KÜNYE
T.C. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi Yargılama Yetkisini Kullanan T.C. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesibaşkanlığı
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2021
- Esas no
- 2020/383 Esas
- Karar no
- 2021/36
- Dava
- İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/08/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 09/02/2021
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma
Davacı vekili, 25/05/2015 tarihinde müvekkili sigorta şirketi tarafından teminat altına alınan dava dışı sigortalı ...'a ait ... Ankara Adresinde kaim taşınmazın bulunduğu sokaktan geçen borçlu kuruma ait ana pis su giderinin (rögarın) tıkanması nedeni ile tahliye olmayan pis suyun, sigortalı konutun bulunduğu binanın merdiven boşluğunda bulunan gider kısmı ile sigortalı konutun tuvalet ve banyo gider kısımlarından geri tepmesi sonucu sigortalı konutta hasar meydana geldiğini, hasarın oluşumunda borçlu kurumun sorumlu ve asli kusurlu olduğunu, meydana gelen olay sebebiyle sigortalı sitede meydana gelen hasarın müvekkili sigorta şirketince tazmin edildiğini,
6102 sayılı TTK'nun 1472.maddesinde düzenlenen halefiyet ilkesi gereğince sigortalıya yapılan ödemenin faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesini talep etme haklarının bulunduğunu belirterek,
Müvekkili şirket tarafından sigortalıya ödenen 4.344,61 TL'nin yapılan başvuruya rağmen davalı idare tarafından tazmin edilmemesi nedeniyle alacağın tahsili amacıyla ... Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin haksız itiraz nedeni ile durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hüküm olunmasını talep etmiştir.
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle, binaya ait kanalizasyon parsel bağlantılarını deşarj yönetmeliği gereği geri tepmeleri önleyecek çekvalf konulmadığının tespitinin gerektiğini, arıza ihbarı neticesinde müvekkili idarenin ilgili birimlerince mevzuat ve teknik şartlar dahilinde en kısa sürede müdahalenin yapıldığını, müvekkili idarenin ihmalinin bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Dava, TTK'nun 1472.maddesine dayanan rucüen alacak davasıdır.
Yargıtay İBK'nın 22/03/1994 tarih ve 37 E,9K. Sayılı kararında;
...sigortacının, sigortacılık mutlak bir ticari muameledir diye, kanuni halefiyetine istinaden açacağı rücu davası için dava ikamesi icap eder, denecek olursa, menşei, mahiyeti ve illeti aynı olan ve haksız fiil için tecezzisi mümkün bulunmayan bir borç için, iki ayrı kaza merciinde birden dava açılmış olabileceği kabul edilmiş olur. Bu ise kanuna ve hukuka uygun düşmez.
Bu itibarla, sigortacının, sigorta poliçesinden münbais olmayıp, kanundan aldığı selahiyete istinaden ve haksız fiil sebebiyle alacaklı yerine kaim olarak hareket ettiği davada hukuk mahkemesine başvurması gerekir denmiştir.
Buna göre TTK'nun 1472.maddesine dayalı rücuen tazminat davaları, sigorta şirketince halefiyet hakkına dayalı olarak açılmış olup, sigorta poliçesinden doğmadığından, mutlak ticari dava olduğu söylenemez. Bu davalarda davacı ... şirketinin halefi olduğu sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre, görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir.
Somut olayda, davacı ... şirketinin sigortalısının halefi olarak açtığı davada, Davalı ... tacir olup, dava dışı sigorta ettiren konut sahibi ... gerçek kişi olup, tacir değildir. Bu nedenle dava dışı sigortalı ile davalı arasında görülmesi gereken haksız fiilden kaynaklı dava Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında, görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği, davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/383, K. 2021/36, 21 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama