KÜNYE
T.C. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/161
- Karar No
- 2021/346
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2021
Karar Metni
1.175 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2021/161 Esas
KARAR NO : 2021/346
DAVA
Menfi Tespit (Kıymetli evrak)
DAVA TARİHİ : 14/02/2019
KARAR TARİHİ : 27/04/2021
YAZIM TARİHİ :03.05.2021
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait 001959 numaralı çekin, 04/02/2019 keşide tarihi ile davalı bankanın Çankaya Şubesine diğer davalı ... Nak. Tic. A.Ş tarafından verildiği hususunun davacı şirket tarafından öğrenildiğini, davalı ... ..
A.Ş tarafından bankaya verilen çekle ilgili olarak borçlu olmadığını ve çek altında keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığının tespiti için dava açıldığını, dava konusu .... şubesine ait 001959 numaralı 248.750,00 TL bedelli, 04.02.2019 tarihli çeki nedeni ile icra takibi yapılmasını ve başlatılacak icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile dava konusu çek hakkında borçlu olmadıklarının tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 20.03.2019 tarihli dilekçesi ile, dava dilekçesinde sehven ileri sürülmeyen kötüniyet tazminatı taleplerinin kabul edilerek, takip miktarının %20'si oranında kötüniyet tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazlarının bulunduğunu belirtilerek davacı borçlu şirketin davaya konu çekteki imzaya itiraz etmek suretiyle açmış olduğu bu davanın haksız ve kötüniyetli olarak iyiniyetli 3 kişi alacaklı hamil müvekkili bankaya yöneltmesi nedeniyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ...tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Mahkememizce verilen 18.02.2019 tarihli tedbir kararı ile; davaya konu çekin icra takibine konu edilmemesine karar verilmiş, 07.03.2019 tarihli karar ile de; davalı ...Ş tarafından ... Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında başlatılan icra takibinin durdurulmasına karar verilmiştir.
DELİLLER
-... Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası
-...İcra Hukuk Mahkemesine ait 14.05.2019 Tarih ve .... Karar sayılı kararı
-Çek aslı, imza örnekleri,
-Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği tarafından hazırlanan 25/08/2020 tarihli uzmanlık raporu; imzaların genel şekli ve işleklik derecesi, başlangıç hareketinin yapılışı, çizgisel hareketlerin yapılışı, dönüş hareketlerinin yapılışı, el kaldırma hareketlerinin yapılışı, meyil ve istikamet pozisyonu, bitim hareketinin yapılışı, kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden farklılıklar görüldüğü, inceleme konusu çekin keşideci hanesinde bulunan söz konusu imzanın ... Eli Ürünü olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, senette keşideci tarafından atılan imzanın sahteliği iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup; keşideci tarafından lehdar ve yetkili hamile karşı dava açılmıştır.
Öncelikle belirtilmelidir ki, senede karşı mutlak defiler senede hamil olan herkese karşı ileri sürülebilir. Senedin hükümsüzlüğünü gerektiren defiler senet ve eklentilerinden anlaşılsın anlaşılmasın bütün ya da bir kısım sorunları bakımından hükümsüz sayılmasını gerektiren defilerdir. Bu defilerin bir kısmı mutlak, bir kısmı nispi (kişisel) defi niteliğindedir.
Hangisinin mutlak, hangisinin nisbi defi sayılacağı, ‘görünüşe itimat (güven)’, ‘iyiniyet’ ilkesiyle, ‘kambiyo senetlerine ilişkin işlemlerdeki emniyetin korunması’ ilkelerinden hangisine öncelik tanınacağı sorunuyla ilgilidir. Bu iki çıkarın karşılıklı olarak çatıştığı bazı durumları yasa yapıcı özel olarak ele alıp hangi çıkarın korunacağını kendisi (örneğin. TTK. mad. 571/II, 592, BK. mad. 18/II, 505/II, TMK. mad. 990’ da olduğu gibi) düzenlemiştir.
Kanunda öngörülüp açık bir hükümle düzenlenen bu durumların dışında gerek doktrinde ve gerekse de uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir.
Bu nedenledir ki, borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde sahtekarlık (tahrifat) iddiası mutlak def’i niteliğinde olup, nitekim Hukuk Genel Kurulunun 05.05.2010 gün ve 2010/12-74 E., 2010/243 K. ile 06.07.2011 gün ve 2011/19-413 E. 2011/476 K. sayılı kararlarında da aynı ilke benimsenmiştir.
Yukarıda yer alan açıklamalar ışığında gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde;
Dava konusu olup, keşidecisi davacı olan, lehdarı davalı ... Nak. Tic. A.Ş olup, diğer davalı bankanın yetkili hamili olduğu, ....şubesine ait, 001959 numaralı, 248.750,00 TL bedelli, 04.02.2019 keşide tarihli çek üzerinde keşideci adına atılan imzanın davacı şirketin yetkili temsilcisine ait olmadığı hususunun Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği tarafından hazırlanan 25/08/2020 tarihli uzmanlık raporu ile tespit edilmiş olduğu anlaşılmakla, tüm davalılar bakımından davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilince mahkememize sunulan 20.03.2019 tarihli dilekçesi ile; dava dilekçesinde sehven ileri sürülmeyen kötüniyet tazminatı taleplerinin kabul edilerek, takip miktarının %20'si oranında kötüniyet tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş ise de;
Davalı ... A.Ş tarafından eldeki davanın açılmasından sonra keşideci/davacı ve diğer davalı/lehdar ... Petrol Ürünleri Nak. Tic. A.Ş aleyhine ... Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığı, takip alacaklısı davalı ...Ş olup, diğer davalı ... Nak. Tic. A.Ş tarafından davacı aleyhine başlatılmış bir takip bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... Nak. Tic. A.Ş bakımından kötüniyet tazminatı talebi yerinde görülmemiştir.
Davalı ...Ş yönünden yapılan değerlendirmede ise;
İİK'nın 72/5. maddesi uyarınca, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, borçlunun talebi üzerine, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmayacak şekilde, uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Diğer anlatımla, borçlu davacı yararına kötüniyet tazminatına hükmedebilmek için, alacaklı davalının takibinde haksız olması yeterli olmayıp, kötüniyetli olduğunun da ispatı gereklidir.
Davalı alacaklının kötüniyetli sayılabilmesi için de, haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması gerekir. Bu hususun ispat yükü de, davacı borçludadır. (Bkz. Prof. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, sayfa 173 vd. Yargıtay 23.H.D 19.01.2012 tarih ve 2011/2342 E, 2012/239 K sayılı ilamı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2012/6652 Esas, 2013/392 K)
Somut uyuşmazlıkta ise takip, imzalı senede dayalı olarak var olduğu düşünülen hakkın kullanılması amacına dayalı olup, yargılama sonunda senetteki imzanın davacıya ait olmadığı ve yapılan takibin haksızlığı belirlenmiş ise de, salt buna dayalı olarak davalı alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak başlattığının kabulü olanaklı görülmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/161, K. 2021/346, 27 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama