KÜNYE
T.C. ''Türk Milleti Adına'' Ankara 4. Fikri Ve Sınaî Haklar Katip .. Davacılar ...
- Mercii
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2022
- T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/338 Esas - 2022/237
- Esas no
- 2021/338
- Karar no
- 2022/237
- Hakim
- ...
- Vekili
- Av....
- Davalı
- 1...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 2- ....
- Dava
- Marka 2021-M-7288 Sayılı YİDK Kararı İptali- Hükümsüzlük
- Dava tarihi
- 29/11/2021
- İddia
- —
Karar Metni
1.756 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE:Müvekkillerden......'nin.....sektöründe dağıtım faaliyeti gösteren ve lider konumda olan .....
Grubuna dahil bir şirket olduğunu, ...." ibareli markaların sahibi olduğunu, diğer Müvekkil....'nin başta yemeklik yağ ve margarin olmak üzere her türlü gıda maddesinin üretim ve ticaretini yapan ... grubuna dahil bir şirket olduğunu, tanınmış ve ayırt edicilik kazanmış ..." esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, ..ibareli markaların 1986'dan beri tescilli olduğunu, ....numaralı "bizim pastacı" markası yönünden itiraz kısmen kabul edilerek "Tuz.Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri,kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar,
pirinç "mallarının çıkarıldığını, dava konusu markanın asıl unsurunun..olduğunu, Tüketicinin markaları ilişkilendireceğini, Emsal yargı kararları bulunduğunu belirterek, dava konusu.. kararının iptalini ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı Şahsa usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;davalı şahsın .... başvuru sayılı markası ile davacı firmaların mesnet markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı firmaların markalarının tanınmışlığı ve davalı şahsın başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı.... kararının iptalinin, davalı şahıs markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
YİDK kararının 28/09/2021 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı TürkPatent Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 29/11/2021 tarihinde ve 6769 sayılı SMK 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
.... sayılı kararında; .... başvuru numaralı "bizim aktar organik" ibareli başvurunun yayınına yapılan itirazlar neticesinde6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 s. SMK) 6 ve 19 uncu maddeleri uyarınca verilen ret kararına karşı başvuru sahibi ve itiraz sahiplerince tarafından yapılan itirazlar incelenmiştir.
BAŞVURU SAHİBİ İTİRAZI
Başvuru ile itiraza mesnet markaların benzer oldukları, ayrıca söz konusu markaların aynı veya aynı türdeki ya da benzer malları/hizmetleri kapsadıkları tespit edilmiştir. SMK 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunduğu başvurunun reddine yönelik karar isabetli görülmüştür.
...Adına Yapılan İtiraz:
...başvuru numaralı “bizim aktar organik" ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvurunun.... sayılı ve "bizim”, “bizim şekil", "bizim', “bizim şekil" ibareli markalara dayanılarak 6769 s. SMK'nın 6/1, 5, 9 uncu maddeleri uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
Yapılan incelemede, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların ihtiva ettikleri tüm unsurlarla birlikte görsel, işitsel kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadığı ve markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaat varılmıştır. Bu hususla birlikte, Md.6/5 ve 6/9 kapsamında yapılan itirazlar delillerle desteklenmediğinde iddiaların ispatlanamadığı düşünülmüştür. Açıklanan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir.
....Adına Yapılan İtiraz:
.... başvuru numaralı "bizim aktar organik" ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ...kararına karşı, başvurunun..... sayılı ve “bizim” ibareli markaya dayanılarak 6769 s. SMK'nın 6/1, 4, 5,9 uncu maddeleri uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
Yapılan incelemede, yayına itiraz incelemesi neticesinde, itirazın 2002 29438 sayılı ve "bizim pastacı" marka bakımından kabul edilmiş olduğu, markalar kapsamında aynı tür veya benzer olan mal/hizmetlerin başvuru listesinden çıkarılmış olduğu tespit edilmiştir. Markalar kapsamında farklılaşan mal/hizmetler bakımından karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte, başvuru ile itiraz gerekçesi diğer markaların ihtiva ettikleri itsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları lenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadığı ve markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Markaların karıştırılmayacağı hususu ve tüm dosya kapsamı birlikte dikkate alındığında diğer iddialar da yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR
1. Başvuru Sahil irazın reddine ve başvurunun reddine,
2..... Adına Yapılan İtirazın reddine,
3... Adına Yapılan İtirazın reddine,
Sonuç olarak başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir.'' ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, ....’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", hükmü ;
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (.... sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir.
Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir.
Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
.... ...
Bilirkişi heyetinden alınan 03/07/2022 tarihli raporda ÖZETLE; "1) Davacı markaları kapsamındaki 30.sınıftaki mallarla dava konusu malların aynı/aynı tür/benzer olduğu,
.... ibareli markalarla dava konusu markanın genel izlenim yönünden benzer olduğu,
3) Taraf markaları arasında dava konusu malların tamamı yönünden karıştırılma olasılığı bulunduğu,
4) Tanınmışlıkla ilgili iddiaların dava konusu markanın tesciline engel oluşturmadığı,
5) Kötü niyet iddialarının ispat edilmediği,
6) Dava konusu.... kararının yerinde olduğu (bu ibarenin yani ... kararının yerinde olduğu" hususu yukarıdaki tespitler karşısında maddi hata olarak yazıldığı anlaşılmaktadır.," şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.
GEREKÇE
Tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının .... " ibareli marka başvurusu ile davacının .... sayılı "...." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki markada ... ibaresinin asli unsur olarak yer aldığı, markalar arasında emtia benzerliği de oluştuğu;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davalının ".... " ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının 96 .... sayılı "... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, yani iltibas nedeniyle her iki markada yanılgı yaşayabileceği ,
ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında iltibas nedeniyle işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, bu açıdan SMK 6/1 maddesindeki iltibas ve karıştırılma koşulları oluştuğu;
Başvuru ibaresi üzerinde davacı tarafın SMK 6/5 anlamında markalarının tanınmışlığı ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan davalı marka başvurusu nedeniyle " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği ) ile SMK 6/9 anlamında dava konusu markanın kötüniyetli olarak başvurusu yapıldığı kanıtlanmasa da yukarıda izah edilen şekilde markalar arasında iltibas oluştuğundan bu iddialar sonuca etkili görülmemiştir.
Katip... Hakim ... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır
Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/338, K. 2022/237, 19 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama