KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2023
- T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/471 Esas - 2023/437
- Esas no
- 2022/471 Esas
- Karar no
- 2023/437
- Hakim
- ....
- Katip
- ....
- Davacı
- ....
- Vekilleri
- Av. ....
Karar Metni
1.645 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
Av. .... DAVALI : 1- .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 2- .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 3- ....
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 01/07/2022
KARAR TARİHİ : 13/06/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/06/2019 tarihinde ... sevk ve idaresindeki, davalı ...'in maliki olduğu ... plakalı aracın yaya olan davacı ...'ye çarpması sonucunda oluşan trafik kazasında davacının ağır yaralandığını ve sakat kaldığını, ilgili aracın ZMMS sigortacısı olan davalı sigorta şirketine başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek, şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL bakıcı gideri maddi tazminatın tüm davalılardan, 100.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının dava ehliyetinin bulunmadığını, müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının maluliyetinin tespiti için ilgili yönetmelik kapsamında ...'dan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun ancak sigortalı araç sürücüsünün sorumluluğu ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderinin poliçe kapsamında olmadığını, rapor bedelinin karşılanması talebinin reddi gerektiğini, ticari faiz talebinin haklı olmadığını, yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkili yönünden ticari dava olmadığını, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği, kazanın diğer davalı sürücü ... tarafından gerçekleştiğini, araç maliki olan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili bakımından arabuluculuk şartının da yerine getirilmediğini, müvekkilinin iyi niyetli olup aracı ödünç olarak diğer davalıya verdiğini, kaza tespit ve ifade tutanaklarına göre kazanın öngörülebilir olmadığını, davacının aniden yola fırladığını, asli kusurlu olduğunu, ticari temerrüt faizinin kabul edilebilir yanının olmadığını,
davacının küçük olup geçici iş göremezlik talebinin yerinde olmadığını, eldeki davada yeniden rapor alınması gerektiğini, manevi tazminat talebinin de yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Deliller toplanmış, tarafların sosyal ekonomik durumuna ilişkin araştırma yaptırılmış, poliçe ve hasar dosyası, ... kayıtları, trafik kazası tespit tutanakları, ilgili hastanelerden celbedilmiş tedavi evrakları dosya kapsamına alınmış,.... sayılı soruşturma dosyası sureti getirtilmiş, davacının maluliyet durumuna yönelik olarak .....'dan rapor alınmış, adli trafik uzmanı bilirkişiler eliyle kusur durumuna, aktüer hesap uzmanı bilirkişi eliyle de tazminatın hesaplanmasına yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığı ve var ise geçici ve daimi iş göremez kalınan sürenin ve bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığının tespitine dair ....'nın 10/01/2023 tarihli raporunda özetle; "...sürekli özür oranının %3 (üç) olduğu, 6 (altı) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 1 (bir) ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu" yönünde kanaat belirtilmiştir. Mezkur maluliyet raporunda kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri esas alınarak davacının maluliyet durumunun belirlendiği, rapordaki tespitlere göre kaza ile maluliyet durumu arasında illiyet bağının kurulabildiği ve raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla alınan maluliyet raporunun hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Trafik kazası nedeniyle tarafların kusurlarının varlığı ile oranı bakımından adli trafik uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 13/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davacı yaya ...'nin geçiş yaptığı bölünmüş taşıt yolunda yayaların geçişlerine ayrılmış, alt, üst, kontrollü ve kontrolsüz yaya geçidi ile ışıklı kavşağın olmadığı kontrolsüz dört yönlü kavşak olan yolda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 68/1-b ve Yönetmeliğin 138/1-b maddelerinde yayaların geçişleri sırasında ilk geçiş hakkına sahip oldukları ...
Sokak ile ... sokağın kesiştiği kontrolsüz dört yönlü kavşakta kurallara uygun olarak ...
Sokak kavşak başını kullanarak her ne kadar kavşaktan ilk geçiş hakkına sahip olmuş olmasına rağmen, kendi can güvenliği açısından aynı kanunun 68/1-b-3 ve yönetmeliğin 138/1-b-3 maddelerine riayetle geçişine başlamadan önce geçiş yapacağı taşıt yolunu daha dikkatli ve tedbirli olarak kontrol etmeden geçişine bağlı kavşağa hız kesmeden ve kendisine ilk geçiş hakkını tanımadan seyrini sürdüren davalı sürücünün yönetimindeki araçla çarpışmalarına bağlı dava konusu yaralandığı trafik kazasının oluşumunda tali kusurlu olup,
kavşak başını değerlendirmeden hadisenin seyrine uygun düşmeyen ve kendisinin asli kusurlu olduğuna ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağına iştirak edilemediği, davalı sürücü ...'un, sevk ve idaresindeki ... plakalı ... marka ticari aracıyla seyri sırasında seyrine açık olan taşıt yolunun azami 50 km ile sınırlandırılmış düz ve eğimsiz zemin yüzeyinin kuru olması yanında yine seyir yönünde dört yönlü kavşağın da olmasına bağlı önündeki seyir alanını daha dikkatli ve tedbirlice kontrol ederek ve mevcut seyir hızını 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a-b Yönetmeliğin 100,
101/a-b maddelerine göre azaltarak kavşak başına yaklaşması ve kavşak başından aynı kanunun 68/1-b ve yönetmeliğin 138/1-b maddelerine göre yayaların ilk geçiş yerlerinden olan .... sokak kavşak başını kullanarak kurallara uygun geçiş yapan davacı yayayı gördüğünde aracını durdurarak aynı yönetmeliğin 109/d (kavşağa gelen sürücüler;
kavşak giriş ve çıkışlarından kurallara uygun olarak geçiş yapmakta olan ve geçmek üzere olan yayalara ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar) yönetmelik maddesine riayetsizliği nedeniyle asli kusurlu olup, kaza tespit tutanağında belirtildiği gibi tali kusurlu olmasının bu kroki ve yayanın geçiş ve çarpılma noktasına göre söz konusu olamayacağı ... davacı yaya ...'nin dava konusu trafik kazasının oluşumunda %25 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'un dava konusu trafik kazasında %75 oranında kusurlu olduğu..." yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür.
6098 sayılı TBK'nın 74. maddesinde haksız eylemin “kusur” öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölüm olup, birincisi “kusur bulunup bulunmadığına”, öteki “kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye” ilişkindir. Maddenin ilk cümlesine göre “kusurun varlığını” araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre “kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede” tam bağımsız kılınmıştır.
6100 sayılı HMK 266 madde hükmüne göre kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Eldeki teknik bulgulara göre hakim, kusur oranını kendisi belirleyebilir (Emsal: .....'nin 15/02/2021 tarih ve ....sayılı ilamı).
Bu açıklamalar ışığında; tüm dosya kapsamı, soruşturma dosyası, kaza tespit tutanağında yer alan tespitler ile mahkememizce alınan 13/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda yapılan tespitler kapsamında dosyaya mübrez teknik bulgular, olayın örgüsü ile birlikte bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75, davacının %25 kusurlu olduğuna yönelik tespitin mahkememizce de benimsenmesine karar verilmiş, tarafların kusur durumlarının, davaya konu trafik kazasının oluşuna ve hakkaniyete uygun olduğu kabul edilen bu oran nazara alınarak hükme esas alınması uygun bulunmuştur.
Tazminat hesabı yönünden 04/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
"2022 yılı güncel asgari ücret verileri ve TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant (%10 artırım %10 eksiltim) kullanılarak yapılan hesaplama sonucunda küçük ...'nin; geçici iş göremezlikten kaynaklanan tazminat alacağının bulunmadığı, sürekli işgücü kaybından kaynaklanan tazminat tutarının 159.720,16 TL olduğu, geçici bakıcı giderinden kaynaklanan tazminat tutarının ise 1.918,80 TL olduğu, sigorta şirketine başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası (başvuru/ihbar tebliğ tarihi dosyada mevcut olmadığından) temerrüde düşme tarihinden itibaren avans faizi yürütülerek,
diğer davalılardan olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek tazminat talebinde bulunabileceği, kaza tarihinde (29/06/2019) ZMSS poliçesi ölüm ve sakatlanma teminat limit tutarının 390.000,00 TL olduğu, hesaplanan tazminat tutarının poliçe teminat limit dahilinde kaldığı" yönünde kanaat bildirilmiştir.
Davacının maddi tazminat istemleri yönünden; davacı vekili tarafından sunulan 04/05/2023 tarihli dilekçe ve 13/06/2023 tarihli duruşmadaki sözlü beyanları ile, davacının maddi tazminat zararının davalı sigorta şirketi tarafından karşılandığından maddi tazminat istemi yönünden davadan feragat ettikleri bildirilmiş olup davacı vekilinin vekaletnamesinin tetkikinden davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla HMK'nın 307 vd. maddeleri uyarınca feragat davaya son veren taraf işlemi olduğundan davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının manevi tazminat istemine gelince.
6098 TBK'nun 56/1. maddesi hükmüne göre “Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir” hükmü ile aynı Kanun'un 51. maddesindeki “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre, somut olayda kaza tarihi, kazanın oluş şekli,
kaza neticesinde davacının 6 aylık tedavi süresine ve %3 daimi maluliyete neden olacak şekilde yaralanması ile oluşan cismani zararının davacının kaza tarihinde küçük de olması nazara alınarak ağırlığı ile bu zarara neden olan trafik kazasında gerekli dikkat ve özeni göstermeyen davalı ...'in maliki olduğu ... plakalı araç sürücüsü ...'un zararın meydana gelmesinde asli, %75 kusurlu olarak katkısının bulunmuş olması ile tarafların sosyal ve ekonomik durumu da göz önüne alınarak,
davacının trafik kazası nedeniyle duyduğu acı ve ızdırabın niteliği ve derinliğini hafifletebilmek amacıyla davacıyı da zenginleştirmeyecek şekilde mahkememizce takdir olunan 60.000,00 TL manevi tazminatın, 29/06/2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı araç sürücüsü ... ile araç maliki ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Katip .... · ¸ Hakim .... · ¸
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/471, K. 2023/437, 13 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama