KÜNYE
T.C. Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2021
- Esas no
- 2021/32
- Karar no
- 2021/524
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Davalı
- ... - ... - ...
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/01/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 07/07/2021
Karar Metni
977 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
TALEP
Müvekkilinin davalıdan fatura ve cari hesaptan kaynaklanan alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için davalı hakkında Ankara ... Müdürlüğünün 2020/10004 Esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile ilamsız takip yapıldığını, borçlunun haksız olarak takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Kısmi dava açılamayacağını, davanın usulden reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise cari hesap özetinin tebliğ edilmediğini, işlemiş faize ve faiz oranına itiraz ettiklerini, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİNİTELENDİRME - GEREKÇE
Dava , fatura ve cari hesaptan doğan bakiye alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. (İİK Madde 67)
2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince , Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Yasal dayanağını İİK'nın 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
HMK 109. maddesinde ise, birinci fıkrasında; talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmının da dava yoluyla ileri sürülebileceği belirtilmiştir. Kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmi dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu ve istem bölümünde “fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” demesi, kural olarak yeterlidir.
HMK'nun 176 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır.
Ankara ... Müdürlüğünün 2020/10004 Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde: Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinde 10.409,65TL asıl alacak, 631,42TL takibe kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.041,07TL istendiği, davalının 25/11/2020 tarihinde borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, davacının yasal süresi içerisinde 7.000,00 TL dava değeri üzerinden itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Takip talebinde alacağın sebebi; “Cari hesap 10.409,65.-TL Takip tarihine kadar olan faiz 631,42.-TL” olarak açıklanmıştır.
İtirazın iptali davası icra takibinin devamını sağlamak için açılan bir dava olup takip talebindeki asıl alacak bölünebilir olup fazlaya dair haklar saklı tutularak bir kısmının dava konusu edilmesinde hukuka aykırılık görülmediğinden davanın esastan incelenmesine karar verilmiştir.
HMk nın 266 ve 222. Maddeleri uyarınca tarafların ticari defterlerinin bilirkişi tarafından incelenmesine karar verilmiştir.
"6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. Maddesinin 2. fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, aynı kanunun 222. maddesinin 3. fıkrasındaki "diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmüne uygun olmaları aranmaktadır."
Davacı şirketin 2020 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine ve Vergi Usul Kanunu Elektronik Defter Genel Tebliğlerine uygun olarak yasal süreler içinde yapılmış olduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporunda Taraflara ait ticari defter kayıtlarının birbirleri örtüştüğü tespit edilmiş takip tarihi (16.11.2020) itibariyle davacı şirketin, davalı şirketten 7.156,85.-TL bakiye alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporu alındıktan sonrasında talebini 156,85 TL ıslah ederek 7.156,85 TL ye çıkarmıştır. Davalı vekili ıslaha itiraz etmiş davalının davacıya borcu olmadığını, kısmi dava açılamayacağını savunmuştur.
Davalı davacıya borcu olmadığını savunmuş ise de davalının defterlerine göre de davacıya borcunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı defterlerindeki borcu ödediğini iddia ve ispat edemediğinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacının icra inkar talebi bakımından ise, İİK nun 67/2. Maddesi gereğince yapılan değerlendirmede alacak borçlu tarafından belirlenebilir (likit alacak) olduğu kabul edilerek hüküm altına alınan asıl alacak için davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/32, K. 2021/524, 6 Temmuz 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama