamu kurum ve kuruluşlarının sorumlu olacağı hususunun düzenlendiği,
22.02.2019 tarih ve 30694 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7166 sayılı Kanun ile 4857 sayılı Kanunun 112. maddesine eklenen fıkra hükmüne göre davalının sorumlu tutulmayacağını, davalı şirketin temerrüde düşürülmediği belirtilerek, faizin dava tarihinden itibaren istenebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
HUKUKİNİTELENDİRME - GEREKÇE
Dava, taraflar arasında kurulan hizmet alımlarına ait sözleşmeler uyarınca dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, davacı tarafından işçiye ödenen ödenen tazminattan davalıların sorumlu olup olmadığı, sorumlu iseler her bir davalının ne miktarda sorumlu olduğu noktasındadır.
Davacı ve davalılar tacir niteliğinde olduğundan görevli mahkemenin ticaret Mahkemesi olduğu, sözleşme hükmüne göre Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğu kabul edilerek davalının itirazları reddedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Anayasa Mahkemesi 19/9/2019 tarihli 2019/42Esas ve 2019/73 Karar sayılı kararı ile, 4857 sayılı İş Kanunu’nda (“İş Kanunu”) yer alan, kamu kurumları ile alt işveren arasında akdedilen taşeronluk sözleşmesinde, idare tarafından işçilere ödenen kıdem tazminatlarının alt işverene rücu edileceği yönünde hüküm bulunmaması hâlinde rücu yoluna gidilemeyeceğini belirten 112. maddenin 6. fıkrası ile derdest rücu davalarının düşeceğini belirten geçici 9. maddenin 1. cümlesini, eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmesi sebebiyle iptal ettiğinden davalının savunmasının uygulanma imanı kalmamıştır.
Dava dosyasına taraflar arasında akdedilmiş hizmet sözleşmeleri ve şartnameler ibraz edilmiş, HMK nın 266. Maddesi gereğince bilirkişi raporu alınmıştır.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. " hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda da, davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl (üst) işveren, davalı (alt) işverenlerin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, davalı (alt) işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar.
Sözleşmede rücu ve sorumluluk oranları ile ilgili özel bir hüküm bulunmadığı takdirde işçilik alacak ve tazminatlarının tamamından yükleniciler sorumludur (Yargıtay ....HD 2017/732 E, 2020/2372 K; 2019/952 E, 2020/2536 K; 2019/1417 E, 2020/2515 K; 2019/782 E, 2020/1037 K).
Bilirkişi raporunda kıdem tazminatı hesabına yemek ve yol giderleri dahil edilmeden hesaplama yapıldığından davacının alacağından daha düşük hesaplama yapılmış ise de kıdem tazminatı cetvelindeki ayrılma tarihindeki bürüt aylık olan 2558,40 TL, 234,00 TL yemek yardımı, 208,000 TL yol yardımı dahil ediliğinde toplam 3.000,40 TL olmaktadır. Kıdeme esas 30 günlük ücret olarak 2.959,30 TL alınarak hesaplama yapılmış kıdem tazminatı genel toplamı 26.820,16 TL olarak hesap edilmiş, 203,57 TL damga vergisi düşülerek 26.616,59 TL ödeme yapılmıştır. Davacı kurumun hesaplaması denetlenebilir olduğundan 19.03.2021 tarihli raporda da 26.616,59 TL bakımından alternatifli hesaplama yapılmış olmakla rapordaki hesaplama gibi sorumluluk belirlenerek dava kabul edilmiştir.
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/35, K. 2021/392, 1 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama