KÜNYE
- Mercii
- Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/31
- Karar No
- 2023/834
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2023
Karar Metni
2.176 kelime·11 dk okuma·14 bölüm
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/31 Esas - 2023/834
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2022/31 Esas
KARAR NO : 2023/834
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/01/2022
KARAR TARİHİ : 22/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE İSTEK
Davacı vekili 10.01.2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari alım - satım ilişkisinin mevcut olduğunu, bu ilişki
kapsamında 04.07.2010 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığını, buna göre davalı şirketin
ürün üretimini gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin ise bu ürünleri davalı şirketin yetkili bayisi olarak satışını gerçekleştirmek üzere taraflar arasında anlaşma sağlandığını, anılan
sözleşmenin 36. maddesi gereği sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 5 yıl geçerli
olduğunu, ancak feshedilmediği sürece her yıl otomatik olarak bir yıl uzayacağının hüküm
altına alınmış olduğunu, sözleşmenin 2018 yılına kadar sürdüğünü, taraflar arasında ki sözleşmenin ''iade'' başlıklı 28. Maddesinde 'Bayii siparişleri
teslim aldığında kalite ve kontrol yönünden ürünü inceler, ayıplı ürünleri üç gün içinde red ve
/veya iade eder.'' hükmünün mevcut olduğunu, müvekkili şirketin, davalı şirket tarafından gönderilen ayıplı ve defolu malları iade veya red ettiğinde davalı şirketin davacı şirkete
faturadan kaynaklanan alacağını ödemekle yükümlü olduğunu, üretim hatası, defolu ve fiyat
farkı olan ürünlerin sunulacak faturalardan da anlaşılacağı üzere davalı şirkete iade edildiğini,
dosyaya sunulacak faturaların birçoğunda da ''iade faturası'' ibaresinin yer aldığını, davalı
şirketin, davacının fatura alacağını ödemediğini, davalı şirketin bu faturalardan kaynaklanan
alacağı ödemesi gerektiğini, faturaya bağlanmış alacakların uzun süre ödenmemesi ve yapılan görüşmelerin de
sonuç vermemesi nedeniyle, müvekkili şirketin alacaklarının ödenmesi amacıyla ...
... İcra Dairesi'nin 2020/451 Esas sayılı dosyası üzerinde icra takibi başlatıldığını, davalının
icra takibine kötü niyetle ve sırf müvekkilini zarara uğratmak ve alacağın tahsilini
geciktirmek amacıyla itiraz etmiş olduğunu, haksız ve hukuka aykırı itiraz üzerine icra
takibinin durdurulduğunu, icra takibine konu edilen, faturaya bağlı ve taraflar'ca
muhasebeleştirilmiş alacakların takip konusu alacağın likit olduğunu, itiraz edilen icra takibinin faturalara ve cari hesaba dayandığını, ödenmeyen
faturaların davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında sabit olduğunu, alacağın varlığı ve
ulaştığı tutarın müvekkili şirkete ait ticari defterler ve kayıtları üzerinde yapılacak inceleme
ile sabit olacağını beyanla davalının takibe vâki haksız itirazının iptali ile; takip konusu alacağın %20'sinden aşağı
olmamak üzere yargılama giderleri ile birlikte icra ve inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının takibe konu ettiği alacakları zamanaşımına uğramış olması nedeniyle
davanın zamanaşımı nedeniyle reddini,
04.07.2010 tarihinde davacının davalı ile consept bayilik sözleşmesi yaptığını ve
müvekkilinin Diyarbakır, Adıyaman, Malatya, Elazığ, Erzurum, Kars, Ağrı, Muş, Bitlis,
Bingöl, Şırnak, Siirt ve Mardin illerinde Bayiliğini üstlendiğini, 11.12.2012 tarihinde taraflar arasında ek sözleşme yapıldığını, ek sözleşmedeki
"Bayilik sözleşmesinden doğan borçlar nedeniyle ... Mob. Dek. İnş. Mak. İth. İhr. Ltd.
Şirketi ticari kayıtları esas alınacaktır" şeklindeki hüküm ile delil sözleşmesi yapıldığını, taraflar arasındaki 11.12.2012 tarihli ek sözleşme ile bayilik sözleşmesinden
doğan borçlar nedeniyle davalının ticari kayıtlarının esas alınacağının düzenlenmiş olması
karşısında, davacının davalının ticari kayıtları dışında kendi ticari kayıtlarına dayanmasının
mümkün olmadığını, bu sebeple davacının bu yöndeki iddialarının reddi gerektiğini, davalının ticari kayıtları incelendiğinde davalının bayilik sözleşmesinden
kaynaklı davacıya herhangi bir borcunun olmadığının görüleceğini, 29.05.2013 tarihli cari hesap mutabakatı ve delil sözleşmesinde; "... Mob. Dek.
İnş. Mak. İth. İhrc. Ltd. Şti. İle ...Mob. İnş. Otomotiv ve Gıda Ürn. San. Tic. Ltd. Şirketi
arasında devam edegelen cari hesap sözleşmesi nedeniyle taraflar arasında kesin delil teşkil
etmek maksadıyla aşağıdaki şekilde kesin mutabakata varmıştır. Bu mutabakatın imzalandığı
tarihten önceki dönem için tarafların ticari kayıtlarına aykırı olsa dahi bu mutabakat tarafları
bağlayan tek delil olarak kabul edilmiş olup, başka bir delile dayanılamaz. Buna göre ...
Mob. Dek. İnş. Mak. İth. İhrc. Ltd. Şti.’nin, ...Mob. İnş. Otomotiv ve Gıda Ürn. San. Tic.
Ltd. Şirketine herhangi bir borcunun bulunmadığını, buna karşın ...Mob. İnş. Otomotiv ve Gıda Ürn.
San. Tic. Ltd. Şirketinin ... Mob. Dek. İnş. Mak. İth. İhrc. Ltd. Şirketi lehine keşide veya ciro
ettiği kambiyo evraklarından henüz vadesi gelmediği için nakde dönüşmeyenlerin toplamı
1.229.500,00-TL olup bu çeklerin ayrıntılı listesi bu sözleşmeye ek olarak listelenmiş muhtelif
vade ve miktarda 34 adet çekten ibarettir. Söz konusu çeklerin vadesinde ödenmesi halinde bu
sözleşmenin imzalandığı tarih itibariyle tarafların birbirinden başka bir talebi olmayacaktır."
denildiğini, anılan sözleşme ile davacının davalının borcunun bulunmadığını kabul ettiğini, bu
bakımdan davacının davalıdan alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, davalının ürünlerin tamamını hasarsız olarak davacıya teslim etmiş olduğunu beyanla davanın öncelikle zamanaşımı aksi takdirde esastan reddi ile % 20'den az aşağıda olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
- Taraflar arasında imzalanan concept bayilik sözleşmesi ve ek sözleşme - 29.05.2013 Tarihli Cari Hesap Mutabakatı ve Delil Sözleşmesi -Bilirkişi heyeti asıl ve ek raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar ile istemi gibi karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyamız arasına örneği celp edilen dava konusu Aykurt İcra Dairesi’nin 2020/451 Esas Sayılı dosyasının incelenmesinde; dosyamız davacısı alacaklı Şirket tarafından dosyamız davalısı Şirket aleyhine 30.12.2020 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, takibe dayanak farklı tarihli fatura alacakları ve işlemiş faizleri dahil olmak üzere toplam 4.590.505,73-TL alacağın yıllık reeskont avans faizi ile tahsilinin talep edildiği, davalı şirketin takibe konu asıl borca ve fe'ilerine 14.01.2021 tarihli itirazı neticesinde 15.01.2021 tarihinde icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, işbu itirazın iptali davasının 12/01/2022 tarihinde yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dosyamıza örneği sunulan concept bayilik sözleşmesinin incelenmesinde ise; sözleşmenin konusunun; “...ürettiği ve/veya ürettirdiği ürünleri Bayilik kanalı ile satmayı arzulamakta ve buna mukabil Bayi de aşağıdaki şartlarda sözleşmede belirtilen adreste bu ürünlerin satışı konusunda Solenne’nin yetkili bayii olarak tayin edilmeyi istemektedir.” olduğu, sözleşmenin 28. Maddesine göre.
“Bayi siparişlerini teslim aldığında kalite ve kontrol yönünden ürünü inceler, ayıplı ürünleri 3 gün içinde red ve veya iade eder. Bunun gibi durumların haricinde teslim alınmış olunan malların hiçbir şekilde iade edilmesinin söz konusu olmadığını bayi kabul eder.” Sözleşmenin 34. Maddesine göre; “...ve bayi karşılıklı olarak Ticaret Kanununda belirtilen şekilde cari hesap açarlar.
Cari hesap esas alınmak suretiyle bayi her siparişinde ...lehine keşideci, ciranta, avalist sıfatıyla tanzim edip imzaladığı çekleri Solenneye düzenleyerek tevdi eder. Cari hesapta alacak kaydedilen bilumum kıymetli evrak tahsil edilmesi halinde cari hesapta geçerlilik kazanarak mahsup edilir.
Herhangi bir sebeple evraklardan tahsil edilemeyenler cari hesap alacağından mahsup edilemez.” Sözleşmenin 36. Maddesine göre; “…Geçerlilik süresinden önce her iki taraftan birisi veya her ikisi sözleşmeyi feshetmediği müddetçe sözleşme her yıl otomatik olarak 1 yıl uzar.” hükümlerine yer verildiği görülmüştür.
Taraflar arasında imzalanan cari hesap mutabakatı ve delil sözleşmesi incelendiğinde; taraflar arasında devam eden cari hesap ilişkisi nedeni ile kesin delil teşkil etmek üzere mutabakatın imzalandığı tarihten önceki dönem için tarafların ticari kayıtlarına aykırı olsa dahi bu mutabakatın tarafları bağlayıcı nitelik taşıyan tek delil olarak kabul edildiği, buna göre davalı ... Mob. Dek. İnş. Mak. İth. İhr. Ltd. Şirketinin davacı ...Mob. İnş. Oto. Ve Gıda Ür. San. Tic. Ltd.
Şirketine herhangi bir borcu olmadığının açıkça belirtildiği, diğer taraftan davacı Şirketin davalı Şirket lehine keşide veya ciro ettiği çeklerden nakde dönüşmeyen toplam 1.229.500,00-TL bedelli ve toplam 34 adet çekin vadesinde ödenmesi halinde sözleşmenin imzalandığı tarih itibariyle tarafların birbirinden başkaca bir talebinin olmayacağının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Öte yandan, dosyamıza örneği sunulan “Ek sözleşme” incelendiğinde ise; taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesinden doğan borçlar nedeni ile davalı Şirketin ticari kayıtlarının esas alınacağının kararlaştırıldığı ancak ek sözleşmede davacı Şirketin kaşesi ve yetkili temsilcisinin imzası bulunmakla birlikte davalı Şirketin kaşesinin ve kaşesi üzerine atılan yetkili temsilcilerinin imzasının mevcut olmadığı, sözleşme altında müşterek borçlu olarak Mehmet Hafiz ...ile ... Kayır’ın imzalarının mevcut olduğu görülmüştür.
Taraf delilleri toplandıktan dosyamız taraf ticari defterleri incelenmek üzere SMMM bilirkişi ile borçlar mevzuatı alanında nitelikli hesaplama konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi heyetinden asıl ve ek raporlar temin edilmiştir.
Dosyamıza sunulan 1. Bilirkişi heyeti asıl raporunda özetle; davacının 2010-2020 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak süresinde açılışın noter tasdiklerinin yapıldığı, 2010-2011 yıllarda yevmiye kayıtlarının döküldüğü diğer yıllarda hiç bir defterin yazdırılmadığı tespit edilmekle defterlerin delil niteliğine dair takdirin Mahkememize ait olduğu, davalının 2018 ve 2019 döneminde e-defter tutma yükümlülüğünde bulunduğu,
2018 ve 2019 yılı E-Defterlerinin de açılış beratlarının suresinde alındığı ve Envanter defterini de usulüne uygun süresinde notere tasdik ettirdiği aynı zamanda 2018 yılı kapanış beratının da alındığı fakat 2019 yılı defter kapanış beratlarının (Yevmiye ve Kebir Defterleri ) ise (kanunen son gün 30.04.2020 tarihi) henüz alınmadığı, davalının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak süresinde açılış tasdiklerinin yapıldığı, defter kayıtlarının da usulüne uygun tutulduğu ve birbirini teyit ettiği, fakat, kanunun tanıdığı hak nedeniyle henüz 2019 yılı kapanış beratlarının alınmadığı ve bu nedenle kapanış tasdikinin henüz oluşmadığı,
dava konusu cra takip tarihi itibari ile asıl alacak tutarı bakımından ise mali kayıtların incelenmesi neticesinde davacı vekilinin iddia ettiği iade faturalarının davalı defterlerinde kayıt altına alındığı, davalı kayıtlarına göre davalının davacıya ödenmeyen faturalar sebebi ile 35.445,90 TL borcu olduğu,
davacının defterlerinin düzensiz olduğu hatta bazılarının hiç bir yevmiye kaydı olmadığı , bu itibarla ödenmediğini iddia ettiği faturalar ile ile ilgili davacı kayıtlarından bir sonuca varmanın mümkün olmadığı görüş ve kanaatine ulaşılmakla davalının takibin asıl alacak yönünden 35.445,90-TL bakımından takibe itirazın iptali gerekeceği mütalaa edilmiştir.
Taraf vekillerinin gerekçeli itirazları üzerine bilirkişi heyetinden alınan ek raporda özetle; asıl rapordaki tespit ve değerlendirmeler teyit ve tekrar edilmiştir. Dosyamızda taraf itirazlarının asıl ve ek raporda denetime elverişli şekilde irdelenmediği gözetilerek farklı bir bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Dosyamıza sunulan 2. Bilirkişi heyeti raporunda ise özetle; davacı Şirketin ticari defterlerinin taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümüne dayanak olamayacağı, en son yazdırılan 2019 yılı yevmiye defteri kapanış mahsubuna göre davacının davalı Şirkete 35.000,00-TL borçlu göründüğü, davacı şirket tarafından icra takibine konu edilen tüm faturaların davalı Şirketin ticari defterlerine kaydedildiği, yine davalı Şirketin davacı Şirkete düzenlediği faturaların tamamının da davacı Şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
taraflar arasındaki ticari ilişkide davalı Şirket tarafından davacı Şirkete gönderilen ancak kusurlu olması nedeni ile davalıya iade edilen malzemeler ile fiyat farkı nedeni ile düzenlenen faturaların davalı Şirket tarafından davacı Şirketin cari hesabına alacak kaydedilmiş olduğu, bu işlemlerden sonra bakiye davalı Şirket alacağının banka aracılığı ile EFT ve çek verilmek sureti ile ödendiği, bu nedenle davacının davalıdan talep edebilecği bir alacağının mevcut olmadığı, ancak 2020 yılı sonu itibariyle davalı Şirketin davacı Şirkete 148.048,26-TL borçlu göründüğü belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti raporu denetime ve dosya kapsamındaki verilere uygun görülmekle ek rapor alınmasına gerek görülmemiştir.
Bu bağlamda, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davacı bayi ile davalı mobilya imalatçısı Şirket arasında davalı Şirket tarafından imal edilerek davacı bayiye satın ve teslim edilecek mobilya ürünlerinin satışına ilişkin olarak bayilik sözleşmesi imzalandığı, sözkonusu sözleşmenin 28.maddesi gereğince davacı bayinin davalıdan sipariş konusu ürünleri teslim edildiğinde kalite ve kontrol yönünden ürünü incelemek ve ayrıca ayıplı ürünleri 3 gün içinde red veya iade edeceğinin öngörüldüğü, ürünün ayıplı olması durumu haricinde bayiye teslim edilen ürünlerin davalı satıcıya iadesinin sözkonusu olamayacağının açıkça kararlaştırıldığı,
davacının dava konusu icra takibine dayanak faturaları davalı tarafından kendisine teslim edilen ancak ayıplı olduğunu ileri sürdüğü ürünlerin davalıya ödenen bedeli ve takip tarihine kadar işlemiş faizlerine ilişkin olarak düzenlediği, taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı ile fatura konusu ürünlerin davalı tarafından davacıya teslimi ile aynı ürünlerin ayıplı olduğu konusunda çekişme bulunmadığı, somut uyuşmazlığın davacının davalıdan takip tarihi itibariyle talepc edebileceği ayıplı satım nedeni ile davacıya ödenmeyen iade fatura bedeli alacağının mevcut olup olmadığı noktasında toplandığı,
dosyaya örneği sunulan ve yukarıda değinilen cari hesap mutabakatı ve delil sözleşmesinde belgenin sadece davacı Şirket yetkilisi ... ...tarafından imzalandığı ve davacı Şirketin kaşesinin sözleşmede yer almadığı, yine davalı Şirketin kaşe ve yetkili temsilci imzasının da yer almadığı dikkate alındığında;
hukuken taraf Şirketleri bağlayıcı nitelik taşımadığı anlaşılan cari hesap mutabakatı ve delil sözleşmesine dayalı olarak uyuşmazlığın çözümlenemeyeceği, yine ek sözleşme başlıklı belgede de davacı Şirketin kaşesi ve yetkili temsilcisinin imzası bulunmakla birlikte davalı Şirketin kaşesinin ve kaşesi üzerine atılan yetkili temsilcilerinin imzasının mevcut olmaması nedeni ile ek sözleşme içeriğinin de Mahkememiz tarafından yapılacak değerlendirmeye dayanak teşkil edemeyeceği,
dosyamıza sunulan 2. Bilirkişi heyeti raporunun davacının davalıdan talep ettiği alacaklar yönünden 1. Bilirkişi heyeti raporunda değerlendirilmeyen EFT ve çek ile ödemelerin de değerlendirildiği denetime ve dosya kapsamına uygun rapor niteliğinde olup Mahkememiz’ce de benimsendiği, her iki bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacı Şirketin ticari defterlerinin eksiksiz şekilde ve kanuna uygun olarak tutulmadığı anlaşılmakla;
davacı Şirketin ticari defterlerinin lehine değil ancak aleyhine delil teşkil edebileceği, 2. Bilirkişi raporu ve toplanan tüm deliller gözetildiğinde davacının dava konusu icra takibinin başlatıldığı tarihi itibariyle davalıdan iade faturalarına konu tüm alacaklarına tahsil ettiği ve ödenmeyen alacağının bulunmadığı sabit olmakla; açıklanan gerekçelerle haklılığı kanıtlanamayan davanın ve ayrıca dava konusu icra takibinde kötüniyeti sabit olmayan davacı aleyhine ve davalı Şirket lehine yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/31, K. 2023/834, 22 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama