İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/152 K.2021/61

... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2020/152Karar2021/61Tarih3 Şubat 2021Okuma13 dk · 2.537 kelime

KÜNYE

T.C. ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C.

Mercii
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/152
Karar No
2021/61
Karar tarihi
3 Şubat 2021
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.537 kelime·13 dk okuma·11 bölüm

... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO

2020/152 Esas

KARAR NO : 2021/61

DAVA

İstirdat (Sözleşmeden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 06/03/2020

KARAR TARİHİ : 03/02/2021

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 22/02/2021

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... ortaklığı yaptırımı olan ... Elk.Ür.A.Ş.'e ait ...

Enerji Üretim Santrali için davalı tarafından RES katkı payı faturası olarak müvekkili firmaya 23/01/2020 tarihinde 24.675.509,71 TL bedelli fatura gönderildiğini, müvekkili firmanın faturanın tamamını itirazı kayıtla şerh düşerek 07/02/2020 tarihinde ödediğini, tarafların ilk olarak 22/11/2021 tarihinde sonrasında müvekkil firmanın unvan değiştirmesi neticesinde 27/03/2015 tarihinde RES katkı payı anlaşmazı imzaladığını, bu anlaşma kasamında müvekkili firmanın davalı şirkete üretime başladığı tesisin geçici kabulünün yapıldığı tarihten itibaren 20 yıl boyunca RES katkı payı bedeli ödeyeceğini,

davalı şirketin sözleşmeye aykırı fatura düzenlediğini., faturanın fahiş ve hatılı olduğunu, ... tesisinin geçici kabul tarihinin 06/05/2015 olduğunu, müvekkili şirketin 06/05/2035 tarihine kadar davalı şirkete RES katı payı bedeli ödeyeceğini, 20 yıllık ticari ilişkin RES katkı payı sözleşmesi ile düzenlendiğini, sözleşme 3.maddesinde yer alan formül gereğince taraflarına 11.392.956,76 TL fatura düzenlemesi gerekirken 24.675.509,71 TL fatura düzenlenesinin fahiş ve hatalı olduğunu, müvekkili firma tarafından ...'a kWh başına ödenmesi teklif edilen RES katkı payı bedelinin 4,62 Krş/kWh olduğunu,

2019 yılı elektrik üretiminin 186.859.554 kWh ve TÜİK, TÜFE endeksinin %11,84 olduğunu, buna göre RES katkı payı tutarının 11.392.956,76 TL olduğunu, fazla hesaplanan ve ödenmek zorunda kalınan 13.282.55295 TL'nin ödeme tarihi itibariyle en yüksek avans faizi ile müvekkili firmaya iadesi gerektiğini, müvekkili firmanın üretici olduğunu her yıl yaklaşık 150.000.000 kWh elektrik ürettiğini, yenilebilir enerji kaynaklarından olan temiz enerji olarak anılan rüzgar enerjisinden elektrik ürettiğini, söz konusu yatırımı yapmak için ciddi riskler aldığını ve borçlandığını,

RES katkı payı ile ilgili tüm düzenlemelerin davalı ... tarafından önceden hazırlandığını, matbu evraklar olduğunu, sözleşmenin tip sözleşme olduğunu, sözleşmenin güçlü tarafının davalı olduğunu, müvekkili firmanın sadece fiyat teklif ederken irade gösterebildiğini, ödeme zamanı, şart ve koşullarının davalı tarafça belirlendiğini, tüm bu düzenlemelerde bir farklılık yada hata olması halinde davalının basiretli tacir olma hükümleri kapsamında sorumlu olduğu aksinin iddia edilemeyeceği davalı ...'ın hakim durumda tekel olduğunu,

müvekkili firmanın gerek teklif mektubu gerekse RES katkı payı sözleşmesinde irade gösterebileceği tek alanın birim başına ödemeyi taahhüt edeceği fiyat/kuruşu teklif edebilmesi olduğunu, diğer tüm düzenlemelerini davalı şirketçe önceden hazırlandığını, matbu bir şekilde müvekkili firmaya sunulduğunu belirterek taraflar arasındaki muarazının menine, taleplerinin mümkün olmaması halinde sözleşmenin ifasının imkansız olduğu gerekçesiyle sözleşmenin uyarlanmasına,

9.102.795,19 TL bedel ile belirlenebildiği anda tüm bedelin ödeme tarihinden (07/02/2020) itibaren uygulanacak en yüksek avans faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından 1 Kasım 2007 tarihinde alınan Rüzgar Enerji Santralı başvuruları arasından, aynı saha ve/veya aynı trafo merkezi için birden fazla başvurunun yapıldığı durumlarda sisteme bağlanacak olan/olanları belirlemek amacıyla, Teşekküllerince 15/02/2011 - 13/09/2011 tarihleri arasında, 13 farklı pakette ve teklif edilen RES katkı payı miktarları üzerinden RES kapasite tahsis yarışmaları gerçekleştirildiğini, yarışmalar ile yaklaşık toplam kurulu gücü 5.500 MW RES için kapasite tahsis edildiğini, EPDK tarafından söz konusu projelerin lisanslandırma sürecinin başlatıldığını,

davacı şirketce gerçekleştirilen yarışmalar sırasında sunduğu teklifleri doğrultusunda, ... RES, Mut RES, Harmanlık RES ve (dava konusu) ...

RES olmak üzere, dört ayrı tesis için sisteme bağlantı hakkı kazandığını, anılan tesisler için lisans alarak faaliyetlerine başladığını, ayrıca davacı ile müvekkil arasında davacıya ait üretim tesislerinin ilk ünitesinin geçici kabulünün yapıldığı tarihten başlamak üzere ve tüm tesisin geçici kabulünün yapıldığı tarihten itibaren yirmi yıl süre boyunca müvekkili ...'a ödemeyi taahhüt ettiğini, Rüzgar Enerjisine Dayalı Elektrik Üretimi Santrali (RES) katkı payı bedelinin ödenmesini konu alan, "RES katkı payı anlaşmaları" akdedildiğini,

müvekkili tarafından “Rüzgâr Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Lisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği” çerçevesinde yarışmaya katılan ve kazanan şirketlerle imzalanan RES katkı payı anlaşması gereğince yönetmelik ve ekleri olan taahhütname, teklif mektubu formu ile anlaşma hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda RES katkı payı faturaları hesaplandığını, davacının iddia ve yorumlarının hukuka aykırı olduğunu,

teşekküllerince gerçekleştirilen RES kapasite tahsis yarışmalarına ilişkin tüm hususların “Rüzgâr Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Lisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği” çerçevesinde belirlendiğini, hal böyle iken sürecin mevzuatsal dayanağı olan Yönetmelik, ekleri ve içeriği birbirinden ayrı değerlendirilerek aralarında hiyerarşik bir ilişki kurmak suretiyle teklif mektubunun yok sayılmasının hukuka uygun bir yaklaşım olmadığını, yönetmeliğin, taahhütname,

teklif mektubu formu ve RES katkı payı anlaşmasından oluşan ekleri ile bir bütün olarak değerlendirilmesinin gerektiğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA VE GEREKÇE

Dava, taraflar arasında tanzim edilen RES sözleşmesi uyarınca davalı tarafından RES katkı payı olarak tahsil edilen miktarın sözleşme ve yönetmeliğe aykırı olduğu iddiasıyla istirdatı konularına ilişkindir. Her ne kadar davalı taraf davanın idari yargının görevine girdiğini belirterek yargı yolu ve görev itirazında bulunmuşsa da her iki taraf da tacir olup davanın sözleşmeden kaynaklandığı, TTK 4. Maddesi kapsamında ticari dava olması nedeniyle aynı yasanın 5. Maddesi uyarınca ticaret mahkemesi görevli olduğundan davalının yerinde görülmeyen yargı yolu ve görev itirazının reddine karar verilmiştir.

Taraf delilleri toplandıktan sonra oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış bilirkişi heyeti raporunda özetle; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı şirketin Harmancık RES Üretim tesisinin davalıya ait Karacabey TM bağlanması konusunda taraflar arasında akdedilen RES Katı Payı anlaşması kapsamında davacının sözleşme hükümlerini hükümsüzlüğü ve uyarlanması muarazanın men-i ile 23/01/2020 tarihli RES Katkı Payı faturasında talep edilen ve ödenen bedelin fazla olduğu ve istirdatı konularına ilişkin olduğunu, davalı ...'ın yasa ve EPDK kararları uyarınca enerji üretim lisansı sahiplerine güç tahsis etme yetkisi bulunduğunu,

14/04/2011 tarihinde gerçekleştirilen RES Katkı Payı yarışmasında alınan tekliflerin değerlendirilmesi sonucunda davacının ... RES'in için 50 MV güç tahsis hakkı kazandığını, davacı teklifinde 4,62 krş/kWh teklif verdiğini, davacı ile davalı arasında sözleşme imzalandığını, sözleşmenin EPDK yönetmeliğine uygun olduğunu, 3.maddesinde katkı payı hesaplama yönteminin belirtildiğini, buna göre;

toplam RES Katkı Payı tutarı =kr X E X TÜFE KR= Şirket tarafından ...'a kilovat saat başına ödenmesi taahhüt eden kuruş E= Bir önceki yılda gerçekleşen yıllık net elektrik enerjisi üretimi

TÜFE = TÜİK tarafından Ocak ayında açıklanan yıllık tüketici fiyat endeksi olarak tarif edildiğini, ülkemiz elektrik iletim sisteminin sahip ve işleticisi olan davalı şirketin faaliyeti sırasında yeni yatırımlar, tevsih yatırımları, bakım ve onarım harcamaları, personel harcamaları yapmakta ve bu harcamalar kapsamında yıllık gelir gereksinimine göre iletim sistem kullanım bedellerinin EPDK tarafından belirlendiğini, ...'ın yıllık gelir gereksinimlerinin artışı ile enerji fiyatlarının artışı arasında direk bir bağ olmadığını,

bu çerçevede sözleşmede TEFE endeksinin yıllık değişiminin yıllık RES Katkı Payı belirlenmesinde kullanılmasının mevzuata ve hakkaniyete aykırı bir yön bulunmadığının değerlendirdiklerini, sözleşmeye müdahale edilip edilmemesi hususundaki hukuki değerlendirme ve takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğunu belirtmişlerdir.

Raporda devamla, davacının teklifinde verdiği birim fiyat ile sözleşmede belirtilen birim fiyatın aynı olduğunu, sözleşmenin 3.maddesinde güncelleme için TÜİK tarafından Ocak ayında açıklanan yıllık tüketici fiyat endeksinin alınmasının ön görüldüğünü ancak güncellemeye konu önceki dönemle (güncellemenin başlatılacağı tarih) ilgili bir belirlemeye yer verilmediğini, buna karşılık yönetmeliğin 9.maddesinde güncellemenin Ocak ayında açıklanan bir önceki yılın aynı ayına göre yıllık tüketici fiyat endeksine göre yapılması öngörüldüğünü,

diğer taraftan yarışma yönetmeliği ekinde yer alan dokümanlarla birlikte değerlendirme yapıldığından taahhütnamede yer alan "teklif yılından itibaren TÜFE güncellenmesi" düzenlenmesi yarışmayı kazananla akdedilen sözleşme tasarısında ve yönetmelik hükümlerinde yer almamakta olup yarışma sonucunda akdedilen sözleşme tasarısı tek başına geçerli olacağından teklif verenler açısından çelişkili bir durumu ortaya koyduğunu,

bu kapsamda yarışmaya katılanların yarışma sonrasında akdedeceği sözleşme hükümlerine teklif yılından itibaren TÜFE güncellemesi yapılması konusunda bir hüküm olması ve 20 yıl sürecek katkı payı ödemelerinin kabul tarihinden itibaren yapılması düzenlenmesi kapsamında, sözleşmede yer verilen TÜFE güncellemesinin teklif yılından değil kabul tarihinden itibaren geçerli olduğunun var sayılması gerektiğini, teklif sözleşmesinde bulunan TÜFE güncellemesinin sözleşmede yer almadığını, sözleşme eki olduğu yönünde bir düzenleme yapılması gerektiğini,

taraflar arasında akdedilen sözleşmede bu yönde herhangi bir hüküm bulunmadığı gibi 27/03/2015 tarihinde yenilenen sözleşmede de aynı şekilde bir hükmün yer almadığını, netice olarak hesaplamada muarazanın sözleşme hükmü uygulanarak giderilmesinin gerektiğini, diğer ihtilafın teklif ve sözleşme yılı olan 2011 yılından itibaren Ocak ayı endeksinin mi kullanılacağı sözleşme tarihi olan 2012 yılı Ocak ayı endeksinin mi kullanılacağı yoksa davacı iddiasında olduğu gibi sadece 2019 yılına ait TEFE ile mi hesaplama yapılacağı yada santralin devriye girdiği 2015 yılı Ocak ayı endeksine göre mi hesaplama yapılacağı noktasında bulunduğunu,

sözleşmede 20 yıl süresince birim fiyatın sabit kalacağına dair bir hüküm bulunmadığını, her yıl günceleme ön görülmüş olup yapılacak bir güncellemede de en son yapılan güncellemedeki değerin esas alınması gerektiğini, RES Katkı Payı anlaşması 20 yıllık süre ön görüldüğünde 3.maddesi uyarınca tesisin üretime başladığı tarihtin itibaren güncellenecek birim fiyatlar üzerinden katkı payı tespitinin yapılmasının gerektiğini, bütün bu ihtimallere göre hesaplama yapıldığını buna göre;

A-Güncellemenin üretime başlama (geçici kabul tarihi) tarihi itibariyle yapılması halinde;

Dava konusu Harmancık RES'te 2019 yılında 186.859.554 kWh elektrik üretilmiş olup bu hususta bir uyuşmazlığın bulunmadığını sözleşmedeki birim fiyatın 4,62 krş/kWh olduğunu, 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yılı TÜFE artışları uygulandığında birim fiyatın 8.215445 krş/kWh olduğunu, 2019 yılı elektrik üretimi ile çarpıldığında 15.351.343,31 TL ettiğini, KDV ile birlikte toplam bedelin 18.114.585,10 TL olduğunu, faturadan talep edilen 20.675.509,71 TL'den çıkartıldığında geriye kalan 6.560.921,61 TL fazla talep edildiğini,

B-TÜFE güncellemesi başlangıç tarihinin sözleşme (teklif tarihi) tarihi olarak kabulü ile 2012 olarak alınması halinde;

2012 yılından 2019 yılına kadar TÜFE güncellenmesi yapıldığında birim fiyatı 10,132185 krş/kWh olduğunu, buna göre 2019 yılı dava konusu RES Katkı Payı tutarının 186.859.554 X 10,132185 = 18.932.955,10 TL olup KDV ile birlikte 22.340.887,02 TL olduğunu, fatura ile talep edilen 24.675.509,71 TL'den çıkartıldığında bakiye 2.344.622,69 TL fazla talep edildiğini,

C- Güncellemenin teklif ve sözleşme tarihi esas alınarak ve bu tarihten önceki Ocak 2011 TÜFE oranı kullanılarak yapılması halinde (davalının yaptığı gibi);

Bu durumda davalının yaptığı hesaplamanın bu kriterlere uygun olduğunu ve davacının talep hakkının bulunmadığını,

D- Güncellemenin sadece RES Katkı payına konu yıla ait TÜFE oranının kullanılarak yapılması halinde (davacının talebinde olduğu gibi);

Sözleşmede yer alan birim fiyatın 4,62 krş /kWh olup TÜİK tarafından açıklanan 2019 yılı TÜFE oranını %11,84 olduğunu, bu durumda birim fiyatın 5,167008 krş/kWh olacağını, bu durumda dava konusu 2019 yılı RES Katkı Payı tutarının 186.859.554 x 5,167008 = 9.655.048,10 TL KDV ile birlikte toplam tutarın 11.392.956,76 TL olduğunu, fatura bedeli olan 24.675.509,71 TL'den çıkartıldığında bakiye 13.282.552,95 TL fazla hesaplanmış olduğunu davacının bunu talep etme hakkının bulunduğunu, ödeme tarihi olan 07/02/2020 olup temerrütün bu tarihte oluştuğunu belirtmişlerdir.

Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; açılan ihaleye verdiği teklifi kabul edilerek RES santrali kurma ve işletme hakkı kazanan davacının davalı şirket ile RES Katkı payı sözleşmesi imzalandığı, davacı tarafından santralin kurularak işletmeye başlandığı, davalı tarafından sözleşme kapsamında KATKI PAYI faturası düzenlenerek davacıdan tahsilinin istendiği, davacının ihtirazî kayıt ile ödeme yaparak yapılan tahsilatın sözleşme ve yönetmeliğe aykırı olup fazla talep edildiği iddiasıyla fazla talep edilen ve ödenen bu kısmın istirdatı, muarazanın men-i, sözleşmenin ifasının imkansız olduğu gerekçesi ile sözleşmenin uyarlanmasına karar verilmesi talebinde derdest davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Taraflar arasındaki ihtilaf, her yıl yapılacak güncelleştirmede esas alınacak RES Katkı Payı hesaplaması birim fiyatının teklif mektubuna göre mi yoksa RES Katkı payı sözleşmesine göre mi yapılacağı ve TÜFE artışlarının kümülatif olarak hesaplanıp hesaplanmayacağı noktasında toplanmaktadır. Türk Borçlar Hukukuna göre sözleşmeye bağlılık ve sözleşme serbestisi ilkeleri bulunmakta olup bu ilkelere göre sözleşmenin aynen uygulanması esastır.

Sözleşme öncesi yapılan teklifler icap mahiyetinde olup sözleşme imzalandıktan sonra artık icaplar değil sözleşme hükümleri geçerlidir. Taraflar arasında düzenlenen RES Katkı Payı anlaşmasının 3.maddesinde katkı payının nasıl hesaplanacağı açık bir şekilde düzenlenmiş olup, söz konusu düzenleme aynı zamanda yönetmeliğe de uygundur. Yani sözleşme yasa ve ahlaka da aykırı olmadığı için geçerli olup tarafların anayasası sayılan sözleşme hükümlerinin uygulanması gerekir.

Sözleşme ve yönetmeliği göre RES Katkı Payı hesaplama formülü toplam RES Katkı Payı Tutarı = kr X E x TÜFE olup buna göre sözleşmede belirtilen davacının kWh başına ödemeyi taahhüt ettiği kuruş cinsinden katkı payı bir önceki yılda gerçekleşen yıllık net elektrik enerjisi üretimi ve TÜİK tarafından Ocak ayında açıklanan bir önceki yılın aynı ayına göre yıllık tüketici fiyat endeksinin çarpılması sonucu bulunacak miktarın katkı payı olarak alınması gerekir.

Sözleşme ve yönetmelikte enflasyondaki yıllık fiyat artışlarının kümülatif olarak hesaplanacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır.

Bu durumda davalı tarafından sözleşme hükümlerine aykırı sözleşmeden önceki teklif mektubunda belirtilen kriterlere göre hesaplama yapılarak ve yıllık fiyat artışları kümülatif olarak hesaplanarak fatura tanzim edip davacıdan talepte bulunulması sözleşme ve mevzuata aykırı olduğundan davacının birim fiyat hesaplaması hususundaki muarazanın giderilmesi ve istirdata yönelik talebinin kabulüne,

taraflar arasındaki birim fiyat hesaplaması hususundaki ihtilafta yarışmadaki teklif ve taahhüt değil sözleşme hükmünün uygulanması suretiyle muarazanın giderilmesi ve sözleşmedeki hesaplamaya göre fazladan tahsil edilen 13.282.552,95 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. (Ankara 23. BAM 2017/1552 esas 2019/272 karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)

Her ne kadar davacı sözleşmenin uyarlanmasını talep etmiş ise de; sözleşme hukukunda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda) ve sözleşme serbestliği ilkeleri benimsenmiştir. Bu ilkeler çerçevesinde, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Başka bir anlatımla, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, kural olarak borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir.

Sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir sonucudur. Ancak bu ilke özel hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırılmıştır. Sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan denge sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle büyük ölçüde tarafların biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulabilir. İşte bu durumda sözleşmeye bağlılık ve sözleşme adaleti ilkeleri arasında bir çelişki hasıl olur ve artık bu ilkeye sıkı sıkıya bağlı kalmak adalet, hakkaniyet ve objektif hüsnüniyet (M.K.Md. 4, 2) kaidelerine aykırı bir durum yaratır hale gelir. Hukukta bu zıtlık (beklenmeyen hal şartı-sözleşmenin değişen şartlara uydurulması) ilkesi ile giderilmeye çalışılmaktadır.

Sözleşmedeki edimler arasındaki dengenin çeşitli nedenlerle alt üst olması, borcun ifasını güçlendirmesi durumunda "işlem temelinin çökmesi" gündeme gelir. İşte bu halde yargıç, somut olayın verilerine göre alacaklı yararına borçlunun edimini yükseltmeye veya borçlu yararına onun tamamen veya kısmen edim yükümlülüğünden kurtulmasına karar verilebilir ve müdahale ederek sözleşmeyi değişen koşullara uyarlar.

Somut olayımızda her iki taraf tacir olup taraflar özgür iradeleriyle günün koşullarına göre konumlarına değerlendirerek sözleşme tanzim etmiş olup ahde vefa ilkesi uyarınca bu sözleşmeyle bağlıdırlar. Yukarıda izah edildiği üzere edimler arasında mevcut olan dengenin sonradan meydana gelen şartlardaki olağan üstü değişme nedeniyle büyük ölçüde taraflardan birinin aleyhine katlanılmayacak derecede bozulması halinde sözleşmeye bağlılk ve sözleşmede adalet ilkeleri arasında çelişki oluşacağı ve bu durumda işlem temelinin çökmesi mahiyetinde ise hakimin müdahale imkanı bulunmaktadır. Olayımızda bu kriterler mevcut olmadığından davacının yerinde görülmeyen uyarlama talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın kısmen kabulüne;

A-Taraflar arasındaki birim fiyat hesaplanması hususundaki ihtilafta yarışmadaki teklif ve taahhüt değil sözleşme hükmünün uygulanması suretiyle muarazanın giderilmesine,

B-13.282.552,95 TL'nin 07/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

C-Davacının koşulları bulunmayan sözleşmenin uyarlanması talebinin reddine,

D-Alınması gerekli 907.331,19 TL harcın peşin alınan 226.832,80 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 680.498,39 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

E-Davacı tarafından peşin yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 226.832,80 TL peşin/nispi harcı olmak üzere toplam 226.887,20 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

F-Davacı tarafından yapılan 117,25 TL tebligat posta gideri ve 9.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.117,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

G-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

H-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.uyarınca hesaplanan 221.450,53 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

I-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden red edilen uyarlama talebi yönünden A.A.Ü.T.uyarınca hesaplanan 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 03/02/2021

Başkan ... · e-imza Üye ... · e-imza Üye ... · e-imza Katip ... · e-imza

Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/152, K. 2021/61, 3 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gerekçeli Karar
  4. Esas No
  5. Karar No : 2021/61
  6. Dava
  7. Dava Tarihi : 06/03/2020
  8. Karar Tarihi : 03/02/2021
  9. Gerekçeli Kararın
  10. Yazıldığı Tarih : 22/02/2021
  11. İddia
  12. Savunma
  13. Yargılama Ve Gerekçe
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/152
Karar No
2021/61
Tarih
3 Şubat 2021

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/152 K.2021/178
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2020/152 K.2021/114
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/153 K.2021/121
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2020/153 K.2021/88
  • Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/153 K.2021/62
  • Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/153 K.2021/108

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.