KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2021
- Esas no
- 2012/25 Esas
- Karar no
- 2021/873
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 03/02/2012
- Gerekçeli karar tarihi
- 10/01/2022
Karar Metni
1.254 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatife 20/05/2000 tarihinde üye olduğunu, tüm aidatlarını ödediğini, 12/12/2005 tarihli kura neticesinde kooperatife ait .... numaralı dairenin 50.050,00 TL bedelle müvekkiline devredildiğini, davalı yanın hiçbir alacağının kalmadığının beyan edildiğini ancak taşınmaz üzerinde davalı kooperatifin borçlarından dolayı haciz olduğunu ve taşınmazın icra yoluyla satıldığını, bu haliyle müvekkilinin zarara uğradığını iddia ederek, taşınmazın tapusunun iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde ödediği bedel ile yaptığı masrafların şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, kısmi dava açılamayacağını, davacının kooperatife olan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, yapıldığı iddia edilen masrafların faturasının icra satış tarihinden sonra olduğunu, kooperatif eski yöneticilerinin usulsüz işlemleri nedeni ile ceza yargılamasının devam ettiğini, davacının kooperatif üyesi olduğunu ve istifa etmediği halde ödediği bedelin iadesini isteyemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; asıl davada kısmi dava açılması nedeni ile HMK 119/2 maddesi uyarınca 66.000,00 TL üzerinden ek dava açıldığını, asıl davada toplam talebin 76.000,00 TL olarak kabul edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 30/01/2014 havale tarihli ıslah dilekçesinde, asıl ve birleşen davada talep edilen 76.000,00 TL'nin 24.000,00 TL arttırılarak 100.000,00 TL olarak ıslah edildiğini, davanın bu miktar üzerinden kabul edilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, kooperatif defter ve kayıtları, taşınmaz tapu kayıtları, Ankara ... Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası, ... Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, Ankara ... Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyalarının, taraflar arasındaki ihtarnamelerin dosyamız arasına alındığı anlaşılmıştır.
Mahallinde yapılan keşif neticesinde inşaat mühendisi, mali müşavir ve hesap bilirkişisinden oluşan heyetten alınan 21/01/2014 tarihli raporda özetle; kooperatif evrakının eksik olduğu, davacıya konut tahsisi yapılmasının mümkün olmaması halinde tazminat ödenmesi ve tazminat hesabının yapılabilmesi için aynı koşullardaki bir ortağın ödemelerinin belirlenmesi gerektiği, dava konusu dairenin dava tarihi itibari ile 100.000,00 TL değerinde olduğu bildirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 25/04/2016 tarihli ek raporda kök rapordaki beyanlarını tekrar etmişlerdir.
Kooperatif kayıtları temin edildiğinde bilirkişi heyetinden alınan 06/12/2018 tarihli ek raporda özetle; davacı yanın kooperatife 49.619,00 TL ödeme yaptığı, ödemenin güncellenmiş değerinin 87.001,48 TL olduğu, normal ödemesini yapan bir ortağın elde ettiği yararlanma dikkate alınarak yapılan hesaplamada davacının konut tahsis edilmemesi nedeni ile 88.480,49 TL talep edebileceği, davacı yana kooperatifçe konut tahsis yapılması hususunda Ankara ...
Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması konusunun mahkemenin takdiri olduğunu bildirmişlerdir. Rapor oluşa ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilerek hükme esas alınmıştır.
Ankara ... Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; arsa sahiplerinin davalı kooperatife aralarındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı alacak istemi ile dava açıldığı, yargılama sırasında davacılara haklarının verilmesi nedeni ile davalı kooperatif yönünden davanın konusuz kaldığına, bir kısım davalılar yönünden ise davanın feragat nedeni ile reddine karar verildiği, kararın davacı arsa sahiplerince yargılama giderlerine ilişkin olarak temyiz edildiği, davalı kooperatif temyiz başvurusunda bulunmuş ise de temyiz harçlarının yatırılmaması nedeni ile temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Temyizin mahiyeti ile kararın niteliği gözetildiğinde davanın sonucunun beklenmesine yer olmadığı değerlendirilmiştir.
DEĞERLENDİRME
Dava, kooperatif ortağının taşınmaz tahsisi, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. Davalı zamanaşımı savunmasında bulunmuş ise de, davanın niteliği gereği yerinde olmadığı değerlendirilerek reddine karar verilmiştir. Dosyamız basit yargılama usulüne tabii olup her ne kadar iki kez işlemden kaldırılmasına dair karar verilerek yenilenmiş ise de, işlemden kaldırılma kararları sırasında yürürlükte olan mevzuat uyarınca (TTK 4/2 maddesi), davanın yazılı yargılama usulüne tabii olması nedeni ile HMK'nun 320/4 maddesinin uygulanamayacağı değerlendirilmiştir.
Davalı kooperatifin kura neticesinde davacıya isabet eden 2. kat 10 numaralı bağımsız bölümün kooperatif üyelik hak ve hissesi devir sözleşmesi ile değiştirilerek 3. kat 12 numaralı bağımsız bölümün davacıya verildiği, bu taşınmazın ise davalı kooperatifin borçları nedeni ile Ankara ... Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile satıldığı, bu hali ile davacının konut edinme amacının yerine getirilemediği tespit edilmiştir.
Davalı vekiline ihtaratlı kesin süre verilmiş, davacıya konut tahsis edildiğine veya mevcut konutlardan tahsisi mümkün bulunanlar olduğuna ilişkin beyanda bulunmadığı, davalının da yeni konut yapılacağına ilişkin savunmasının bulunmadığı, yargılamanın geçirdiği safahat da gözetildiğinde davacı üyenin kendisine bağımsız bölüm tahsis edileceğine ilişkin beklenti süresinin tahammül sınırlarını aştığı dikkate alınarak davacıya konut tahsisinin mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.
Her ne kadar davalı vekili, kooperatifin dava dışı şirket aleyhine açtığı menfi tespit davasının bekletici mesele yapılmasını, sonuçlandığında davacıya konut tahsisi yapılabileceğini savunmuş ise de, ceza dosyası ile dosya kapsamı gözetildiğinde, menfi tespit davasının sonuçlanması halinde dahi icra yolu ile satışı yapılan konutların geri alınması mümkün olmadığından, kaldı ki davalı vekilin dahi dava sonucunda nakit temin edilebileceğine ilişkin beyanı gözetildiğinde bu savunmaya itibar etmek mümkün olmamıştır.
Taşınmazın değeri ile davacının taleplerinin değerlendirilmesi yönünde bilirkişi heyetinden rapor alınmış, davalı defterlerinin incelenmesi neticesinde davacının 49.619,00 TL ödeme yaptığı, 11.600,00 TL borcunun bulunduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar davacı 50.050,00 TL ödeme yaptığını iddia etmiş ise de, davalı kooperatif kayıtları gözetilerek bilirkişi raporuna itibar edilmiştir.
Her ne kadar davacı kısmen ödeme yapmış ve üyelikten ayrılmamış ise de yukarıda açıklandığı üzere davacıya konut tahsisi yapılamayacağının anlaşılmış olması karşısında davacının yapmış olduğu ödeme gözetilerek tazminat hakkının bulunduğu değerlendirilmiştir. Yine davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi için normal bir ortağın yaptığı ödeme ile kazanımının belirlenmesi gerekmiştir.
Kooperatif defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmaması, kooperatif iş ve işlemlerinin ceza yargılamasına konu edilmesi ve evrakın tamamının temin edilmesinin aşamalarda mümkün olmaması nedeni ile dosyadaki mevcut evrak gözetilerek bilirkişiler tarafından talep edilebilecek tazminat miktarı 88.480,48 TL olarak belirlenmiştir. Davacı ek davası ve ıslahı ile talebini 100.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Açıklanan gerekçelerle davacının davasının 88.480,48 TL üzerinden sübut bulduğu ve miktar itibari ile asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın kabulü gerekeceği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · ¸[e-imza] ¸[e-imza]
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2012/25, K. 2021/873, 14 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama