KÜNYE
T.C. ''Türk Milleti Adına'' Ankara 4. Fikri Ve Sınaî Haklar Hakim ....
- Mercii
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2022
- T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/378 Esas - 2022/332
- Esas no
- 2021/378
- Karar no
- 2022/332
- Katip
- ...
- Davacı
- ....
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 1....
- Vekili
- Av....
- Davalı
- 2-....
- Vekili
- Av. ....
- Dava
- Tasarım 2021-T-996 Sayılı YİDK Kararı İptali
- Dava tarihi
- 30/12/2021
- İddia
- —
Karar Metni
2.346 kelime·12 dk okuma·4 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin sektöründe tanınmış bir mobilya üreticisi olduğunu, İmaj markası altında uluslararası bayi ağının olduğunu, yeni tasarımlara yüksek bütçeler ayırdığını, ... hususunu her zaman önemsediğini, alınan YİDK kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, tasarımların genel görünümlerinin farklı olduğunu, ....sıra numaralı tasarımın kolçak kısımlarının farklı olduğunu, ayak kısmının farklı bir malzemeden yapıldığını, oturma alanının hafif çukurluklara sahip olduğunu, .... sıra numaralı tasarımın koltuk arasında ses sistemi olduğunu, kolçak kısımlarının farklı olduğunu,
ayak kısmının farklı bir malzemeden yapıldığını, oturma alanının hafif çukurluklara sahip olduğunu, ....sıra numaralı tasarımın kolçak kısımlarının farklı olduğunu, ayak kısmının farklı bir malzemeden yapıldığını, oturma alanının hafif çukurluklara sahip olduğunu koltuk tasarımında tasarımcının seçenek özgürlüğünün değerlendirilirken teknik zorunlulukların gözönüne alınmasını, tüm bu sebeplerle YİDK’nın ....sayılı kararının iptalini ve.... sıra sayılı tasarımların tescilinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şahıs ....
Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davacı tarafın cevap dilekçesiyle müvekkiline ait ...markasının olduğunu, sosyal medya instagram hesabında “....” olarak paylaşım yapıldığını, ....adlı web sitesinin bulunduğu,... departmanında geliştirdiği tasarımlar için tescil başvurusunda bulunduğunu, davaya konu olan söz konusu koltukların “Barcelona Koltuk” diye satışının yapıldığı, davacı tarafa ait tasarımlarla kendi tasarımlarının bilgileniş kullanıcı gözünde benzer olduğu,
oturma, sırt kısmı, koltuk başlarının geldiği kısım, metal bir mekanizma ile bağlana ve hareket edebilen koltuk başları, metal mekanizma sayesinde koltuk sırt kısımlarının öne arkaya hareket edebilmesi ayniyet derecesinde benzer olduğu, tümüyle mesnetsiz olan davacının haksız talepler ihtiva eden davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU";( 10/01/2017 yürürlük )
Madde 55'te ( Tasarım ve ürün ) ; konusu düzenlenmiştir. Buna göre;
Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür.
Tasarım konusu ürün, (bilgisayar programları hariç) endüstriyel (makineler ) yoluyla veya elle üretilen herhangi bir nesne , birleşik bir ürün veya bu ürünü oluşturan parçaları, ambalaj gibi nesneler , birden çok nesnenin bir arada algılanan sunumlarını, grafik sembolleri ve tipografik karakterlerini ifade eder.
Birleşik ürün denildiğinde ise , sökülüp takılma yoluyla değiştirilebilen veya yenilenebilen parçalardan oluşan üründür.
Tasarım, bir ürün ya da ürün parçasının görünümüdür. Dolayısıyla görünmeyen bir ürünün tasarımının tescili olanaklı değildir.
Bir tasarımın elde edilmesinde harcanan dikkat, çaba, tecrübe aktarımı gibi hususların tek başına bir önemi bulunmamaktadır. Tasarımın korunması için, kaliteli, estetik, faydalı ya da işlevsel olması gerekmemektedir. Ancak, tasarım koruması talep edilen görünümün, fikri veya zihni bir emek ve çabanın ürünü olması gerekmektedir.
Tasarım düşüncesi, bir üründen bağımsız olarak hukukî korumadan yararlanamaz. Tasarımın koruma görmesi için mutlaka bir üründe tecessüm etmesi gerekir.
Madde 56 'da( Yenilik ve ayırt edicilik ); konusu düzenlenmiştir. Buna göre;
Tasarım, yeni ve ayırtedici ise kanun korumasından yararlanır.
Şayet birleşik parçalardan oluşan bir üründe, bir veya birkaç parça tasarım sözkonusu ise o parça ürüne takıldığında görünür halde ise , yenilikle beraber ayırtediciliği de varsa tasarım olarak korunması mümkün olur.
Bu maddede belirtilen normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade eder.
Bir tasarım, diğer tasarımla mukayesesinde; Eğer mesnet alınan tesçilli tasarım ise onun başvuru veya rüçhan tarihinden daha önceki bir tarihte; Mesnet alınan tesçilsiz tasarım ise onun kamuya sunulduğu tarihten daha önceki bir tarihte kamuya sunulmamış ise YENİ kabul edilir.(Yenilik kriteri)
Tasarımlar bilgilenmiş kullanıcı açısından sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.
Bilgilenmiş kullanıcı tasarımı mukayese ederken ; tesçilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden daha önceki bir tarihte; tesçilsiz tasarım için kamuya ilk sunulduğu tarihten daha önceki bir tarihte kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarım AYIRTEDİCİ kabul edilir. ( Ayırtedicilik kriteri)
Yenilik kavramı daha çok fiili bir duruma ilişkin olup her bir somut olayda ve somut ürün yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. Bununla birlikte yenilik unsurunun varlığı için önceden hiç bilinmeyen bir görünümün elde edilmesi veya bilinen bir görünümün değişik yorumlarla ve yaklaşımla yeniden tasarlanması olgusunun varlığı gerekir. Fikri mülkiyet hukukunda taklidin yasak, esinlenmenin ise serbest olduğu gözden uzak tutulmamalıdır. Bu olgu öğretide “yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi” olarak ifade edilir (Tekinalp, Fikri Mülkiyet, s.32).
Yenilik unsurunun tespitinde önemli olan tasarımın dış görünümdür. Görünmeyen unsurların tasarımın yeniliğine etkisi bulunmamaktadır.
Buradaki Bilgilenmiş kullanıcı; tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı olarak tanımlanmaktadır. Öğretide ise bilgilenmiş kullanıcı bir uzman olmayıp, tasarım konusu ürünleri daha önce görmüş ve bu ürünlerin ne olduğunu bilebilecek bir ara veya nihai tüketici olarak anlaşılması gerektiği ifade edilir.
Bir tasarımın ayırt edici nitelikte olması, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenime göre belirlenir. Ayırt edicilik tespit edilirken ayrıntıya girilir ve detaylı inceleme yapılır. Bilgilenmiş kullanıcının nazarında, farklılığın belirgin olması aranır. Bu unsurun tespitinde dış görünüm esas alınır. Tasarım başvurusundaki tarifnamelerin bu anlamda önemi bulunmamaktadır. Zira tasarımda korunan işlevsellik değil görsel unsurdur.
"
Madde 57 'de (1) Kamuya sunma) konusu düzenlenmiştir. Buna göre;
Ürünü sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. (kamunun bilgi erişimine sunulması )
Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz.
Şayet tasarım, başvuru veya rüçhan tarihinden önceki 12 ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile 3.ncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez. " hükümleri yer almaktadır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şahsın .... sıra sayılı tasarımlarının itiraz gerekçesi .... nolu 1 ve 4 sıra sayılı tasarımlar karşısında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yenilik ve ayırt edicilik vasfı bulunup bulunmadığı, tasarımların benzer olup olmadığı, benzerlik söz konusu ise bu benzerliğin teknik bir zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, itiraz hakkında nihai olarak verilen Türk Patentin ... sayılı YİDK kararının yerinde ve doğru olup olmadığı, iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
YİDK kararının 08/12/2021 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı TürkPatent Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 30/12/2021 tarihinde ve 6769 sayılı SMK 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
TÜRKPATENT YİDK'nun ... sayılı kararında; '.... sıra numaralı tasarımların itiraza gerekçe olarak gösterilen .... sıra numaralı tasarımlara dayanılarak reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
..... itiraza konu... sıra numaralı tasarımlar ile itiraza gerekçe olarak gösterilen .... sıra numaralı tasarımların genel görünümlerinin yüksek oranda benzer olduğu ve ....sıra numaralı tasarımların itiraza gerekçe olarak gösterilen .... sıra numaralı tasarımlara nazaran ayırt edici olmadıkları kanaatine ulaşılmıştır. Belirtilen nedenlerle itirazın kabulü gerekmiştir.
Karar: İtirazın kabulüne ve .... sıra numaralı tasarımın tescilinin hükümsüzlüğüne, oy birliği ile karar verilmiştir. '' ifade edilmiştir.
Yukarıda anlatılan madde metinleri kapsamında; Türk Hukukunda koruma görecek olan bir tasarımda bulunması gereken olumlu şartlar ; a) Yenilik, b) Ayırt edici nitelik, c) Tasarlanan ya da Tasarımın uygulandığı Ürün ve/veya Ürün Parçası ve d) İnsan duyuları ile algılanabilen görünüm şeklinde sıralanabilir.
Teknik bir boyutu da olduğundan mahkememizce konunun uzmanı ve bilgilenmiş kullanıcı olanlardan seçilen bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
23.08.2022 tarihli raporda ÖZETLE: "
A) Teknik Zorunluluklar Ve Seçenek Özgürlüğü Yönünden Değerlendirme
Dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik değerlendirmesine geçmeden önce, bu tür tasarımlarda tasarımcının seçenek özgürlüğü ve tasarımda bulunması gereken teknik zorunluluklar tespit edilerek tasarımın koruma kapsamının belirlenmesi gerekmektedir. 6769 sayılı SMK’nun 56/6 fıkrasında tasarımcının tasarımını geliştirirken seçenek özgürlüğüne sahip olup olmadığının ve seçenek özgürlüğü var ise bunun ne derece geniş olduğunun tespitinin gerekliliği üzerinde durulmuştur.
Somut olayda dava konusu tasarımlar “Koltuk” tasarımlarıdır. Piyasaya bakıldığında ilgili ürünlerin, sayısız derecede çeşitliliklerinin görülebileceği mümkündür. Bir tabla ve ayaklardan oluşan temel parçaların ne üretim ne de tasarımcıyı kısıtlayan teknik zorunluluk olarak sayılabilecek belirgin özellikleri bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık kapsamına konu edilen “Koltuk” ürünlerine ilişkin olarak seçenek özgürlüğü araştırmasına ilişkin Google arama moturundan “Koltuk” anahtar cümlesi ile yapılan araştırma sonucunda alınan örneklerden bazıları aşağıdadır:(raporda)
Yukarıdaki örneklerden de görüldüğü gibi; “Koltuk” ürünleri ve tüm bileşenleri bakımından, seçenek özgürlüğünün kapsamı oldukça geniştir.
B) Tasarımlar Bakımından Bilgilenmiş Kullanıcı Profili
Daha öncede belirtildiği üzere, 6769 sayılı SMK’da ayırt edicilik değerlendirmesinin bilgilenmiş kullanıcı gözü ile yapılması gerekliliği üzerinde durmuş ve bilgilenmiş kullanıcı olarak tespit edilen kişilerin kesinlikle bir uzman değil yalnızca daha önce ilgili tasarımla karşılaşmış olağan bir kullanıcı olması gerektiğine değinmiş olup, bilgilenmiş kullanıcı; söz konusu ürünün doğası ve görünümü hakkında bilgi sahibi olan ve daha önce o ürünü belli bir süre kullanmış, başka bir deyişle ürün hakkında bilgi sahibi olan kişidir.
Dolayısıyla, bilgilenmiş kullanıcı; her somut örnek açısından ayrı ayrı tespit edilmesi gereken bir durumdur. Bilgilenmiş kullanıcı, söz konusu ürünün tasarımına bağlı olarak son kullanıcı olabileceği gibi, ürünün ait olduğu sektörü ve sektördeki ürünleri bilen bir satıcı dahi olabilir.
Bu kişiler; birer uzman olmayacakları için tasarım üzerindeki detaylarda meydana gelen küçük farklılıklara dikkat etmeyecek ancak alım tercihlerini etkileyecek hususlarda yapılan değişiklikleri fark edebilecek kişilerdir.
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu tasarım, “Koltuk”, tüketicinin bu tarz ürünlerin satıldığı mağazalarda teminin kolay olduğu, bu bakımdan günlük ev hayatında ihtiyaç olması sebebiyle hemen her kesimden tüketicinin bu ürünlerle daha önce en azından bir kez karşılaşmış olabileceği bir üründür. Öyleyse, tarafların tasarımları açısından, başta daha önce bu ürünlerden satın almış kullanıcılar olmak üzere bu ürünleri bilen, deneyen herkesin bilgilenmiş kullanıcı olarak kabul edilebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bilgilenmiş kullanıcı kitlesinin bu denli geniş ve spesifik kriterlere sahip olmadığı durumlarda tasarımlar arasındaki farklılıkların daha somut ve fark edilebilir olması gerekmektedir.
C) Tasarımın yenilik, ayırt edicilik ve hükümsüzlük taleplerine ilişkin değerlendirme
Dava konusu edilen ve “Koltuk” olarak anılan ürünün tasarımsal karşılaştırmasına geçmeden önce yukarıda da kısaca değinildiği üzere, dava konusu tasarımın ve itiraza dayanak olarak gösterilen tasarımların koruma kapsamının dikkatle incelenmesi ve tespiti gerekmektedir. Bu inceleme yapılırken tasarımların mutat özellikleri, başvuruların yapılmasından önceki seçenek özgürlüğü de değerlendirmeye katılmalı, bilgilenmiş kullanıcı gözü ile tasarımlara bakılması gerektiği de unutulmamalıdır. Bir tasarımın özgünlüğü ile doğru orantılı olarak koruma kapsamı ve tasarım hukukunun sağladığı korumadan yararlanma oranı artacaktır. Bir başka deyişle özgünlük arttıkça, sonraki tasarımların farklılıklarının da bir o kadar artması gerekmektedir.
Böylesi bir durumda, tasarımsal detaylar tescil sürecinde önem kazanmaktadır. Önceki tasarım sahibi kendi tasarımsal detaylarını, sonraki tasarım sahibi ise varsa kendi tasarımsal detaylarını koruyabilecek, korunan bu unsurları ile tescil alabilecektir. Her iki tasarım sahibinin de bu detayları bir kenara bırakarak, mutat olan ürün özellikleri ve teknik zorunluluk arz eden unsurlar üzerinde hak iddia etmesi mümkün olmamalıdır.
Arama neticeleri incelendiğinde oldukça fazla görsel sayısı dönüşü olmuş ve burada tasarımcının çok fazla seçenek özgürlüğünün olduğu görülmüştür.
Heyetimizin yapacağı değerlendirmelerin sınır olarak belirtilen düzenlemeler kapsamında bir tasarımın yeni kabul edilebilmesi için (tescilli tasarım için) başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması gerekir.
Heyetimiz taraflara ait kıyaslamaları yaparken, fonksiyonelliğine değinmemiştir. Fonksiyonellik içeren koltuğun kollarının yana açılır olması, sırt kısmının ileri geri gelmesinin tasarım koruma kapsamının dışında olması sebebiyle kıyaslamada dikkate alınmamıştır.
Genel form olarak ürünlere bakıldığında, konunun koltuk olduğu düşünüldüğünde, tekli, ikili, üçlü, L form, köşe form vb. versiyonlarının olması bir farklılık değildir. Dolayısıyla kıyaslamamızda bu çoklu kullanım şekli dikkate alınmamıştır.
Ürünlerin dikkat çeken kısmı, sırt dayama yeri ve kolçaklarıdır. Ortak özelliklerine bakıldığında, sırt dayama yerlerini incelediğimizde, yatay iki yarık şeklinde çizginin sırt yastıklarında bulunduğu, kenarda yer alan yastıkların kenar kısımlarının içe doğru yay şeklinde bir girintiye sahip olduğu, bu girintiye de kolçakların yerleştiği görülmektedir. Kolçakların ise, üstü üste yerleştirilmiş yassı bir yapıda dikdörtgen yastık şeklinde olduğu görülmektedir.
Davacı tarafın kolçakları davalı taraftan farklı olarak iki yastığın yekpare katlanıp bir tarafı açık şekilde bırakılıp orta kısmının koyu bir renk bantla tamamlanmış olmasıdır. Bu farklılık ürün genelinde ayırt edicilik kazandıramamıştır. Tescilde yer alan ürünlerin ayakları incelendiğinde, iki tarafın da farklı bir ayak çalışması yaptığı görülmektedir.
Her ne kadar davalı taraf sosyal medya paylaşımlarında yer alan ayak tasarımlarının da sonradan değiştiğini belirtmiş olsalar da, incelememiz tescilde yer alan şekliyle dikkate alınması sebebiyle buna göre kıyaslamaya alınmıştır.
Yukarıda da belirtilmiş olan benzerlik ve farklılıklar doğrultusunda, tasarımcının sahip olduğu seçenek özgürlüğü de göz önünde bulundurularak, dava dosyasına sunulan tüm bilgiler sonucunda ortaya çıkan tasarımlar karşısında davacı tarafa ait ...sıra sayılı tasarımların davalı tarafa ait .... sıra sayılı tasarımları karşısında yenilik niteliklerini ve bilgilenmiş kullanıcı gözünde ayırt edicilik niteliklerini taşımadığı, benzerliklerin teknik zorunluluktan kaynaklanmadığı kanısı heyetimizde oluşmuştur.
SONUÇ
Davacı tarafa ait ... sıra sayılı tasarımlar ile davalı tarafa ait ... sıra sayılı tasarımlar dava dosyasına sunulan tüm bilgiler ışığında aralarında genel görünüm itibariyle benzerlik bulunduğu, bu sebeple davacı tarafa ait ... sıra sayılı tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasıflarına sahip olmadığı, "şeklinde ifade edilmiştir.
Bilirkişi heyet raporu ilgili uzmanlardan seçilip her iki tarafın iddia ve savunmasına, taraf delillerine, tasarım kapsamlarına , YİDK kararına uygun şekilde denetlenebilir, içeriği de değerlendirilebilir nitelikte olduğundan davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması istemi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek yargılama gereksiz uzamaması için bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE
Tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delil ve belgeler, YİDK kararı , dava konusu tasarımlar ve mesnet olan görsel tasarımlar , bilirkişi heyet raporu ve dosya bütün olarak birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı tarafın...sıra sayılı başvuru tasarımlarının itiraz gerekçesi .... nolu 1 ve 4 sıra sayılı tasarımlar karşısında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yenilik ve ayırt edicilik vasfı bulunduğu ve anılan kurum kararının iptali gerektiği ileri sürülmüş ise de;
Teknik boyutu karşısında içeriği ve sonucu aynen benimsenen bilirkişi heyet raporunda bilgilenmiş kullanıcı nazarında; " Davacı tarafa ait ... sıra sayılı tasarımlar ile davalı tarafa ait .... sıra sayılı tasarımlar dava dosyasına sunulan tüm bilgiler ışığında aralarında genel görünüm itibariyle benzerlik bulunduğu, bu sebeple davacı tarafa ait ....sıra sayılı tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasıflarına sahip olmadığı, " şeklindeki özetlenen görüşe aynı gerekçelerle iştirak edilerek davacının başvuru tasarımları ile önceki tarihli davalının tescilli tasarımları arasında benzerlik oluştuğu, davacı tasarımlarının yenilik ve ayırtedicilik vasfı bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu YİDK kararı yerinde ve doğru olduğundan davanın reddi gerekmiştir.
Katip .... · ✍e-imzalıdır Hakim... · ✍e-imzalıdır
Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/378, K. 2022/332, 30 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama