İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/170 K.2022/109

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2021/170Karar2022/109Tarih6 Nisan 2022Okuma12 dk · 2.456 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
6 Nisan 2022
T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2021/170 Esas - 2022/109
Esas no
2021/170 Esas
Karar no
2022/109
Dava
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
Dava tarihi
30/06/2021
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
26/04/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.456 kelime·12 dk okuma·5 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili 30/06/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle. Davacının 19.06.2006 tarihinden bu yana kesintisiz biçimde sigortacılık ve ... acenteliği alanında faaliyet göstermekte olduğunu, önceden “... ... ... Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti.” olan ticaret unvanını 01.06.2012 tarihinde “... ... Aracılık Hizmetleri Ltd.

Şti.” olarak değiştirdiğini, uyuşmazlık konusu edilen “...” markasını da 2006 yılından beri tescilsiz olarak ticari faaliyetlerinde kullanageldiğini, acentesi olduğu firmalar nezdinde de “...” markası ile tanındığını, www.....com.tr uzantılı web sitesinin, [email protected] e-posta adresinin ve “...” ibareli Instagram hesabının da sahibi olduğunu, bunlara rağmen, davalı şahsın davacıya 29.05.2021 tarihinde bir e-posta göndererek “...” markasının sahibinin kendisi olduğunu iddia ettiğini ve markanın kullanımının durdurulmasını talep ettiğini, davalının 02.06.2021 tarihinde bu ihtarını yine e-posta yoluyla yinelediğini,

halbuki “...” markasının gerçek hak sahibinin davacı olduğunu, zira bu ibareyi davacının 15 yıldır kesintisiz ve ciddi bir biçimde ticari faaliyetleri kapsamında markasal hüviyette kullanageldiğini, ayrıca davacının ticaret unvanından doğan korunması gereken bir hakkının bulunduğunu, zira davacının ticaret unvanının kılavuz unsurunun dava konusu edilen marka ile birebir aynı olduğunu, mevzuat gereği ... aracılık şirketlerinin ticaret unvanlarında zorunlu olarak sadece “... aracılık hizmetleri” ibaresinin yer alabildiğini,

bu yüzden de ... aracılık şirketlerinin ticaret unvanında ayırt edici olan tek unsurun bu ibarenin önüne yazılan kelime olduğunu, davalının dava konusu edilen marka tescilini aslında kullanmak amacıyla değil yedekleme ve marka ticareti yapma amacıyla tescil ettirdiğini, zira davalının sigortacılık sektöründe faaliyet gösteren ... ... Aracılık Hizmetleri Ltd.

Şti.’nin ortağı olarak davacının ticari faaliyetlerinden ve tescilsiz olarak kullandığı markasından haberdar olduğunu, bu şirketin de davacı gibi Aksigorta’nın acentesi olduğunu, bütün bu hususların davalının marka tescilini kötü niyetli yapmış olduğunun açık bir tezahürü olduğunu iddia ederek, davalıya ait 2020 155022 sayılı markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ..., davaya yasal süre içinde cevap dilekçesi ibraz etmediğinden 6100 sayılı HMK m.128 hükmü gereği, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır.

UYUŞMAZLIK

Dava, 6769 sayılı SMK m.25 hükmüne göre açılan Markanın Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacının "..." ibareli marka üzerinde gerçek hak sahipliğinin bulunup bulunmadığı, davacıya ait ticaret unvanı ile davalıya ait 2020/15502 sayılı "..." ibareli marka arasında iltibas bulunup bulunmadığı, davalının marka tescil başvurusu esnasında kötü niyetli olup olmadığı, bunlara bağlı olarak; davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, davacıya ait ticaret sicil bilgileri celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, bilirkişi heyetinden maddi vakıalara ilişkin rapor alınmış,

06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.25/1 hükmüne göre; 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.

SMK m.25/3 hükmüne göre; Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.

SMK m.25/1 hükmüne göre SMK m.5 hükmünde sayılan mutlak tescil engelleri veya SMK m.6 hükmünde sayılan nispi tescil engellerine dayalı olarak, tescilli bir markanın hükümsüz kılınması istenebilir. Bu davayı SMK m.25/2 hükmüne göre; Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları açabilir.

SMK m.6/3 hükmüne göre; Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

Marka başvurusunun bu sebeple reddi için marka başvurusundan önce ve markaya konu işaretin aynısı veya benzerinin yoğun ve sıkı kullanımı sonucu işarete belirli bir düzeyde ayırt edicilik kazandırılması gerekir. (Y11HD; 08.10.2019 tarih, 2018/4855 E 2019/6316 K)

Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka tescil belgesi, davacı yanın ibraz ettiği deliller, davacıya ait ticari kayıtlar üzerinde yapılan yerinde inceleme sonucunda hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;

Dava konusu 2020/15502 sayılı markanın; "36.SINIF:... hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri." hizmetleri bakımından 09.12.2020 tarihinde tescil başvurusuna konu edildiği, 25.05.2021 tarihinde tescil edildiği tespit edilmiştir.

Davacının dava dosyasına sunduğu ve mahkememizce de ATO’dan celp edilen

davacının ticaret sicili kayıtlarından; davacının 14.06.2006 tarihinde “... ...

... Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti.” ticaret unvanı altında kurulmuş olduğu ve şirketin ana

faaliyet alanlarının “... aracılık hizmetleri/... acenteliği” olduğu, davacının

01.06.2012 tarihinde ticaret unvanının “... ... Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti.”

olarak değiştirildiği, davalının ise dava dışı ... ... Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti.’nin tek

ortağı olduğu ve bu şirketin Aksigorta’nın acentesi olduğu anlaşılmıştır.

TOBB’tan gelen cevabi yazıdan; davacının sigortacılık levhasına ...levha kayıt no.su tahtında 23.06.2009 tarihinden muteber olmak üzere “... ... Aracılık

Hizmetleri Ltd. Şti.” unvanı ile kaydedilmiş olduğu, dava dışı ... ... Aracılık Hizmetleri

Ltd. Şti.’nin de T08611-76JS levha kayıt no.su tahtında 24.09.2009 tarihinden muteber olmak

üzere kaydedilmiş olduğu, davalı şahsın bu firmanın/acentenin tek ortağı ve teknik

personeli olarak faaliyet gösterdiği, davalı şahıs adına levhada başka acentelik kaydı

bulunmadığı anlaşılmıştır.

Davacının dava dosyasına sunduğu BTK sorgu sonucu çıktılarından; "www.....com.tr" alan adının davacı adına 27.06.2012 tarihinden muteber olmak

üzere tescilli olduğu, davacının bu tescili oluştururken "[email protected]" e-posta

adresini kullandığı, "www.....com" web sitesinin de 26.05.2021 tarihinden

muteber olmak üzere “... Gayrimenkul ve Yatırım Danışmanlığı” adına

tescilli olduğu anlaşılmıştır.

Son olarak; davacıya ait ticari defterlerin ve kayıtların bulunduğu ... Serbest Muhasebeci

Mali Müşavirlik Ltd. Şti.-....Ankara adresinde

bilirkişi heyeti üyelerinden H. Neslihan Seyithanoğlu ve Hilmi Alpan tarafından 04.02.2022

tarihinde yerinde yapılan incelemede; davacının “...” ibaresini hizmet markası

hüviyetinde, işyerindeki tabelalarda "... acenteliği" ve "..." şeklinde, işyerinde mevcut olan ve 2020 yılına ait bir tanesi de dava dosyasına sunulmak üzere yerinde inceleme sırasında heyet üyeleri tarafından dosya arasına alınan ajandada "..." şeklinde kullanıldığı hususu tespit edilmiştir. Bununla birlikte; yerinde inceleme esnasında bilirkişi heyet üyeleri tarafından davacının bilgisayar

kayıtlarında yapılan incelemede davacının Allianz ve Aksigorta acentesi olarak 2016-2020

yılları arasında toplamda 203 sayfalık bir listede yer alan sayıda poliçe ürettiği, şeklinde olduğu, Kurumlar vergisi beyanlarına göre ticari bilanço kar/zarar durumunun da;

2015 yılında 33.788.74 TL zarar, 2016 yılında 29.141.80 TL zarar, 2017 yılında 718.54 TL

kar, 2018 yılında 9.101.25 TL zarar, 2019 yılında 38.161.40 TL zarar ve 2020 yılında da

43.055.74 TL kâr gösterdiği anlaşılmıştır.

Davacının fiziki olarak dava dosyasına sunduğu delillerden de, davacının “...”

ibaresini, basılı evraklarında, poliçeleri üzerinde, tanıtımlarda

kullandığı araç ruhsat kaplarında, kartvizitlerinde ve tabelalarında markasal hüviyette aktif bir

biçimde kullandığı ve acentesi olduğu Aksigorta tarafından davacıya “...” tanıtma

vasıtası altında yürüttüğü 20 yıllık hizmetleri karşılığında ödül ve teşekkür plaketleri verildiği

hususlarının tevsik edilebildiği anlaşılmıştır.

Yukarıda yer verilen tespitlere göre;

Davacının ticari faaliyetlerinde “...” tanıtma

vasıtasını kullandığı anlaşılmaktadır. Davalının markasında da “...” ibaresi,

herhangi bir şekil veya renk unsurundan yoksun bir biçimde ve başkaca bir kelime unsuruyla

birlikte olmaksızın, birebir kullanılmıştır. Bu yüzden, karşılaştırılan işaretlerin her ikisinde

de esas unsurun birebir aynı olan “...” ibaresi olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, davacının, davalıya ait marka tescil başvurusundan önceki tarihte tescilsiz olarak kullanmaya başladığı "..." ibaresi ile dava konusu markayı oluşturan "..." ibaresi ayırt edilemeyecek derecede benzerdir.

Dava konusu edilen markanın kapsamına giren; “...

hizmetleri” ile davacının "..." ibaresini tescilsiz olarak kullandığı ticari faaliyet alanları, birebir aynıdır. Dolayısıyla bu hizmet

açısından somut olayda emtia ayniyeti şartının gerçekleştiği hususunda herhangi bir

tereddüt yoktur. Davalının markasının kapsamına giren diğer hizmetler açısından ise, “emtia

benzerliği”nin tespiti aşamasında göz önünde bulundurulması gereken kriterlere göre, somut

olayda emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği söylenemeyecektir. Zira; bu

hizmetlerin aynı veya benzer ihtiyaçları giderdiği, benzer alıcı kitlesine hitap ettiği, hedeflenen

alıcı profillerinin aynı olduğu, birbirlerini tamamlayıcı nitelikleri olduğu, bu hizmetlerde aynı

markanın kullanıldığını gören tüketicilerin markalar ve işletmeler arasında bağlantı

kurabileceği düşünülmemektedir. Dolayısıyla; somut olayımızda, karşılaştırılan

marka/tescilsiz işaret açısından, “... hizmetleri” hizmetleri yönünden, yani kısmen,

“emtiaların aynı/türdeş/benzer olması” şartı da gerçekleşmiştir.

Davacının, dava konusu edilen “...” markasının eskiye dayalı kullanımına dair dava

dosyasına sunduğu delillerin incelenmesinde ve bilirkişi heyeti tarafından 04.02.2022 tarihinde

yapılan yerinde incelenmede tespit edilen bulguların değerlendirilmesinde; davacının

“...” tanıtma vasıtasını, dava konusu edilen markanın başvuru/koruma

tarihi olan 09.12.2020 tarihinden önceki dönemlerde, sigortacılık/... acentalığı

hizmetlerinde, tabelalarında, kartvizitlerinde, promosyon malzemelerinde,

poliçelerinde hizmet markası hüviyetinde kullandığı, davacının 2016-2020 yılları

arasında Aksigorta ve Allianz acentesi olarak toplam 203 sayfalık bir listeyi oluşturan

nicelikte ... poliçesi düzenlediği ve bu poliçelerde “...” hizmet markasını

kullandığı, .... tarafından davacıya verilen teşekkür plaketlerinde davacının

tanıtma vasıtasının “...” şeklinde yazılmış olduğu ve “davacının 20 yıllık

hizmetleri”nden bahsedildiği görülmekle, davacının gerçek hak sahipliğine

gerekçe olarak gösterdiği bu kullanımların niteliğinin, niceliğinin ve içeriğinin, SMK m. 6/3 hükmünde aranan “ciddi/uzun yıllara sarih kullanım” hususunu tevsik edebildiği

kanaatine varılmıştır. Diğer bir ifadeyle; huzurdaki uyuşmazlıkta davacı taraf, dava konusu

“...” ibaresini, markasal hüviyette, dava konusu edilen markanın koruma

tarihinden önce kullanarak bu kullanım sonucu işarete/ibareye sigortacılık/...

acentalığı hizmetleri açısından “tescilsiz dahi olsa korunmaya değer ekonomik bir değer

kazandırdığını” tevsik edebilen yeterli nitelikte, nicelikte ve içerikte delil sunabilmiştir.

Sonuç olarak; uyuşmazlık konusu edilen işaretler ayniyet derecesinde benzer ve bu

işaretlerin marka/tanıtma vasıtası olarak kullanıldığı/tescilli olduğu “...

hizmetleri” aynı/türdeş/benzer hizmetler olduğundan ve davacının “...”

tanıtma vasıtasını, SMK 6/3 maddesi hükmünün gerektirdiği derecede yoğun ve uzun süredir

kullandığını kanıtlayan yeterli nitelikte, nicelikte ve içerikte delil dava dosyasına

sunulmuş olduğundan, davacının SMK m.6/3 hükmüne dayalı iddialarının, davalının

2020 155022 sayılı markasının, sadece “... hizmetleri” açısından hükmüne engel

olabileceği kanaatine varılmıştır.

SMK’nın 6/6 maddesine göre; “tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde, hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusu reddedilir.”

Bu hüküm kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı ve alan adı girer. Bir alan adının SMK m. 6/6 hükmü uyarınca korunmasının istenebilmesi için, o alan adının fiilen kullanıldığı faaliyet konuları kapsamı ile aynı/benzer konularda bir marka kullanımının söz konusu olması gerekir.

Ticaret unvanı, bir tacirin ticari işletmesine ilişkin işlemlerinde kullandığı addır. Markalar, eşya ile işletme arasındaki ilişkiyi kurar ve farklı işletmelerin ürettiği benzer emtiayı birbirinden ayırt etmeye yarar. Buna karşılık, ticaret unvanları ise işletmenin kendisini tanımlar.

Şirketlerin ticaret unvanları tescil edilirken, faaliyet alanına her türlü mal ve hizmetin yazılması mümkün olduğundan ve ticaret unvanının bu alanların hepsinde kullanma gibi bir yükümlülük bulunmadığından, ticaret unvanının fiilen kullanıldığı mal ve hizmetler bakımından, 6769 sayılı SMK'nin 6/6 maddesi anlamında sahibine öncelik hakkı sağladığının kabulü gerekmektedir.

Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 13.03.2019 tarih 2017/5439 Esas 2019/2119 Karar sayılı kararında da, önceki tarihli ticaret unvanı nedeniyle sonraki tarihli aynı/benzer markanın başvurusunun engellenebilmesi için, salt ticaret unvanına ilişkin ticari sicil kayıtlarında yer alan iştigal alanlarına bakılmaması gerektiği, ticaret unvanının fiili olarak kullanıldığı mal ve hizmetler dikkate alınmak suretiyle iltibas değerlendirmesi yapılması gerektiği kabul edilmiştir.

Somut olayda yapılan değerlendirmede; Dava

konusu edilen “...” ibaresi, davacının markasal kullanımlarına konu ve dahi, dava

konusu edilen markanın başvuru tarihi olan 09.12.2020 tarihinden 8 yıldan daha fazla bir

süre önce, 01.06.2012 tarihinde ticaret siciline usulünce tescil edilmiş olan “... ... Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti.” şeklindeki davacının ticaret unvanının

kılavuz unsuru olduğu halde, dava konusu edilen marka da birebir aynı biçimde, yani başkaca

unsurlardan yoksun olarak ve de davacının ana faaliyet alanları olan “... hizmetleri”nde

marka olarak kullanılmak üzere tescil edilmiştir. Bu durumun, SMK m. 6/6 hükmünde

düzenlenmiş olan ticaret unvanı koruması kapsamına aykırı olduğu değerlendirilmektedir.

Davacı tarafından uzun yıllardır kullanılan bir ticaret unvanının kılavuz unsurunun

birebir aynısının, davacının faaliyet alanına giren hizmetlerde/aynı sektör altında

gösterilen ticari faaliyetler açısından himaye edilmesinin talep edilebileceği

değerlendirilmektedir.

Bu nedenle; davalının markasının kapsamına giren hizmetlerden “... hizmetleri”

açısından, somut olayda, davacının ticaret unvanından kaynaklanan haklarının

korunmasını talep edebileceği ve buna dayalı olarak da dava konusu edilen markanın

“... hizmetleri” açısından hükümsüzlüğü nedeninin, somut olayımızda gerçekleşmiş

olduğu kanaatine varılmıştır.

SMK m.6/9 hükmüne göre; Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.

Kötü niyetli marka başvurusu. Kişiyi, hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı olarak, bu hakların hukuk düzenince tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanılması olarak tanımlanabilir.

Hangi hallerde kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunulmuş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak markayı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan marka başvuruları kötü niyetle yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir. Kanunun ayrıca müeyyideye bağladığı hususlar tek başına kötü niyet emaresi olarak kabul edilmez.

Zira Kanun tarafından zaten müeyyidesi gösterilmiş marka başvuruları için ayrıca kötü niyeti de sebep göstermek doğru görülmemektedir. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi, 12.06.2019, E:2018/2285 K:2019/4361)

Somut olayda; davaya konu marka ile hükümsüzlüğe mesnet tescilsiz işaretlerin ve ticaret unvanının bir kısım hizmetler bakımından iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik bulunması haricinde, davalının kötü niyetli olduğuna ilişkin başkaca somut olgu bulunmadığı, davalının, dava dışı ... ... Aracılık Limited Şirketi'nin ortağı ve yetkili olmasının da tek başına davalının kötü niyetli olarak marka tescil başvurusunda bulunduğu anlamına gelmeyeceği, zira; davalının, engelleme, spekülasyon, tuzak, yedekleme, şantaj vb gibi ticari dürüstlük kurallarına aykırı amaçlarla dava konusu marka tescil başvurusunda bulunduğuna yönelik nesnel delillerin dosya kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından davacı yanın kötü niyet iddiası yerinde bulunmamıştır.

Yukarıda izah edilen gerekçelerle; SMK m.25, SMK m.6/3 ve m.6/6 hükümleri uyarınca, davanın kısmen kabulü ile; ... sayılı markanın "... hizmetleri." bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ... sayılı markanın "... hizmetleri." bakımından HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-6769 sayılı SMK m.27/6 hükmü gereği hükümsüzlük kararı kesinleştiğinde bir örneğinin re'sen TÜRKPATENT'e gönderilmesine,

3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL'nin düşümü ile bakiye kalan 21,40 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 59,30 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 7.375,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davanın kısmen reddolunması ve davalının kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 7.375,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Davanın kabul ret oranının takdiren 1/4 olarak kabulüne,

7-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 17,00 TL vekalet harcı, 2.100,00 TL bilirkişi ücreti, 209,80 TL posta, tebligat masrafı olmak üzere toplam 2.386,10 TL yargılama giderinin 1/4 ü olan 596,53 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 1.789,57 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

8-Davalı tarafından yapılan 11,50 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin 3/4 ü olan 8,63 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 2,87 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,

9-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iade edilmesine,

Dair, Davacı vekilinin ve Davalı vekilinin (e duruşma ile katıldı.) yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/04/2022

Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/170, K. 2022/109, 6 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Uyuşmazlık
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2021/170
Karar No
2022/109
Tarih
6 Nisan 2022

İlgili Kararlar

  • Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/171 K.2022/95
  • Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/171 K.2022/91
  • İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/171 K.2022/41
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/171 K.2022/1464
  • Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/172 K.2022/143
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/172 K.2022/271

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.