KÜNYE
- Mercii
- Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/252
- Karar No
- 2023/803
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2023
Karar Metni
1.120 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/252 Esas - 2023/803 T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET
MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
KARAR
ESAS NO
2021/252 Esas
KARAR NO : 2023/803
DAVA
Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 27/04/2021
KARAR TARİHİ : 21/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 22/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile dava dışı ...'ın davalı şirkette % 50'şer oranında pay sahibi olduğunu, davalı şirketin 2015-2016 yıllarına ilişkin 30/03/2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında ...'ın 3 yıl süre ile tek kişi olarak yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, bunu takiben 03/04/2017 tarih ve 2017/2 numaralı yönetim kurulu kararı ile hem yönetim kurulu başkanı seçildiğini, hem de davalı şirketi münferit imza ile temsile yetkili kılındığını, davalı şirketin 2017-2018-2019 yıllarına ilişkin olarak 30/03/2020 tarihinde olağan genel kurul toplantısı yaptığını,
bu toplantıda ...'ın 30/03/2023 tarihine kadar tek kişi olarak yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, 30/03/2020 tarihinde alınan kararların yok hükmünde olduğunu, müvekkilinin toplantıya çağrılmadığını, müvekkili adına ...'a .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yapılan usulsüz işlemlere son verilmesinin ihtar edildiğini, ancak ...'ın tarafından ... yevmiye numaralı cevabi ihtarname gönderildiğini, genel kurulda müvekkilinin imzasının taklit edildiğini,
...'ın hesap vermeme yönündeki iradesi yanında müvekkili tarafından yapılan araştırmada tespit edilen usulsüzlükler ve şirketi zarara sokan somut eylemlerin tespit edildiğini belirterek davalı şirketin yönetim kurulu üyesi ve davalıya münferiden temsile yetkili olarak gözüken ...'ın yönetim kurulu üyeliği ile imza yetkisini kullanmaktan men edilmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve şirkete kayyım atanmasını talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın ikame edilebilmesi için kanunun izin verdiği hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, davanın genel kurul tarihinden 1,5 yıl sonra açılabilmesinin mümkün olmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davacı ...ile kardeşi ...arasında bir gizli anlaşmanın söz konusu olduğunu, ...adlı kişinin ön planda görünmek istemediği için ...adlı kişiyi kendi payı üzerinden şirket ortağı olarak gösterdiğini, bu iki kardeşin şirket üzerinden bazı kirli oyunlarını hayata geçirmek ve diğer şirket ortağı olan ...'ı tasfiye etmek istemekte olduklarını,
davacının dava dilekçesinde "vekaletname düzenlemek suretiyle yetkilendirdim" dediği Salim Kahramanoğlu'nun yaklaşık 5 ay önce şirketin Yönetim Kurulu Başkanı ile görüşmek suretiyle kendi hissesinden % 5'lik payı bedelsiz devretmesini, aksi halde şirket ile ilgili çok sayıda dava açacağını beyan ettiğini, davacı tarafın tedbir ve kayyum taleplerini şirketin organsız olduğu iddiası ile gerekçelendirmiş iseler de şirketin kesinlikle organsız olmadığını, şirketin genel kurulunun ve yönetim kurulunun ayakta ve meşru olduğunu,
müvekkil şirketin yönetim kurulu üyesi ve diğer ortağı olan ...'ın kamu görevinden istifa ederek şirkete ilişkin yıllarca hukuki ve cezai tüm sorumluluğu üzerine alacak şekilde tek başına yönetim kurulu üyeliği yaptığını, şirketin faaliyet konusu nedeniyle şahsi olarak çok sayıda dava ile karşı karşıya kaldığını, davacının ise hiçbir dönemde yönetim ile ilgili herhangi bir eleştiri yapmadığı gibi şirketin sıfırdan bu noktaya gelmesinde olumlu anlamda somut tek bir katkısı olmadığını, okul müdürü olduğunu ve kamu görevlisi pozisyonunu koruyarak,
oturduğu yerden şirketin semerelerinden faydalandığını, 30.03.2020 tarhinde yapılan genel kurul toplantısının usulüne uygun yapılmadığı iddialarının gerçekle bağdaşmadığını, davacı tarafa ait imzanın ortak ... tarafından sahte şekilde atıldığı iddası kesinlikle gerçeği yansıtmadığını, davacının ağabeyi olan ...tarafından pandemi dönemi de dikkate alınarak tüm toplantıların uzaktan yapıldığı,
kardeşinin Yozgat'tan gelip gitmesinin zor olacağı belirtilerek ...'nun imzalaması gereken tüm belgelerin kendisine talebi üzere verildiğini, Salim Kahramanoğlu'nun belgeleri kardeşi olan ortağa kendisinin imzalatacağını beyan ettiğini, müvekkili şirketin süreçte aksama olmaması için ayrıca belgeleri davacı ortağa e-posta yolu ile de gönderdiğini, davacı ortağın imzalı belgeleri kendisinin kargo ile göndermediğini ve kardeşi ...aracılığı ile teslim edildiğini, hal böyle iken dava dilekçesindeki iddiaların hiçbir dayanağının bulunmadığını ve iddiaların gerçekle bağdaşmadığının belirterek davanın reddine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, davalı şirketin 30.03.2020 tarihli genel kurulunda ...'ın yönetim kurulu üyeliğine seçilmesi ve ibra kararı ile 03.04.2020 tarihli ve 2020/2 sayılı ...'ın yönetim kurulu başkanlığına seçilmesi ve şirketi münferiden temsili yetkili kılınmasına ilişkin yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, davacıya ait imzaların bulunduğu belgeler dosyamız arasına alınmış, davacının huzurda imza örnekleri alınmış, imza inkarı nedeniyle ... Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi'nden rapor aldırılmıştır.
... Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 13/09/2023 tarihli raporda özetle; inceleme konusu belgelerde ...'na atfen atılı imzalar ile ...'nun mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'nun eli ürünü olduğu bildirilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı şirketin %50 hisse ile ortağı olduğu, davalı şirketin 30/03/2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında davacının katılımının bulunmamasına rağmen hazirun cetveline imza taklidi suretiyle davacının imzasının atılması nedeniyle genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti talebi ile davanın açıldığı, ...
Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından davalı şirketin 30/03/2020 tarihinde yapılan ve davaya konu edilen genel kurul toplantısında davacı adına atılan imzaların davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davacının genel kurul toplantısında adına atılan imzaların eli ürünü olmadığına ve imzanın taklit edildiğine yönelik iddiasının yerinde olmadığı ve genel kurul toplantısının yeterli çoğunluk sağlanmak suretiyle yapıldığı,
genel kurul toplantısına ilişkin çağrının usulüne uygun yapılmaması halinde genel kurulda alınan kararların bu nedenle kanuna, ana sözleşmeye, iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olarak alındığının ispat edilmesinin gerektiği, genel kurul toplantısına katıldığı tespit edilen davacının çağrının usulüne uygun olarak yapılmadığına ilişkin iddiasının yerinde olmadığı, genel kurul toplantısından haberdar olduğunun kabul edilmesinin gerektiği, kaldı ki taraflar arasındaki yazışmalardan da davalı şirketin genel kurul toplantılarının ortaklara bildiriminde genel olarak yazılı usulün uygulanmadığı,
mail, mesaj veya sair yollarda bildirim ile çağrıların yapıldığı, çağrının usulüne uygun olarak yapılmadığı iddiasının dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine gerekçe olmayacağı, davanın 27/04/2021 tarihinde açıldığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/150021 soruşturma sayılı dosyasında ise kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararın kaldırılmasına ilişkin ...
9. Sulh Ceza Hakimliğinin 02/06/2023 tarihli kararından sonra dosyamız kapsamında davacının toplanan imza örnekleri üzerinde ...
Adli Tıp Kurumu tarafından 13/09/2023 tarihinde imzaların davacıya ait olduğuna dair raporun düzenlendiği, bu hali ile de savcılık tarafından yapılmakta olan soruşturma sonucunun beklenmesinin dosyaya katkı sağlamayacağı, dava konusu genel kurul kararlarının yok hükmünde olmasını gerektirir kanuna, ana sözleşmeye, iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı herhangi bir nedenin de aşamalarda tespit edilemediği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/252, K. 2023/803, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama