KÜNYE
T.C. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2024
- Esas no
- 2022/422
- Karar no
- 2024/465
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ..., ....
- Davacı vekili
- AV...., ....
- Davalı
- ..., ....
- Davalı vekili
- AV...., ....
- Dava
- Menfi tespit
- Dava tarihi
- 13/06/2022
- Karar yazım tarihi
- 01/07/2024
Karar Metni
1.273 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından davalı hakkında açılan menfi tespit davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davalı tarafından .... Esas nolu dosyası ile davacı hakkında başlatılan icra takibine konu çekteki davacının yetkilisine atfen atılan keşideci imzasının davacının yetkilisine ait olmadığını ileri sürerek davacının dava konusu icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle olaylar silsilesi ve çek keşidecisi ile cirantalar hakkında tespitler ve dosyanın organik bağ olduğuna yönelik davanın bekletici mesele olarak kabul edilmesi gerektiğini, davacı ile dava konusu çek cirantalarından ... Şirketinin Ticaret Sicil Gazetesindeki adreslerinin aynı olduğunu, bu şirketin yetkilisinin ... olduğunu, dava konusu çeki keşide eden ... ...
Şirketinin de resmi olmayan yetkilisinin ... olduğunu, bu kişinin dava konusu çekin ilk sayfasında aval olarak kendi imzasını attığını, ...'ın ...'ın öz babası olduğunu, bu iki şirket arasında organik bağın tespitine yönelik dava açıldığında bu davanın bekletici mesele olarak görülmesi gerektiğini, davacının dava konusu çeki keşide eden şirket yetkilisini tanımadığı iddiasının doğru olmadığını, dava dışı ... ve ...
Şirketlerinin davacı şirket ile olan bağlantısının saptanması açısından ticari defter kayıtlarının istenilmesi gerektiğini ayrıca ...'ın imza örneklerinin alınması gerektiğini ve davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
.... getirilen .... Esas nolu dosyasında alacaklı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından borçlular ... Şirketi, ... ... Şirketi, ... Şirketi hakkında 02/11/2021 tarihinde 25/10/2021 keşide tarihli, 280.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çekten dolayı çek bedeli, işlemiş faiz, komisyon ve çek tazminatı olmak üzere toplam 305.894,00 TL alacağın tahsili talebi ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatılmıştır.
25/10/2022 tarihinde davacı şirketin yetkilisi ...'ın imza incelemesine esas olmak üzere imza ve yazı örnekleri mahkememizde alınmıştır.
.... 26/10/2022 tarihli cevabi yazı ile ... Şirketinin tek paylı bir anonim şirketi olduğunu, şirket yetkilisinin ve ortağının ... olduğunu bildirmiştir.
.... 11/11/2022 tarihli cevabi yazı ile davacının yetkilisinin ... olduğunu gösterir belgeleri göndermiştir.
.... Noterliği 15/11/2022 tarihli cevabi yazı ile davacının yetkilisinin imza örneğini göndermiştir.
.... 26/12/2022 tarihli cevabi yazı ile davacının yetkilisinin imza örneğini göndermiştir.
Davacı vekili 14/02/2023 tarihli duruşmada davacının yetkilisinin imza örneği yer alan vekaletname aslını sunmuştur.
... 21/02/2023 tarihli cevabi yazı ile davacının yetkilisinin imza örneğini göndermiştir.
.... 23/02/2023 tarihli cevabi yazı ile davacının yetkilisinin imza örneğini göndermiştir.
.... 25/04/2023 tarihli cevabi yazı ile davacının yetkilisinin imza örneğini göndermiştir.
.... 04/07/2023 tarihli cevabi yazı ile davacının yetkilisinin imza örneğini göndermiştir.
.... 02/11/2023 tarihli cevabi yazı ekinde yazı, imza ve sahtecilik uzmanı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 28/04/2023 tarihli dava konusu çekin arka yüzünde birinci ciranta olarak yer alan davacı şirketin unvanlı şirket kaşesi üzerinde bulunan imzaların ...'ın eli ürünü olmadığı görüşünü bildirir bilirkişi raporunu göndermiştir.
Doküman inceleme uzmanı bilirkişi... 04/04/2024 tarihli raporunda dava konusu çekin arka yüzünde 5. cirantacı kısmında davacı şirketin kaşesi üzerindeki imzanın davacının yetkilisi ...'ın elinin ürünü olmadığını bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, dava konusu icra takibine konu çekteki davacıya atfen atılan imzanın davacının yetkilisinin imzası olmadığı gerekçesi ile açılan menfi tespit davasıdır.
Davacı dava konusu icra takibine konu çekteki davacıya atfen atılan imzanın davacının yetkilisine ait olmadığı ve davacının davalıya borcunun bulunmadığı vakıalarını ileri sürmüş, dava konusu icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davacının ileri sürdüğü vakıaları kabul etmemiş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 6. maddesi gereğince “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden dava konusu .... Esas nolu dosyasına konu dayanak çekteki davacı adına atfen atılan imzanın davacının yetkilisinin imzası olmadığı sonucuna varılmıştır.
İspat yükü kendisine düşen davacının dava konusu icra takibinin dayanağı olan çekteki davacı adına atfen atılan imzanın davacının yetkilisinin imzası olmadığı vakıasını .... 11/11/2022 tarihli cevabi yazısı ekindeki belgelere göre davacının yetkilisinin ... olması, mukayeseye elverişli imzalarının toplanması sonrasında hazırlanan doküman inceleme uzmanı bilirkişi...'ın 04/04/2024 tarihli raporu ve ...
02/11/2023 tarihli cevabi yazı ekinde gönderilen yazı, imza ve sahtecilik uzmanı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 28/04/2023 tarihli bilirkişi raporu ile ispatlaması, her iki bilirkişi raporunun uyumlu olması, dava sahtecilik iddiası vakıasına dayandığından ve toplanan delillere göre başka araştırma yapılmasına ve ceza soruşturma dosyasının sonuçlanmasına gerek olmaması, imzada sahtecilik iddiasının kambiyo senetlerinde mutlak defi olup lehdar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebilmesi,
İcra ve İflas Kanununun 72. maddesinin 5. fıkrasına göre menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesi durumunda icra takibi kendiliğinden duracağından ayrıca takibin iptaline karar verilmesinin olanaklı olmaması nedenleri ile davanın kabulüne, davacının dava konusu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava konusu icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunun ispat edilmemesi nedeni ile davacının kötü niyet tazminatı talebinin, davanın kabulüne karar verilmesi nedeni ile davalının tazminat talebinin İcra ve İflas Kanununun 72. maddesinin 4. fıkrası gereğince reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış,
aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/422, K. 2024/465, 4 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama