KÜNYE
T.C. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2024
- Esas no
- 2021/332
- Karar no
- 2024/112
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ..., T.C. Kimlik No:..., ....
- Davacı vekili
- AV....,....
- Davalı
- ..., T.C. Kimlik No:..., ....
- Davalı vekili
- AV...., ...
- Dava
- İtirazın iptali
- Dava tarihi
- 26/05/2021
- Karar yazım tarihi
- 11/03/2024
Karar Metni
2.588 kelime·13 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından davalı hakkında açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacının daha önceden hissesi olduğu .... Tek. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davalı 07/03/2016 tarihinde hisse sahibi olarak yer aldığını, davacı ile davalının 16/07/2020 tarihinde protokol düzenleyerek paylaşım yaptıklarını, davacının gerek devir gerekse nakit ödeme hususunda üzerine düşen ücreti yerine getirmesine karşın davalının nakit ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, edimin yerine getirilmesi için gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, alacağın tahsili için ... Esas nolu dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın 74.000,00 TL'lık kısmının iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 30/11/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde talep ettiği tutarı 300.000,00 TL'ye yükselttiğini bildirmiş ve artırılan tutarın peşin harcını ödemiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davalının .... Tek. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne 02/02/2016 tarihinde ortak olduğunu, çıkan anlaşmazlıktan dolayı şirketin fesih ve tasfiye sürecinin başlatıldığını, 16/07/2020 tarihli protokol ile tasfiye sürecine girildiğini, tasfiyede şirketin mallarının varlıklarının ve borçlarının paylaşıldığını, 24/07/2020 tarihinde davacının %13 hissesinin davalıya devredildiğini, davacının rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı davrandığını, kendisine ait şirket kurduktan sonra davalı ile ortak oldukları şirkete ait malların ailesine devrettiğini, şirkete ait kredi kartını şahsi olarka kullanıp ödemeyerek şirketin kredibilitesini düşürdüğünü ve davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 21/09/2021 tarihli duruşmada; Protokolde bana devredilmesi gereken araç ve taşınmazlar takip öncesinde devredildi ancak taşınmazlar üzerinde ipotekler vardı ve bunlar kaldırılmadı, davacı taraf ipotekleri kaldırmayı protokolde yazmasa dahi üstlenmiştir, şahitlerimizin de bu nedenle dinlenilmesini talep ediyoruz şeklinde beyanda bulunmuştur,
DELİLLER
Dava dilekçesi ekinde sunulan 16/07/2020 tarihli "Protokol" başlıklı sözleşmede davacı ile davalının ... Şirketinin malvarlığının paylaştıkları ve bu paylaşıma göre taşınmazlar ile araçların kime kaldığı belirtilmiş ayrıca "Bu paylaşımların dışında ...'ın ...'a 400.000-(DörtyüzbinTürklirası) ......... tarihine kadar ödeme yapması kararlaştırılmıştır." cümlesine yer verilmiş, protokolü davacı, davalı ve iki tanığın imzalamıştır.
.... Esas nolu dosyasında davacı tarafından davalı hakkında 15/02/2021 tarihinde 300.000,00 TL 16/07/2020 tarihli protokol gereği asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte tahsili talebi ile icra takibi başlatılmış, ödeme emri davalıya 23/02/2021 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı aynı tarihte icra müdürlüğünün yetkisi ile borca ve tüm ferilerine itiraz etmiştir.
... 31/05/2021 tarihli cevabi yazı ile .... Şirketinin 22/10/2004 tarihinde kurulduğunu ve ticaret sicili durumunun aktif olduğunu bildirmiştir.
.... Mahkemesinin getirtilen .... Esas nolu dosyasında davacı ... tarafından davalı ... hakkında 15/02/2021 tarihinde limited şirket müdürünün haklı sebeplerle görevden alınması talebi ile açılan davada yargılama sonunda 06/07/2021 tarih ve .... nolu karar ile .... Tek. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin müdürü davalı ...'ın müdürlük görevinden alınmasına karar verilmiştir.
Onikişubat ...20/01/2022 tarihli cevabi yazı ile ... numaralı bağımsız bölüm, .... bağımsız bölüm numaralı taşınmazların satışına ilişkin 11/07/2020 tarihinde ... yevmiye numaralı resmi senedinin örneğini göndermiştir.
Davacı tanığı ... 05/04/2022 tarihli duruşmada. Davacı taraf benim eşimdir, ortakları ile birlikte şirket hissesi paylaşımı ve mallarının paylaşımı konusunda protokol imzaladılar, ben protokolün imza anında yanlarında değildim ancak imzanın atıldığı ofisin dışındaydım.
Karşı taraf eşime 400.000,00 TL ödeyecekti, 100.000,00 TL'sini ödedi ancak 300.000,00 TL'sini araçlardan doğan problemden dolayı ödemedi, iki araç vardı, biri eşime, diğeri öbür tarafa kalacaktı, araçların değer farkı sonradan sorun yarattı.
Ben taşınmazlar üzerinde bulunan ipoteklerin kaldırılıp kaldırılmayacağı hususunu bilmem, tarafların bu konuda görüşüp görüşmediklerini bilmem, bu protokoller sonrasında ... şirketten ayrılacak ortaklığı bitecek, ... ise şirketi devam ettirecekti, ben bu hususu eşimin protokoller öncesi benim ile konuşması ve ailemize ait bu kararın birlikte alınması nedeni ile biliyorum şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... 05/04/2023 tarihli duruşmada; Ben her iki tarafı tanırım, akrabalığım yoktur, iki taraf şirketin mallarının paylaşımı hususunda .... 'taki ofiste bir araya geldiler, ben de yanlarındaydım, taraflar konuşup anlaştılar ve protokol düzenlediler, ben şuanda hangi malların olduğunu ve kimin kime ne kadar ödeyeceğini hatırlamıyorum, aklımda kalan ...'ın alacaklı olduğudur, tam olarak hatırlamıyorum ama şirket sanırım ... beyde kalacaktı, taşınmazlar üzerindeki ipotekler hususunda herhangi bir şey hatırlamıyorum şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... .... Talimat numaralı istinabe evrakının 15/09/2022 tarihli duruşmasında.
Davalı benim iş yeri arkadaşım idi, ...'da çalışırken 2004-2012 yıllarında ...'da birlikte çalıştık, davacı ile tanışıklığımız davalı vesilesi ile olmuştur, taraflar ortak iş yapıyorlardı, sonra anlaşamadılar, ayrılmak istediler, tarafıma okuduğunuz 16/07/2020 tarihli protokol düzenlediklerini hatırlıyorum, ikisi arasında anlaştıklarını bildirdiler, benim de şahit olmamı istediler hatta bir kişi daha çağırdılar, o kişi gelmedi. Anlaşmaları şu şekilde idi.
Her iki taraf şirketin kapanmasını tasfiyesini istiyordu, öncelikle mal paylaşımı yapılacak, şirket borçları ödenecek, yaptıkları hesaba göre davalı ... bey, davacı ...'e 400 bin TL ödeyecekti. Mal paylaşımı protokolden sonra yapıldı.
Ama ne zaman yapıldığını bilemem, ödeme yapılıp yapılmadığını bilmem, bizzat .... ...'den duyduğuma göre şirketin borcunun ödenmediği yönündedir, şirketin borçlarının kapatılıp kapatılmadığı konusunda bilgi sahibi değilim. .... bildirim yapılıp yapılmadığını bilmiyorum. Ben mali müşavirim aynı zamanda davaya konu olan ... Ltd. Şti'nin 2016-2019 yılları arasında mali müşavirliğini yaptım, daha sonra mesleği bıraktım.
Protokolün amacı aralarındaki malı paylaşım şirketin tasfiyesini sağlamaktır, şirket borçları kapanmadı, şirket mal varlığı üzerinde ipotek vardı, protokol hükümleri yerine gelmedi. Bildiklerim bunlardan ibarettir şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... Talimat numaralı istinabe evrakının 15/09/2022 tarihli duruşmasında. Dava dışı ... şirketinin 2016 yılında giriş yaptım çıkışım 2021 yılı civarı idi.
Ben yazılım personeli idim, bilgi işleme bakıyordum, taraflar şirketi kapatmaya karar verdiler, sonra protokol imzaladılar, mal paylaşımı yaptılar, şirket malları üzerinde ipotek vardı, teminat mektupları üzerine de ipotek vardı, şirketin mal varlığından bir tane dairenin üzerinde ipotek yoktu, Davacı ... bey bunu satıp şirketin tüm borçlarını ödeyip şirketi kapatacaklardı, sonra ... protokol yapıldıktan sonra diğer ipotekli daireleri eşine ve çocuklarına devretti, ben dairelerin parsel numaralarını bilemem, sonra davacı ... ipoteksiz olan daireyi sattı şirketi tasfiye etmedi. ... beyin yetkili olup olmadığını bilmem, ancak şirket ortağıdır,
tarafıma gösterdiğiniz 16/07/2020 tarihli protokoldeki daireler tarafların aralarında anlaştıkları dairelerdir, ben şu an .... ilinde ... şirketinde çalışmaktayım, ben hem ... bey de hem ... beyle görüşmelerim sonucu davaya konu ipoteksiz olan taşınmaz satılıp şirket borçları ödenecekti, ancak şirket borçları ödenmedi, çünkü çıkışımız verilecek tazminatımız ödenecekti, ... tarafından 6 ay ücretsiz izinli gösterildim, geriye dönük 6 ay önce çıkışımın verildiğini öğrendim, işçi alacaklarımı bile ödenmedi.
Tazminatım ödenmedi. Bildiklerim bunlardan ibarettir şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... .... Talimat numaralı istinabe evrakının 15/09/2022 tarihli duruşmasında.
2014 yılında ... şirketinde tarama operatörü olarak çalıştım, 2021 yılına kadar çalıştım ayını hatırlamıyorum, taraflar dava dışı ... şirketinin ortakları idi, ayrılmaya karar verdiler, senesini hatırlamıyorum, protokol düzenlediler, protorolde ismim yoktur, bize her ikisi davacı ve davalı mal paylaşımı olacağını söylediler, mal paylaşımından sonra şirketin bazı borçları ödenecekti, ödendikten sonra sizinle ayrı bir şekilde görüşeceğiz dediler, yani bizim işçi alacaklarımızı ödeyeceklerine söz verdiler.
Paylaşım oldu, ipotekler vardı bazı taşınmazlar üzerinde biri ipoteksiz idi, adresini parselini bilmem, ipotekler kalkacaktı, mal satılacaktı, şirket borçları kapanacaktı, hiçbiri olmadı. Ben halen işçi alacaklısıyım alacaklarım ödenmemiştir, ben şu an hiçbir yerde çalışmıyorum, bildiklerim bunlardan ibarettir şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı vekili 27/11/2023 tarihli dilekçesi ekinde .... Dairesinin 08/06/2023 tarih ve ... nolu .... Mahkemesinin 06/07/2021 tarih ve ... nolu kararının kaldırılmasına ve davanın reddine dair kararını sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 16/07/2020 tarihli "Protokol" başlıklı sözleşmeden kaynaklanan alacağa dayalı olarak açılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı ile davalının gerçek kişi olması nedeni ile öncelikle mahkememizin görevli olup olmadığını değerlendirmek gerekmiştir.
Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi gereğince mutlak ticari dava olarak adlandırılan maddede sayılan ve özel kanunlara göre ticari sayılan davalar ile nisbi ticari dava olarak adlandırılan her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari davalardır.
Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi gereğince asliye ticaret mahkemesi aksine hüküm bulunmadıkça ticari davalara bakmakla görevlidir.
Dava konusu icra takibinin dayanağının 16/07/2020 tarihli "Protokol" başlıklı belge olması, bu belgenin konusunun davacı ile davalının ortağı oldukları ... Şirketinin malvarlığının paylaşılması olması nedeni ile Türk Ticaret Kanununda düzenlenen limited şirket ile ilgili uyuşmazlığa bakmaya mahkememiz görevli kabul edilmiştir.
28/11/2023 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile davalı vekilinin dava konusu icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazının dava konusu borcun götürülecek borç niteliğinde olup alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödenmesinin gerekmesi nedeni ile Türk Borçlar Kanununun 89. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
28/11/2023 tarihli celsenin 2 numaralı ara kararı ile .... nolu dosyasındaki davanın limited şirket müdürünün görevden alınması davası olması, davamızın konusunun ise 16/07/2020 tarihli protokol başlıklı belgeye dayalı alacağa dayanan itirazın iptali davası olması ve davaların birbirlerini etkilemesinin olanaklı olmaması nedenleri ile ... nolu dosyasının temyiz incelemesinden dönüşünün beklenilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde talep edilen 74.000,00 TL asıl alacak hakkındaki itirazın iptali talebi ile ilgili değerlendirmede;
Dava konusu.... Esas nolu dosyasının takip talebinde 300.000,00 TL asıl alacak talep edilmiş, davalı borcun tamamına itiraz etmiş, dava dilekçesinde açıkça itirazın 74.000,00 TL'lık kısmının iptali talep edilmiştir.
Dava dilekçesinde davalının 16/07/2020 tarihli "Protokol" başlıklı sözleşmeye göre ödemesi gereken 400.000,00 TL'yi ödemediğini ileri sürülmüş, cevap dilekçesinde protokol kabul edilmiş ancak davacının talebinin haksız olduğu savunulmuştur.
Davacı ile davalı arasında 16/07/2020 tarihli "Protokol" başlıklı sözleşmenin imzalandığı uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık bu sözleşmede belirtilen 400.000,00 TL'yi davacının talep edip edemeyeceği hususundadır.
Türk Medeni Kanununun 6. maddesine göre
“Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasına göre
“İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”.,
"Senetle ispat zorunluluğu" başlıklı 200. maddesine göre
"(1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.
(2) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir."
"Senede karşı tanıkla ispat yasağı" başlıklı 201. maddesine göre
"(1) Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm
ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz."
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı ile davalı arasında 16/07/2020 tarihli "Protokol" başlıklı sözleşme imzalanarak ...
Şirketinin malvarlığının paylaşıldığı, bu sözleşmede taşınmazlar ile araçların kime kaldığı belirtildikten sonra "Bu paylaşımların dışında ...'ın ...'a 400.000-(DörtyüzbinTürklirası) ......... tarihine kadar ödeme yapması kararlaştırılmıştır." cümlesine yer verildiği, bu paranın ödenmesinin herhangi bir koşula bağlanmadığı, davacının 15/02/2021 tarihinde 300.000,00 TL 16/07/2020 tarihli protokol gereği asıl alacağın tahsili talebi ile ....
Esas nolu dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresi içinde icra müdürlüğünün yetkisi ile borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu, davacının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrasındaki süre içinde itirazın iptalini talep ettiği,
ispat yükü kendisinde olan davacının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesine göre icra takibine konu alacağının dava konusu olan kısmının varlığını davalı tarafından da kabul edilen 16/07/2020 tarihli "Protokol" başlıklı ve ödememin koşula bağlanmadığı sözleşme ile ispatladığı ve davalının icra takibine itirazının dava konusu olan alacak için haksız olduğu sonucuna varılmıştır.
Davacının yukarıda belirtildiği şekilde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 200. maddesine göre dava konusu alacağın varlığını 16/07/2020 tarihli "Protokol" başlıklı sözleşme ile imzalaması, senede karşı tanıkla ispat yasağı başlıkla Hukuk Muhakemeleri Kanununun 201. maddesine göre senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin miktara bakılmaksızın tanıkla ispat olunamaması da göz önünde bulundurulduğunda davacının dava dilekçesinde talep ettiği 74.000,00 TL asıl alacak için davanın kabulüne, itirazın iptaline,
dava konusu alacağın tutarının belirli olup likit olması nedeni ile hükmolunan asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davanın dava dilekçesindeki alacak talebi açısından tamamen kabulüne karar verilmesi nedeni ile davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili 30/11/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talep edilen 226.000,00 TL hakkındaki itirazın iptali talebi ile ilgili değerlendirmede;
İcra ve İflas Kanununu 67. maddesinin 1. fıkrası gereğince itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekir.
Dava konusu icra takibinde davalının icra takibine itirazı üzerine itiraz dilekçesi davacı vekiline tebliğ edilmemiştir.
Dava dilekçesinde itirazın 74.000,00 TL'lık kısmının iptali talep edilmiş, davacı vekili 30/11/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde talep ettiği tutarı 300.000,00 TL'ye yükselttiğini bildirmiş ve artırılan tutarın peşin harcını ödemiştir.
Davacı vekilinin borca itiraz dilekçesini dava tarihi olan 26/05/2021 tarihinde tebliğ ettiğinin kabulünün gerekli olması, 1 yıllık hak düşürücü sürenin dava tarihinde başlaması, dava tarihi ile ıslah tarihi arasında hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeni ile fazlaya ilişkin davanın İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrası, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114. maddesinin 2. fıkrası ve 115. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi gereğince hak düşürücü süre dolduğundan dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden reddine ve davacının kötü niyetli olduğunun ispat edilememesi nedeni ile davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/332, K. 2024/112, 13 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama