KÜNYE
T.C. Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2023
- T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/360 Esas - 2023/849
- Esas no
- 2021/360 Esas
- Karar no
- 2023/849
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat), Tazminat (Posta Tekelini Bozmaktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/06/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 08/01/2024
Karar Metni
2.094 kelime·10 dk okuma·7 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat), Tazminat (Posta Tekelini Bozmaktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
ASIL DAVA BAKIMINDAN
DAVA
Davacı ... vekili 17/06/2021 tarihli dava dilekçesinde; .... ... ... kamuya ait bir kânal olduğunu, kurum dışından hizmet alımı yaptığını, söz konusu hizmet alımları kapsamında dhvacı kurumun Kamu İhale Kanunu, Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği ve diğer ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda, davalı ile hizmet alımı sözleşmesinin imzalandığını, davalı şirketin sözleşme hükümleri doğrultusunda Sosyal Güvenlik Mevzuatına uygun hareket edeceğini beyân etmiş olduğu halde çalıştırmış olduğu ...'in işten ayrılışını mevzuatta belirlenen usule uygun olarak yapmadığını,
bu nedenle ... tarafından işçilik alacaklarının| tahsili tâlepli olarak dava ikame edildiğini, ... tarafından açılan ... 7. İş Mahkemesi'nin 2014/223 E. sayılı dosyasındaki karar kesinleştikten sonra ... tarafından ...
4. İcra Müdürlüğü nezdinde başlatılan 2017/10015 numaralı dosyaya 19.12.2018 tarihinde 56.349,09 TL'nin müvekkili kurum tarafından ödendiğini, anılan davaların yağgılama sürecinde davacı şirketin müvekkili kurum ile imzalamış olduğu sözleşme hükümlerine aykırı davranmak sureti ile ve kesinleşmiş mahkeme kararları olmasına rağmen sorumluluğu olmadığını iddia ettiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 26. maddesindeki “sözleşme özgürlüğü” doğrultusunda tarafların hukuk düzeni sınırı içerinde sözleşmeleri diledikleri şekilde düzenleyebildiklerini,
Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde davalı şirketin basiretli tacir | gibi hareket etmesi gerekirken sözleşme hükümlerinin tam tersi hareket ederek serbest iradesi ile davalı kurum ile imzaladığı sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçındığını, davalı ile davacı arasında sözleşmenin geçerli bir şekilde kurulduğunu, davalı kurum ile davalı şirket arasında kanundan kaynaklanan bir teselsül durumu söz konusu olduğunu, işverenlerin dış ilişkide müteselsilen sorumlu olacaklarını, işçinin korunması ve işçilik alacaklarının garanti altına alınması amacıyla getirilen düzenlemenin işçiye karşı sorumluluğa ilişkin olduğunu,
davalı ile davacı kurum arasında imzalanan sözleşmenin 36.4. maddesi hükmü gereği davalının çalıştırdığı personel ile ilgili olarak işin görülmesi sırasında veya işin görülmesi nedeni ile istihdam ettiği kişiler ile ilgili her türlü hukuki ihtilaf nedeni ile davacının ödemesi halinde bu ödemeyi Kuruma ihtar ya da ihbara gerek olmaksızın ödeyeceğini kabul ettiğinin görüldüğünü, bu kapsamda arabuluculuk süreci başlatılıp anlaşamama ile neticelendiğini belirterek; davacı kurum tarafından ödenen 56.349,09 TL bedelin ödeme gününden işleyecek TMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesini talep etmişlerdir.
CEVAP
Davalı vekili bila tarihli cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın Ticaret Mahkemesi'nde değil Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, davalı şirketin üst işveren olan davacı ile ihale usulü ile Hizmet Alım Sözleşmesi uyarınca çalıştığını ve işçilerin işe alım -çıkarma işlemlerinin üst işveren tarafından gerçekleştirildiğini, davalı şirketin bu talimatları ihale sözleşmesi uyarınca uygulamakla mükellef olduğunu, işçinin işe iade alınıp alınmayacağı, işe iade alınmazsa tazminatlarının ödenip ödenmeyeceğini ve işten çıkarılıp çıkarılmayacağının, davacının emir ve talimatları doğrultusunda gerçekleştirildiğini,
davacının belirli süreli sözleşme ile çalışmış olup, sözleşme süresinin bitimi ile iş aktinin sonlandırılacağını davacının tazminat ödediği işçiye ödediği tazminatlardan davalı şirketin sorumlu olabilmesi için işçinin davalı şirket nezdinde çalıştırdığı sürenin sonundan itibaren 2 yıl sürenin geçmiş olması gerektiğini, bu yüzden alacağın zaman aşımına| uğradığını, davalıya sorumluluk yükletilmesi halinde yalnızca davalı şirketin alt işveren olarak bulunduğu sürelerle ilgili sorumluluğunun söz konusu olduğunu, davacının belirlediği uygulama neticesinde dava açılmasına sebebiyet verilip,
davalı şirketin bir sorumluluğunun olmadığını belirterek; davanın reddini talep etmişlerdir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; "Taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi düzenlendiği, davalı şirket tarafından çalıştırılan dava dışı işçi tarafından haksız feshe dayalı açılan dava sonucunda ödendiği, ödenen kıdem tazminatının davalıdan rücuan tahsili " istemine ilişkindir.
Talep, cevap, dava dışı işçi ...'in SGK hizmet dökümü, taraflar arasında yapılan hizmet sözleşmesi ve şartname, ödeme belgeleri, ... ... ... Esas sayılı dosyası, ... ... ... Esas sayılı dosyası, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya ibraz edilen 11/03/2022 tarihli rapor, 29/06/2022 tarihli ek rapor, 06/12/2022 tarihli 2. ek rapor ve 01/06/2023 tarihli 3. ek rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
11/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafından, dava dışı işçiye ödenen alacak kalemleri kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin, fazla mesai ücreti ve UBGT|ücreti ve fer'ileri olup, davalı firma son işveren olmaması sebebi ile yıllık izinden, ihbar tazminatından ve ücret alacağından sorumlu olmadığı kanaati ile yapılan hesaplama; doğrultusunda davalı firmaya çalıştırdığı dönemle sınırlı olarak 18.630,80-TL rücu edilebileceği, dava dışı işçiye yapılan ödemenin 18.12.2018 tarihinde gerçekleştirildiği yönünde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
29/06/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
dosya kapsamında itirazlar değerlendirilmiş olup; hukuki değerlendirme ve takdir
yetkisi mahkememize ait olmak üzere; "Dava dışı işçinin müvekkil Kuruma karşı açmış olduğu ve işbu rücu davasına esas teşkil eden, ödenen tutara konu ... 7. İş Mahkemesi'nin 2014/223 Esas sayılı davada
23/10/2008 - 18/11/2010 tarihleri arası müvekkil Kurumda çalıştığı iddia edilmiş, dosyaya
mübrez01/11/2016 tarihli raporla 23/10/2008 - 15/08/2011 arası çalıştığı tespit edilerek
hesaplama yapılmıştır.
b. Daval firmanın son işveren olmadığı belirtilerek, davadışı işçiye ödenen kıdem
tazminatı fazla mesai ücreti ve UBGT ücretinden kendi dönemiyle sorumlu tutulabileceği, yıllık
izin, ihbar tazminatı ve ücret alacağından ise sorumluluğunun bulunmadığı ifade edilmiştir.
Halbuki sadece feshe bağlı alacaklardan ihbar tazminatı ve kullanılmayan yıllık izin ücretinden
son işveren sorumlu olup, ücret alacağı yönünden de kendi dönemiyle sorumlu olduğundan
hesaplama yapılması gerekmektedir.
c. Bilirkişi her ne kadar her şirketin sorumluluğunu ayrı ayrı hesaplamış ise de işbu
şirketlerin sorumluluğunun davacı ile 1/2 olduğu ortadadır. Kaldı ki bilirkişi de bu yönde tespitte
bulunmuş ancak belirlediği rakamları 1/2 olarak ayrıca hesaplamamıştır.” şeklindeki itirazlar
doğrultusunda; hukuki değerlendirme ve takdir yetkisi mahkememizde olmak üzere
işçinin çalışma süresi, ücret alacağı yönünden sorumluluk ve davalının 1/2 oranında
sorumluluğuna dair hesaplama yapılmış olup diğer hususlarda görüşlerinin ek rapor ile aynı olduğu, genel toplamın 56.349,09 TL olup, yarı yarıya sorumluluk oranı üzerinden yapılan belirlemede tutarın 16.253,90 TL olduğu, sorumluluk oranının ise 32.507,79 TL olduğu yönünde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
06/12/2022 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda özetle; birleşen dosya bakımından yapılan değerlendirme, genel toplamın 56.349,09 TL olduğu, yarı yarıya sorumluluk oranı üzerinden yapılan tespitte davalı şirketin sorumlu olduğu tutarın 4.333,25 TL olduğu, yine davalı şirketin sorumluluk oranının ise 8.666,49 TL olduğu yönünde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
01/06/2023 tarihli bilirkişi 3. ek raporunda özetle; icra takibine konu alacaklar toplamının 56.349,09 TL olduğu, davalılardan ... şirketinin sorumlu olduğu tutarın 19.784,59 TL, diğer davalı...şirketinin sorumlu olduğu tutarın ise 27.328,95 TL olduğu tespit edilmiştir.
Yukarıda içerikleri açıklanan bilirkişi raporlarından nihai olarak alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu sonucuna varılan 01/06/2023 tarihli 3. ek raporun sonuç kısmı mahkememizce hükme esas alınarak bahsi geçen raporda belirtilen icra takibine konu edilen toplam alacak tutarı ile asıl ve birleşen dosya davalısı şirketlerin sorumlu oldukları belirlenen ve tabloda ayrı ayrı hangi alacak kalemleri ve miktarlarından oluştukları da gösterilen tutarlar gözetilerek, asıl davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
BİRLEŞEN... 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2022/422 ESAS SAYILI DOSYASI BAKIMNDAN;
DAVA
Davacı vekili tarihli dava dilekçesinde özetle; hizmet alımları sözleşmes gereğince davalı şirkette işçi olarak çalışan ...'e ve dava dışı diğer işçilere ait kıdem, ihbar, fazla mesai, maaş yıllık izin vs. gibi bedellerin ... 4.İcra Müdürlüğünün 2017/10015 esas sayılı dosyasına ödediklerini, ödenen bedelin rucuen tahsili için...
4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/360 esas sayılı dosyasında bilirkişi tarafından adı geçen dava dışı işçiye ait bedelin 56.349,09 TL olarak tespit edildiğini belirterek öncelikle ek dava niteliğinde ki iş bu davanın...
4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/360 esas sayılı dosyası ile birleştirilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL.lik kısmın ödeme tarihi olarak 18/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; "Taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi düzenlendiği, davalı şirket tarafından çalıştırılan dava dışı işçi tarafından haksız feshe dayalı açılan dava sonucunda ödendiği, ödenen kıdem tazminatının davalıdan rücuan tahsil " istemine ilişkindir.
Talep, cevap, dava dışı işçi ...'in SGK hizmet dökümü, taraflar arasında yapılan hizmet sözleşmesi ve şartname, ödeme belgeleri, ... 7. İş Mahkemesi'nin 2014/223 Esas sayılı dosyası, ... ... ... Esas sayılı dosyası, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya ibraz edilen 11/03/2022 tarihli rapor 29/06/2022 tarihli ek rapor 06/12/2022 tarihli 2. ek rapor ve 01/06/2023 tarihli 3. ek rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
11/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafından, dava dışı işçiye ödenen alacak kalemleri kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin, fazla mesai ücreti ve UBGT|ücreti ve fer'ileri olup, davalı firma son işveren olmaması sebebi ile yıllık izinden, ihbar tazminatından ve ücret alacağından sorumlu olmadığı kanaati ile yapılan hesaplama; doğrultusunda davalı firmaya çalıştırdığı dönemle sınırlı olarak 18.630,80-TL rücu edilebileceği, dava dışı işçiye yapılan ödemenin 18.12.2018 tarihinde gerçekleştirildiği yönünde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
29/06/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
dosya kapsamında itirazlar değerlendirilmiş olup; hukuki değerlendirme ve takdir
yetkisi mahkememize ait olmak üzere; "Dava dışı işçinin müvekkil Kuruma karşı açmış olduğu ve işbu rücu davasına esas teşkil eden, ödenen tutara konu ... 7. İş Mahkemesi'nin 2014/223 Esas sayılı davada
23/10/2008 - 18/11/2010 tarihleri arası müvekkil Kurumda çalıştığı iddia edilmiş, dosyaya mübrez 01/11/2016 tarihli raporla 23/10/2008 - 15/08/2011 arası çalıştığı tespit edilerek
hesaplama yapılmıştır.
b. Daval firmanın son işveren olmadığı belirtilerek, davadışı işçiye ödenen kıdem
tazminatı fazla mesai ücreti ve UBGT ücretinden kendi dönemiyle sorumlu tutulabileceği, yıllık
izin, ihbar tazminatı ve ücret alacağından ise sorumluluğunun bulunmadığı ifade edilmiştir.
Halbuki sadece feshe bağlı alacaklardan ihbar tazminatı ve kullanılmayan yıllık izin ücretinden
son işveren sorumlu olup, ücret alacağı yönünden de kendi dönemiyle sorumlu olduğundan
hesaplama yapılması gerekmektedir.
c. Bilirkişi her ne kadar her şirketin sorumluluğunu ayrı ayrı hesaplamış ise de işbu
şirketlerin sorumluluğunun davacı ile 1/2 olduğu ortadadır. Kaldı ki bilirkişi de bu yönde tespitte
bulunmuş ancak belirlediği rakamları 1/2 olarak ayrıca hesaplamamıştır.” şeklindeki itirazlar
doğrultusunda; hukuki değerlendirme ve takdir yetkisi mahkememizde olmak üzere
işçinin çalışma süresi, ücret alacağı yönünden sorumluluk ve davalının 1/2 oranında
sorumluluğuna dair hesaplama yapılmış olup diğer hususlarda görüşlerinin ek rapor ile aynı olduğu, genel toplamın 56.349,09 TL olup, yarı yarıya sorumluluk oranı üzerinden yapılan belirlemede tutarın 16.253,90 TL olduğu, sorumluluk oranının ise 32.507,79 TL olduğu yönünde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
06/12/2022 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda özetle; birleşen dosya bakımından yapılan değerlendirme, genel toplamın 56.349,09 TL olduğu, yarı yarıya sorumluluk oranı üzerinden yapılan tespitte davalı şirketin sorumlu olduğu tutarın 4.333,25 TL olduğu, yine davalı şirketin sorumluluk oranının ise 8.666,49 TL olduğu yönünde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.
01/06/2023 tarihli bilirkişi 3. ek raporunda özetle; icra takibine konu alacaklar toplamının 56.349,09 TL olduğu, davalılardan ... şirketinin sorumlu olduğu tutarın 19.784,59 TL, diğer davalı...şirketinin sorumlu olduğu tutarın ise 27.328,95 TL olduğu tespit edilmiştir.
Yukarıda içerikleri açıklanan bilirkişi raporlarından nihai olarak alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu sonucuna varılan 01/06/2023 tarihli 3. ek raporun sonuç kısmı mahkememizce hükme esas alınarak bahsi geçen raporda belirtilen icra takibine konu edilen toplam alacak tutarı ile asıl ve birleşen dosya davalısı şirketlerin sorumlu oldukları belirlenen ve tabloda ayrı ayrı hangi alacak kalemleri ve miktarlarından oluştukları da gösterilen tutarlar gözetilerek, birleşen davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/360, K. 2023/849, 24 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama