KÜNYE
T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2024
- T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/269 Esas - 2024/86
- Esas no
- 2023/269 Esas
- Karar no
- 2024/86
- Hakim
- ....
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 1- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 2- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
- Dava tarihi
- 02/06/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 28/02/2024
Karar Metni
2.814 kelime·14 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili 02/06/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili başvuru markası ile davalı şirketin itiraza mesnet markası arasında görsel, işitsel ve bütünsel açıdan hiçbir şekilde benzerlik bulunmadığını, markaların bütüncül olarak değerlendirilmemeleri neticesinde iptali talep edilen hukuken kabul edilemez nitelikteki ... kararının tesis edilmiş olduğunu, davaya konu markaların görsel, işitsel ve bütünsel açıdan hiçbir şekilde benzer olmadığını, uyuşmazlık konusu markaların hedef tüketici gurubunun davaya konu markaları ayırt edebilecek düzeyde tüketiciler olması sebebiyle markaların karıştırılmasının mümkün olmadığını,
davalı şirketin kötü niyet ve iltibas niyeti iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin, Türkiye'nin en büyük gıda şirketlerinden olup markaları da tüketici nezdinde bilinen markalar olduğunu ve müvekkilinin tescilli markasına dayanan başvurusunun kötü niyetli addedilmesinin mümkün olmadığını beyanla; ... sayılı ... kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili 09/06/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Davacının başvuru markası "..." ibaresinden, başvurunun reddine mesnet markanın "..." ibaresinden oluşmakta olduğunu, markaların esas unsurlarına bakıldığında, her iki markada yer alan harflerin hemen hemen birbirinin aynısı olduğunu, genel görünümleri ve bir bütün olarak bakıldığında markaların görsel, işitsel ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırma ihtimaline neden olacak şekilde benzerliğe sahip olduklarını, başvuru markasında ayırt ediciliğe katkı sağlayabilecek derecede farklı/güçlü unsurların da mevcut olmadığını,
anılan markanın redde mesnet işaretin bir başka biçimi veya serisi yahut uzantısı olarak algılanmasına sebebiyet vereceğini, başvuru ile itiraza dayanak markalar arasında bağlantı kurulması ihtimali dahil, karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... S.A. vekili 03/10/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Davacı ...'nın aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddedilmesi gerektiğini, davaya konu markanın tümden tesciline karar verilmesinin mümkün olmadığını, davacının bu yöndeki talebinin usuli olarak reddi gerektiğini, müvekkili tescilli "..." markasına iltibas yaratacak derecede benzer "..." esas unsurlu marka başvurusunun 6769 sayılı SMK 6/1 maddesi gereğince reddine karar verilmesinin son derece isabetli olduğunu, davaya konu "..." esas unsurlu marka başvurusu müvekkilin tescilli "..." markası ile karıştırılma ihtimali yaratacak düzeyde benzer olduğunu,
uyuşmazlık konusu marka başvurusunun tescil ettirilmek istendiği ve itirazlarının kabulü kapsamındaki mallar ile müvekkili tescilli markasının kapsamındaki malların aynı ve/veya aynı tür olduğunu, markaların benzer ve uyuşmazlık konusu malların da aynı olması karşısında markalar arasında ilişkilendirme dahil karıştırılma ihtimali doğuracağının kesin olduğunu, davacı iddialarının aksine davacının davaya konu marka üzerinde müktesep hakkı bulunmadığını, davacı iddialarının aksine davaya konu başvurunun kötü niyetle gerçekleştirilmiş olduğunu beyanla;
öncelikle davanın aktif husumet yokluğu ve dolayısıyla dava şartı noksanlığı nedeniyle usulen reddine, davacının davaya konu ... sayılı markasının tescil edilmesine karar verilmesi yönündeki idari işlem tesisine yönelik talebin reddine, davanın esasına girileceği varsayımında dahi uyuşmazlık konusu ... sayılı "..." ibareli marka başvurusunun özellikle de 29.sınıfta yer alan "Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler;
süt ürünleri (tereyağı dahil)." bakımından müvekkilinin ... ibareli markalarıyla karıştırılma ihtimali yaratacak olması karşısında hukuki dayanaktan yoksun davanın esas bakımından da tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK
Dava, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili 23/10/2023 tarihli dilekçesi ile; Dava dilekçesinde sehven müvekkili "... Süt San. Ve Tic. A.Ş" yerine, grup şirketlerinden olan "... San. Ve Tic. A.Ş"nin ticaret ünvanının yazıldığını, buna karşı dava dilekçesinin, delil listesinin ve dosyaya getirtilen evrakın tamamından esasen davacının "... Süt San. Ve Tic. A.Ş" olduğunun kolaylıkla anlaşılabildiğini, davacının ticari ünvanının sehven yanlış yazıldığını, bu ünvanın yazılmasında herhangi bir kötü niyet veya dürüstlük kuralını ihlal eden bir halin olmadığını belirterek; 6100 sayılı HMK m.124 hükmü uyarınca yanlış yazılan davacı ünvanının, dava dilekçesi ve delillerde sabit olduğu üzere, "... Şirketi" olarak düzeltilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 30/10/2023 tarihli ara kararı ile; dava ve replik dilekçeleri içerikleri, dava konusu marka başvuru işlem dosyası ve talep sonucu birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği isteminin HMK m.124/3 hükmü uyarınca kabulü ile; ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin davacı sıfatının kaldırılmasına, "... Şirketi"nin UYAP üzerinde davacı olarak kaydının yapılmasına, karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davacıya ait ... sayılı "...+..." ibareli marka başvurusu ile davalı şirkete ait redde mesnet ... sayılı marka arasında "Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil)." emtiaları bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, davacının önceki tarihli markasından kaynaklı müktesep hakkının bulunup bulunmadığı, hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyası ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İşlem dosyasının tetkikinde.
Davacının "...+..." ibareli 23.12.2021 tarihinde gerçekleştirdiği ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 27.01.2022 tarih ve 389 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davalı şirketin 28.03.2022 tarihinde ... sayılı markayı mesnet göstererek 6769 sayılı SMK’nın m.6/1 ve m.6/9 hükmü kapsamında itirazda bulunduğu, davacının 19.07.2022 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, yayına yapılan itirazın ...'nca reddine karar verildiği, davalı yanın 20.12.2022 tarihinde yeniden itiraz dilekçesi sunduğu, davacının 18.01.2023 tarihinde itiraza karşı görüş dilekçesi sunduğu,
yapılan itirazı değerlendiren .... 'nun ... sayılı ... kararı ile itirazın kabulüne ve "Sınıf 29:Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil)" mallarının başvuru kapsamından çıkarılmasına karar verdiği, redde mesnet olarak SMK m.6/1 hükmünün gösterildiği, bu kararın davacı marka vekiline 03.04.2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır.
Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur.
Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir.
Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır.
Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır.
Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır.
Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır.
Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, redde mesnet marka, davacıya ait önceki tarihli tescil belgesi ve tüm dosya kapsamına göre; İlk olarak belirtilmesi gerekir ki; .... Dairesi'nin ve Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşmiş uygulamasına göre (....) ... kararının yerinde olup olmadığı, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmelidir. (....) Eldeki talep de salt ... kararının iptali istemini barındırdığından ... karar tarihi olan 31.03.2023 tarihindeki marka işlem dosyasında mevcut maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak ve salt marka işlem dosyası ile sınırlı olarak değerlendirme yapılmıştır.
Dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve iş bu davaya konu olan "Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil)." emtiaları ile redde mesnet marka kapsamında yer alan "Süt, kaymak, tereyağı, peynir ve sütten mamul diğer yiyecek müstahzarları; süt ikameleri; süt bazlı içecekler; süttozu; koyulaştırılmış süt; konsantre süt; süt bazlı ve kaymak bazlı tatlılar; yoğurtlar; soya sütü (süt ikamesi); bu sınıfa dahil diyetetik ve/veya besin açısından güçlendirilmiş süt bazlı yiyecek ürünleri ve içecekler." emtialar aynı, aynı türdür.
Zira bunlar aynı veya aynı tür tüketici kesimine hitap ederler, aynı veya aynı tür ihtiyaçları giderirler, aralarında rekabet veya birbiri yerine ikame imkânı bulunur, başvuru kapsamından çıkartılan emtialar; redde mesnet marka kapsamındaki emtiaları kapsayıcı, bu emtiaları içine alacak şekilde geniş spektrumlu niteliktedir.
Dava konusu marka başvurusu incelendiğinde; "...+..." ibaresinden oluştuğu, markanın genel görünümü dikkate alındığında, ön plana çıkan ayırt edici unsurunun "..." ibaresi olduğu, "..." ibaresinin davacının ticaret ünvanının kılavuz unsuru olup markasal ayırt edicilik incelemesinde arka planda kaldığı, "instant full cream milk powder" ibarelerinin oldukça küçük puntolarla markasal mizanpajının yapıldığı, tasviri sözcükler içerdiği, "Söz görünümden yüksek sesle konuşur." ilkesi uyarınca da "..." unsurunun "..." ibaresine göre arka planda kaldığı, buna göre başvuru markasının esaslı unsurunun "..." sözcüğü olduğu kanaatine varılmıştır.
Redde mesnet marka incelendiğinde; "...+..." ibaresinden oluştuğu, "nestle" ibaresinin davalı şirketin şemsiye markası olduğu, "..." unsurunun "Söz görünümden yüksek sesle konuşur." ilkesi uyarınca "..." sözcüğüne göre arka planda kaldığı, redde mesnet markanın genel görünümü dikkate alındığında, ayırt ediciliği sağlayan esaslı unsurunun "..." sözcüğü olduğu kanaatine varılmıştır.
Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; markaların kapsamlarında yer alan malların aynı veya aynı tür olduğu, emtialar arasında benzerlik düzeyinin artmış olması halinde markalar arasındaki iltibas tehlikesinin bertaraf edilmesi için markaları oluşturan işaretler arasındaki farklılık derecesinin artmış olmasının gerekeceği (....), somut olayda da;
karşılaştırılan markaların kapsamlarındaki malların aynı olması nedeniyle ilgili tüketici kesimi nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bertaraf edilmesi için markaları oluşturan işaretler arasındaki farklılık derecesinin artması gerektiği, ancak gerek redde mesnet markanın, gerekse başvuru markasının esaslı unsurunun "..." ve "..." sözcüklerinden oluştukları, bu sözcüklerin bilinen bir anlamının bulunmadığı,
dolayısıyla davaya konu mallar bakımından somut ayırt edici niteliği haiz oldukları, davaya konu emtiaların makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesimine hitap ettikleri, markaların esas unsurlarının dört harften oluştuğu, markalar arasında tek harf farklılığı bulunduğu,
diğer harflerin aynı dizilimle bulundukları, "I" ve "İ" harflerinin İngilizce söylenişte aynı harfler oldukları, davaya konu emtiaların gündelik, sıklıkla tüketilen, toplumun her kesimine hitap eden emtialar oldukları da nazara alındığında, daha önce redde mesnet "..." esas unsurlu markayı gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan ortalama tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu "..." esas unsurlu markayı davaya konu emtialar üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, bunlardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı redde mesnet marka ile ilişkilendireceği,
markaların aynı ticari kökenden geldiğini fark etse bile marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde kafa karışıklığı yaşayacağı, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili önceki tarihli marka hakkı iddiasından kaynaklı müktesep hak iddiasında bulunduğundan, bu husus aşağıdaki şekilde incelenmiştir: .... . sayılı “...” kararında kazanılmış hak teşkil eden önceki markaların tespiti yönünden bazı kıstaslar getirmiştir.
.... Sayılı kararına göre.
Bir işletme tarafından uzunca süredir kullanılan markanın asli unsuru muhafaza edilerek ve markanın bu işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle, önceki markanın kapsadığı ürünlerin veya bir ürün çeşidinin tüketiciye yenilenmiş bir marka imajı ile sunulması ve bu yolla marka sahibi işletmenin piyasaya arz ettiği ürünlerinin de işletmesel köken olarak öncekilerle bağlantılı olduğu mesajını veren yeni markalar yaratmak amacıyla önceki markada yer alan asıl unsurun yanına başkaca asli ve/veya tali unsurlar ekleyerek oluşturduğu markaların seri marka olarak kabulü olanaklıdır.
Bu tür markalar niteliği itibariyle 556 sayılı KHK'nın 55. maddesinde tanımlanan ortak markalara benzemekle birlikte; seri markalar, ortak markalarda mevcut olan bir grupta yer alan işletmelerin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerden ayırt edilmesi fonksiyonu, teknik yönetmelik gibi özelliklere sahip olması gerekmeyen ve esasen ortak asli unsuru taşımakla birlikte her biri diğerinden bağımsız nitelikteki ticaret ve hizmet markalarıdır.
Bu karar içeriğinden de anlaşılabileceği üzere müktesep hakkın kabulü üç koşula bağlanmıştır. Bunlar: • müktesep hak iddia edilen marka ile davaya konu markadaki asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markaya karşı hükümsüzlük davası açılacak sürenin dolmuş olması ve bu markanın çekişmesiz şekilde kullanılması, • markalar arasında işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunması, • dava konusu markada, müktesep hak iddia edilen markaya nazaran kapsamın genişletilmemiş olması. Bu üç şartın gerçekleştiği durumlarda marka sahibi kazanılmış hak elde eder.
Bu üç şartın gerçekleştiği durumlarda marka sahibi kazanılmış hak elde eder. Hemen belirtmek gerekir ki; yukarıdaki şartlar sağlansa bile, sonraki tarihli marka başvurusu, itiraza mesnet markaya yakınlaşma ve bu yolla haksız yararlanma tehlikesi oluşturmamalıdır.
Burada irdelenmesi gereken husus; marka olarak seçilen işaretin önceki tarihli kök seri markaların yenilenmesi suretiyle mi oluşturulduğu, yoksa itiraza mesnet markalar ile yakınlaşarak onunla iltibas tehlikesi doğurma tehlikesi oluşturacak şekilde mi mizanpajının yapıldığıdır.
Daha ilk bakışta başvurunun kök markanın değil de, itiraza mesnet markanın yeni düzenlenmiş bir versiyonu olduğu yönünde ortalama tüketici nezdinde izlenim doğuyorsa, önceki kök markalardan kaynaklı müktesep hak şartlarının doğduğundan söz edilemez. Bu itibarla seri marka olarak tescili talep edilen işaret, kök markadan esaslı farklılıklar göstermemeli ve seri marka seçilirken itiraza mesnet markaya yakınlaşacak font, renk, mizanpaj değişikliklerinden kaçınılmalıdır. (....)
Müktesep hak iddiası bakımından hemen belirtmek gerekir ki; önceki tarihli markanın çekişme konusu olmaktan çıkması hali tek başına müktesep hak şartlarının doğumunu sağlamaz. Önceki tarihli markanın başvuruya konu emtialar bakımından aynı zamanda fiili olarak kullanıldığının da ispatlanması gerekir.
Zira, müktesep hak müessesesinin kabul edilmesinin amacı, önceki tarihli markanın uzunca süredir kullanımı nedeniyle ilgili tüketici kesiminde oluşan imajın, sonraki tarihli marka başvurusuna sirayet etmesini sağlamaktır. Bu nedenledir ki, fiilen kullanılmayan önceki tarihli markanın ilgili tüketici kesiminde bir imaj duygusu oluşturduğundan söz edilemez. Olmayan imajın yenilenen yeni bir marka başvurusuna aktarımı da dolayısıyla söz konusu olamaz.
Müktesep hak şartları bakımından yukarıda ifade ettiğimiz görüşü destekler nitelikte, .... sayılı kararında, önceki markanın fiilen kullanılmasını, müktesep hakkın doğumu bakımından gerekli görmüştür.
Somut olayda yapılan incelemede; davacıya ait önceki tarihli ... sayılı markanın "... ..." ibaresinden oluştuğu, markanın "Süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil)." emtiaları bakımından 18/02/2015 tarihinde tescil edildiği, söz konusu markanın tescil tarihi ile başvuru markası arasında beş yılı aşkın süre bulunsa da, marka işlem dosyası ile sınırlı olarak yapılan incelemede, davacının ... sayılı "... ..." markasını, tescilli olduğu emtialar üzerinde süreklilik arz edecek şekilde fiili olarak kullandığını ispatlayamadığı, bu nedenle davacı yanın ileri sürdüğü müktesep hak iddiasının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip .... · E imzalıdır Hakim ... · E imzalıdır
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/269, K. 2024/86, 21 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama