KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2023
- T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/481 Esas - 2023/837
- Esas no
- 2023/481 Esas
- Karar no
- 2023/837
- Hakim
- ....
- Katip
- ....
- Davacı
- ....
- Vekili
- Av. ....
- Davalılar
- 1- ....
Karar Metni
729 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
2- .... VEKİLİ : Av. ....
DAVA
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/07/2023
KARAR TARİHİ : 12/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ... arasında sözleşme imzalandığını, diğer davalı ...'ın ise sözleşmenin 29. maddesinde düzenlendiği üzere sözleşmenin garantörü olduğunu, davalı tarafın sözleşme gereği edimlerini yerine getirmediğini, işi 16/04/2023 günü bıraktığını, davalı ...'a gönderdikleri ihtarname ile sözleşmenin 8. Maddesi gereğince 2 gün içerisinde yükümlülüklerini yerine getirmeye başlamasını istediğini, aksi takdirde sözleşmenin fesh edileceğinin bildirildiğini, davalının ise maliyetlerin karşılanamadığından uyarlama talep ettiğini, davalı tarafın böylece işi bıraktığını kabul ettiğini,
taraflar arasında KDV hariç 886.945,60 TL bedelle anlaşıldığını, takip tarihi itibariyle müvekkili şirketin davalılardan alacaklı olduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı şirket arasında .... Alt yapı Tesisi ve Montaj işlerini yapmak üzere sözleşme imzalandığını, müvekkilinin işlere hemen başladığını ancak gelişen ekonomik koşullar nedeniyle işi devam ettirmenin mümkün olmaması sebebiyle durumun hemen davacıya iletildiğini, buna rağmen davacının uyarlama talebini kabul etmediğini, müvekkilinin talebi doğrultusunda uyarlama yapıldığında hakedişinin daha fazla olacağının görüleceğini, davacı tarafından ücretin tamamının ödenmesinin de söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1.maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1.maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.
Somut olayda; davacı vekili, davacının iş sahibi, davalı ...'ın yüklenici, diğer davalının garantör sıfatını haiz olduğu taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında ödenen iş bedelinin iadesi amacıyla davalılar hakkında icra takibi başlattıklarını, davalıların haksız itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu belirtip, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalılardan alınmasına karar verilmesini istemiş olup iddia ve savunmanın ileri sürülüş şekli itibariyle uyuşmazlığın, eser sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmış olup bu nitelikteki davalar, mutlak ticari davalar arasında sayılmamıştır.
O halde, somut olayda nispi ticari davanın varlığının bulunup bulunmadığının tetkik edilmesi gerekmektedir.
Dosya kapsamından, davacının tacir niteliğini haiz olduğu sabit ise de davalı gerçek kişilerin tacir niteliğini haiz olup olmadığının tespiti bakımından ...'ya yazılan müzekkereye istinaden gönderilen 01/08/2023 tarihli yazıda, davalıların tacir kaydının bulunmadığı bildirilmiş, ..... 'nün 14/08/2023 tarihli yazısında ise, davalı ...'ın 02/10/2009 tarihinde ticareti terk ettiği, ...'ın ise işletme esasına göre defter tutmakla yükümlü olduğunun bildirilmiş olup .... davalı ...'ın gerçek usulde vergilendirilmiş, faal olduğu dönemde işletme hesabına göre defter tutuğu bildirildiğinden,
bilanço esasına göre defter tutmadığı için kendisini doğrudan tacir kabul etmenin mümkün olmadığı, ayrıca aynı davalı yönünden dosyaya getirtilen gelir vergisi beyannameleri incelendiğinde, davacının alış satış miktarının tacir sayılmasını gerektiren miktarı aşmaması nedeni ile de tacir sayılmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
Sonuç olarak; davacı şirketin tacir olduğu, ticari ilişkinin karşı tarafı olan gerçek kişi davalıların tacir sayılmasının mümkün olmadığı, uyuşmazlığın TTK da düzenlenen bir konudan kaynaklanmadığı gibi özel bir düzenleme ile uyuşmazlığın ticaret mahkemelerinin görev alanında bulunduğu belirtilmediği için davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının gerektiği anlaşılmış olup açıklanan nedenlerle mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin HMK 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. (Benzer şekilde: .... .'nin 20/02/2020 tarih ve ... sayılı, ..... ., 04/11/2021 tarih ve ..... sayılı ilamları).
Katip .... · ¸ Hakim .... · ¸
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/481, K. 2023/837, 12 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama