KÜNYE
Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2024
- T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/327 Esas - 2024/66
- Esas no
- 2023/327 Esas
- Karar no
- 2024/66
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ....
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- ...- ...
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 2- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali
- Dava tarihi
- 11/09/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 13/03/2024
- Talep
- —
Karar Metni
2.049 kelime·10 dk okuma·7 bölüm
Davacı vekili 11/09/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkilinin .... nezdinde ... sayılı " ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ... yayınlanması üzerine davalı şirketin .... sayılı "...." ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin ...'in ... sayılı .... kararı ile nihai olarak reddedildiğini, söz konusu kararın haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira, “....” markasının müvekkilin seri markalarının bir parçası olduğunu,
davalı firmanın "..." ibareli markasal kullanımlarına yönelik olarak noter kanalıyla ihtarname gönderilerek uyarılmış olduğunu, davalı firmanın 35. sınıfta faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin ise yıllardır 43. sınıfta faaliyet gösterdiğini, “...." markaların müvekkili adına 43. sınıfta tescilli markalar olduğunu, müvekkilinin aktif olarak kullanılmakta olan ve tescil süreci devam eden “....” markalarının da bulunduğunu, dava konusu markanın davalı markalarına yaklaşma gayesi taşımadığını, karıştırılma ihtimali bulunmadığını, eskiye dayalı öncelikli ticari ve markasal kullanımın ve gerçek hak sahipliğinin davacı müvekkiline ait olduğunu,
müvekkilinin tescilli markaları nedeniyle kazanılmış hakkı bulunduğunu, markaların karıştırma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek; ...’in ... sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçe ve beyanında özetle: Dava konusu ... kararında bütüncül değerlendirme yapılarak karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğunun tespit edildiğini, başvurunun “+... ...” ibaresinden oluştuğunu, başvuruda "+..." ibaresinin öne çıkan konumda olduğunu, "+...” ibareli itiraz gerekçesi markalar ile başvurunun görsel, işitsel ve kavramsal yönden benzer olduğunu, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların kapsamında aynı veya aynı tür hizmetlerin bulunduğunu, markalar arasında ilgili tüketici kesimi nezdinde redde konu hizmetler üzerinde ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/...'e dayalı taraf markalarının benzemediği iddiası temelinde; davacı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı başvurusu olan ... sayılı marka ile davalı şirketin itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/... maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, SMK 6/3'e dayalı gerçek hak sahipliği iddiası ile marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davalı markaları açısından yapılan değerlendirmenin alınan ... kararına etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya tebliğ tarihinin 12/07/2023 olduğu, 11/09/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı " ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
...
Yapılan değerlendirme sonucunda, ... sayılı ... kararı dikkate alınarak ... numaralı "+... ..." ibareli başvuruya konu marka ile itiraza mesnet olan .... markalarının yüksek derecede benzer oldukları, ayrıca söz konusu markaların aynı veya aynı türdeki ya da benzer malları/hizmetleri kapsadıkları tespit edilmiştir. Bu nedenle işbu başvurunun tescili halinde, tüketici nezdinde sayılan markalar arasında ilişkilendirme/karıştırma ihtimalinin oluşabileceği kanaatine varıldığından, itirazın kabulüne karar verilmiştir.
Öte yandan, karara itiraz dilekçesinde itiraza gerekçe olarak gösterilen yukarıda belirtilenler dışındaki diğer markaların ... nezdine yapılan yayına itiraz aşamasında ileri sürülmeyip ilk kez Kurul nezdinde yapılan karara itiraz aşamasında ileri sürüldüğü, bu durumun itiraz kapsamının genişletilmesi sonucunu doğurduğu tespit edildiğinden belirtilen markalara dayalı itiraz kabul edilmemiştir. Sayılan nedenlerle karar aşağıdaki şekilde tesis edilmiştir.
KARAR
İtirazın kabulüne ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(...) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir."
Madde kapsamında SMK 6/... maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise, dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Madde kapsamında SMK 6/3 'e ilişkin olarak;
Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine marka başvurusu reddedilir. SMK 6/3 kapsamında sağlanması gereken bir koruma için markaların tescilli olması gerekmediği gibi Türkiye’de satış yapılmasının dahi gerekmediği yönünde doktrinde görüşler ve ... kararları bulunmaktadır. Örneğin, ... 2009 yılında verdiği 07/07/2009 tarihli ve .... sayılı ilamı ile Türkiye’de tescili bulunmayan ve Türkiye’de satılmamış olan “...” markasına yönelik olarak yurt dışında var olması ve gerçek hak sahibi olduğunun tespit edilmesi dahilinde davalı markasının tescilin mümkün olmadığı yönündeki yerel mahkeme kararını onamıştır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı Başvuru Markası "+... ..." (...) 43. sınıf.
Davalı Mesnet Markaları "...." (....) 16, 25, 26, 29, 30, 31, 35, 41, 43. sınıflar.
Bilirkişi heyetinden alınan alınan 15/01/2024 havale tarihli raporda özetle; "Dava konusu marka başvurusunun davalı şirketin redde mesnet alınan .... numaralı markaları ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunduğu, somut olayda davacı açısından dayanak gösterdiği önceki tarihli markalarından kaynaklı olarak gerçek hak sahipliği, seri marka ve kazanılmış hak sahipliği koşullarının oluşmadığı, " ifade edilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
.... 6769 SAYILI SMK 6/... MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Kapsamında Değerlendirme
Dava konusu "...." ibareli ve ... başvuru numaralı davacı başvurusu kapsamında 43/01. sınıftaki: "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza dayanak; ... sayılı davalı markalarının koruma kapsamında bir kısım mal/hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu marka başvurusu kapsamındaki 43.01. sınıfta yer alan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” ile davalı şirketin dayanak markalarından ... sayılı markanın kapsamında yer alan 43.01. sınıftaki “geçici konaklama hizmetleri”nin ilgili tüketici kesimlerinin örtüşmesi, dağıtım kanallarının aynı olması ve hizmetlerin kaynağı itibarıyla aynı işletmeler tarafından sağlanıyor ve genellikle birlikte sunulan hizmetler olması nedeniyle benzer/ilişkili olduğu değerlendirilmiştir.
Yine, dava konusu marka başvurusu kapsamında bulunan 43.01. sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” ile davalı şirketin ... sayılı dayanak markası kapsamında 29. ve 30. sınıflardaki mallar arasında benzerlik değerlendirilmesi yapıldığında, yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinin temel olarak restoran, lokanta, büfe, kafe, kafeterya hizmetlerini kapsadığı, bu hizmetin amacının doğrudan tüketim için yiyeceklerin ve içeceklerin servise sunulması olduğu,
restoran, lokanta, büfe, kafe, kafeteryalarda yiyeceklerin ve içeceklerin tüketiliyor olmasının yiyecek ve içecek ürünleri ile restoran hizmetleri arasında benzerlik bulunmasına sebep olabileceği, yiyecek veya içecek ile “yiyecek içecek hizmetinin sağlanması hizmetleri” arasında tamamlayıcılık ilişkisi kurulabildiği durumlarda benzerlik olabileceği, ilgili sektörde yiyecek içecek sağlanması hizmetlerini sunan işletmelerin aynı zamanda yaygın olarak yiyecek veya içecek ürünlerinin üretimini de gerçekleştirebildiği hususları dikkate alındığında,
43. sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” ile davalının ... sayılı dayanak markasında 29. ve 30. sınıftaki malların tamamı arasında tamamlayıcılık ilişkisi kurulabileceğinden, benzer/ilişkili oldukları sonucuna varılmıştır.
Bu doğrultuda, taraf markaları kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden SMK 6/... maddesi kapsamında iltibas ihtimalinin ilk şartı olan emtiaların/hizmetlerin benzerliği kriterinin sağlandığı, sonuç itibariyle taraf markalarının iltibas değerlendirmesinde emtia ayniyeti/benzerliği şartının sağlandığı görülmüştür.
Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi
Dava konusu yapılan marka başvurusunun reddedildiği 43.01. sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri”, gıdaların saklanması, dağıtım sürecindeki muhafazası, tüketime hazır hale getirilmesi için gereken koşulların sağlanması gibi aşamaları da barındırdığı için dikkat sarf edilerek tüketime konu olmaktadır. Bu nedenle burada da bilinçli tüketicilerin dikkate alınması gerekmektedir. Ancak, nihai tüketim bakımından hızlı atıştırmalıkların da dahil olması, hammaddeyi oluşturan gıda ürünlerinin temel beslenme ihtiyacı ile ilgili olması, büfeler, marketler vb. yerlerde de bu hizmetlerin gerçekleştirilmesi ve nihai tüketime konu olması nedeniyle ortalama tüketici kitlesinin de dikkate alınması gerekmektedir.
Belirtilen hususlar dikkate alındığında, dava konusu marka başvurusunun reddedildiği hizmetler için hem ortalama seviyedeki tüketicilerin hem dikkat düzeyi görece daha yüksek olan bilinçli tüketicilerin dikkate alınması gerekmektedir.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Görsel benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; davacı başvuru markası, siyah zemin üzerine sarı renkle yazılmış “....” işareti, “...” ibaresinden oluşmaktadır. Marka başvurusu kapsamındaki yiyecek ve içecek hizmetleri dikkate alınarak değerlendirildiğinde; “...” ibaresinin bu hizmetler açısından tanımlayıcı olup, markasal ayırt ediciliği bulunmadığından markanın esas ve ayırt edici unsurunun “+...” ibareti olduğu sonucuna varılmıştır.
Davalı şirketin başvurunun reddine mesnet alınan iki markası da mavi zemin üzerine beyaz renkle yazılmış “...” ibaresinden oluşmaktadır. Görsel olarak taraf markalarında renk unsurları farklı olmakla birlikte, başvuru kapsamındaki hizmetlerin hitap ettiği ortalama tüketici açısından markaların görsel olarak “...” şeklinde algılanma olasılığı çok yüksek olduğundan, taraf markalarının görsel olarak benzer olduğu değerlendirilmiştir.
İşitsel benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; işitsel olarak taraf markalarının esas ve ayırt edici unsuru “artı bir” olarak seslendirilecektir, böylece taraf markalarının işitsel olarak aynı etkiyi oluşturacağı ve aynı olduğu açıktır. Anlamsal benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; kavramsal olarak bir matematiksel işlem olarak algılanıp bir tane eklenmesi, bir tane ilave yapılması, bir tanesi veya bir ile toplanması şeklinde algılanabilecektir. Bu durum karşısında karışlaştırılan işaretlerin kavramsal olarak da aynı/benzer olduğu tespit edilmiştir.
Netice olarak, iltibas değerlendirmesinde davalının ... ve ... sayılı markaları ile davacı başvuru markasının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğuna kanaat getirilmiştir.
2. 6769 SAYILI SMK 6/3 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
Bilindiği üzere, SMK m. 6/3 gereği başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. Eldeki davada, dava konusu başvuru davacı başvurusu olduğundan ve davacının marka başvurunun yayımına SMK m. 6/... gereği davalı yanca tescilli markalarına dayalı olarak itiraz edilmiş olduğundan, davacının SMK 6/3'e dayalı iddialarının, hukuki olarak somut olayda değerlendirilme koşulları oluşmamıştır. Neticeten, davacı açısından dayanak gösterdiği önceki tarihli markalarından kaynaklı olarak gerçek hak sahipliği, seri marka ve kazanılmış hak sahipliği koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, dava konusu ... kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/327, K. 2024/66, 13 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama