KÜNYE
- Mercii
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/352
- Karar No
- 2023/507
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2023
Karar Metni
843 kelime·4 dk okuma·13 bölüm
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2023/352 Esas - 2023/507 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/352 Esas
KARAR NO : 2023/507
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... ... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : ... ...
VEKİLİ
Av. ... ...
DAVA
Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/05/2023
KARAR TARİHİ : 22/09/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/10/2023
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında ... ili ... adet çelik yapı (prefabrik ev) yapımına ilişkin işçilik ve montaj ücreti düşülerek sadece yapının tamamlanması için inşaat ve sarf malzemesinin bedeli üzerinden 560.000,00 TL'lik sözleşme imzalandığını, ancak sözleşmenin 5. maddesi gereğince alınması gereken izin ve ruhsatlar ile özellikle alt yapıdan kaynaklı izinler davalı tarafından sağlanamadığından prefabrik yapım işine devam edilemediğini, davalının izinleri kendisinin bir şekilde halledeceğini bu süre zarfında çelik prefabriğin montajına başlanması için ısrar ettiğini,
ısrar ve güven üzerine inşaat sahasına gidildiğini ancak bu sefer de elektrik ve su kaynaklarının bulunmaması nedeniyle işe başlanılamadığını, davalının şikayetvar.com sitesi üzerinden birçok hesap açarak şikayette bulunacağını, davacının ticari hayatını hedef alan asılsız iftiralarda bulunduğunu, sadece şikayetvar.com değil www.emsaprefakrikkim.com isimli bir site kurarak buradan da iftiralara devam ettiğini,
davalının bu hareketlerinin TTK'nun 55. maddesi gereğine haksız rekabet suçu oluşturduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 400.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava açılmadan önce dava şartı olan arabulucuya başvuruda bulunulmadığını, davalının toplam 470.000,00 TL ödeme yaptığını, davacının tam olarak inşaata başlamadığını, prefabrik ev imalatı ve montajının en fazla iki ay süreceğini, hizmet alınmadığı için davacıya ödenen bedelin tazmini için noterlikten ihtar gönderildiği, herhangi bir cevap verilmediğini belirterek öncelikle davanın dava şartı yokluğundan davanın reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
Eser sözleşmesi, dava dilekçesi ekinde ve dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, sözleşmeye aykırılık ve haksız rekabet nedeni ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
7155 sayılı Kanunun 20. maddesi ile eklenen TTK.nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesinin 1. fıkrasında "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A maddesinin 2. fıkrasında "Davacı,
arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir.
İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinde davacının işletme esasına göre defter tuttuğu ancak yıllık geliri itibarı ile tacir olduğu, davalının bilanço esasına göre defter tutması nedeniyle tacir sayılacağı, bu nedenle davanın ticari mahiyette olduğu, konusunun maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin bulunduğu, dava dilekçesine arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın eklenmediği görülmüştür.
HMK'nun 115. maddesinin 2. fıkrasında "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir.
Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.", 3. fıkrasında "Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." düzenlemeleri yer almakta ise de, arabuluculuk konusunda özel düzenleme içeren 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinin davada öncelikle uygulanması gerektiği,
eldeki ticari davada ise arabuluculuk önşartının yerine getirilmediği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ... Hakim ... ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/352, K. 2023/507, 22 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama