KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Ocak 2023
- T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2020/241 Esas - 2023/14
- Esas no
- 2020/241 Esas
- Karar no
- 2023/14
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/06/2020
- Gerekçeli karar tarihi
- 10/01/2023
Karar Metni
1.219 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; hizmet alım işini ihale yasalarının ilgili maddeleri gereğince davalı şirketlerin üstlendiğini, davalı şirketler bünyesinde çalışan işçilerden ... tarafından işçilik alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan ... İş Mahkemesi'nin ... esas 2018/340 karar sayılı kabul ilamının infazı için başlatılan ... 2. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası kapsamında dava dışı işçiye 24.015,68 TL ödeme yapıldığını, ihale evrakı ve sözleşmeler gereğince davalı şirketlerin çalıştırdıkları dönemlere ilişkin işçi alacaklarından sorumlu oldukları iddiası ile şimdilik 100,00'er TL kurum alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 01/06/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, davalı ... ... (... Inşaat Taahhüt San. ve Tic.) bakımından 3.992,65 TL, davalı ... ... (... İnşaat Taahhüt San. ve Tic) bakımından 8.286,64 TL, davalı ... Tabildot Temizlik Nakliye Gıd San. ve Tic . Ltd. Şti. bakımından 2.581,87 TL, davalı ... İnşaat Sağlık Hizmetleri Temizlik Bilişim Otomotiv Gıda Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. bakımından 3.672,59 TL, davalı ... İnşaat Mimarlık Mühendislik Gıda Tarım Temizlik Petrol Medikal Nakliyat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti bakımından 2.499,69 TL, davalı ... Endüstriyel Temizlik İnşaat Turizm Gıda Tekstil İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi bakımından 2.715,12 TL olmak üzere toplam 23.748,56 TL olarak ıslah edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, derdestlik, yetkisizlik, iş bölümü ve görevsizlik itirazında bulunduklarını savunarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılara dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya karşı herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı gibi duruşmalara da katılmadıkları görülmüştür.
DELİLLER
Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri ve şartnameler, dava dışı işçiye ait SGK kayıtları, ... İş Mahkemesi'nin ... esas .... karar sayılı, ... 2. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyaları ve işçiye yapılan ödemelere ilişkin evrak dosya arasına konulmuştur.
Hesap uzmanı bilirkişi tarafından verilen 23/02/2022 tarihli raporda; dava dışı işçinin davalılar nezdide alıştığı dönemlerle sınırlı olmak kaydı ile hesaplama yapılarak 3.554,36 TL'den davalı ... ..., 4.204,96 TL'den davalı ... ..., 2.499,69 TL'den davalı ... şirketi, 2.540,78 TL'den davalı ... şirketi, 3.672,59 TL'den davalı ... şirketi, 2.715,12 TL'den davalı ... şirketinin sorumlu olduğu belirtilmiştir. Rapor oluşa ve dosya içeriğine uygun olup yalnız aşağıda açıklanacağı üzere yarı oranında tahsile dair görüşe itibar edilmemiş, hesaplamalar yönünden hükme esas alınmıştır.
DEĞERLENDİRME
Dava; işçilik alacaklarının rucuen tahsili istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı kurum ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmelerinin imzalandığı, sözleşme gereğince davalı şirketlerin belirlenen süre içerisinde işe başlayıp işçi çalıştırdıkları, dava dışı işçinin işçilik alacaklarının tahsilini talep ettiği, davacı kurumun da davalı şirketlerle yapmış olduğu sözleşme gereğince davalı şirket çalışanına ödeme yaptığı, eldeki dava ile ödemenin rücuen tahsilini talep ettiği görülmüştür.
Tarafların tacir olduğu gözetilerek Mahkememizin görevli olduğu, davalının iş bölümü ve görev itirazının yerinde olmadığı, yetki itirazının usulüne uygun olmadığı, derdestlik itirazının gerekçesiz olduğu değerlendirilmiştir.
Davacı idare ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’nun 2/6 maddesinde belirtildiği şekilde, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, ancak bu sorumluluğun dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumluk niteliğinde olduğu, asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukukunun değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukukunun esas alınacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167.
(Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır,” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları ve ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceğinin açıkça belirtildiği, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği anlaşılmıştır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından da son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır (Yargıtay 6. HD 2021/1763 esas 2021/2455 karar sayılı ilamı).
İşçilik alacakları ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekeceğinden (Yargıtay 6. HD 2021/876 esas 2021/1507 karar sayılı ilamı) ve taraflar arasındaki sözleşmede açık hüküm bulunmasa dahi, bedeli önceden kararlaştırılan iş yönünden, davalının işçilerinin işçilik alacaklarından, iç ilişkide davalının sorumlu olduğunun kabulü gerekeceğinden bilirkişinin yarı oranında hesabına itibar edilmemiştir (Ankara BAM 23. HD 2018/2185 esas 2022/562 karar sayılı ilamı).
Yukarıda açıklandığı üzere hükme esas alınan hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen rapor uyarınca dava dışı işçinin davalılar nezdinde çalıştığı dönem itibari ile hesaplanan bedel üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, dava tarihi itibari ile (Ankara BAM 23. HD 2018/2070 esas 2019/1481 karar sayılı, Ankara BAM 4. HD 2019/132 esas 2021/334 karar sayılı ilamı) davalılardan avans faizi ile tahsiline karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/241, K. 2023/14, 10 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama