KÜNYE
T.C. Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Mart 2022
- Esas no
- 2021/595
- Karar no
- 2022/170
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... -...
- Davalı
- ... - ... -...
- Dava
- İstirdat
- Dava tarihi
- 28/09/2019
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 08/04/2022
Karar Metni
1.231 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili hakkında ... ...Müdürlüğünün 2017/1100 Esas, 2017/4245 Esas, ve ... ...
İcra Müdürlüğü'nün 2017/1047 E. Ve 2017/1049 E. Sayılı dosyaları ile... adresindeki elektrik tüketiminden kaynaklı olarak icra takipleri yapıldığını, müvekkilinin bahsi geçen adreste hatta ... ilinde hiçbir zaman bulunmadığından elektrik tüketiminde de bulunmadığını, müvekkili aleyhine icra takipleri yapıldığını, ödeme emrinin usulsüz olarak "..." adresine tebliğ edildiğini, tebligatlar usulsüz tebliğ edildiğinden ve müvekkilin borcu olmadığından dolayı ...
İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/102 ve 2018/107 E. Sayılı dosyaları ile ihtiyati tedbir talepli dava açıldığı, mahkemenin takipleri geçici olarak durdurulmadığından dolayı icra dosyalarındaki borcun zorunlu olarak ödendiğini, müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 7.791,98 TL’nin, ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte istirdatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiş, davalının zamanaşımı savunması üzerine davanın hukuki nitelendirmesini ıslah ederek sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olarak ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle: Usulsüz tebliğ nedeniyle davacı tarafından açılan ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/102 ve 2018/107 esas sayılı dosyaları kapsamında davacının söz konusu icra takipleri bağlamında 09.04.2018 tarihinde ödeme yaptığı ve dosyaların infaz edildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını savunmuş, ıslah dilekçesi sonrasında da zamanaşımı savunmasında bulunarak davanın reddini istemiştir.
HUKUKİNİTELENDİRME - GEREKÇE
Dava, icra takibine konu borcun icra tehdidi altında ödendiğini, davacının davalıya borcu olmadığını belirterek ödenen bedelin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
... ...Müd'nün 2017/1100 Esas, 2017/4245 E. ve ... ... İcra Müd'nün 2017/1047 E. Ve 2017/1049 E. Sayılı dosyalarının tetkikinde ,davacının 09.04.2018 tarihinde ... ...İcra Müdürlüğünün 2017/ 1100 Esas sayılı dosyasına 1.963,53 TL , 2017/ 4245 Esas sayılı dosyasına 1.182,43 TL, ... ...İcra Müdürlüğünün 2017/ 1047 Esas sayılı dosyasına 2.318,50 TL, 2017/ 1049 Esas sayılı dosyasına 2.327,52 TL ödeme yaptığı davanın 28/09/2019 tarihinde açıldığı görülmüştür.
Kural olarak olayları izah taraflara, uyuşmazlığa uygulanacak hukuki kuralları belirlemek ve hukuki nitelemede bulunmak Hakim'e ait bir görevdir (HMK md. 33)
Davacının davalı aleyhine kaçak elektrik kullanımından dolayı ilamsız icra takibi yaptığı takibin kesinleştiği davacının icra dosyalarına ödeme yaptığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233). İstirdat davasının, borç olmayan paranın tamamen ödendiği tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekir (İİK m.72/VII)
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise, hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6).
İİK. mad. 72/VII‟de düzenlenmiş bulunan bu davanın hukukî niteliği bir «sebepsiz zenginleşme» (TBK. mad. 77 vd.) davasıdır .İİK’nun 72/7 maddesinde belirtilen sürenin geçirilmiş olması halinde artık başka hiç bir sebeple bu bağlamda sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre de tahsil edilen paranın talebi mümkün değildir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin : 2018/290 Esas ve 2019/5220 Karar )
Delil olarak sunulan 2016-2017 yıllarına ait Kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağında davalının imzası yer almamaktadır. Tutanakta sözleşmesiz elektrik kullanıldığı belirtilerek sayaç mühürlenmiştir. Bir başka tutanakta da mühür bozularak elektrik kullanıldığı tespit edilmiştir. Davacı belirtilen adreste ticari faaliyetinin bulunmadığını beyan etmiştir. Ticaret Sicil Kayıtları davacının bu iddiasını doğrulmaktadır.
Davacı ... İcra Hukuk Mahkemesinde açtığı davalarda ödeme emirlerindeki "..." adresinin şirket adresleri olmadığını, şirket güncel adresinin "..." adresi olduğunu, ödeme emri tebligatların usulsüzlüğü nedeniyle ödeme emirleri tebliğ tarihinin 14.03.2018 olarak düzeltilmesine karar verilmesi istenmiş, mahkeme ''İcra dosyalarının incelenmesinde; dosya borçlarının ayrı ayrı 09.04.2018 tarihinde tahsil edilmesi üzerine icra dosyalarının infaz edildiği, bu suretle şikayetin konusuz kaldığı anlaşılmakla konusuz kalan şikayet hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Ancak Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısında davacı/borçlu şirketin adresinin "..." olduğu ve şirketin şubesinin bulunmadığının bildirildiği, buna mukabil ödeme emrinin her iki icra dosyasında da "..." adresinde mahalle muhtarı Seyfettin Türkyılmaz imzasına tebliğ edildiği, tebligatların bu haliyle usulsüz olduğu anlaşılmakla davacının dava açmakta haklı ve hukuki yararı bulunduğu kanaatine varılarak yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine ve davacı yararına vekalet ücreti takdirine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. '' şeklinde karar vermiştir.
Davacı İcra Mahkemesinde verilen karar sonrasında arabuluculuğa başvurmuş, arabuluculuktan sonuç alamayınca iş bu davayı açmıştır. Kanunda (TBK 154) süreleri kesen sebepler sayılmış olup bunlardan birisi de dava açılmasıdır. İcra Mahkemesinde açılan dava nedeniyle süreler kesilmiştir. İcra Mahkemesinde açılan davaların dava tarihi 19/03/2018, karar tarihi 19.04.2019 tarihidir. Kararlar kesin olarak verilmiştir. Hükümden sonra yeniden başlayan sürede zorunlu arabuluculuk nedeniyle davacı arabuculuğa başvurmuş, arabuluculuk dönemi olan 31.07.2019- 08.08.2019 döneminde de süreler işlemeyeceğinden 28.09.2019 tarihinde açılan dava İİK nun 72. Maddesindeki 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı kabul edilerek dava esastan incelenmiştir.
Enerjisa'dan gelen yazı cevabında Yenişehir Mahallesi 294/1 A 202 Yahşihan ... adresinde 14.06.2019 tarihinde Kamber Meydan adına abonelik başlatıldığı bildirilmiştir.
Davalı vekiline delil listesindeki tanık delili bakımından tanıkların isim ve adreslerini bildirmesi için süre verilmiş, tanık bildirme taleplerinden feragat ettiğini dilekçe ile bildirmiştir.
Netice olarak davalının tek taraflı olarak düzenlediği kaçak elektrik kullanım tutanaklarında belirtilen adreste davacının ticari faaliyetinin bulunduğu davalı tarafından ispat edilemediğinden davanın kabulüne, davacının icra dosyalarına ödediği miktarların ödeme tarihlerinden itibaren davalıdan istirdadına karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/595, K. 2022/170, 15 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama