KÜNYE
T.C. Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Ocak 2023
- T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/24 Esas - 2023/1
- Esas no
- 2021/24 Esas
- Karar no
- 2023/1
- Hakim
- ...
- Katip
- ..
- Davacı
- ..
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.792 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
Av.... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
DAVA TARİHİ : 12/01/2021
KARAR TARİHİ : 06/01/2023
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/01/2023
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili 12/01/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın alacaklısı olduğu, davalı borçlu ... tarafından.... Esas sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunulduğunu ve....
Karar sayılı kararı ile davalı borçlunun konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini, mahkemenin tasdik talebinin kabulü kararının 12.11.2020 tarihinde ilan edildiğini, davacı banka tarafından tasdik talebinin kabulü kararına karşı İstinaf yoluna başvurulduğunu, davacının davalı borçludan olan alacağının bir kısmına tasdik edilen projede yer verilmemiş olması nedeniyle davacı alacağının davalı borçlu tarafından ve komiserler kurulu tarafından çekişmeli hale getirildiğini, bu sebeple davacının alacağının hüküm altına alınarak,
davalı borçludan tahsiline karar verilmesi talebiyle yasal süresi içinde dava açılmadan dava şartı olarak arabuluculuğa başvuruda bulunulduğunu ancak görüşmelerin anlaşamama ile sonuçlandığını, davacı tarafından konkordato sürecinde konkordato komiserliğine borçlu ...'den .... nolu kredi kartından kaynaklanan 18.129,12 TL'nin kredi kartından kaynaklanan 8.238,68 TL ve artı para kredisinden 3.075,25 TL olmak üzere toplam 27.443,05 TL bireysel riskinden kaynaklı alacak ile borçlu ...'in müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu 18.07.2021 tarih ve 3.500.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözlemesine dayalı olarak ...Şti.'ne
kefaletinden kaynaklı davacı bankanın toplam 180.264,17 TL (138.656,04 TL asıl alacak, 39.376,58 TL işlemiş faiz ve 1.968,83 TL BSMV * 262,72 TL Masraf) ticari kefaletten kaynaklı alacağı konkordato komiserliğine bildirildiğini ancak borçlu tarafından kaydı talep edilen alacaklardan bireysel riskine ilişkin 27.649,95 TL borcun kabul edildiğini, ticari kefaletten kaynaklı borcuna ilişkin miktarın ise borçlu tarafından dikkate alınmadığı,
buna ilişkin yapılan bildirim üzerine davacı bankanın konkordato projesi kapsamındaki alacak nisabının mahkemece tespit edilmesi talebiyle ve borçlunun kabulü nedeniyle 27.649,95 TL bireysel * 180.264,17 TL ticari kefaleti nedeniyle toplam 207.914,12 TL üzerinden nisaba dahil edilmesi gerektiğinin bildirildiğini, mahkemece davacı borçlunun 180.264,17 TL olarak bildirilen kefaletinden kaynaklı alacağı ile ilgili olarak 109.637,86 TL miktar üzerinden nisaba katılmasına karar verildiğini, bu doğrultuda mahkeme kararında 109.637,86 TL'nin kefaletten kaynaklı riske ilişkin olduğu belirtilmesine karşın,
Komiser Heyeti tarafından sunulan 06.10.2020 tarihli raporda alacak nisabının ve alacak miktarının 109.637,86 TL olarak belirtildiğini, bu tutarın hem borçlunun bireysel risklerine ilişkin Banka alacağını kapsamadığı hem de ticari kefaletine ilişkin alacağı da karşılamadığı için davacı bankanın davacı borçludan olan alacaklarının çekişmeli hale geldiğini, tasdik edilen projede davacı bankanın alacaklı olduğu tutarın 109.637,86 TL olarak kabul edildiğini,
bu durumda davacı bankanın bildirdiği bireysel riskine ilişkin alacak tutarına hiç yer verilmediği gibi kefaletten kaynaklı ticari alacağına ise 109.637,86 TL olarak yer verilmesi nedeniyle ve borçlunun tasdik edilen projesinde faiz ödemesi bulunmadığından davacının faiz alacağına yer verilmemiş olması nedeniyle ticari kefaletten kaynaklı 29.018,18 TL asıl alacak miktarı ve bireysel riskine hiç yer verilmemiş olan 27.649,95 TL'nin çekilmeli hale geldiğini, davacının projede borçlu tarafından kabul edilmeyen ve çekişmeli hale gelen ticari kefaletten kaynaklı asıl alacak tutarı 29.018,18 TL (138.656,04 — 109.637,86) olduğunu,
29.018,18 TL asıl alacağın ve projede faiz alacağına da yer verilmemesi nedeniyle kesin mühlet tarihi olan 17.05.2019 tarihine kadar %51.60 işlemiş 15.726,49 TL faiz alacağının, 786,32 TL faizin gider vergisi alacağının ve projede hiç yer verilmeyen 27.649,95 TL bireysel riske ilişkin alacağın ve projede faiz alacağına da yer verilmemesi nedeniyle kesin mühlet tarihi olan 17.05.2019 tarihine kadar %31.80 işlemiş 2.843,56 TL işlemiş faiz alacağının, 142,17 TL faizin gider vergisi alacağının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla borçludan tahsiline karar verilmesi gerektiğini,
İİK.nun kesin mühleti düzenlendiğini 294/3. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş alacaklar yönünden faiz işlemesinin ancak kesin mühlet tarihinden itibaren duracağının açıkça hüküm altına alındığını, bu nedenle kesin mühlet tarihi itibariyle işlemiş faiz tutarları nedeniyle ve faizlerin %5'i oranında BSMV sebebiyle davacı bankanın alacağının bulunduğunu, bireysel riske ilişkin alacak tutarı belirterek, davacının, davalı borçludan olan 76.166,67 TL alacağının hüküm altına alınarak davalı borçludan tahsiline, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili bila tarihli cevap dilekçesinde özetle.
İİK. m.294/3 gereğince geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağını, bu kapsamda geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işlemesi duracağı cihetle, davacı bankanın talep ettiği kesin mühlet tarihe göre hesaplanmış %51.90 işlemiş faiz tutarı 15.726,49 TL alacağını talep edilemeyeceğini, davacı vekili tarafından ticari kefalet borcundaki anapara rakamının farklı olduğu iddia edilmekte ise de müvekkilinin proje kapsamında ödeyeceği tutarın komiserler raporu ve konkordatonun tasdikinde belli olduğu için iddia edilen 29.018,18 TL fazla miktarın reddedildiğini, davacının davalıya bireysel riskinden kaynaklı bir borcu bulunmadığını,
06.10.2020 tarihli Konkordato Komiserleri Durum ve Faaliyet Raporunda belirtilmeyen bir alacak ve faiz için de hukuka aykırı bir şekilde kesin mühlet tarihine kadar faiz işletilip talepte bulunulduğunu, davalının 27.649,95 TL tutarındaki hukuka aykırı borç ve faiz miktarıyla sorumlu olmadığını, aynı şekilde davanın tasdik olan konkordato projesinde alacaklıların ödemekle yükümlü oldukları verginin ödenmesine dair herhangi bir ibare yer almadığı için davalıdan tasdik olan konkordato projesine göre 786,32 TL gider vergisinin talep edilemeyeceğini belirterek,
davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, "Davacı banka ile davalı arasında genel kredi sözleşmesi düzenlendiği, davalı borçlunun konkordato talebi üzerine.. ...'nde görülen davada konkordato projesinde davalı borçlunun kefaletinden ve bireysel borcundan kaynaklanan toplam 76.166,67 TL alacağın kaydedilmeyerek çekişmeli hale geldiği iddiası ile anılan tutarın İİK'nın 308/b maddesi uyarınca davalıdan tahsili" istemine ilişkindir.
Talep, cevap, ...
Karar sayılı kararı, kredi sözleşmeleri ve evrakı, konkordato projesi, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya ibraz edilen 08/02/2022 tarihli bilirkişi kök raporu ve 29/11/2022 tarihli bilirkişi ek raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 08/02/2022 tarihli bilirkişi kök raporunda, davacı banka ile dava dışı ..... arasında 18.07.2012 tarihinde 3.500.000,00 TL tutarında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, davalı ...'in bu sözleşmede ...'in 3.500.000,00 TL limitle müteselsil kefaleti mevcut olduğunu, kefalet akdi;
kefalet limiti ve kefaletin müteselsil olduğu hususu davalı kefilin el yazısı ile yazılı olmasına karşın kefalet tarihinin kefilin el yazısı ile belirtilmemiş olduğu görülmüş, bu halde davalı ...'in söz konusu sözleşmeye olan kefaletinin TBK.
584. maddesi hükmüne göre geçerli olup olmayacağı noktasındaki hukuki takdirin mahkemeye ait olacağı kanaatine varıldığını, yapılacak hukuki değerlendirmede davalı ...'in Genel Kredi sözleşmesine olan kefaletinin geçerli olacağına kanaat getirilmesi halinde davada, davacı taraf İİK. m. 294/3 uyarınca kesin mühlet tarihine kadar faiz talep edebileceğini beyan ederken, davalı tarafın, İİK.
288/1. maddesinde yer alan "geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurur” hükmü gereğince, geçici mühlet tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini beyan ettiğini, faiz hesabının geçici mühlet tarihine veya kesin mühlet tarihine göre mi yapılacağı hususundaki mahkemeye ait olacağı için bu noktada mahkemece yapılacak hukuki değerlendirmede, İİK.
Md.294/3 hükmüne göre kesin mühlet tarihine kadar işlemiş faiz tutarının talep edilebileceğine karar verilmesi durumunda, kesin mühlet tarihine borç miktarının 28.510,10 TL (138.147,96 - 109.637,86) asıl alacak, 14.814,23 TL kesin mühlet tarihine kadar işlemiş faiz, 1.319,88 TL kesin mühlet tarihine kadar işlemiş BSMV, toplam 44.644,21 TL olduğunu, İİK.
288/1. maddesinde yer alan "geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurur” hükmü gereğince, geçici mühlet tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğine karar verilmesi halinde, davacının geçici mühlet tarihi 20.12.2018 tarihine göre bakiye alacak miktarının 28.510,10 TL olarak, ...'in bireysel kredilerine ilişkin olarak. İİK.
Md.294/3 hükmüne göre kesin mühlet tarihine kadar işlemiş faiz tutarının talep edilebileceğine karar verilmesi durumunda, kesin mühlet tarihine borç miktarı. 27.246,55 TL asıl alacak, 2.826,63 TL kesin mühlet tarihine kadar işlemiş faiz, 326,86 TL kesin mühlet tarihine kadar işlemiş BSMV, toplam 30.400,04 TL olarak, İİK.
288/1. maddesinde yer alan "geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurur hükmü gereğince, geçici mühlet tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğine karar verilmesi halinde, davacının geçici mühlet tarihi 20.12.2018 tarihine göre bakiye alacak miktarının 27.246,55 TL olarak, ...'in Genel Kredi Sözleşmesine olan kefaletinden ve bireysel kredilerinden kaynaklı olarak; kesin mühlet tarihine göre davacı Bankanın alacak miktarının (44.644,21 + 30.400,04=) 75.044,25 TL olarak,
geçici mühlet tarihine göre davacı bankanın alacak miktarının (28.510,10 + 27.246,5 = 55.756,65 TL olarak kabulünün uygun olacağını yönünde görüş ve hesaplamaları içeren rapor sunduğu anlaşılmıştır.
29/11/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda, davalı vekilinin itirazları doğrultusunda yeniden yapılan değerlendirme sonucunda kök raporda yer verilen tespit, görüş ve hesaplamaların değiştirilmesini gerekli kılacak bir husus bulunmadığını, kök raporun davalı ... adına açılan kredili mevduat hesabı ekstresinin bankaca sunulmamış olması nedeniyle hesaplamaların ihtarname esas alınarak yapıldığını belirtmiş, mahkemenin talebine istinaden davacı bankanın 17.05.2022 tarih ...sayılı yazısı ekinde ...'e ait ticari kredili mevduat hesabının ekstresinin sunulduğunu, bu ekstre üzerinde yapılan incelemede davalının 31.03.2019 itibariyle anapara,
faiz ve BSMV borcunun toplam 3.295,69 TL olduğunun tespit edildiğini, bu tespite binaen, kök raporda,...'e ait ticari kredili mevduat hesabına ilişkin hesaplamalarda da hatalı bir husus bulunmadığı yönünde görüş ve hesaplamaları içeren rapor sunduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda içeriği açıklanan bilirkişi kök ve ek raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu sonucuna varılmıştır. Öncelikle davalının, bahsi geçen genel kredi sözleşmesi kapsamında davacı bankaya verdiği kefaletin TBK-584.maddede yazılı şekil şartlarını taşımadığı anlaşılmakla, davalının müteselsil kefaleti anlamında davacıya borçlu olmadığı sonucuna varılmıştır.
Buna mukabil davalı her ne kadar bireysel kredi anlamında davacıya borçlu olmadığını ileri sürmüş ise de, dosya kapsamında ve bilirkişi raporlarında bireysel kredi türünün ticari kredi olması nedeni ile bu kredi türüne yönelik yerleşik Yargıtay ve İstinaf içtihatları gözetilerek, geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından hareketle bilirkişi raporunda seçenekli olarak tespiti yapıldığı üzere,...'in bireysel kredilerine yönelik, İİK.
288/1. maddesinde yer alan "geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurur hükmü gereğince, geçici mühlet tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceği bu nedenle, davacının geçici mühlet tarihi 20.12.2018 tarihine göre bakiye alacak miktarının 27.246,55 TL olduğuna dair rapordaki tespit hükme esas alınarak, davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim .. · ¸e-imzalıdır
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/24, K. 2023/1, 6 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama