KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2022
- T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2020/621 Esas - 2022/35
- Esas no
- 2020/621 Esas
- Karar no
- 2022/35
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/12/2020
- Gerekçeli karar tarihi
- 08/02/2022
Karar Metni
761 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ile müvekkili banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi neticesinde kredi kullandırıldığı, diğer davalının kefil olduğunu, borçluya verilen çeklerden birinin asgari sorumluluk bedeli olan 2.030,00 TL'nin müvekkili tarafından ödendiğini, bu miktarın müvekkiline ödenmemiş olması sebebiyle davalılar aleyhine Ankara ... Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz etmesi sebebiyle takibin durduğunu iddia ederek, davalıların itirazının iptaline, takibin devamına ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmış olmasına rağmen dava dilekçesine cevap vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır.
DELİLLER
Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, Ankara ... Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası dosya arasına alınmış, davacı bankadan dava konusu kredi ile çek hesabına ilişkin sözleşme ve ekleri ile ihtarname ve hesap özetleri celp edilerek dosyaya konulmuş, sözleşmeler ve ekleri üzerinde davacı yanın alacak miktarının tespiti hususunda rapor düzenlemek üzere dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Bankacı bilirkişi 07/09/2021 havale tarihli raporunda özetle, dava konusu çek nedeni ile yapılan 2.030,00 TL ödemenin ekstrelerden anlaşıldığını, ancak çekin aslı ya da fotokopisinin sunulamadığını, asıl borçlunun temerrüt tarihinin ödeme tarihinden başladığını, kefil yönünden ise ihtarla başlayacağını, ancak ihtara ilişkin tebliğ evrakının dosyada bulunmadığını, davalı kefilin kefaletinin el yazısı ile yazılarak imzalandığını ancak eş rızasına ilişkin evrak bulunmadığını, davacının takip tarihi itibari ile asıl borçludan 2.030,00 TL asıl alacak, 118,42 TL akdi faiz, 5,92 TL BSMV olmak üzere 2.154,34 TL,
davalı kefilden ise 2.030,00 TL asıl alacak, 78,94 TL temerrüt faizi, 3,94 TL BSMV olmak üzere 2.112,88 TL alacağı olduğu bildirilmiştir. Rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
DEĞERLENDİRME
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı çek sorumluluk bedelinin tahsili amacıyla kefil aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında genel kredi sözleşmesi ve çek sözleşmesi bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık davacının takip tarihi itibari ile alacağı bulunup bulunmadığı ve miktarı hususundadır.
Davalı kefil ... yönünden, kefalet tarihi itibari ile dosyaya alınan nüfus kaydından anlaşıldığı üzere evli olduğu halde yürürlükte olan hükümler uyarınca eş rızası alınmasına ilişkin evrakın bulunmadığı, bu hali ile davalının kefaletinin geçerli olmadığı ve bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Diğer davalı yönünden ise, davacı ile davalı ... arasında 18/05/2018 tarihli kredi sözleşmesi imzalandığı, davacı banka tarafından davaya konusu çek karnesinin davalıya verildiği ve 2530939 nolu çekin karşılıksız çıkması üzerine hamile asgari sorumluluk bedeli olan 2.030,00 TL'nin ödendiği, böylece davacı bankanın sözleşme hükümleri uyarınca bu miktarda alacağının doğduğu, davalının asıl borçlu olması nedeni ile ödeme itibari ile temerrüde düştüğü, borcun 1 günlük sürede ödenmesi için davalıya 05/08/2019 tarihli ihtarlı tebligat yapıldığı, süresi içinde ödeme yapılmaması üzerine icra takibine geçildiği, davalının takibe vaki itirazının iptali için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Alacak miktarının tespiti için dosya bankacı bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi raporunda takip tarihi itibari ile davacının alacağı hesaplanmış, rapor dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan itibar edilerek bilirkişi raporu doğrultusunda davacının alacağının olduğu, davalı itirazının kısmen iptali gerekeceği kanaati ile davanın kısmen kabulüne, alacak kredi sözleşmesinden kaynaklandığından likit olduğu değerlendirilerek davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/621, K. 2022/35, 25 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama