KÜNYE
T.C. Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2022
- T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/760 Esas - 2022/806
- Esas no
- 2021/760 Esas
- Karar no
- 2022/806
- Dava
- Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/12/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 11/12/2022
Karar Metni
985 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili 15/12/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle, davacının 233 sayılı KHK hükümlerine tabi, kamu yararı amacıyla ve kamu hizmetinin gereklerine uygun olarak iktisadi alanda faaliyetlerini sürdüren ve sermayesinin tamamı devlete ait olan bir iktisadi devlet teşekkülü olduğunu, iktisadi devlet teşekkülü olması sebebiyle özel hukuk ilişkilerinden kaynaklanan iş ve işlemler açısından özel hukuk hükümlerine tabi olduğunu, davacının ve bağlı işyerlerinde gerekli görülen hallerde hizmet alımı ihalesi yoluyla alt işveren işçileri çalıştırdığını,
...Et Kombinası Müdürlüğü'nde hizmet alımı ihalesini kazanan davalı firmalar bünyesinde çalışan dava dışı işçi Merve Zehir'in, iş akdinin haksız olarak feshedildiği iddiasıyla davacı aleyhine ... E sayılı dosyası ile açmış olduğu işçilik alacaklarından kaynaklanan alacak davasının kabulü yönündeki hükmün ...
Karar. sayılı ilamı ile kesinleştiğini, İş Mahkemesinde görülen davada, davalı şirketlere davanın ihbarınını yapıldığını ancak davalı şirketlerce katılım sağlanmadığını, anılan kararın işçi vekili tarafından icraya konulması neticesinde davacı tarafından ...
Esas sayılı dosyasına 07/11/2019 tarihinde 20.471,96-TL ödemede yapıldığını ayrıca karar gereği olarak 481,25 TL bakiye karar harcı ödendiğini, bilindiği gibi işçinin asıl işverenden alınan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışması halinde işyeri devri kurallarına göre çözüme gidilmesi gerektiği istikrar kazanmış Yargıtay kararlarıyla sabit olduğunu, bu durumda değişen alt işverenler işçinin iş sözleşmesini ve doğmuş bulunan işçilik haklarını devralmış sayılacağının yine Yargıtayın ilgili kararlarında kabul edildiğini, kıdem tazminatından ve yıllık izin alacağından da sorumlu olacaklarını,
davacı ile davalı şirketler arasında imzalanan Hizmet Alımı Sözleşmesinin Yüklenicinin Sözleşme Konusu İş İle İlgili Çalıştıracağı Personele İlişkin Sorumlulukları başlıklı 22.maddesi ve 8. maddesine göre Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin hizmet alımına ait sözleşmenin eki niteliğinde olduğunun hüküm altına alındığını, dava dışı işçi tarafından iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği iddiasıyla kıdem-ihbar tazminatı ile UGBT ücreti, hafta tatili ücreti vb. işçilik alacaklarının ödenmesi talebiyle davacının hasım gösterilerek açılan davada, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, anılan kararın kesinleştiğini,
davacının dava dışı işçiye mahkeme kararının gereğini icra etmek amacıyla ödemede bulunulduğunu, davalı firmalar ile davacı arasında akdedilen Hizmet Alımına Ait Sözleşmelere göre Yüklenici tarafından bu ihale kapsamında çalıştırılan işçiler SGK ve 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine tabi olduğunu, çalıştırılan işçilerin mevzuatla ilgili tüm haklarının yüklenici firmalara ait olduğunu, davacının ise ihale makamı olarak,
ihaleyi alan şirketlerin işçilerinin iş ilişkisinden kaynaklanan ücret alacaklarından sorumluluğunun söz konusu olmadığını, davalı şirketlerin ilgili ihale dönemlerinde yürürlükte olan ve 22 Ağustos 2009 günü ve 27327 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış Kamu İhale Genel Tebliği'nin 79.1 hükmüne göre kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti gibi birtakım işçi alacakları ile diğer giderlerin sözleşmenin daha başında zaten ihaleyi alan şirkete, asgari işçilik maliyeti üzerinden %3 sözleşme giderleri ve diğer giderler adı altında ödenmekte olduğunu, ihaleye giren şirketlerin de tekliflerini bu doğrultuda verdiğini,
asıl işverenin ödediği işçi alacaklarını taraflarca imzalanan sözleşme hükümleri uyarınca alt işverene rücu edebileceğinin Yüksek Mahkemenin birçok içtihadında vurgulandığını, içtihatların bir çoğunda da teselsül karinesi detaylarıyla değerlendirildiğini ve asıl işverenin rücu hakkının dayanağının alt işveren ile akdettiği sözleşme olduğu vurgulandığını, mali açıdan güçsüz olan alt işverenlerin işçilerini ücret ve diğer hakları yönünden korumaya yönelik bir hüküm olduğunu,
asıl işveren alt işverenin işçilerinin çalıştıkları işyeri ile ilgili İş Kanunu'ndan ve hizmet sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işverenle beraber birlikte sorumlu olacağını, Kanunda geçen "birlikte" kavramının sorumluluk hukukunda düzenlenen kanundan doğan müteselsil sorumluluk olduğunun doktrinde kabul edildiğini, somut uyuşmazlıkta müteselsil sorumlu olanlardan;
davacı asıl işveren ile davalı alt işveren arasındaki hukuki ilişki hizmet akdine dayanmakta iken davacı asıl işverenin ile dava dışı işçi arasındaki hukuki ilişkisinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen "birlikte (müteselsil) sorumluluktan” kaynaklanmaktadır..." olduğunu, dosyaya sunulan ve taraflarca imzalanan Hizmet Alım sözleşmesinin 36., 22. ve 31. maddeleri dikkate alındığında davacının davalı firmaya rücu hakkını kullanmakta haklı olduğunu, ticari dava şartı olarak arabuluculuk sürecine başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını,
fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 20.953,21 TL'nin 20.471,96 TL'si için 07/11/2019 ödeme tarihinden, 481,25 TL'si için 17/10/2019 ödeme tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt (avans) faziyle birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, davacının lehine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
GEREKÇE
Dava, " Davacı ile davalı arasında hizmet alım sözleşmesi düzenlendiği dava dışı işçi tarafından açılan işçilik alacağı konulu dava sonucunda davacı tarafından icra takibi sırasında ödenen tazminatın davalılardan rücuen tahsili "istemine ilişkindir.
Talep, ... Esas sayılı dosyası, ... TL olduğunu, ödeme tarihlerine göre, hesaplanan tutarın 20.471,96 TL'sine 07.11.2019'dan, 481,25 TL'sine ise 17.10.2019'dan itibaren avans faizi işletilebileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda içeriği açıklanmakla, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu sonucuna varılan bilirkişi raporunun sonuç kısmı dikkate alındığında, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/760, K. 2022/806, 21 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama