KÜNYE
T.C. ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C.
- Mercii
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/712
- Karar No
- 2022/1051
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2022
Karar Metni
1.592 kelime·8 dk okuma·15 bölüm
... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2021/712 Esas
KARAR NO : 2022/1051
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI
... - .....
DAVALI
... - .....
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/01/2017
KARAR TARİHİ : 27/12/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/12/2022
Mahkememizden verilen 06/09/2018 tarih ve 2017/50 Esas 2018/442 sayılı kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi' nin 2019/206 Esas, 2021/1708 Karar sayılı ilamıyla KALDIRILMAKLA, yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalının müvekkili firmadan hırdavat malzemesi satın aldığını, malların gönderilmesine rağmen 60.852,37 TL tutarındaki fatura bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için davalı hakkında ... 7.İcra Müdürlüğünün 2016/ 22107 esas sayılı dosyası ile 60.852,37 TL asıl alacak ve 509,99 TL işlemiş faizin tahsili için ilamsız takip yapıldığını borçlunun haksız olarak takibe itiraz ettiğini belirterek 60.852,37 TL asıl alacak bakımından itirazın iptali, takibin devamı ile borçlunun %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın takibe konu alacaklarının bir kısmının vadesi gelmediğini, sipariş formlarında mal tesliminden sonra fatura düzenleneceği ve fatura tarihinden 60 gün sonra ödemenin yapılacağının yer aldığını, ödeme günü gelmeden icra takibi yapıldığından alacağın muaccel olmadığını davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİNİTELENDİRME - GEREKÇE
Dava, fatura alacağının tahsili için yapılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
... 7. İcra Müdürlüğünün 16.11.2016 tarihli 2016/ 22107 Esas sayılı dosyasının tetkikinde davacı tarafından davalı aleyhine asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 270.860,06 TL alacağın tahsili için genel haciz yolu ile takip yapıldığı ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 22.11.2016 tarihinde kısmi itiraz ile 60.852,37 TL asıl alacak ile 509,99 TL işleyen faize itiraz ettiği, takibin durduğu alacaklının kanunda belirtilen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasını açtığı görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında SMMM bilirkişiden alınan raporlar ve faturalara göre açılan davanın kabulüne karar verilmiş karar davalı tarafından istinaf edilmiş Bölge Adliye Mahkemesi '' Her ne kadar davalı cevap dilekçesini süreden sonra sunmuşsa da davalı icra takibine itirazında borcun olmadığını değil, vadesinin gelmediğini ileri sürdüğünden bu savunmanın araştırılması gereklidir.
Öyle ise mahkemece davalıdan sipariş formlarının aslını sunması istenerek, gerekirse davacı taraf bu belgeler için isticvap edilip bu formlarla, faturaların hangileri muaccel belirlenerek, buna göre takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak olup olmadığı belirlenmelidir.
Dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına'' karar vermiştir.
Kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılama sırasında davalıdan sipariş formlarının aslını sunması istenmiş ise de davalı siparişlerin elektronik ortamda verildiğini bu formların asıllarının kendilerinde olmadığını davacıda olduğunu beyan etmiş sipariş formları asılları temin edilememiştir.
Bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş ek rapora it,raz eden davalı yeni deliller sunmuştur.
''12672 nolu 11.10.2016 teslim tarihli sipariş formunda "ödeme koşulları" kısmında "45 gün vadeli" denilmiş, 12580 nolu, 21.10.2016 teslim tarihli sipariş formunda "ödeme koşulları" kısmında "30 gün vadeli" denilmiştir. (Bu sipariş formları dosyada zaten mevcuttur.)
Davalı DİA tarafından davacıya gönderilen 21.10.2016 tarihli e-posta : ''Sedat Bey günaydın, Ekli sipariş formumuzun imzalı kaşeli halini mail ortamında iletmenizi ve siparişimizin teslimini rica ediyoruz. Depo girişinde sorun yaşanmaması için, irsaliyenin ve faturanın onaylayacağınız sipariş formumuza uygun olarak düzenlenmesini ve sipariş numarasını faturada not olarak belirtmenizi rica ederiz."..
Davacı RENSA da 21.10.2016 tarihinde 09:48 de "ektedir. İyi çalışmalar" demiş ve e-posta ekinde 12580 nolu 11.10.2016 teslim tarihli sipariş formunu imzalı ve kaşeli şekilde davalıya iletilmiş olup, sipariş formunda "30 gün vadeli" denilmiştir.
Davalı DİA tarafından davacıya gönderilen 25.10.2016 tarihli e-posta : ''Sedat bey;
Ekte teklifinize istinaden hazırlanmış onay formunu bulabilirsiniz. İlgili formun sağ alt köşesini imzalayıp kaşeleyerek bu mailin TÜM ALICILARINA göndermenizi ve sevkiyatın yapılmasını rica ederim. " E-posta ekinde 12672 nolu 11.10.2016 teslim tarihli sipariş formu davacıya iletilmiştir.
Bilirkişi 2. Ek raporu: Tarafların karşılıklı ticari defter kayıtları ile ödeme kayıtlarına bakıldığında sipariş formlarında belirtilmiş olan ödeme vadelerine fiiliyatta uyulmadığı görüldüğünden Bilirkişi alternatifli olarak hesaplama yapmıştır.
1)Sipariş formlarında belirtilen ödeme vadelerine göre hesap edilmesi gerekecekse ; Davacının takip tarihi itibariyle bakiye alacağı 263.801,97 TL olarak hesap edilmiştir. :
-30.05.2016 tarihli 17.086,40 TL tutarlı ilk faturadan bakiye alacak..... 12.566,29 TL
-Takip ve dava konusu edilen diğer 52 fatura toplamı................. 251.235,68 TL
-Ödeme vadesi takip tarihi sonrasına denk gelen 15 fatura toplamı...... 49.049,30 TL
-Ödeme............................................................. 0,00 TL
Bakiye alacak: 214.752,67 TL
Toplam 53 faturadan kaynaklı takip tarihi itibariyle asıl alacağı 214.752,67 TL olarak hesap edilmiştir.
2) Davacı alacağının hesabında sipariş formlarında belirtilen ödeme vadelerinin gözönüne alınmaması gerekecekse; Davacının takip tarihi itibariyle bakiye alacağı 263.801,97 TL olarak hesap edilmiştir. :
-30.05.2016 tarihli 17.086,40 TL tutarlı ilk faturadan bakiye alacak... 12.566,29 TL
-Takip ve dava konusu edilen diğer 52 fatura toplamı................. 251.235,68 TL
-Ödeme............................................................. 0,00 TL
Bakiye alacak 263.801,97 TL Olarak hesap edilmiştir.
Bilirkişi 3. Ek raporu:
Sipariş formlarında birden fazla vade tarihi bulunmaktadır. Bilirkişi ek raporundaki tespitlere göre; Takipte itiraza uğrayan ve kdv dahil toplamı 60.897,37 TL olan 19 faturadan ;
Sipariş Formlarının GENEL ŞARTLAR/ÖDEME KOŞULLARI kısmında belirtilen vadeler esas alındığında;
-Kdv dahil toplamı 11.848,07 TL olan ilk 4 faturanın ödeme vadesinin 16.11.2016 takip tarihi öncesine denk geldiği,
-Kdv dahil toplamı 49.049,30 TL olan sonraki 15 faturanın ödeme vadelerinin ise takip tarihi sonrasına denk geldiği,
Sipariş Formlarının NOTLAR/EKLER kısmında belirtilen vadeler esas alındığında;
-Kdv dahil toplamı 9.421,40 TL olan ilk faturanın ödeme vadesinin takip tarihi öncesine denk geldiği,
-Kdv dahil toplamı 51.475,97 TL olan sonraki 18 faturanın ödeme vadelerinin ise takip tarihi sonrasına denk geldiği, hesap edilmiştir.
Buna göre ; Davacı, itiraz edilen 19 fatura nedeniyle takip tarihi itibariyle ;
a-Fatura tarihleri esas alındığında 60.897,37 TL alacaklıdır.
b-Sipariş formlarındaki "GENEL ŞARTLAR / ÖDEME KOŞULLARI" kısmında belirtilen ödeme vadeleri fatura tarihlerine ilave edildiğinde 11.848,07 TL alacaklıdır.
c-Sipariş formlarındaki "NOTLAR / EKLER" kısmında belirtilen ödeme vadeleri fatura tarihlerine ilave edildiğinde davacı 9.421,40 TL alacaklıdır. '' şeklinde alternatifli rapor düzenlenmiştir.
Sipariş fişlerinin biri alt sağ köşede diğeri üstte sol köşede notlar olarak yer alan iki ayrı vade mevcuttur. Aynı sipariş fişinin üzerinde biri 45 gün diğeri fatura +60 gün yazan iki ayrı vade bulunmaktadır. Davalı vekili sol üst köşedeki notlar ve ekler başlıklı kısma itibar edilmesini istemiştir.
Davacı vekili davalının sipariş fişlerinin asıllarının sunulmadığını, fotokopi belge üzerinde inceleme yapılmasının doğru olmadığını, belge aslı sunulmadan yapılan hesaplamaların yanlış olacağını bilirkişi raporuna itibar edilemeyeceğini savunmuş ise de, taraflar arasında e- posta yazışmalarına göre sipariş formlarının bir kısmının davalı tarafından hazırlanarak elektronik yolla davacıya gönderildiği davacıdan kaşe ve imzalanarak yine elektronik ortamda geri gönderilmesinin istendiği '' e postada -ekli sipariş formumuzun imzalı kaşeli halini mail ortamında iletmenizi '' yazdığı,
davacının bu formları kaşeleyip davalıya elektronik ortamda iade ettiği, davacı fiziki olarak davalıya gönderdiğini iddia ediyorsa bunu davacı yanın ispat etmesi gerektiği, davacı tarafından bu konuda bir delil sunulmadığına göre, ıslak imzalı belge aslının davalıda olmadığı kabul edilmiştir.
Faturaların sipariş formalarına uygun düzenlendiği, sahtelik iddiası da olmadığından bu konudaki davacı itirazına itibar edilmeyerek, fatura tarihlerine göre alacak belirlemenin doğru olmayacağı, aynı sipariş formu üzerinde iki ayrı vade yer aldığından bu vadelerden birine itibar edilmesi gerektiği, bu vadelerden birinin sağ alt köşede diğerinin ise sol üst köşede Not açıklaması ile yer aldığı not başlığı kullanılmasının diğer göre aayırt edici olduğu, özel durum arz ettiği, diğerinin önüne geçtiği gerekçesi ile sol üst köşedeeki vade mahkememizce kabul edilmiştir.
Islak imzalı olmayan suret sipariş formları üzerinden yapılan incelemeye dayalı bilirkişinin son rapordaki alternatifli hesaplamalardan 2.c) maddesindeki sipariş formlarındaki Notlar Ekler kısmında belirtilen ödeme vadeleri fatura tarihlerine eklendiğinde davacının 9.421,40 TL alacaklı olduğu kabul edilerek davanın bu miktar üzerinden kabulüne, itirazın kısmen iptaline, fazlası için takip tarihi itibariyle alacak muaccel olmadığından talebin reddine, fatura alacağı likit olduğundan kabul edilen miktar üzerinden 2004 sayılı İİK nun 67/2. Maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmiş, reddedilen kısım için ise davacının kötüniyeti ispat edilmediğininden kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/712, K. 2022/1051, 27 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama