İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/345 K.2023/77

T.C. ... 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/345 Esas - 2023/77 T.C. ... 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Esas2022/345Karar2023/77Tarih9 Mart 2023Okuma16 dk · 3.130 kelime

KÜNYE

Mercii
Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/345
Karar No
2023/77
Karar tarihi
9 Mart 2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.130 kelime·16 dk okuma·5 bölüm

T.C. ... 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/345 Esas - 2023/77 T.C. ... 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

Esas No : 2022/345 Karar No : 2023/77

Dava : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin Dava Tarihi : 01/09/2022 Karar Tarihi : 09/03/2023 Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 09/03/2023 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dilekçelerinde özetle; müvekkili şirketin tescilli seri markalarının ayırt edici unsuru olan ... ibaresini ticari faaliyetlerini sürdürdüğü sektörde 1986 yılından bu yana yaygın ve etkin bir şekilde kullanmak ile nihai tüketici nezdinde maruf ve meşhur hale getirildiğini, müvekkili şirket tarafından “...” ibaresinin tanınmış hale getirildiği TÜRKPATENT tarafından da tespit edilerek davacının “...” ibareli markasının T/03605 kod numarası ile sicilde tanınmış marka statüsünde tescil edildiğini,

davalı adına tescil müracaatına konu edilmek ile diğer davalı TÜRKPATENT tarafından 29. 30. ve 35. Sınıfta tescil sürecinin devamına karar verilmiş olan “... ... tarım” ibareli markanın müvekkili adına tescilli “...” ibareli tanınmış marka ve sair markaları ile benzer olduğunu, müvekkili markalarının esas unsuru ... ibaresinden oluşmakta iken, davalı markasının ise ... ...

TARIM ibaresinden oluştuğunu, her iki markanın asli unsuru olan ... ibaresinin müvekkiline ait tescilli marka olduğunu, tescilli markalara tali unsurlar eklenerek başvurusu yapılan markalarda ayırt edicilik sağlanamayacağını, markanın nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet vereceğini, müvekkili şirketin 1972 yılından bu yana “... Makarnacılık San. ve Tic.

A.Ş.” ticaret unvanı altında ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, bununla birlikte Türkiye’de 500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasında yer aldığını, yani müvekkili şirketi tarafından öncelikli tescili yapılmış bulunan ticaret unvanının davalı yan tarafından birebir kullanılmasının müvekkili şirketinin marka korumasından kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiğini, davalı tarafın 12.11.2019 başvuru tarihli ve 2020/144796 kod numaralı tescil müracaatı ile “... ...

TARIM” ibareli marka tescil müracaatını, müvekkili şirketin meşhur ve maruf hale getirmek ile uzun yıllardır yoğun maddi-manevi yatırımlar yapmak sureti ile kullanmakta olduğu markasından haksız yarar sağlamayı amaçladığını, basiretli bir tacir olan davalı firmanın dava konusu tescil müracaatının asli unsurunun, müvekkili şirketin mesnet markaları ile bire bir mahiyette okunan işbu dava konusu marka tescil müracaatını gerçekleştirmesinin kötü niyetli olduğunu ifade ederek,

TÜRKPATENT YİDK’nın 05/08/2022 tarih ve ... sayılı kararının iptaline, 2020/144796 sayılı "... ... tarım" ibareli markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı TÜRKPATENT vekili cevaplarında özetle; iltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında önemli bir ilke olan markanın bütünü itibariyle nazara alınması ilkesi uyarınca, benzerliğin olup olmadığına, markanın bütünü itibariyle bıraktığı etki dikkate alınarak karar verildiğini, dava konusu markada dikkat çeken ise “...” ibaresi ile traktör şekil unsurunun öne çıkarılmış olduğunu, “...” ibaresinin ise “tarım” ibaresi ile birlikte açık renkte tali unsur olarak yer aldığını, davacı yanın itiraz markalarının ise, “...” ibaresi ile birlikte, başvuru markasında yer almayan renk, ibare ya da şekil unsurlarından oluştuğunu, dolayısıyla,

anılan markaların görsel, işitsel, kavramsal olarak ve bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığını, davacı tarafın "... ... tarım" biçiminde farklı şekil unsuru, ibare ve renklerle bir bütün olarak apayrı bir marka kombinasyonu olan başvuru markasının bütününden, tek başına ayırt edici yönü zayıf olan ve farklı ibarelerle yardımcı unsur olarak kullanılabilen “...” kısmını alarak itiraz markaları ile karıştırma ihtimalinden bahisle, benzerlik iddiasında bulunduğunu, bu durumun bütünsel yaklaşıma,

dolayısıyla marka hukuku ilkelerine aykırı olduğunu, markanın bütünü itibariyle bıraktığı etki esas olduğundan, diğer farklı unsurları görmeksizin parçalara bölerek inceleme yapılmasının mümkün olmadığını, dava konusu başvuru markasını görenlerin hiçbir zaman markayı davacının itiraz markaları olarak algılamayacağını, kurum kararının yerinde olduğunu ve bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirkete usulüne tebliğe rağmen dosyada mevcut cevabına rastlanmamıştır.

Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

GEREKÇE

Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.

Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, başvuru markası ve mal/hizmetler ile itiraza mesnet markalar ve mal/hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı, karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı, YİDK kararlarının yerinde olup olmadığı, hükümsüzlük ile terkin şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının tanınmışlık, kötü niyet ve 6769 sayılı kanunun 6/6 kapsamındaki itirazlarının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davalının 2020/144796 sayılı "... ... tarım" ibareli marka başvuru sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır.

Dava konusu davalının 2020/144796 sayılı ve "... ... tarım" ibareli markalar için 20/11/2020 tarihinde 29,30,35.Sınıf mal/hizmetleri kaplayacak şekilde tescili için başvuruda bulunduğu, başvurunun yayımlanmasına karar verildiği, ilana karşı davacının bir takım markalarına dayanarak itirazda bulunduğu, itirazın kabulüne karar verildiği, davalı şirketin kabul kararına karşı itirazda bulunduğu, TÜRKPATENT YİDK’nın 05/08/2022 tarih ve ... sayılı kararıları ile itirazın kabulüne karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.

Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;

Davacının tescilli markaları kapsamındaki 29., 30. ve 35. sınıflardaki mallar ve hizmetler ile davalının markası kapsamındaki 29., 30. ve 35. sınıflar kapsamındaki mallar ve hizmetler ile ayniyet ve benzerlik teşkil etmektedir. Buna göre somut olayda davacı ve davalı markaları kapsamındaki 29., 30. ve 35. sınıftaki malların ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği; zira bütün bu emtialar benzer ihtiyaçları giderirler, benzer alıcı çevresine hitap ederler, birbirleri yerine ikame edilebilirler ve birbirlerini tamamlayıcı nitelikleri vardır, dağıtım kanalları ve satış yerleri yakındır ve bu emtialar üzerinde aynı/benzer markayı gören tüketicilerin markalar ve işletmeler arasında bağlantı kurması ihtimali doğar.

Somut olaya konu markalara ilişkin mal ve hizmetlerin günlük tüketim niteliğine sahip, tüketicilerin sürekli ve küçük birimler halinde satın aldıkları, görece fiyatları uygun, tüketicinin hızlı bir şekilde karar verip satın aldığı mal ve hizmetler olduğu; bu tür ürünler bakımından ilgili tüketici kitlesinin bilinç/dikkat/özen seviyesinin ortalama seviyede olduğu anlaşılmıştır.

Davacıya ait 2008/16420, 2010/76249, 2015/36620, 2016/53019, 2016/76669, 2016/82301, 2017/41318, 2018/66975, 94929 sayılı "mutluluk tadında ...

1972'den beri ... makarnacılık sanayi ve ticaret a.ş. şekil", "mutluluk tadında ... şekil", "...'dan", "... gurme şekil", "... profesyonel", "... chef şekil", "...", "...", "..." ibareli markaların ortak unsuru “...” ibaresidir. “...” kelimesi “mutluluğa erişmiş olan, ongun, saadetli, bahtiyar, berhudar, mesut; mutluluk veren” anlamına gelen bir kelimedir. “...” kelimesi, gündelik dilde yoğun bir şekilde kullanılmaktadır.

TÜRKPATENT sisteminde “...” ibaresinin içeren 2746 adet; “...” ibaresi ile başlayan 1249 adet marka başvurusunun yapıldığı; ayrıca ticaret unvanı sorgulandığında 5944 adet “...” ibaresi ile başlayan ticaret unvanın var olduğu anlaşılmıştır.

... ibaresi, ilgili mal ve hizmet bakımından doğrudan tanımlayıcı olmasa da marka kapsamındaki mal ve hizmetlerden memnun kalınacağı, bu mal ve hizmetlerin kullanılması durumunda ... olunacağına işaret eden; çeşitli sektörlerde mal ve hizmetlere yönelik markaların bir unsuru olarak yoğun bir şekilde kullanılan; müşterilerin, tüketicilerin mal ve hizmetten memnuniyetlerini vurgulamaya yönelik olan ve markaya zayıf bir ayırt edicilik katan bir baredir. Bu bakımından tescil edilmek istenen mal ve hizmetler bakımından ilgili markanın niteliği gereği ayırt edicilik seyisi düşüktür.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacıya ait “...” esas unsurlu markalarının tanınmış birer marka olduğu kanaatine varılamamıştır.

Davacının sunduğu bilgi ve belgeler, davacı markasının Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyinin varlığını ispat edebilmek adına yeterli değildir. Davacı markasının toplumun ilgili kesiminde markanın tanınma derecesini ispat edecek reklam çalışmaları, ürünün Türkiye’deki yaygın satışı ve kullanımı, ürün satışına ilişkin faturalar gibi belgelere dava dosyasında yer vermemiştir. Bir markanın tesciline ilişkin kayıtlar, marka ve marka sahibi şirkete ilişkin kendi kataloglarında yer alan bilgiler, ilgili markanın tanınırlığını ispat etmek için yeterli değildir.

Davacı, T/03605 kod numaralı tescilli tanınmış markasını ... markasının tanınmışlığı kapsamında ileri sürse de söz konusu T/03605 sayılı marka başvuru tarihi, davalı marka başvuru tarihi olan 20.11.2020 tarihinden sonraki 27.07.2021 tarihinde gerçekleşmiştir. Bu tescilin daha önce gerçekleştiği var sayılsa veya tescil başvuru tarihi önem arz etmese dahi Tanınmış Marka Sicili’ndeki kayıtlar tek başına markanın tanınırlığını ispat için yeterli olarak kabul edilmemektedir. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre:

“…Her ne kadar davalı Kurum tarafından Tanınmış Marka Sicili oluşturularak kendisine başvuru halinde başvuru konusu markanın tanınmışlık niteliğine haiz olup olmadığı konusunda inceleme yaparak bu nitelikte gördükleri markalar için sicil oluşturulmuş ise de; davalı Kurumun kanunen böyle bir sicil oluşturma yetkisi olmadığı gibi, tanınmışlık özelliği sabit bir olgu olmadığından, Dairemizin yerleşik kabullerine göre de, herhangi bir davada dayanılan markanın tanınmış olduğunun ileri sürülmesi halinde, her bir somut olayda o markanın tanınmış olup olmadığı ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin münferiden ispatlanması gerektiği kabul edilmektedir.”

Bu nedenle davacı markalarının tanınmışlığına, yaygın kullanım nedeniyle artırılmış ayırt ediciliğine ilişkin olarak yeterli bir sonuca ulaşılamamış, davacı markalarının artırılmış ayırt ediciliğe sahip olmadığı kanaatine varılmıştır.

Davacı markaları “...+şekil+renk” unsurlarından oluşmaktadır. Davacı markalarında ayrıca “...” ibaresinin dışında "mutluluk tadında ... 1972'den beri ... makarnacılık sanayi ve ticaret a.ş. şekil", "mutluluk tadında ... şekil", "...'dan", "... gurme şekil", "... profesyonel", "... chef şekil" ibarelerini de yer almaktadır.

Söz konusu markalardaki şekil ve renk unsurları, sadece ilgili hizmetleri tasvir eden, markaya ayırt edici nitelik katmaktan uzak, basit grafik tasarım unsurlarından veya halkın sık sık tanıtım amaçlı kullanım yoluyla alıştığı yazı karakterinin süslenmesinden oluşmaktadır. Markalardaki sloganlar da “...” unsuruna göre arka planda kalmaktadır. Bu sebeplerle söz konusu unsurlar, tali niteliktedir.

Tüm bilgiler ışığında davacı markalarının esas unsurunun “...” ibaresi olduğu anlaşılmıştır.

Davalı markası ise “...+...+tarım+şekil+renk” unsurlarından oluşmaktadır. Söz konusu markadaki şekil ve renk unsurları, sadece ilgili hizmetleri tasvir eden, markaya ayırt edici nitelik katmaktan uzak, basit grafik tasarım unsurlarından veya halkın sık sık tanıtım amaçlı kullanım yoluyla alıştığı yazı karakterinin süslenmesinden oluşmaktadır.

Davacı markasındaki “...” ibaresindeki “bostan” kelimesi “sebze bahçesi, kavun, karpuz tarlası, kavun ve karpuza verilen ortak ad” anlamına gelmektedir. “Yer” ise “bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân; durum, konum, vaziyet; bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge” anlamına gelmektedir. “...” ibaresi ise “bahçenin, tarlanın bulunduğu yer, mekân” anlamına gelmektedir.

Söz konusu ibare diğer ibarelere göre daha büyük bir şekilde yazılmış ve ön planda olacak şekilde konumlandırılmıştır. Davacı markasındaki “... tarım” ibaresi ise tarımın ..., memnuniyet verecek bir şekilde yapılacağını açıklayan zayıf nitelikte bir ibaredir. Ayrıca ilgili ibare “...” ibaresine göre daha küçük harflerle yazılmış olup markasal bir etki doğurmaktan ziyade “...” markasının mutluluk veren bir tarımsal faaliyetle ilgili olduğuna işaret etmektedir.

Bunun dışında “... tarım” ibaresindeki “...” kelimesi ayrı ve öne çıkan bir ibare olarak kullanılmamış olup sadece mutluluk veren bir tarımsal faaliyete işaret eden “... tarım” ibaresi içinde bir sıfat olarak kullanılmıştır. “...” ibaresine göre arka planda kalmıştır ve tali nitelik arz etmektedir. Bu sebeplerle davalı markasının esas unsuru “...” ibaresidir.

Markalar arasında göze hitap eden bir benzerlik varsa bu benzerlik görsel benzerliktir.

Davacı makasının esas unsuru “...” ibaresi beş harften oluşan bir kelimedir.

Davalı markası olan “... ... tarım” ibaresi üç ayrı kelimeden oluşmaktadır. “...” ibaresi markanın alt kısmında, ön planda yer alacak şekilde, diğer ibarelere göre daha büyük bir şekilde yazılmıştır. “... Tarım” ibaresi de markanın ortasında yer alan görselin üst kısmında, daha küçük bir şekilde aynı hizada yazılmıştır.

Davalı ve davacı markaları arasında ilgili markaların esas unsurları olan “...” ve “...” ibareleri dolayısıyla bir benzerlik bulunmamakta olup; davalı ve davacı markası sadece davalı markasındaki “... tarım” ibaresi içindeki “...” kelimesi dolayısıyla benzeşmektedir. Bu sebeplerle markalar, görsel olarak sadece kısmi bir benzerlik arz etmektedir.

İşitsel benzerlik karşılaştırma konusu işaretlerin telaffuzları itibariyle kulakta bıraktıkları sese göre ortaya çıkan bir benzerlik karşılaştırmasıdır. Burada sözcük veya ses markaları bakımından ortaya çıkan benzerlikten söz edilmektedir.

İşitsel işaret benzerliği değerlendirmesinde özellikle işaretin telaffuzu ile hecelerin sırası ve sayısı dikkate alınır.

Davacı makasının esas unsuru “...” ibaresi beş harften oluşan bir kelimedir.

Davalı markası olan “... ... tarım” ibaresi üç ayrı kelimeden oluşmaktadır. “...” ibaresi markanın alt kısmında, ön planda yer alacak şekilde, diğer ibarelere göre daha büyük bir şekilde yazılmıştır. “... Tarım” ibaresi de markanın ortasında yer alan görselin üst kısmında, daha küçük bir şekilde birlikte yazılmıştır. Söz konusu ibaredeki “...” kelimesi “tarım” kelimesinin bir sıfatı olarak birlikte okunmaktadır. “...” kelimesi, marka içinde fonetik olarak ayrı bir şekilde vurgulanmamış; bir sıfat olarak tali bir nitelik taşımaktadır.

Davalı ve davacı markaları arasında ilgili markaların esas unsurları olan “...” ve “...” ibareleri dolayısıyla bir benzerlik bulunmamakta olup; davalı ve davacı markası sadece davalı markasındaki “... tarım” ibaresi içindeki “...” kelimesi dolayısıyla benzeşmektedir. Bu sebeplerle markalar, işitsel olarak sadece kısmi bir benzerlik arz etmektedir.

Davacı markası olan “...” ibaresi “mutluluğa erişmiş olan, ongun, saadetli, bahtiyar, berhudar, mesut; mutluluk veren” anlamına gelen bir kelimedir.

Davalı, markası olan “... ... tarım” ibaresindeki “...”, “bahçenin, tarlanın bulunduğu yer, konum” anlamına gelmekte; “... tarım” ise mutluluk veren tarımsal faaliyete işaret etmektedir.

Davacı ve davalı markaları sadece davalı markasında tali bir unsur olan “...” ibaresi dolayısıyla benzeşse de davacı ve davalı markaları bir bütün olarak ele alındığında kavramsal olarak farklılık arz etmektedir.

Davacı markası kapsamındaki 29., 30. ve 35. sınıftaki mallar ve hizmetler ile davalının markası kapsamındaki 29., 30. ve 35. sınıf kapsamındaki mallar ve hizmetler ayniyet ve benzerlik teşkil etmektedir.

İlgili ürünlere ilişkin ortalama tüketicinin bilinç/dikkat/özen seviyesinin ortalama seviyededir.

Davacıya ait "..." markası ile davalıya ait "..." markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak davalı markası içinde yer alan tali nitelikteki “...” ibaresi dolayısıyla benzerlik arz etse de davacı ve davalı markaları bir bütün olarak ele alındığında davalı ve davacı markası görsel, işitsel ve kavramsal olarak birbirlerinden önemli ölçüde farklılaşmaktadır.

Davalı markasındaki “...” ibaresi, “... tarım” ibaresi içinde bir sıfat olarak kullanılmış olup tüketicinin davalı markasındaki “...” ibaresini gördüğünde davacı markası ile bağ kurması söz konusu olmayacağı; ayrıca ayırt edicilik gücü zayıf olan davacı markasına göre davalı, “...”, “... arım” ve şekil unsurlarını bir araya getirerek yeterli ölçüde ayırt edici niteliğe sahip bir marka oluşturduğu, bu nedenle markalar arasında ilişkilendirme dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Davacının kötü niyete ilişkin iddiası bakımından:

6769 sayılı SMK’nın 6/9. maddesinde; “Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir” denilmektedir.

Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Tescil başvurusunda bulunan kişinin kötü niyetli olduğuna emare teşkil edebilecek olgu ve olayların varlığı, kötü niyetli marka başvurusunun kabulü için yeterli sayılmaktadır.

Markanın aynısının veya benzerinin bir başkası tarafından kullanıldığının bilinmesi halinde marka tescil başvurusunda bulunulması, markanın köken gösterme amacı dışında bir amaçla tescil edilmesi, örneğin esasen kullanılması planlanmayan bir markanın sırf bir başka işletmenin piyasaya girmesinin engellenmesi amacıyla tescil ettirilmesi ya da tescil başvurusunda bulunanın rakipleri ile haksız rekabete girişme amacı gibi kriterler dikkate alınabilir. Doktrine ve yerleşik içtihatlara göre; kötü niyetli tescilden söz edilebilmesi için başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanmayıp, yedekleme, marka ticareti yapmak amacına yönelik bir davranışta bulunmak kötü niyet göstergesi kabul edilebilir.

Davalının “... ... tarım” işaretini kendisine marka olarak seçerken spekülasyon, yedekleme, şantaj vs. gibi amaçlarla veya davacının markaları ve faaliyetleriyle haksız rekabet doğuracak eylemlere giriştiği hususlarında dava/itiraz dosyalarındaki bilgi ve belgelerden yeterli bir sonuca ulaşılamamış olup, dava konusu edilen marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının ispat edilemediği kanaatine varılmıştır.

Davacının itirazlarına/davasına mesnet aldığı markalarının SMK m. 6/5’e göre tanınmışlığı iddiasının davalının markasının tesciline/hükmüne engeli/etkisi:

6769 sayılı SMK 6/5 maddesi; “Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.” hükmünü amirdir. Bu madde kapsamında koruma elde edilebilmesi için önceki tarihli markanın tanınmış olması, önceki tarihli marka ile sonraki tarihli başvurunun aynı veya benzer olması ve maddede öngörülen üç şarttan birinin gerçekleşmesi gerekmektedir.

Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden, davacının markasının Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi hakkında yeterli kanaat oluşmadığı, bu nedenle SMK m. 6/5 hükmünde dayanılamayacağı;

Somut olayda tanınmışlık şartının gerçekleştiği var sayılsa dahi SMK m. 6/5’e göre gerekli olan “taraf işaretleri arasında bağlantı bulunmalıdır” şartının gerçekleşmediği; zira “...” markası ile "... ... tarım" ibareli markalar bir bütün olarak düşünüldüğünde, davacı ve davalı markası ilişkilendirme dâhil karıştırılma ihtimaline sebep olmadığı;

ayrıca davalının markasında davacı markası ile ortak unsur olan “...” ibaresini “... tarım” ibaresi içinde bir sıfat olarak kullanması davacı markasından haksız yararlanma teşkil etmeyeceği gibi markanın itibarının zarar görmesinden yahut ayırt edici karakterinin zedelenmesinden bahsedilmesi de mümkün olmadığı; zira davalı herkesin kullanımına açık olan, gündelik dilde yaygın bir şekilde kullanılan bir ibareyi kullandığı; buna göre davalının “...” ibaresini markasında bir sıfat olarak kullanmasının davacı markasından haksız yararlanmaya, markanın itibarının zarara uğratılmasına yahut ayırt edici karakterinin zedelenmesine sebep olmayacağı;

Bu nedenle SMK m. 6/5’teki şartların somut olayda gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır.

SMK m. 6/6’ya göre:

“Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.”

Davacı, dilekçesinde şu iddiada bulunmuştur: “… davalı firmaya ait dava konusu markada yer alan ibare aynı zamanda müvekkil firmanın ticaret unvanının esas unsurudur. Müvekkil Firma 1972 yılından bu yana “... Makarnacılık San. ve Tic. A.Ş.” ticaret unvanı altında ticari faaliyetlerini sürdürmektedir. Bununla birlikte Türkiye’de 500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasında yer almaktadır. Yani Müvekkil Firma tarafından öncelikli tescili yapılmış bulunan ticaret unvanının davalı yan tarafından birebir kullanılması Müvekkil Firmanın marka korumasından kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil etmektedir.”

SMK’nın 6/6. maddesi usulüne uygun tescil edilmiş ticaret unvanları yönünden marka tesciline itiraz hakkı sağlamaktadır. İtiraz hakkının ilk şartı ticaret unvanı ve tescil edilmek istenen markanın ayırt edici yani esas unsurları birbirleri aynı veya benzer olmalıdır.

6102 sayılı TTK 52. maddesinde, mülga 6762 sayılı TTK 54 maddesinde yer alan “kanuna aykırı olarak bir başkası tarafından kullanılan” ibaresi yerine “ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılan” ibaresi kullanılmıştır. Bu kapsamda “ticari dürüstlüğe aykırı kullanım”, “kanuna aykırı kullanıma” göre daha geniş bir kavramdır. Dolayısıyla ticari teamüllere aykırı ve dürüst bir biçimde olmayan kullanımlar TTK 52. maddesi kapsamında değerlendirilir. Ticari dürüstlüğe aykırılık halleri genellikle iltibas yoluyla oluşmaktadır. Ticaret unvanları arasından iltibasın varlığı halinde tacir, TTK 52. maddesine göre ticaret unvanını kullanan üçüncü kişinin davranışını engelleyebilir ve ortaya çıkan zararını giderebilir.

Davacı ve davalı markası arasında iltibas dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmaması sebebi ile SMK m. 6/6 hükmüne dayanılamayacağı kanaatine varılmıştır.

Neticede; dosya incelendiğinde, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından;

SMK m. 6/1’e göre davacı ve davalı markaları kapsamındaki 29., 30. ve 35. sınıflardaki malların ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği, SMK m. 6/1’e göre davacı markası olan “...” esas unsurlu markaları ile davalı markası olan “... ... tarım” markası arasında ilişkilendirme de dâhil karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı,

SMK m. 6/5’teki şartların somut olayda gerçekleşmediği ve bu sebeple SMK m. 6/5 hükmünde dayanılamayacağı, SMK m. 6/6 hükmünde dayanılamayacağı, SMK m. 25/1’e göre SMK m. 6/1’deki ilişkilendirme de dâhil karıştırılma ihtimalinin ve SMK m. 6/5 ve 6’daki şartların gerçekleşmemesi sebebi ile davalı markasına ilişkin hükümsüzlük şartının gerçekleşmediği, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı, YİDK kararlarının yerinde olduğu ve iptali koşullarının oluşmadığı, hükümsüzlük ile terkin koşullarının oluşmadığı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Davanın Reddine, Alınması gereken 179,90.-TL harçtan, peşin alınan 80,70.-TL harcın mahsubuyla, eksik kalan 99,20.-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,

Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

Davalı kurum kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 15.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine,

Davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,

Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,

Dair, davacı ve davalı kurum taraf vekillerinin yüzlerine karşı, davalı şirketin yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.09.03.2023

Kâtip Hâkim ... · ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır

Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/345, K. 2023/77, 9 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar Türk Milleti Adına
  4. Gereği Düşünüldü
  5. Dava
  6. Cevap
  7. Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/345
Karar No
2023/77
Tarih
9 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/347 K.2023/204
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/350 K.2023/237
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/351 K.2023/248
  • Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/353 K.2023/126
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/353 K.2023/250
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/353 K.2023/190

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.