KÜNYE
T.C. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/808
- Karar No
- 2025/104
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2025
Karar Metni
904 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2024/808 Esas
KARAR NO : 2025/104
...
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 03/07/2024
KARAR TARİHİ : 12/02/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalılardan ...'in sanayi sitesinde tanıştıklarını, tarafların tanıştıklarında aynı sektörlerde iş yapan şirketlere sahip olduklarını, müvekkili ile davalı ...'in ufak tefek işler yapmaya başladıklarını, küçük işlerde adi ortaklıklar yaptıklarını, müvekkilinin yaptıkları ticaretten dolayı ...'e güvendiğini, yaptığı işin sektörünü değiştirerek ...'in eşi ve babasının hissedarı olduğu ... havalandırma Şirketinin tüm hisselerini 07/03/2017 tarihinde devir aldığını, bu süreçte davalı ...'ın geçmişten gelen borçlarının müvekkilini de etkilemeye başladığını,
davalı ...'ın karşılıksız çekler keşide ettiğini ve bu çekler sebebiyle hakkında ceza dosyaları açıldığını, müvekkilinin bu borçların çoğunu kapattığını ve davalının ceza almamasını sağladığını, müvekkilinin kendisine ait olan ... numaralı bağımsız bölümü ileride geri almak üzere tapuda ...'in eşi ... devrettiğini ancak ...'in müvekkilinin haberi olmadan söz konusu taşınmazı ipotek vererek hem kendisi lehine hem de diğer davalı şirket lehine kredi kullandığını, müvekkili ile ailesinin bu süreçte bu konutta ikamet etmeye devam ettiklerini,
davalıların kullandıkları kredileri ödeyememesi üzerine müvekkilinin durumdan haberdar olduğunu ve kendiisine geri verileceği taahhüt edilen taşınmazın bankalar tarafından satılmaması amacıyla ... ile kredi borçlarının tasfiyesinin sağlanması amacıyla görüştüğünü, bu görüşmede davalı ...'in ekonomik anlamda zor durumda olduğunu, hem kendisine ait hem de şirketine ait kredi borçlarını ödeme gücü olmadığını beyan ettiklerini, müvekkilinin kredi borçlarını ödemesi durumunda yaptıkları işlerden elde edilen gelirle bu borcu ödeyeceğini belirttiklerini,
müvekkilinin de ikamet ettiği taşınmazı kaybetmemek için davalı ...'in teklifini kabul ederek davalıların kredi borçlarını ayrı ayrı ödemeye başladığını, müvekkilinin davalı ...'in 16.423,90 TL, ...Şirketinin 345.925,06 TL borcunu ödediğini, müvekkilinin davalıların kredi borçlarını ödemesine rağmen alacağını geri alamadığını belirterek denkleştirici adalet ilkesi uyarınca hesaplanacak alacağın güncel değerinin avans faiziyle birlikte davalılardan ayrı ayrı borçları oranında tahsilini, aksi halde alacağın avans faiziyle birlikte davalılardan ayrı ayrı borçları oranında tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, zaman aşımı, görev, husumet ve hukuki yarar yokluğu itirazlarında bulunarak, esasa ilişkin olarak ise davacının iddialarının asılsız olduğunu, davacının alacağa dair soyut iddialar dışında alacağı ispatlayacak herhangi bir belge, delil sunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
... tarafından "Davacının, davalı şirketin ortağı olduğu, davacı tarafınca eldeki davada davalı şirketin ortağı olduğu dönemde davalı şirketin diğer ortağı davalı ve davalı şirkete ait kredi borcunun tarafınca ödendiğini iddia ettiği paranın talep edildiği, bu haliyle işbu davanın, davalı şirket ile ortakları arasındaki bir dava olduğu, dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan 6102 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleri uyarınca, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı ve davaya bakma görevinin asliye ticaret mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır.
Görev hususu kamu düzeniyle ilgili olup, mahkemece resen gözetilmelidir. Bu sebeple, uyuşmazlığın çözüm yerinin asliye ticaret mahkemesi olduğu anlaşıldığından dava dilekçesinin görev nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ise de; dosyanın incelenmesinde davanın ticari işletme ile ilgili olmadığı,
davacının kendisine ait olan .... numaralı bağımsız bölümü ileride geri almak üzere tapuda ...'in eşi ...devrettiğini, ancak ...'in müvekkilinin haberi olmadan söz konusu taşınmazı ipotek vererek hem kendisi lehine hem de diğer davalı şirket lehine kredi kullandığını, davacı ile ailesinin bu süreçte bu konutta ikamet etmeye devam ettiklerini,
davalıların kullandıkları kredileri ödeyememesi üzerine davacının durumdan haberdar olduğunu ve kendiisine geri verileceği taahhüt edilen taşınmazın bankalar tarafından satılmaması amacıyla davacının ikamet ettiği taşınmazı kaybetmemek için davalı ...'in teklifini kabul ederek davalıların kredi borçlarını ayrı ayrı ödemeye başladığını belirterek denkleştirici adalet ilkesi uyarınca hesaplanacak alacağın güncel değerinin avans faiziyle birlikte davalılardan ayrı ayrı borçları oranında tahsilini talep etmiştir.
Somut olayda davacı her ne kadar tacir olsa da ikamet ettiği evi inançlı temlik gereğince davalının eşine devrettiğini, evin üzerine kendinden habersiz ipotek kurulduğunu ve borcun ödenmemesi üzerine ikamet edilen evin satılmaması için bankaya kredi borcu nedeniyle yapmış olduğu ödemelerin iadesini istediği anlaşıldığından, dava konusunun TTK'nın 4. maddesinde sayılan mutlak ticari dava kapsamında olmadığı gibi tarafların ticari işletmesi ile ilgisi de bulunduğuna dair delil de bulunmadığı, mahkememiz görevsiz olduğundan dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden reddine ve dava dosyasının görevli...gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki karar verilmiştir.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/808, K. 2025/104, 12 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama