KÜNYE
T.C. Ankara 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2022
- Esas no
- 2021/314 Esas
- Karar no
- 2022/349
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 1-...
- Vekili
- Av. ... ....
- Davalı
- 2- ... -... ...
Karar Metni
2.494 kelime·12 dk okuma·11 bölüm
... ..
VEKİLİ
Av. ... ....
DAVA
Marka YİDK Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 15/11/2021
KARAR TARİHİ : 02/11/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/11/2022
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka .... Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkili şirket tarafından ...." markasının şirketine tescili için 2... başvuru numarası ile başvuruda bulunduğunu, iş bu başvuruya itiraz geldiğini, Kurum tarafından itirazın kaldırılması ve markanın kendileri adına tescili ile ilgili başvurunun ise 14.09.2021 tarihinde reddedildiğini, redde konu markalar ile müvekkili tarafından başvurusu gerçekleştirilen markanın benzemediğini, halk nezdinde karıştırılma ihtimali oluşması ya da haksız rekabet meydana gelmesinin mümkün olmadığını,
tekstil-giyim ürünleri satış mağazacılığı sektöründe faaliyet gösteren müvekkillerinin tescil müracaatında bulunduğu davaya konu markasını hiçbir kişi yada kuruluşa ait herhangi bir markayı taklit etmeksizin, firma kurucu sahib...’nın soyadında yer alan “....” harflerinin alınıp birleştirilerek,
....” kelimesinin birlikte bir bütün halinde kullanmak suretiyle “...” şeklinde tamamen özgünce oluşturulduğunu, markaların bulundurdukları ibarelerin, oluşturuluş biçimleri birlerinden farklı olduğunu, müvekkili markasının “arecepark” şeklinde telaffuz edilirken muhatap markalarının .....” şeklinde telaffuz edildiğini, orta düzeyde yada bilinçli tüketicilerin redde mesnet gösterilen muhataba ait markalar ile müvekkili markasını karıştırmaları ve firmalar arasında bağlantı olabileceğini düşünmelerinin imkansız olduğunu, müvekkilinin ve muhatap markaların farklı ürünlerde kullandığını,
müvekkilinin ve itiraz eden firmanın tüketiciye sundukları ürünlerin ve hizmetlerin tüketiciyle buluşma noktalarının birbirinden farklı olduğunu, müvekkili markası ile itiraz edenlerin markaları arasında tüketici nezdinde hiçbir şekilde iltibas oluşmayacağını, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin olmadığını beyan ederek
....-sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; markaların yan yana incelendiğinde taraf markalarının esas unsurunun “ARC” ibaresi olduğunun açık olduğunu, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğunu, iltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasındaki en önemli ilkelerden birisi, markanın bütünü itibarıyla nazara alınması olduğunu, dava konusu markanın, bütün itibarıyla bırakılan izlenim açısından dikkate alındığında, davalı markaları ile benzerlik teşkil ettiğini, taraf markalarının genel izlenimleri ve bütünüyle bıraktığı etkinin de benzer olduğunu,
somut olayda da taraf markalarının işaret anlamında benzer olduğunu, başvuru markası kapsamında yer alan 25 ve 35. sınıftaki mal ve hizmetlerin, redde gerekçe markalar kapsamında da bulunduğunun tespit edildiğini, hem markaların işaret benzerliği, hem de kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin benzerliği sebebiyle, davacının başvuru markası açısından nisbi tescil engeli bulunduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının talebinin reddine dair davalı kurum işleminin doğru olduğunu, “... markalarının müvekkili adına tescilli markalar olduğunu, her iki tarafın tekstil giyim ürünleri sektöründe faaliyet gösteren firmalar olduğunu, davacının anılan markayı çorap dahil her tür tekstil giyim ürününde kullanmasının mümkün olduğundan, davacı tarafın iktisadi hayatın gereklerine aykırı aksi yöndeki soyut beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, somut olayda belirleyici olanın ... harfleri olup tali unsur olan...” ibaresinin markayı ayırt edici kılmaya yetmediğini,
taraf markaları arasında aynı/benzer emtialar yönünden karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun kabul edilmesi gerektiğini, davacının ...” ibaresine uladığı “...” ibaresinin markayı farklılaştıracak nitelikte olmadığını, bir markanın tek ve münhasıran ayırt edici nitelikte olan unsuruna bir başka ayırt edici unsur eklenmesinin markayı ayırt edici kılmaya yetmeyeceğinin açık olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında,.... Kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
İşlem dosyasının tetkikinde;...., Hukuk Müşavirliği’nin, 23.11.2021 tarih ve E.... sayılı yazısı ile dava konusu..... sayılı markaya ilişkin marka işlem dosyası suretinin ve çeşitli evrakların gönderildiği, dosya içeriğinde, davacı şirketin 10.08.2020 tarihinde.... sayı ile yapmış olduğu başvuruda, “...” markası için, 25.(01-03), 35.(01-05) sınıfta yer alan mal ve hizmetler için başvuruda bulunduğu; ....
Başkanlığı tarafından, başvurunun yayınlanmasına karar verildiği, yayın üzerine davalı şahsın başvuruya itiraz ettiği, davacı vekili tarafından karşı görüş sunulduğu, Markalar Dairesi Başkanlığı, 15.05.2020 tarihli kararı ile itirazı KABUL ETTİĞİ, başvurunun REDDİNE karar verdiği, kararda “(6/1) Benzerlik/Karıştırılma ihtimali - Haklı Bulunmuştur - (6/9) Kötü Niyet - Haksız Bulunmuştur” ibarelerinin yer aldığı, davalı şahıs tarafından itiraz dayanağı olarak gösterilen markalardan, ......... markaları açısından “Markanın ve kapsamındaki mal / hizmetin benzer olduğu ve karıştırılma ihtimali bulunduğu tespit edilmiştir” kaydının bulunduğu,
karar üzerine davacı şirket tarafından Kurum kararına karşı itiraz edildiği, 13.09.2021 tarihinde itiraza karşı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu, yapmış olduğu incelemede, ....sayılı davaya konu kararı ile kısaca itirazı REDDETTİĞİ, kararda; “…... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun.... sayılı ...." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki .... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir.
6769 sayılı SMK'nın "Marka tescilinde nispi ret nedenleri" başlıklı 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrası; "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü ihtiva etmektedir.
6769 sayılı SMK'nın 6(1) maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinden söz edebilmek için öncelikle, iki koşulun birlikte var olması gerekmektedir. Bu iki koşuldan birincisi, tescili talep edilen markanın daha önceden tescilli ya da başvurusu yapılmış bulunan itiraz gerekçesi marka(lar) ile aynı ya da benzer olması, diğeri ise uyuşmazlığa konu markaların aynı ya da benzer mal ya da hizmetleri kapsamasıdır.
DEĞERLENDİRMELER
İnceleme Konusu Markaların Mal/Hizmet Listelerinin Karşılaştırılması; Somut olayda dava konusu markanın başvuruya konu mal ve hizmetleri ile davalı şahsın itirazına mesnet markalarının kapsadığı mal ve hizmetler karşılaştırıldığında, dava konusu marka kapsamında aynı/aynı tür ve benzer mal ve hizmetler ile birlikte, kullanım amaçları, işlevleri ve birbirleri ile olan ilişkileri (alternatif veya tamamlayıcı olması) bakımından yapılan değerlendirmede, davaya konu markanın listesinde yer alan 25. ve 35. sınıftaki bütün mal ve hizmetlerin, davalı şirketin markalarında yer alan mal ve hizmetler ile aynı, aynı tür veya benzer olduğu,
Somut olayda, çekişmeli olan sınıflar birden fazladır.
Bu sınıflar içerisinde, tekstil ve hazır giyim sektörüne ait ürünler ile iş idaresi, reklamcılık - pazarlama ve hazır giyim ürünlerinin perakendeciliği hizmetlerini içerdiği, söz konusu sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerin müşterilerinin / alıcı kitlesinin veya son tüketicilerinin farklı yaş aralıklarında, çok farklı eğitim seviyesinden, çok çeşitli kesimden olabileceği, bu doğrultuda, ortalama bir tüketici seviyesinin tespit edilmesi, markaların karıştırılması ihtimalinin değerlendirilmesinde önem arz edecektir.
Ortalama tüketicinin dikkat düzeyi, mal ve/veya hizmetlerin türüne göre değişebilmektedir. Dolayısıyla bu noktadan hareketle, “ortalama tüketicinin” seviyesi, ilgili mal ve/veya hizmetlerin hangi tüketici kitlesine hitap ettiğinin tespit edilmesiyle bulunacaktır.
Davaya konu markada tescili talep edilen sınıflar açısından aynı / aynı tür veya benzer kabul edilen mal ve hizmetler açısından ortalama tüketici / hedef alıcı kitlesinin bilinç / dikkat / özen seviyesi incelendiğinde.
25. ve 35. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin günlük hayatta herkesin her zaman ihtiyaç duyacağı türden emtia ve hizmetler olmadığı, hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin bilinç / dikkat / özen / bilgi seviyesinin görece yüksek olduğu, satın alma aşamasında, araştırma ve karar vermede geçen sürenin hızlı tüketime konu ürünler karşısından daha fazla olduğu, tüketicilerin duruma göre farklı kaynaklardan araştırma yapabildiği, internet üzerinden veya ürünlerin sergilendiği satış noktalarından söz konusu ürünlere ulaşabildikleri, farklı ürünleri tek bir reyon veya bölümde karşılaştırabilme imkânlarının olduğu,
bütün bu değerlendirmeler karşısında satın alma kararı verdikleri söylenebilir.
Diğer taraftan, dikkat edilmesi gereken husus; marka hukukunda karıştırılma ihtimalinin varlığı, 6769 s. SMK’nın 6/1 maddesi uyarınca, tescile konu edilen mal ve hizmetler ile bu mal ve hizmetlerin sunulduğu “halk” nezdinde olmalıdır. Bir markanın diğer marka ile karıştırılma ya da iki marka arasında ilişki bulunduğu ihtimali, malın ve/veya hizmetin hitap ettiği uzman ya da satıcı nezdinde değil, halk nezdinde araştırılmalıdır.
Dolayısıyla, markaların hitap ettiği tüketici ya da kullanıcı dikkate alınmak suretiyle, markaların bu kişiler nezdinde karıştırılıp karıştırılmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. Yasada geçen “halk” tabiri amaca uygun şekilde “markayı taşıyan ürünlerin nihai tüketici kitlesi” olarak anlaşılmalıdır”. Benzerlikte görüşüne başvurulacak kişi markalı ürünün yöneldiği hedef kitleye mensup/makul derecede bilgilendirilmiş, makul derecede dikkatli ve makul derecede ihtiyatla değerlendirme yeteneğine sahip kişinin değerlendirmesidir.
Bütün bu hususlar uyarınca; iltibas ihtimali varlığının ilk şartı olan malların / hizmetlerin aynılığı / benzerliği kriterinin, somut uyuşmazlık açısından sağlanmış olduğu,
İnceleme Konusu Markaların Karşılaştırılması;
Yargılama konusu markalar karşılaştırıldığında, taraf markalarının kelime ve şekil unsuru içerdikleri, davaya konu markada “...” ibaresinin, davalı şirket markalarında ise ortak olarak “arc”/“arç” ibaresinin yer aldığı görülmüştür. Kural, harflerin marka olarak tescil edilebilmesi için, ilgili sınıfta ayırt edicilik vasfına haiz olması gerekmektedir. İki veya daha fazla harf grubundan oluşan markaların da belli bir ayırt edici özelliğe sahip olduğu kabul edilmektedir.
Somut olayda da markalara anlamsal olarak bakıldığında, davaya konu markanın “arc” ve “park” ibarelerinin birleşiminden türetildiği, “arc” ibaresinin de başvuru sahibi şirketin hissedarının adının baş harfleri olduğu belirtildiği, “park” ibaresinin ise “bir yerleşme merkezinde halkın gezip hava alması için düzenlenmiş ağaçlı ve çiçekli bahçe, otopark, trafik zorunlulukları dışında durma biçimi, cephane, makine veya otomobillerin bulunduğu yer” anlamlarına geldiği,
güncel kullanımda ise “park” ibaresinin, alışveriş merkezi, satın alma ve satma işinin görüldüğü mekân, alım satım yeri, pazar veya çarşı kompleksi olarak da perakendecilik hizmetleri için sıklıkla kullanıldığı, davaya konu markanın “...” olarak tek bir ibare şeklinde tescile konu edildiği, görülmüşse de, “...” ibaresinin yeni bir kelime olarak düşünülmeyeceği, anlamsal olarak “arc” ve “park” iki ayrı kelime olarak kabul edileceği, davalı şahsa ait itiraza mesnet markalarında ise ....." ibarelerinin bulunduğu, davalı şahsın markalarında ortak unsurların “arç” ve “arc” ibareleri olduğu,
markalarda yer alan ...." ibarelerinin ise ayırt edici gücü olmadığı veya düşük ayırt ediciliğe sahip olduğu, harf grubundan / kombinasyonundan oluşan markalarda anlamsal benzerlikten söz edilemeyeceği, bu noktada bütünsel yaklaşımda ön plana fonetik ve görsel değerlendirmenin ön plana çıktığı, sesçil açından yapılan karşılaştırmada, davaya konu markanın yazıldığı gibi okunması halinde .... şeklinde okunacağı, davalı şahıs markalarında ise yabancı dilde (İngilizce) ve Türkçe öğeler birlikte bulunduğu görünmekle, genel olarak harf grubu öğesinin Türkçe okunmasının muhtemel olacağı,
ortalama tüketici açısından ana dilin Türkçe olması ve refleks olarak Türkçe okunacağı kabul edilmekle, ortak unsurun....” şeklinde okunacağı, taraf markalarındaki ortak unsurun aynı şekilde okunduğu, markalarda yer alan “park” ve “elite", ...." ibarelerinin ise okunuşlardaki aynılık derecesini belli oranda düşürdüğü, görsel olarak yapılan karşılaştırmada, davaya konu markanın kelime markası olduğu, beyaz zemin üzerine, siyah tonlarda büyük harflerle, tek satıra gelecek şekilde “...” ibaresini içerdiği, davalı yan markalarının ise çeşitli şekil ve figüratif öğeler içerdiği,
... sayılı markanın, beyaz zemin üzerine siyah tonlarda oval şekil içerisine iki ayrı satıra gelecek şekilde üstte kendine özgü yazı karakteri ile “arç” ibaresinin, altta el yazısı ile “elite” ibaresinin yer aldığı,... sayılı markaların benzer görsel öğeler içerdiği,
beyaz zemin üzerine iki ayrı satıra, üstte siyah tonlarda kendine özgü yazı karakteri ile “arc” ibaresi ile devamında şekil ve “çorap” ibaresini, altında turuncu yazı karakteri ile markalarda sırası ile “twenty” ve “jewel” ibarelerini içerdikleri, 2019 134935 sayılı markada ise siyah zemin üzerine beyaz yazı karakteri ile iki ayrı satıra üstte “sport” altta ise “arc” ibaresini içerdiği, markanın kırmızı renkte şekil ile kompozisyon edildiği, davaya konu markada “arc” ibarelerinin ön plana çıktığı, bir bütün olarak yapılan incelemede sonucunda, taraf markalarında ön plana çıkan ortak unsurların “....” ibareleri olduğu,
davaya konu markada yer alan “park” ibaresinin tescile konu edilen sınıflar açısından ayırt ediciliğinin olmadığı, her ne kadar marka “...” şeklinde tek bir ibareymiş gibi tescile konu edilmişse de anlamsal olarak “arc” ve “park” ibarelerinin birbirlerinden ayrıldığı, taraf markalarında benzer olarak kabul edilen unsurların ise gerek okunuş gerek de görsel olarak yüksek düzeyde bir benzerlik içerdikleri, davaya konu markada söz konusu benzerliği düşürecek başka bir unsura rastlanmadığı,
davalı yan markalarında yer alan “elite", "twenty", "jewel çorap" ve "sport" ile şekil unsurlarının ise ayırt ediciliğinin olmadığı veya çok düşük düzeyde kaldığı, bu hali ile benzerlik halini ortadan kaldırmadığı, diğer bir deyiş ile taraf markalarında yer alan küçük farklılıkların markaları birbirlerinden ayırmaya yetmediği taraf markaları arasında benzerlik bulunduğu,
Karşılaştırma konusu markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı/aynı tür olması, iltibası artıran bir husus olarak değerlendirilmektedir. Marka işaretlerinin kapsamındaki mal ve hizmetler arasındaki ayniyet veya benzerlik arttıkça, marka işaretleri arasındaki düşük derecedeki benzerliğe rağmen, markalar arasındaki benzerlikler ön plana çıkarak markalar arasında iltibas tehlikesi artmaktadır. Nasıl ki bir mıknatısın iki ayrı kutbu birbirine belli uzaklıkta iken çekim etkisi oluyorsa ve fakat yakınlaştırdığınız zaman çekme eğilimine giriyorsa, markalar arasındaki mal ve hizmetler ile marka işareti benzeşmesi de böyledir.
Yukarıdaki bölümde de belirtildiği gibi, işaretler arasındaki benzerlik değerlendirmesi, markanın türüne, yani şekil markası, sözcük markası, ses markası veya bunların karması olup olmamasına göre birçok farklı faktör açısından yapılacak değerlendirmeye bağlı olarak tespit edilebilmektedir. Benzerliğin tespiti, markanın türüne göre farklı unsurları esas almayı da gerektirebilmektedir.
Somut olayda, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden, tüketici işlemi ya da tüketiciye yönelik uygulamaların her aşamasında taraf markaları arasındaki görsel, işitsel ve kavramsal benzerlikler ile bütünsel algıda oluşan benzerlik nedeniyle ortalama tüketici/alıcı kitlesinde taraf markalarını aynı anda ya da ayrı ayrı görmesi halinde bile bu markaların ilişkili markalar olduğunu sanma ve yanılgı yaşama tehlikesinin mümkün olabileceği ifade edilebilir.
Diğer bir deyiş ile. Taraf markalarının görsel, işitsel ve/veya anlamsal açıdan benzer olması, markaların bütünsel algısı bakımından ilgili tüketici nezdinde ilişkilendirilme tehlikesini gündeme getirmektedir. Bu bağlamda markaların aynı/aynı tür veya benzer mal veya hizmetlerde kullanılmaları halinde halkın bu markalar arasında bağlantı kurmasının mümkündür.
Davacı yanın, dava konusu “...” ibareli markasını gören bir tüketici, bu markayı, davalının “...” esas unsurlu/ibareli markasının serisi, alt markası yahut yeni bir versiyonu sanabilecektir. Somut olayda, tüketicilerin iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamaları halinde bile, her iki markanın sahibi arasında idari/işletmesel bir bağlantı bulunduğunu, ortak bir çalışma kapsamında iş yapıldığını düşünebilecekleri ve davacı markasının, davalı markaları ile bağlantılı bir marka olarak algılanması dolayısıyla tüketici/müşteri kitlesi nezdinde karışıklık yaratabileceği ve bunun da iltibas ihtimalinin varlığının kabulü için yeterli olacağı,
Yukarıda tespit edilen ortalama tüketici karşısında ortaya çıkacak karıştırılma olasılığı açısından hitap edilen/hedeflenen tüketici kesimi için yapılacak değerlendirmede, potansiyel alıcı veya kullanıcı kitlesi, bu kimselerin eğitim ve mesleki bilgi düzeyi, malı satın alırken gösterecekleri dikkat ve özenin derecesini birlikte dikkate almıştır.
Netice itibariyle,
Davaya konu ..... sayılı markanın, tescili talep edilen 25. ve 35. sınıfta yer alan bütün mal ve hizmetlerinin davalı şahsın...sayılı markalarında yer alan mal ve hizmetler ile aynı / aynı tür veya benzer nitelikte olduğu,
Davaya konu .... sayılı davacı şirket markası ile davalı şahsın itiraza dayanak... sayılı markaları arasında 6769 s. SMK’nun 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunduğu,
Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 13.09.2021 tarih ve .... sayılı kararının yerinde olduğu sonuç ve kanaatlerine varılmış davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Kâtip Hâkim ... · ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır
Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/314, K. 2022/349, 2 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama