KÜNYE
T.C. Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2024
- T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/359 Esas - 2024/524
- Esas no
- 2024/359 Esas
- Karar no
- 2024/524
Karar Metni
849 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
....
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/05/2024
KARAR TARİHİ : 08/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan) yapılan açık yargılaması sonucunda; Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE İSTEK
Davacı vekili dava dilekçesi ile.
Müvekkil ... konusunda ticari faaliyette bulunmakta olup benzer ticari faaliyette bulunan davalı/borçlu'dan, uzun süredir iş yerinde kullandığı bir takım aletleri ve aletlerin lazer epilasyon başlığı gibi yedek parçaları temin ettiğini, davacı ..., en son olarak davalı borçlu ile aralarındaki akdi ilişki çerçevesinde işletmekte olduğu ...System marka bir cihaz satın aldığını, davalı tarafından kendisine gönderilen cihazın ayıplı mal olması hasebiyle ilk kullanmasında ciddi şekilde yaralandığını, müvekkilimiz davalı ile iletişime geçildiğini ve kendisine gönderilen güzellik merkezi aletlerinin bozuk olduğunu söylediğini,
cihaz tamir edilerek kendisine gönderilmediği gibi bedeli de iade edilmediğini, , cihaz bedelinin iadesi için ... E. Numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığını davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalının davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki ticari satım kapsamında alınan ürünün ayıplı çıkması nedeniyle ödenen bedelin iadesi amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosyamızda tarafların gerçek kişi olması nedeni ile öncelikle Mahkememizin davaya bakmaya görevli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.
Ticari davalar ise; aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın sözkonusu düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Bu bağlamda, ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Nispi ticari davalar ise; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu hükme göre; bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
Üçüncü grup ticari davalar ise; yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Somut olayda uyuşmazlık, taraflar arasında yapılan ticari satım sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve asliye ticaret mahkemesi'nin görevli olması için uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması ve her iki tarafın da tacir olması zorunludur. Tarafların tacir sıfatı bulunmadığından görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olmadığı sonucuna varılmıştır....
Mahkemelerin görevi ancak kanunla belirlenir (HMK m.1). Göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden sayıldığından yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından re’sen nazara alınması gerekir (HMK 20,114,115). Görev konusunda taraflar için kazanılmış hak doğmaz ve yeni bir kanunla kabul edilen görev kuralları kanunda aksine düzenleme yapılmadığı sürece geçmişe de etkilidir (...
Dosya içerisinde toplanan tüm deliller, tarafların iddia ve savunmaları, ve diğer belgelerin incelenmesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflar arasında yapılan satım sözleşmesinden kaynaklandığı, tarafların 6102 sayılı TTK 12 maddesi kapsamında kalan tacir olmadığı ve satım sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar da mutlak ticari dava sayılmadığından açılan bu davada ... Mahkemesinin görevli olduğundan davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle (HMK 114/1-c, 115/2) davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
...
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/359, K. 2024/524, 8 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama