KÜNYE
T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2024
- Esas no
- 2022/522
- Karar no
- 2024/5
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - (Mersis: ...
- Vekili
- Av. ... -....
- Davalılar
- 1- ... - ...
Karar Metni
3.022 kelime·15 dk okuma·9 bölüm
Av. ... - ... : 2- ... -... Av. ...
DAVA
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 20/12/2022
KARAR TARİHİ : 11/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2024
TALEP
Davacı vekili 20/12/2022 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle: Müvekkili şirketin ... sayılı "....." esas unsur ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki ".... ..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ... (...) başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan davalı şirket başvurusunun ...'nde ilanı üzerine müvekkili tarafından ... itirazda bulunulduğunu, bu itirazın ve kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak .... (...) tarafından reddedildiğini, ancak bu red kararının yerinde olmadığını;
müvekkilinin en önemli markalarından birisinin .... ... ibareli marka olduğunu, müvekkilinin markasının benzerlerinin piyasada var olmasının müvekkilinin ticari faaliyetlerine zarar vereceğini, itiraza konu edilen .... ... unsurunu içeren markanın müvekkili markası ile benzer olduğunu, her iki markanın esas vurgusunun .... anlamına gelen .... ibaresi olduğunu, ... ifadesinin İngilizce'de ... anlamını taşıdığını ve ayırt ediciliğinin olmadığını, markaların ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali yarattığını, ileri sürerek, ... ...'nun ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle: ....
Esas sayılı dosyada alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğunu, işbu davada davacının kullanmadığı markayı dayanak göstererek müvekkilinin marka başvurularına itiraz ettiğini ve hakkını kötüye kullandığını, davacının itirazına gerekçe gösterdiği ... sayılı “.... ...” ibareli ve 5 yılı aşkın süredir tescilli durumda olan markasının tescil kapsamında yer alan ve 29, 30. ve 32. sınıflarda yer alan tüm mallar bakımından kullanımının ispat edilemediğini, itiraza konu markanın "Kullanılmama Nedeniyle İptal"ine ilişkin olarak huzurdaki davacıya karşı açtıkları ....
E. davasında Mahkemenin .... sayılı kararı ile ... tescil numaralı markanın kullanılmama nedeniyle tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden iptaline karar verildiğini, dolayısıyla davacının dava dilekçesinde ileri sürülen markanın bilinirliği ve kullanım yaygınlığına ilişkin iddialarının mesnetsiz kaldığını, davacının dayanak markasının kullanımını ispat edememesi karşısında dava konusu yapılan ... kararının isabetli olduğunu, taraf markalarının iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik içermediğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1'e dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraza mesnet gösterdiği markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği, davalı tarafından ileri sürülen kullanmama def'i şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya tebliğ tarihinin 21/10/2022 olduğu, 20/12/2022 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı ".... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı ".... ..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
...
... tarafından yeniden yapılan itiraz nedeni ile Kurul tarafından yapılan inceleme sonucunda, muterizin yayına itiraz aşamasında sunmuş olduğu belgeler çerçevesinde, kullanım ispatına konu olan itiraz gerekçesi markaların 29, 30 ve 32. sınıftaki mallar bakımından ciddi kullanımının ispatlanamadığı kanaatine varılmış ve bu itibarla belirtilen sınıflardaki mallar 6769 s. SMK madde 6/1 incelemesinde esas alınması mümkün görülmemiştir. Bununla birlikte, başvuru sahibi itiraza mesnet markanın kapsamında yer alan 38. sınıftaki mallar bakımından kullanım ispatı talep etmediğinden inceleme itiraza mesnet markanın kapsamında yer alan 28. sınıftaki mallar bakımından devam etmiştir.
Yerleşik içtihada göre, halkın malların veya hizmetlerin aynı işletmeden veya ticari ya da idari olarak bağlantılı bir işletmeden geldiğine inanması riski karıştırılma/ilişkilendirme olasılığını ortaya çıkartır.
Karıştırılma ihtimali incelemesinde mal/hizmet benzerliği, işaret benzerliği, benzerliğe gerekçe olarak gösterilen markanın ayırt edici gücü ve hedef tüketici kitlesinin bilgi ve dikkat düzeyi ele alınır. Bu unsurlardan birinin zayıf olması diğer unsurların güçlü olması ile telafi edilebilir. Örneğin markalar arasında işaret benzerliği zayıf ise yüksek dereceli mal/hizmet benzerliği ve benzerliğe gerekçe olarak gösterilen markanın ayırt edici gücünün yüksek olması durumunda markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunabilir.
Öte yandan markalar arasında işaret benzerliğinin bulunmaması ya da mal/hizmet benzerliğinin bulunmaması durumunda, diğer unsurları incelemeye gerek duyulmaksızın markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığına karar verilir. Ayrıca, karşılaştırılan malların/hizmetlerin aynılığı durumunda markalar arasındaki görece daha düşük bir benzerlik markalar arasında ilişkilendirme/karıştırma ihtimali bulunması sonucunu doğurabilir.
Yapılan inceleme sonucunda, başvuru kapsamındaki mallar ile itiraza mesnet olan markanın kapsamında 28. sınıfta bulunan malların benzer olmadığı anlaşıldığından, başvuru ile itiraza mesnet marka arasında ilişkilendirme/karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Karar: İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir...." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir."
Madde 19: Yayıma itirazın incelenmesi
(2) 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir.
İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir.",
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 19/2. maddesi anlamında kullanmama def'i hususunda;
SMK 29/2 yollaması ile 19/2 kapsamında kullanmama def'inde; benzerlik ve karıştırılma ihtimali kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası ".... ..." (...) 29. sınıf 30.sınıf
Davacı Markaları ".... ..." (...) 28, 29, 30, 32. Sınıflar
Bilirkişi heyetinden alınan 22/11/2023 havale tarihli raporda özetle;
"Davalı muterizin, davalı şirketin marka başvurusuna itiraz ederken dayanak yaptığı markasının kullanım ispatı talebine konu edilebilecek tescil süresinde olduğu,
Davacı muterizin dayanak markasının kullanımının ispatının istendiği 29, 30 ve 32. Sınıflardaki mallar için davalı şirketin marka başvurusunun yapılmasından önceki beş yıl içinde markanın ciddi kullanımını ispat edemediği,
Davacı muterizin dayanak markasının kullanım ispatı talebine konu edilmeyen 28. Sınıftaki kapsamı ile davalı şirketin markasının tescil talebine konu edildiği (ve tescil edildiği) 29 ve 30. Sınıftaki mallar ile aynı veya benzer olmadığı,
Kullanım ispatı talebinin karşılanamaması sonucunda ortaya çıkan sınırlar dahilinde karşılaştırılan markaların kapsamlarının farklı olması nedeniyle halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığı,
Dava konusu yapılan ... kararının işlem dosyası kapsamıyla uyumlu olduğu," ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ VE KULLANMAMA DEF'İ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
Mevzuatımızda yer alan düzenlemeye göre; yalnızca benzerlik ve karıştırılma ihtimali kapsamında yapılan itirazlarda (SMK m. 6/1), itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir.
Dolayısıyla benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı ileri sürülen itiraz veya hükümsüzlük taleplerinde, uyuşmazlık konusu markanın başvuru tarihinde veya dava tarihinde, itiraza/hükümsüzlük talebine gerekçe olarak gösterilen markanın en az beş yıldır tescilli olması halinde, ilgili markanın tescil kapsamındaki emtialarda ciddi bir biçimde kullanılıp kullanmadığını ispata davet müessesi düzenlenmiştir.
İtiraz sahibi/davacı tarafından sunulan delillerin itiraza konu markanın tescilli olduğu mal veya hizmetler bakımından kullanımın niteliği, yeri, zamanı, kapsamı ve markanın kullanım şekli hususlarına dair yeterli bilgiyi içermesi gerekir. Marka mevzuatında “ciddi biçimde kullanma” kavramına ilişkin açık bir düzenleme yer almamasına rağmen, söz konusu kavramla; markadan işlevlerine uygun bir tarzda yarar elde edecek, yani üzerinde kullanıldığı malın veya hizmetin piyasada tanınmasını ve diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayrılmasını sağlayacak şekilde ve yoğunlukta piyasada veya piyasaya hitap eden, piyasayı etkileyen yerlerde kullanılması kastedilmektedir.
Taraf markaları arasında karıştırılma ihtimaline yol açabilecek mahiyette bir benzerliğin bulunup bulunmadığı değerlendirmesine geçmeden önce, “kullanmama def’i” yönünden inceleme yapılacaktır. Zira kullanımı ispatlanan markalar, sadece kullanımı ispatlanan mal ve hizmetler bakımından dikkate alınacaktır.
Davalı şirket, marka başvurusunun yayımına yapılan itiraz üzerine dayanak yapılan markanın tescil tarihinin, başvurunun yapılmasından beş yıldan daha önce olması nedeniyle SMK m. 19/2’ye dayanarak kullanımının ispatını talep etmiştir. İlgili düzenleme de dikkate alındığında başvurunun yayımına itirazda dayanak yapılan ... tescil numaralı markanın (başvurunun yapıldığı) 02.11.2020 tarihinden önceki beş yıl içinde ciddi kullanımının ispat edilmesi gerekmektedir.
Dosya kapsamında; kullanım ispatı talep edilen davacının ... sayılı markasının tescil tarihi 29/09/2009’dur. Dolayısıyla; gerek dava tarihinde gerekse dava konusu markanın başvuru tarihinde, 5 yılı aşkın süredir markanın tescilli olduğu, bu gerekçe ile davalı şirketin ... sayılı marka yönünden “kullanmama def’i” ileri sürebileceği tespit edilmiştir
Dava konusunun ... kararının iptaline ilişkin olması nedeniyle marka işlem dosyasında yer alan delillerle sınırlı inceleme yapılması gerekmektedir. Zira yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gereken ... kararı aşamasında ibraz edilmemiş veriler doğrultusunda (başka bir ifadeyle sonradan sunulan deliller ile), bu belgelere dayanarak ... kararının yerindeliği ile ilgili değerlendirme yapılabilmesi mümkün olmayacaktır. Bu nedenle tarafların dava aşamasında sunmuş olduğu verilerin dikkate alınması mümkün olmamıştır.
Davacının davalı şirketin marka başvurusunun yayımına itirazı üzerine talep edilen kullanım ispatı sonrasında (işlem dosyasının ... incelenmesi sırasında) sunduğu delillerde gözlemlenen hususlar şu şekildedir:
Ambalaj faturası: 30.11.2017 tarihli fatura, başvuru dosyası bakımından üçüncü kişi durumunda olan ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye ... San. Tic. A.Ş. tarafından ebat bilgileriyle birlikte “ketçaplı .... ...” ve “...” adıyla düzenlenmiştir. Söz konusu delilin davacı ... ile ilişkilendirilmesini sağlayacak herhangi bir verinin işlem dosyası kapsamında yer almaması ve söz konusu ambalaj faturasındaki miktarların pazarda etki yaratacak nitelikte ciddi olmaması nedeniyle kullanım ispatını sağlamaya elverişli olmadığı kanaatine varılmıştır.
İrsaliyeli e- fatura: Üçüncü kişi ... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından başka bir üçüncü kişi olan ... Koz. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye düzenlenen faturadaki irsaliye tarihleri Kasım 2019’a aittir. Bu fatura sunulan kayda göre 2 sayfadan oluşmaktadır. Ancak, özellikle ikinci sayfadaki sıra numaralarının önceki sayfayla bağlantısı tam olarak kurulabilecek nitelikte değildir. Çünkü ilk sayfada sıra numarası 17’de biterken ikinci sayfada sıra numarası 8’den başlamaktadır.
İkinci sayfanın 9 ve 10. Sıralarındaki mal/hizmet açıklaması kısmı verilen sayfa numarasının altında kalmış ve görünmemektedir. İkinci sayfa olarak belirtilen kayıtların içinde sadece 30 ve 31. Sırada “.... ” ibaresiyle 90’ar kutu ürün kaydı bulunmaktadır. Söz konusu belgenin hem ... ile ilişkilendirilememesi hem miktar olarak azlığı karşısında kullanım ispatını sağlamaya elverişli olmadığı değerlendirilmiştir.
Davacının ... kararına itiraz ederken sunduğu delillerde gözlemlenen hususlar:
Çalışan raporu: Kullanım ispatı delili sunmak için Kurum tarafından verilen sürede ilgili personelin raporlu olması nedeniyle belgelerin sunulamadığı belirtilmiştir. Ancak, sunulan yeni deliller arasında önceki aşamada sunulan kullanım ispatı delillerinden başka ciddi kullanımı tevsike yönelik delil ibraz edilmemiştir. Söz konusu rapor, bir kişi ile ilgili olup dava dışı ve işlem dosyası bakımından üçüncü kişi durumunda olan ... Koz. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti. çalışanı olduğu bir ekran görüntüsü ile herhangi bir resmiyeti veya denetlenebilirliği olmayan belgeyle ilişkilendirilmiştir. İspat külfeti davacıya ait olmakla birlikte çalışanın raporlu olması durumunun işveren ve işçi arasındaki iç ilişkiyle ilgili olduğu değerlendirilmiştir.
Üçüncü kişilerin davacı ile ilişkilendirilmesine ilişkin görseller: Yine karara itiraz dilekçesinin içeriğindeki ekran görüntüleri ile sunulan veriler, ... ile üçüncü kişiler arasında bağ kurmaya yöneliktir. Ancak, karara itiraz açıklamaları içinde yer verilen “alt firma” açıklamalarıyla bir yönüyle şirketler topluluğundan söz edilmektedir. TTK m. 195 ile “hâkim ve bağlı şirket” ile ilgili düzenleme yapılmıştır.
Bu düzenlemeler kapsamında müdürlerin aynı olmasının da şirketler topluluğunun varlığından söz edilmesine olanak sağlayabileceği anlaşılabilecektir. Elbette düzenleme kapsamında başkaca koşulların da bulunması gerekmektedir. Ne var ki; ... tarafından müdürlerin aynı olduğu yönünde birbirini destekleyen bilgi ve belgelere dayanılmamıştır. Çünkü sadece üçüncü kişi durumundaki ... Koz. Tem. San. ve Tic. Ltd.
Şti.’nin pay devrine ilişkin tescil ve ilânı belgeleyen Ticaret Sicil Gazetesi sunulmuştur.
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda davacının, işlem dosyası kapsamında kendisi tarafından dayanak markasının itiraza konu başvurudan önceki beş yıl içinde ciddi biçimde kullandığının ispat edemediği; kendisiyle ilişkilendirmeye çalıştığı üçüncü kişi durumundaki şirketlerin itiraza dayanak yapılan markayı ciddi biçimde kullandığının ispat edemediği; davacının kendisiyle ilişkilendirmeye çalıştığı üçüncü kişi durumundaki şirketlerle bağlantısını da ispat edemediği anlaşılmıştır.
Kullanım ispatı talep edilen ... sayılı "... ..." ibareli markanın kapsamında 28, 29, 30, 32. Sınıflardaki "28. Sınıf: Oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil ). Hayvanlar için oyuncaklar. Çocuk bahçeleri, parklar ve oyun parkları için oyuncaklar. Jimnastik ve spor aletleri ile malzemeleri. Suni yılbaşı ağaçları ve bunlar için süsler, suni karlar, çıngıraklar, eğlence (parti, diskotek ) vb.
29. Sınıf: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Tıbbi amaçlı olmayan ve tamamlayıcı gıda maddeleri (polen, proteinler, karbonhidratlar dahil). Patates cipsleri.
30. Sınıf: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler. Mayalar, kabartma tozları; unlu mamullerin formunu, rengini iyileştirici, bayatlama süresini geciktirici doğal maddeler. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububat (tahıl) ve mamülleri.
32. Sınıf: Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar, tonikler. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar" alt gruplar yönünden tescilli olduğu gözlenmektedir.
Davacı şirketin, gerek dava aşamasında gerekse itiraz aşamasında, yukarıda koyu harfle işaretlenen 29, 30 ve 32. Sınıflarda marka kullanımını gösterir bir belgeyi dosyaya sunmadığı anlaşılmıştır.
Somut olay bakımından işlem dosyası kapsamında kullanım ispatına konu edilen ve ispatlanamayan dayanak marka kapsamının dikkate alınabilmesi mümkün olmayacaktır. Davacı muterizin dayanak yaptığı markasının tescil kapsamında çekişme konusu bakımından dikkate alınabilecek yegâne mal. 28. Sınıftaki "Oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar ( jetonla çalışanlar dahil ). Hayvanlar için oyuncaklar.
Çocuk bahçeleri, parklar ve oyun parkları için oyuncaklar. Jimnastik ve spor aletleri ile malzemeleri. Suni yılbaşı ağaçları ve bunlar için süsler, suni karlar, çıngıraklar, eğlence (parti, diskotek vb.) süsleri, parti şapkaları"dır. Bu malların ise davalı şirketin tescil talebine konu ettiği 29. Sınıftaki "Patates cipleri." ile 30. Sınıftaki "Mısır cipleri" malları ile aynılığı olmadığı gibi benzerliği de bulunmamaktadır.
Zira söz konusu malların kullanım amaçları ve alanları, kullanıcıları, fiziksel görünümleri, ticari pazara ulaşmasında kullanılan satış yolları tamamen farklıdır. Yine bu malların birbirleriyle rekabet etmesi, birbirlerinin tamamlayıcısı olması gibi durumlar da söz konusu değildir.
Tüm bunlar dikkate alındığında davacı muterizin itirazına dayanak yaptığı markasında kullanım ispatı talebine konu edilmeyen 28. Sınıftaki malları ile davalı şirketin markasının tesciline karar verilen 29, 30. Sınıftaki malların farklı mallar olması karşısında markalar arasında halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin varlığından söz edilebilmesi mümkün olmayacaktır.
Dolayısıyla marka işlem dosyası kapsamına göre kullanım ispatı talebiyle ilgili olarak davacının kullanımın ispat edemediği malların dikkate alınmamasının ve kullanım ispatı talebine konu olmayan 28. Sınıftaki mallar ile davalı şirketin tescil talebine konu ettiği 29, 30. Sınıftaki malları karşılaştırmasının ilgili düzenlemelere ve işlem dosyası kapsamına uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak, davacı taraf ... sayılı markasını 29, 30, 32. Sınıflarda kullandığını ispatlayamadığından, ... karar iptali davası bakımından, işbu markanın 6769 sayılı SMK madde 6/1 anlamında değerlendirmeye alınamayacağı, 6769 sayılı SMK madde 6/1 şartlarının somut olayda bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup, netice itibariyle dosya kapsamında iptali talep edilen ... kararının yerinde olduğuna kanaat getirilmiş ve yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/522, K. 2024/5, 11 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama