KÜNYE
Yargılama Yetkisini Kullanan T.C. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2025
- T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/42 Esas - 2025/13
- Esas no
- 2024/42 Esas
- Karar no
- 2025/13
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
... DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 16/01/2024
KARAR TARİHİ : 17/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Tazminat" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇE
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 19/03/2019 tarihinde müvekkili ... yolcu konumunda bulunduğu ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile karşı taraf sürücüsü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası neticesinde müvekkilinin ağır yaralandığını, ... alınan rapora göre kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle davalı ... sigortalı olduğunu,
... gereği müvekkilinin maddi zararından davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu belirterek müvekkilinin 200,00 TL maddi tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kaza tarihindeki poliçe limitleri dahilinde tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, ... plakalı aracın müvekkili şirkete 24/10/2018-24/10/2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluklarının bedeni zararlarda şahıs başına azami 360.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olup, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanmasının amaçlandığını,
müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilmesi için öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini savunarak öncelikle başvuru şartının davacı tarafça yerine getirilmemiş olması nedeniyle usulden reddine, temerrüde düşmemiş ve davanın açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili yönünden davanın reddini istemiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 17/01/2025 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 74. maddesine uygun olarak davadan feragat yetkisini haiz olduğu görülmüştür.
Bilindiği üzere, feragat, HMK'nın 307. maddesinde davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak hükme bağlanmıştır. Feragat, davaya son veren taraf işlemleri arasında sayılmış olup, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman mümkündür. Feragat, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği dava türlerinde geçerlidir. Davacı asil davadan feragat edebileceği gibi yetkisi olması halinde vekili de bu beyanı sunabilir.
Somut uyuşmazlıkta dava, haksız fiilden kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. Bu dava, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edilebilecekleri davalar arasında yer almaktadır. Davacı vekili, vekaletnamesindeki yetkisine binaen davadan feragat etmiştir.
Davalı vekili ise, 26/12/2025 tarihli dilekçesiyle davacı ile sulh olunduğunu ve ödeme yapıldığını, tüm zararların giderildiğini, davacı tarafın davadan feragat ettiğini, karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını belirterek feragat nedeniyle davanın reddedilmesini talep etmiştir.
O halde, taraf vekillerinin sunmuş oldukları dilekçeler de dikkate alınarak, vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmeyerek, davacı vekilinin davasının feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
... · ¸
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/42, K. 2025/13, 17 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama