KÜNYE
T.C. ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C.
- Mercii
- Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/186
- Karar No
- 2023/801
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2023
Karar Metni
1.058 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO
2022/186 Esas
KARAR NO : 2023/801
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVA
Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/10/2013
KARAR TARİHİ : 10/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/01/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin sebze ve meyve üreticisi olduğunu müteveffa ...'nın ise komisyonculuk işi yaptığını aralarında bu şekilde bir ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin avans aldığını ancak ödeyemediğini bu borcuna karşılık 50.000 TL bedelli tarihleri yazılı olmayan senedi verdiğini bu borcu ödemek için 2011 yılında bir bahçeyi ...'nın torunu olan aynı adı taşıyan ...'ya devrettiğini buna rağmen senedin kendisine teslim edilmediğini, bunun dışında müvekkilinin davalı tarafa borcu olmadığına ilişkin hal defterinde kayıtlar bulunduğunu, buna rağmen ... tarafından senedin icra takibine konu edildiğini ileri sürerek davacının borçlu olmadığının tespitine, takibin iptali ile tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili , müvekkillerinin takipten sonra hayatını kaybeden ...'nın mirasçıları olduğunu, davacı ...'ın ürettiği sebzeyi 2000 yılında itibaren murise göndermekte ve onun ad ve hesabına satışı yapıldığını ancak elinde sermayesi bulunmadığı için avans aldığını davacının bu şekilde aldığı avans toplamının 150.222,73 TL olduğunu buna karşılık davacıya ait 4 adet taşınmazın murisin torunu ...'ya devredilmiş olsa bile bu taşınmazların toplam değerinin 3.000 TL olduğunu bu nedenle davacının davalılara borçlu bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
DELİLLER
-İcra Dosyası -Bono -Taşınmaz Devir ve Bedellerine ilişkin yapılan inceleme -Bilirkişi Raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava kambiyo senetlerine özgü takip nedeniyle menfi tespit istemidir.
... 28 İcra Dairesinin 2012/12272 sayılı dosyasında yapılan incelemede; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 50.000 TL bedelli bonoya dayalı olarak 54.842,81 TL toplam alacak için icra takibi yapıldığı görülmüştür.
Dava konusu bononun 01/02/2012 tarihinde ... tarafından lehtar ... adına 50.000 TL bedelli olarak düzenlendiği, ödeme tarihinin 01/04/2012 olduğu, senedin nakden bedel kaydı ile düzenlendiği üzerinde başka herhangi bir ibare bulunmadığı anlaşılmıştır.
Kambiyo senedine dayalı borçlu olmadığını iddia eden keşidecinin bu iddiasını yazılı delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Davacı borçlu olmadığını iddia ederken borç bedeli karşılığında taşınmaz devrederek borçtan kurtulduğunu ileri sürmüştür. Davacının bu iddiasına karşılık davalılar ... mirasçıları, davacının borcunu ödemek için taşınmaz devrettiğini kabul etmiş ancak devredilen taşınmaz bedelinin borcu karşılamaya yetmediğini savunmuşlardır. Davalıların bu savunması karşısında taraflar arasında alacak borç ilişkisinin taşınmaz devri yoluyla ödenip ödenmediği uyuşmazlığın çözümünde temel nokta olup bu hususta delillerin değerlendirilmesi gerekmiştir.
Davacıya ait Ayaş ilçesinde bulunan ...'ya devredilen 4 adet taşınmazın 2011 yılı itibariyle piyasa değerinin tespiti için talimat yoluyla bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizce hesaplama alanında uzman bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi tarafından düzenlenen 06/06/2016 tarihli raporda; davalılarca sunulan cari defter sayfalarında yer alan hesap itibariyle davalı tarafın dava tarihi itibariyle 150.222,73 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Tarafların itirazı ve taşınmaz değerlerinin tespit edildiği bilirkişi raporuyla birlikte alınan 09/01/2017 tarihli bilirkişi raporunda; 4 adet taşınmazın piyasa rayiç değerinin 46.961,20 TL olduğu, davalılar cari hesap defterine göre ise davalıların alacağının 150.222,73 TL olduğu belirtilmiştir.
Toplanan delillere göre; davalılar tarafından her ne kadar alacağın tutulan cari hesap defterine göre 150.222,73 TL olduğunun savunmuş olmakla birlikte bunu kanıtlamak için sunulan belgenin tek başına alacağı kanıtlamaya yarar bir belge olmadığı, mal teslimine ilişkin herhangi bir kanıt sunulmadığı değerlendirilmekle yazılı delil olarak dava konusu senet ve bu senedi ödemek için yapılan taşınmaz devirleri delil olarak kabul edilmiştir.
Buna göre davalı tarafından düzenlenen 50.000 TL bedelli senet karşılığında tarafların kabulünde olduğu gibi 4 adet taşınmaz devredildiği, bu taşınmazların değerinin 46.921,20 TL olduğu anlaşılmakla davacının davalılara anılan tutar kadar borçlu olmadığının kabulü gerekmiş, davanın kısmen kabulüne kötü niyet iddiası kanıtlanmadığından tazminat isteminin reddine dair 16/06/2017 tarihinde mahkememizce karar verilmiştir.
Verilen bu karara karşı gidilen yasa yolu incelemesi neticesinde; mahkememiz kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 22.HD'nin 16/02/2022 tarih, 2019/938 Esas-2022/142 Karar sayılı ilamı ile "...
Takibe dayanak bono fotokopisinin incelenmesinden 01.02.2012 tanzim 01.04.2012 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli nakten kaydı yer alan bononun ... tarafından ... lehine düzenlendiği, dosya kapsamındaki nüfus kayıtlarının incelenmesinden ...’nın 31.03.2013 tarihinde vefat ettiği, mirasçıları arasında ... (Karaca)’nın da olduğu, ancak murisin kızı olan Sevim hakkında davacı yanca dava açılmadığı anlaşılmıştır.
Lehdar ...’nın mirası iştirak halinde olup, davaya tüm mirasçıların katılım veya muvafakatleri ya da terekeye mümessil tayini sağlanmadan devam olunamaz. Bu husus dava şartı olup, mahkemece bu yön gözetilmeden işin esasının incelenmesi yerinde görülmemiştir... " gerekçesi ile kesin olarak kaldırılmıştır.
İstinaf incelemesi sonrası yukarıda yazılı esas numarasına kaydı yapılan işbu dosyanın yürütülen yargılaması neticesinde; ... mirasçılarından ... (Karaca ) davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmış ve bu yöndeki usuli eksilik giderilmiştir.
Davanın esasına ilişkin olarak dosyada mevcut 09/01/2017 tarihli bilirkişi raporunun 4 ve 5. sayfalarında bahsi geçen defter kayıtlarına davalılar tarafından davacıya " elden nakit, elden çek" şeklinde ödeme kayıtlarının karşısında bulunan imzaların davacıya ait olup olmadığı yönünde davacı isticvap edilmiş ve davacı söz konusu imzaların kendisine ait olduğu beyan etmiştir.
Her ne kadar davacı isticvap edildiği hususta söz konusu imzaların kendisine ait olduğunu belirtmiş ise de takip konusu senet dikkate alındığında; bilirkişi raporunda bahsi geçen kayıtlardaki elden nakit, elden çek ibareleri ve karşısında yazılı tutarların illetten mücerret takip konusu kambiyo senedine yönelik olduğuna dair söz konusu senede atıf yapan bir ibare bulunmaması nedeni ile İstinaf incelemesi öncesi verilen mahkememiz kararındaki yukarıda belirtilen gerekçeler ve daha önce hükme esas alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E-imza Hakim ... · E-imza
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/186, K. 2023/801, 10 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama