KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2015/903
- Karar No
- 2021/756
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2021
- Esas no
- 2018/67 Esas
- Karar no
- 2021/746
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/01/2018
- Karar tarihi
- 26/10/2021
- Gerekçeli karar tarihi
- 12/11/2021
Karar Metni
1.092 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; genel temizlik hizmet alım işini ihale yasalarının ilgili maddeleri gereğince davalı şirketlerin üstlendiğini, davalı şirketler bünyesinde çalışan işçilerden ...'ün emekli olarak işten ayrıldığını, dava dışı işçiye 33.435,01 TL ödeme yapıldığını, dava dışı ... şirketinin alacaklarından 1.173,95 TL'nin rücu edildiğini, ihale evrakı ve sözleşmeler gereğince davalı şirketlerin çalıştırdıkları dönemlere ilişkin işçi alacaklarından sorumlu oldukları iddiası ile kurum alacağının bakiye kısmının ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 04/12/2018 tarihli celsede davalı ... şirketi aleyhine açılan davadan feragat ettiğini beyan etmiştir.
Davalı ... şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, sorumluluğun asıl işveren konumunda olan davacıda olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere müvekkillerinin işçinin çalıştığı dönemle sınırlı olmak kaydı ile rücu talep edilen bedelin yarısından sorumlu olabileceklerini savunarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı şirketlere dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya karşı herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı gibi duruşmalara da katılmadıkları görülmüştür.
DELİLLER
Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri ve şartnameler, dava dışı işçiye ait SGK kayıtları ve işçiye yapılan ödemelere ilişkin evrak dosya arasına konulmuştur.
Hesap uzmanı bilirkişi tarafından verilen 10/05/2021 tarihli raporda; dava dışı işçinin davalılar nezdide alıştığı dönemlerle sınırlı olmak kaydı ile hesaplama yapılarak, taraflar arasında işçilik alacaklarının ödenmesi konusunda hüküm bulunup bulunmadığı da belirlenerek, buna göre dava dışı işçiye ödenen bedelden 2.614,07 TL rücuen tazminatın davalı ... Ltd. Şti’den, 2.809,73 TL rücuen tazminatın davalı ... Ltd. Şti’den, 2.801,90 TL rücuen tazminatın davalı ... Ltd.
Şti’den, 2.567,11 TL rücuen tazminatın davalı ... Ltd. Şti’den, 1.432,26 TL rücuen tazminatın davalı ... Ltd. Şti’den, 14.087,79 TL rücuen tazminatın davalı ... Ltd. Şti’den, 2.794,08 TL rücuen tazminatın ... Ltd. Şti’den, 1.815,76 TL tazminatın ... Şirketinden, 1.338,34 TL'nin davalı ... şirketinden talep edilebileceği belirtilmiştir. Rapor oluşa ve dosya içeriğine uygun olup hükme esas alınmıştır.
DEĞERLENDİRME
Davanın; işçilik alacaklarının rucuen tahsili istemine ilişkin olduğu görüldü.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı kurum ile davalı şirketler arasında Temizlik Hizmet Alım Sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme gereğince davalı şirketlerin belirlenen süre içerisinde işe başlayıp işçi çalıştırdıkları, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere sözleşme ve şartnamelerden bir kısmında işçi alacaklarından sorumluluğun davalılarda olduğunun açıkça hükme bağlandığı, çalıştırılan işçilerden ...'ün emeklilik nedeni ile kıdem tazminatı talep ettiği, davacı kurumun da davalı şirketlerle yapmış olduğu sözleşme gereğince davalı şirket çalışanına ödeme yaptığı, eldeki dava ile ödemenin rücuen tahsilini talep ettiği görülmüştür.
Davacı idare ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’nun 2/6 maddesinde belirtildiği şekilde, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, ancak bu sorumluluğun dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumluk niteliğinde olduğu, asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukukunun değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukukunun esas alınacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167.
(Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır,” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları ve ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceğinin açıkça belirtildiği, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği anlaşılmıştır.
Davalı ... şirketi iflas ettiğinden, aleyhine açılan dava tefrik edilerek Mahkememizin 2021/377 esasına kaydedilmiştir.
Davalı ... şirketi aleyhine açılan davadan feragat edilmiş, davanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalardan olduğu anlaşılmış ve bu davalı yönünden davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme ve eklerinin incelenmesinde, davalılar ile davacı arasında imzalanan sözleşme ve şartnamelerde işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olacağına dair açık hüküm bulunduğu, bu sözleşmeler gereği hükme esas alınan raporda bilirkişi tarafından hesaplanan rücuen ödemenin tamamından davalıların sorumlu oldukları değerlendirilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere hükme esas alınan hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen rapor uyarınca dava dışı işçinin davalılar nezdinde çalıştığı dönem itibari ile taraflar arasındaki sözleşme ve şartnameler uyarınca hesaplanan bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, davaha önce temerrüte düşürülen davalılar yönünden ödeme tarihinden diğer davalılar yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek (Ankara BAM 4. HD 2019/132 esas 2021/334 karar sayılı ilamı) avans faizi ile tahsiline karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · ¸[e-imza] ¸[e-imza]
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/903, K. 2021/756, 2 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama