İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/19 K.2022/384

Hakim ... Katip : ..

Esas2022/19Karar2022/384Tarih1 Aralık 2022Okuma20 dk · 3.960 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Mercii
Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar tarihi
1 Aralık 2022
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2022/19 Esas - 2022/384
Esas No
2022/19
Karar No
2022/384
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.960 kelime·20 dk okuma·7 bölüm

Hakim ... Katip : ..

Davacı : ... Davalılar .. Vekili : Av.... 2... .. Vekili : Av.... Dava : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin Dava Tarihi : 17/01/2022 Karar Tarihi : 01/12/2022 Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 01/12/2022 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka İle İlgili.. Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dilekçelerinde özetle; davalı şahsın... başvuru numaralı “maringurme” ibareli marka başvurusuna müvekkili şirket tarafından itiraz edildiğini, itirazın davalı kurum tarafından reddedildiğini, müvekkili şirketin 1960’lı yıllardan beri faaliyet gösteren ve Grup ... bünyesinde faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, dünyanın bir çok ülkesine ihracat gerçekleştirdiğini, sektöründe pek çok ödülün ve birinciliğin sahibi olan bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin “marines” ibaresini içeren markaları ilk olarak 2003 yılında tescil ettirdiğini ve bu marka üzerinde yatırımlar yaparak markalarını arttırdığını,

müvekkili şirketin “marines” ibareli markalarının uzun süredir yoğun kullanım neticesinde tanınmış ve ayırt edici hale geldiğini, dava konusu marka ile müvekkili şirket markalarının ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduklarını, davalı markasının müvekkili şirket markalarının serisi olarak algılandığını, dava konusu markanın tescil edilmek istendiği mal ve hizmet sınıfının müvekkili şirket markalarıyla aynı/benzer olduğunu, dava konusu markada bulunan özellikle 35. sınıfın müvekkili şirkete ait markalarda yer alan gıda ürünleri ile aynı, benzer ve çok yakından ilişkili olduğunu,

ortalama tüketicilerin dava konusu marka ile müvekkili şirket markalarını benzer olarak algılayacaklarını, ortalama gıda tüketicilerinin dikkat seviyesinin düşük olduğunu, dava konusu markanın esaslı unsurunun “maringurme” kelimesi olduğunu ve müvekkili şirketin “marines” ibaresini içeren sıralı markaları ile iltibasın oluşacağını, davalı tarafından tescili talep edilen markanın ayırt edici nitelikte olmayan kelime ve harflerden oluştuğunu, ortalama alıcılar nezdinde markaların görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenimin tüketicilerin markalar arasında doğrudan bağ kurmasına sebebiyet vereceğini,

davalının müvekkili şirkete ait tanınmış “marines” ibaresi yer alan markalarına benzer marka başvurusunda bulunmasının kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin 35. Sınıfta tescilli markası olduğundan markaların aynı satış noktalarında, aynı raflarda, yan yana ve aynı cinsteki mallar üzerinde kullanılması sebebiyle karışıklığa meydan vereceğini, davalının tescil talebinin kabulü halinde müvekkili şirkete ait markaların ayırt edici özelliklerinin zarara uğrayacağını ifade ederek,

....sayılı kararının iptaline, ... sayılı ve "maringurme" ibareli marka başvurusu tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevaplarında özetle; dava konusu marka başvurusu ile davacıya ait markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davalı markasının “maringurme” ibaresinden müteşekkil ve şekil unsuru kullanılmadan standart siyah harflerle oluşturulmuş bir marka olduğunu, davalı markasının “maringurme” şeklinde bütün olarak algılandığını, markalarda ortak unsur konumunda olan “marin” ibaresinin “.... ait” anlamlarına geldiğini, ibarenin bu anlamıyla yaygın olarak kullanıldığını ve bilindiğini, “marin” ibaresinin ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğunu, alacağı ek unsurlarla kolayca farklılaşabileceğini,

davalı markasında belirgin farklar yer aldığını ve ayırt ediciliğin sağlandığını, ilgili tüketicilerin taraf markaları arasında ilişki kurmasının mümkün olmadığını, davacı markalarının genel olarak deniz ve denizcilik ürünleri üzerinde tescilli olduğunu, davalı markasının tescilinin talep edildiği eşya listesinin davacı markaları ile aynı/aynı tür veya benzer olmadığını, ortalama tüketicilerin markaların farklı olduğunu algılayabileceğini, markalar arasında idari veya ekonomik bir ilinti kurmayacağını, taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığını,

davacının tanınmışlık iddiasının ispatı hususunda davacı tarafından yeterli düzeyde ve inandırıcı mahiyette herhangi bir kanıt sunulamadığını, davacı tarafından kötü niyet iddialarını ispatlayacak somut delil sunulamadığını, Kurum tarafından yapılan iş ve işlemlerin hukuka uygun olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı şahıs vekili cevaplarında özetle; müvekkilinin “marin” ibaresini içeren markalarının ülkemizde kendi alanında tanınmış markalar olduğunu, ....nezdinde müvekkiline ait.... sayılı “maringourmet maringurme” ibareli markaların bulunduğunu, müvekkiline ait dava konusu marka ile davacı markaları arasında herhangi bir görsel ve işitsel benzerlik bulunmadığını, markaların tüketiciler nezdinde ilişkilendirilme ihtimali bulunmadığını, müvekkili ile davacı şirketin iş faaliyet alanlarının birbirinden tamamen farklı olduğunu, davacı markalarının şekil unsuru da içerdiklerini, ortalama tüketicinin markayı bir bütün olarak algılayacağını,

müvekkili markasındaki “marin” kelimesi ile davacı markalarındaki “marine” kelimesinin anlam olarak da farklı kelimeler olduğunu, davacı tarafın faaliyet alanının balık üzerine olduğunu, balık etini yumuşatıp lezzet kazandırmak için pişirilmeden önce bir süre bir karışımda bekletilmesine “marine etmek” denildiğini, davacının faaliyet alanı bakımından “marine” kelimesinin tanımlayıcı unsur olduğunu, ibarenin davacı tekeline verilemeyeceğini, genel kullanıma uygun bir ibare olduğunu, davacının markalarının tanınmış olduğuna dair iddialarının afaki olduğunu, davacı şirketin gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini,

“marine” ibaresini “...” markası ile birlikte gıda sektöründe kullandığını, davacı şirketin ana markası olan “...” ibaresinin su ve deniz ürünleri markası olduğunu, müvekkilinin marka başvurusunda kötü niyetli olmadığını ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

GEREKÇE

Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.

Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, başvuru markası ve mal/hizmetler ile itiraza mesnet markalar ve mal/hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı, karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı, ...kararının yerinde olup olmadığı, hükümsüzlük ile terkin şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının tanınmışlık ve kötü niyet itirazlarının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davalının ..sayılı "maringurme" ibareli marka başvuru sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır.

Davaya konu.... sayılı "maringurme" ibareli marka için davalı tarafından 27/03/2020 tarihinde 35.Sınıf mal/hizmetleri kapsayacak şekilde marka tescil başvurusunda bulunulduğu, başvurunun yayınına karar verildiği, ilana karşı davacının ... ... sayılı "marinesagun s şekil, marines, marinesagun, marines ..." ibareli birtakım markalarına dayanarak itirazda bulunduğu, itirazın reddine karar verildiği, red kararına karşı davacının tekrar itirazda bulunduğu, . Y...sayılı kararı ile itirazın tekrar reddine karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.

Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;

Marka tescilinde nispi ret nedenleri arasında düzenlenen karıştırılma ihtimali uyarınca; tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

Markaların, karıştırılma ihtimaline dayalı tescil engelinden veya hükümsüzlük nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı değerlendirme konusu nispi tescil engelinin varlığını kabul için yeterli olmayacaktır: Dava konusu marka ile iddialara mesnet markaların kapsamında, aynı veya benzer mal ve hizmetler bulunuyor olması.

Dava konusu marka ile iddialara mesnet markaların aynı veya benzer olması. Dava konusu markalar ile iddialara mesnet markalar arasında, ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere, halk nezdinde karıştırılma (iltibas) ihtimali bulunmasıdır.

Markalar arasındaki iltibas değerlendirmesi, markaların kapsamında yer alan mallardan ve hizmetlerden bağımsız değildir. Markaların tescilli oldukları sınıflar veya hizmetler farklılaştıkça markalar arasındaki benzerliklerin iltibasa neden olma ihtimali azalacaktır.

Bir başka anlatımla, markaların kapsadığı malların ve hizmetlerin farklılaşması neticesinde markayı oluşturan ibarelerin benzerliğine rağmen iltibas tehlikesi azalmakta; malların ve hizmetlerin aynı olması durumunda ise markaların arasındaki ortalama bir benzerlik dahi iltibasa neden olacaktır. Mal ve hizmetlerin aynılığı, ilke olarak mal ve hizmetlerin aynı şekilde yazılmış, ifade edilmiş olmasıdır.

Benzer mal ve hizmetler ise, ortalama tüketicilerce aynı (veya ilişkili) kaynaktan geldikleri varsayımıyla karıştırılma ihtimalinin konusu olabilecek mal ve hizmetleri içermektedir.

Benzer mal ve hizmet tanımlamasının içeriği, aynı tür mal ve hizmeti mutlak surette kapsamakla birlikte daha geniş bir yaklaşımla benzer oldukları öngörülebilecek, tüketicilerce ilişkilendirilerek aynı kaynaktan geldikleri varsayılabilecek, aynı/benzer ihtiyaçların karşılanmasını sağlayacak mal ve hizmetleri de kapsamaktadır.

Mal ve hizmetlerin benzerliği veya ilişkilendirilebilir niteliği....Marka İnceleme Kılavuzu’na göre aşağıda belirtilen durumlarda ortaya çıkabilir:

Mal ve hizmetlerin kullanım amacı ve alanlarının benzerliği, Mal ve hizmetlerin kullanıcılarının benzerliği, Malların fiziksel görünümünün benzerliği, Mal ve hizmetlerin ticari pazara ulaşmasında kullanılan satış yollarının benzerliği, Mal ve hizmetlerin birbirleriyle rekabet eder nitelikte bulunmasından kaynaklanan benzerlik, Mal ve hizmetlerin birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olmasından kaynaklanan benzerlik, Malların mağazalarda aynı reyonda veya rafta bulunmasından kaynaklanan benzerlik.

İlgili sektördeki malların niteliği, piyasaya sunuluş şekli, tüketici alışkanlıkları gibi somut olayı etkileyen ek şartların varlığı halinde hizmetlerle mallar arasında ilişkilendirilme ihtimali ortaya çıkabilmektedir.

Davalı başvuru sahibi,.... nezdinde karşı görüş bildirerek, davacıya a...Sayılı markaların kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler yönünden kullanımının ispatlanmasını talep etmiş, bunun üzerine, davacının dosyaya sunduğu belgelerden ilgili markaların “balık ürünlerinin perakendeciliği” hizmeti bakımından kullanıldığı yönünde karar oluşturulmuştur. Dolayısıyla, davacıya ait ... markaların emtia kapsamı, kullanımı ispatlanan hizmet bakımından değerlendirmeye alınması gerektiği; davacıya ait ... sayılı marka, kullanım ispatına tabi olmadığından, kapsamında yer alan tüm emtialar bakımından değerlendirmeye alındığı anlaşılmıştır.

Dava konusu marka başvurusu, 35. Sınıf hizmet bakımından tescil edilmek istenmektedir. Dava konusu marka kapsamında yer alan tüm hizmetler, davacıya ait ...marka kapsamında aynen yer almaktadır. Ayrıca davacıya ait markaların kullanımı ispatlanan “balık ürünleri perakendeciliği” hizmeti, dava konusu marka kapsamında yer alan “35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmeti ile aynı/aynı türdür.

Neticede, dava konusu marka kapsamında yer alan emtiaların tümü bakımından taraf markaları arasında “emtiaların aynı veya benzer olması” şartının sağlandığı kanaatine varılmıştır.

Markaların emtia/hizmetlerinin aynı/benzer olduğu tespiti yapıldıktan sonra bakılması gereken ikinci kriter işaretlerin benzer olup olmadığıdır. İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınmalıdır.

Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkat edilmelidir. Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar.

Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur.

Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin son kısmına göre daha büyük öneme sahiptir.

Bununla birlikte, görsel algı önce dışta bulunan elemanları ayırt ettiği için, son harf, kelimenin iç kısımlarında yer alan harflere kıyasla, daha büyük etkiye sahip olacaktır. Kelime markalarında, kelime yazıldığından farklı şekilde okunmadığı sürece (yabancı dillerdeki markalar), görsel ve işitsel benzerlik genellikle aynı anda ortaya çıkar.

Bununla birlikte, kısa zaman aralığında gerçekleşen işitsel algıya kıyasla, görsel algının daha kesin ve tekrarlanan algılama imkânı sağladığı dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, işaretler arasındaki görsel farklılıklar işitsel farklılıklara kıyasla daha fazla etkiye sahip olacaktır.

İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür.

Kavramsal (anlamsal) benzerlik, kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir.

Benzerlik ve karıştırılma ihtimali telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Halkın, karşılaştırılan işaretler arasında “bağlantı” kurma ihtimali bulunması, benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterlidir.

Markalar arasında benzerlik incelemesinde temel ilke, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaa göre tüm faktörler bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılmasıdır. Global değerlendirme gereği, markaların unsurlarına bölünerek, unsurlarına göre ayrı değerlendirme yapılması hatalı olacaktır. Bununla birlikte, inceleme sırasında markayı oluşturan jenerik, tanımlayıcı unsurların değerlendirme dışı bırakılmasına engel değildir. Dolayısıyla asıl olan markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel intibaa göre değerlendirme yapılmasıdır.

Dava konusu marka başvurusu, büyük harflerle, siyah renk ile ve birleşik şekilde yazılmış “.... ibaresinden oluşan bir kelime markasıdır. Dava konusu marka başvurusunda herhangi bir şekil bulunmamaktadır. Dava konusu marka başvurusunda yer alan “...” ibaresi, ...sözlüğünde “tatbilir” olarak tanımlanmış olup, gurme, yemeklerin tatlarını birbirinden ayırabilme yeteneğine sahip, damak tadı gelişmiş ve duyarlı olan kişilere verilen genel bir addır.

Bu ibare gıda sektöründe sıklıkla kullanılan, gıda sektörü bakımından ayırt edici niteliği bulunmayan bir ibaredir. Bu nedenle, dava konusu marka başvurusunda, her ne kadar “MARIN” ibaresi ile birleşik ve aynı punto ile yazılmışsa da “marin” ve “gurme” ibarelerinin kaynaşarak yeni bir anlam yaratmamaları nedeniyle, “gurme” ibaresi açıkça tespit edilebilmektedir. Anlamı ve sektördeki kullanım sıklığı nedeniyle, “...” ibaresi tali unsur niteliğindedir.

Dava konusu marka kapsamında yer alan “....” ibaresinin ise, ... online sözlüğünde herhangi bir karşılığı bulunmamaktadır.

İngilizce “marine” kelimesinin, Türkçe’de karşılığı “marin” ibaresidir. “..” ibaresinin ise, “deniz askeri, denizci, denizle ilgili, denize ait” gibi anlamları bulunmaktadır. “..” kelimesinin anlamından yola çıkılarak, “marin” kelimesinin de anlamı tahmin edilebilirse de, “marin” kelimesinin, Türkçe sözlükte bir anlamı bulunmamaktadır.

Neticede, dava konusu marka başvurusu, bir adet marka vasfı bulunmayan bir kelime (...) ile bir adet ayırt edici niteliği düşük bir kelimenin (marin) birleşiminden oluştuğu. Davacıya ait markalar ise, “.......” ibarelerinden oluştuğu.

Davacıya ait “... ...” ibareli markalarda, kelimelerin üstünde konumlandırılmış ve karakterize bir font ile yazılmış “S” harfi bulunmaktadır. ..... sözlüğünde ”Tavuk, et gibi ürünleri yumuşatmak için pişirmeden önce belirli bir süre baharatlı sirke, zeytinyağı vb. içerisinde bekletmek` anlamındaki marine etmek birleşik fiilinde geçen bir söz.” olarak tanımlanmıştır. “...” ibaresinin İngilizce anlamı ise, yukarıda belirtildiği üzere, “deniz askeri, denizci, denizle ilgili, denize ait” kelimeleridir. ”.ibaresinin hem Türkçe hem İngilizce anlamının, ayırt edici niteliği düşüktür.

Bununla birlikte, davacıya ait markalarda ”marine” ibaresinden sonra gelecek şekilde konumlandırılmış “...” kelimesi yer almakta olup, bu kelimenin herhangi bir anlamı tespit edilememiştir.

Dolayısıyla, ”...” ibaresi orijinal bir ibare olduğu; davacıya ait markalarda şekil unsuru olarak yer alan “S” ibaresi ise, “...” kelimesinin baş harfine atıf yapar nitelikte olduğu; neticede, davacıya ait "marinesagun s" ibareli şekil markalarda, ayırt edici niteliği yüksek olan, orijinal bir ibare niteliği taşıyan ve markada yer alan ”S” harfinin de yaptığı atıf ile ”...” ibaresinin, ”marine” ibaresine nazaran ön planda olduğu, daha yüksek bir ayırt edici niteliğinin bulunduğu, markayı gören tüketicinin markanın esas unsurunu ”...” ibaresi olarak algılayacağı, dolayısıyla taraf markalarının esas unsurlar bakımından farklılık taşıdığı,

tüketicilerin bu markaları karıştırma ihtimalinin bulunmadığı.

Bununla birlikte, dava konusu ....” ibareli marka ile davacıya ait Marines ibareli markaları bakımından benzerlik değerlendirmesi yapıldığında, davacının markalarının esas unsurunun ”marines” ibaresi olduğu, dava konusu marka başvurusunun esas unsurunun ise ”marin” ibaresi olduğu; davacıya ait markaların esas unsurunu oluşturan "Marines" kelimesinin bir anlamının bulunmadığı; dava konusu markanın esas unsurunu oluşturan ”Marin” kelimesinin ise ”marine” kelimesinin anlamından hareketle "denizle ilgili, denize ait" gibi bir anlama ulaşılabilirse de, ilk bakışta bir anlam ifade etmediği,

dava konusu markanın, davacıya ait marka içerisinde aynen yer aldığı, davacıya ait markalar yedi harf, üç heceden oluşmakta iken, dava konusu marka başvurusunun beş harf, iki heceden oluştuğu, markaların toplamda 5 harf benzerliği içerdiği, farklılığın markaların sonunda yer aldığı ve Türkçe’nin soldan sağa okunan bir dil olması nedeniyle, kelimenin sonunda yer alan farklılığın markaların ayırt ediciliğinde etkisinin daha az olması, davacı markasının ayırt edici niteliğinin yüksek bir ibare olduğu da gözetildiğinde, davacıya ait ”marines” esas unsurlu markalar ile dava konusu markanın görsel ve işaretsel olarak benzerlik taşıdığı;

dava konusu marka başvurusunda yer alan ”marin” ibaresinin, İngilizce ”....” kelimesinin karşılığı olması nedeniyle ayırt edici niteliğinin düşük olacağı iddia edilmişse de, dava konusu marka başvurusunda, "marin" kelimesi haricinde, marka vasfı bulunan bir ibare bulunmadığı gözetildiğinde, tüketicinin dava konusu markayı "marin" olarak algılayacağı kanaatine varılmıştır.

Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus; ortalama düzeydeki halk nezdinde bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurulmasıdır. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir.

Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısından umumi intiba olmasa bile halk tarafından iki marka arasında bir bağlantı kurulması ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir. Tüketicinin iki işaret arasında doğrudan ya da kaynakları bakımından idari – iktisadi bir ilişki kurma yanılgısına düşmesi iltibas ihtimalinin kabulü için yeterli olacaktır.

Karıştırılma olasılığının değerlendirmesi, inceleme konusu markaların görsel, işitsel veya kavramsal benzerliği bakımından, markaların ayırt edici ve baskın unsurları özellikle göz önüne alınarak, markaların bütünsel olarak ortaya çıkardıkları izlenim esasında yapılmalıdır. İnceleme konusu malların veya hizmetlerin ortalama tüketicilerinin markaları algılayış biçimi, karıştırılma olasılığına yönelik genel değerlendirmede belirleyici rol oynar.

Markalar arasındaki görsel, işitsel veya kavramsal benzerlikler bütün olarak karşılaştırılmalıdır. Karşılaştırma, genel izlenim esas alınarak, özellikle markaların ayırt edici ve baskın unsurları ve davanın koşullarıyla ilgili tüm faktörleri dikkate alarak global olarak yapılmalıdır. Karıştırılma ihtimali değerlendirilirken araştırılması gereken bir diğer husus da hedef tüketici kitlesidir. Tüketici kitlesi, her bir mal ve hizmet türü için ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır.

Dava konusu marka kapsamında yer alan 35. Sınıf hizmetler, çok çeşitli ürün gruplarının perakendeciliğine yönelik hizmetlerden oluşan ve genel olarak yetişkinlere hitap eden, hizmeti satın alan tüketicilerin üzerinde araştırma yaparak satın alma eyleminde bulunduğu hizmetlerden oluştuğu;

Neticede; taraf markaları kapsamında yer alan hizmetler bakımından ayniyet bulunduğu, davacıya ait ...” ibareli markaların esas unsurunun “...” ibaresi olması nedeniyle, “...” esas unsurlu markalar ile dava konusu marka arasında benzerlik bulunmadığı, bununla birlikte davacının “marines” esas unsurlu markaları ile dava konusu “marin” esas unsurlu markanın görsel ve işitsel olarak benzer olduğu, dava konusu marka başvurusunun esas unsurunun, davacının “marines” esas unsurlu markaları kapsamında aynen yer aldığı,

dava konusu marka başvurusunda yer alan “marin” ibaresinin, İngilizce “marine” kelimesinin anlamından yola çıkılarak ayırt edici niteliği düşük olarak değerlendirilse de, dava konusu marka başvurusunda “marin” kelimesi haricinde marka vasfı taşıyan hiçbir unsur bulunmaması nedeniyle, tüketicinin dava konusu markayı “marin” olarak algılayacağı, “marines” ve “marin” kelimelerinin ilk 5 harfinin benzer olduğu, markalar arasında kelimenin sonundan kaynaklanan farklılık olduğu, Türkçe’nin soldan sağa okunan bir dil olması nedeniyle, markalar arasındaki farklılığın fark edilebilir olmasının zor olduğu,

tüketicinin taraf markalarını aynı/aynı tür ya da benzer ürünler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olmaması, taraf markalarının birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunması nedeniyle, somut olayda dava konusu edilen hizmetler bakımından markaların ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin şartların oluştuğu kanaatine varılmıştır.

Davacı Markasının Tanınmış Olup Olmadığı, Davalının Başvuruya Konu Markasının Davacının Tanınmış Markasından Haksız Yararlanma Sağlayıp Sağlamadığı, Davacı Markasının İtibarına Zarar Verip Veremeyeceği, Ayırt Ediciliğini Zedeleyip Zedelemeyeceği Hususları:

6769 sayılı SMK 6/5 maddesi; “Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.” hükmünü amirdir. Bu madde kapsamında koruma elde edilebilmesi için önceki tarihli markanın tanınmış olması, önceki tarihli marka ile sonraki tarihli başvurunun aynı veya benzer olması ve maddede öngörülen üç şarttan birinin gerçekleşmesi gerekmektedir.

Yukarıda yapılan açıklamalardan çıkan sonuç; bir hizmet ya da ticaret markasının tanınmışlığından söz edilebilmesi için; toplumun ilgili sektöründe tanınmış olması, başka bir anlatımla o marka telaffuz edildiğinde ilgili sektördekilerin hiç düşünmeden refleks halinde hatırlamaları gerektiğidir.

6769 sayılı SMK madde 6/5 hükmüne göre, toplumda belirli bir tanınmışlık düzeyine ulaşan önceki bir tarihte tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markadan, Tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarara sağlayabilecek, Markanın itibarına zarar verebilecek, Markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabilecek durumda olan sonraki başvuru, farklı mal ve hizmetlerde kullanılacak olsa bile reddedilecektir.

Yukarıda da belirtildiği üzere, tanınmış markalar sadece tescil kapsamındaki aynı tür mal ve hizmetler yönünden değil, ayrıca farklı türden mal ve hizmetler yönünden de sahibine koruma sağlar. Tanınmış markalara sağlanan koruma önlemleri sayesinde, sonraki markanın tescili yoluyla marka sahibinin, tanınmış markanın itibarına ve ayırt edicilik düzeyine zarar verme, bu markadan imaj transfer etme ve böylelikle haksız yarar sağlama çabalarının önüne geçilmek istenmiştir.

Böylece, önceki ve tanınmış nitelikteki markanın ayırt edicilik karakterine ve tanınmışlığına zarar verebilecek, tüketicinin daha önce tanınmış markayı gördüğünde, refleks halinde tek bir işletmeyi algısında canlandıracakken, yeni durum nedeniyle eskiden olduğu gibi kişilerin aklına sadece tek bir ticari işletme gelmeyecektir. Bunun sonucunda ise, büyük emek, çaba, zaman ve masrafla tanınmış hale getirilen markanın ayırt edicilik gücü zaafa uğratılmış olabilecektir.

İtiraz ve dava aşamasında, davacı tarafça, markaların kullanımını gösterir belgeler (2016-2020 tarih aralığına ilişkin faturalar, tanıtım broşürü, fiyat listesi, ürün görselleri, Marines markasının yer aldığı 1 adet haber görseli, ödül görselleri, fuar sözleşmeleri) sunulmakla birlikte, markanın tanınmışlığını ispatlamaya yarar yeterli sayı ve nitelikte belge dosyaya sunulmamıştır.

Davacı tarafça gerekçe gösterilen markalarının tanınmışlığın ispatına yönelik Türkiye’de gerçekleşen tanıtım faaliyetlerine ilişkin, gerek itiraz aşamasında gerekse dava aşamasında dosyaya tanınmışlığın değerlendirilebileceği yeterli sayıda ve nitelikte belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, sunulan belgelerin markaların kullanımını gösterir belgeler olduğu, bu nedenle iddia edilen tanınmışlığın ispatlanamadığı, davacı yana ait markaların tanınmış olduğu yönünde bir kanaat oluşmadığı kanaatine varılmıştır. Davalının Önceki Tarihli Tescilli Markalarına Binaen Kazanılmış Hakkının Bulunup Bulunmadığı:

Yargıtay kararlarında kazanılmış hak sağlayan önceki markaların belirlenmesi yönünden bazı ölçütler getirilmiş ve getirilen bu kriterler güncel kararlarda da geçerliliğini korumuştur.

Kazanılmış hakkın varlığının kabulü için şu üç koşulun birlikte bulunması gereklidir: 1- Kazanılmış hak iddia edilen tescilli marka ile dava konusu markadaki ibarelerde asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması, 2- Karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve iltibas tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş bulunması, 3- Yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması.

Dava konusu marka başvurusu 10.03.2020 tarihinde tescil başvurusuna konu edildiği; müktesep hak için aranan koşullardan biri, eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması olup, davalının, önceki tarihli markalarını kullandığını gösterir bir belge, dosya kapsamında bulunmadığı; dolayısıyla kazanılmış hak için aranan şartların, somut olay bakımından gerçekleşmediği, davalı yanın önceki tarihli markalarına binaen müktesep hakkının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Kötü niyet iddiası yönünden, davalının sırf benzer marka tescil talebinde bulunması kötü niyet iddiasının ispatı için yeterli olmadığı, bunun dışında kötü niyet iddialarının ispatına yarar başka bir delil de bulunmadığı anlaşılmıştır.

Neticede; dosya incelendiğinde, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından;

Davaya konu ... sayılı başvuru marka başvurusu kapsamında yer alan emtianın davacıya ait markalarda yer alan emtialar ile ayniyet taşıdığı, davalıya ait dava konusu marka başvurusu ile davacıya ait “....” esas unsurlu markaların benzer olduğu ve dava konusu marka kapsamında yer alan tüm hizmetler bakımından aralarında karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacı markasının tanınmışlığının ispatlanamadığı, davalı yanın önceki tarihli markalarına binaen müktesep hakkının bulunmadığı, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı, ... kararının yerinde olmadığı ve iptali şartlarının oluştuğu, davaya konu markanın hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

D a v a n ı n K a b u l ü n e,

.... sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline,

Davaya konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne,

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip resen Türk Patent’e gönderilmesine,

Alınması gereken harç peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

Davacının kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 15.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 2.931,90.-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

Davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.01.12.2022

Kâtip Hâkim... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır

MASRAF DÖKÜMÜ

İlk Masraf : 172,90.-TL Bilirkişi Ücreti : 2.600,00.-TL

P.P : 159,00.-TL

TOPLAM : 2.931,90.-TL

Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/19, K. 2022/384, 1 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Gerekçe
  7. Masraf Dökümü
  8. P.p : 159,00.-TL
  9. Toplam : 2.931,90.-TL
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/19
Karar No
2022/384
Tarih
1 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/20 K.2022/693
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/20 K.2022/971
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/20 K.2022/780
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/20 K.2022/2520
  • İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/20 K.2022/167
  • Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/20 K.2022/290

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.