KÜNYE
T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2024
- Esas no
- 2023/272 Esas
- Karar no
- 2024/87
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ....
- Vekili
- Av. ... - ....
- Davalı
- 1- ... - ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davalı
- 2- ... -... ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
2.139 kelime·11 dk okuma·10 bölüm
....
DAVA
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 05/06/2023
KARAR TARİHİ : 21/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/02/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili 05/06/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle.
Davacı giyim sektöründe faaliyette bulunmakta ve modası olan ürünlerin satış ve ticaretini yaptığı için ... ibaresinin markanın başına konumlandırılarak ... şeklinde markanın oluşturulduğunu, ... ibaresinin yüz çehre anlamına geldiğini, ... ibaresinin ise kadın/kız anlamına geldiğini, taraf markalarında yer alan ... ibaresinin genel ibare olup marka vasfı taşımadığını, “...” ibaresi ile müvekkil firma markasındaki “...” ibaresi üzerinden benzerlik değerlendirilmesi yapılması gerektiğini, taraflara ait ... ve ... markalarının hem bütünsel yazımı hem bütünsel anlamının farklı olduğunu,
davalı kurumun aynı markalar yönünden daha önce vermiş olduğu kararların aksine karar vermiş olmasının izahı bulunmadığını, müvekkilinin daha önceki .... tescil kodlu “...” , .... tescil kodlu “...”, ... “ ...” markalarına davalı şirketin itiraz ettiğini ve .... verdiği üç ayrı kararda da ... ve ... markalarının benzer olmadığına karar verildiğini, taraf markalarının bütünsel anlamlarının farklı olduğunun ilk bakışta göze çarptığını, markalardaki yazım şekillerinin de farklılaştığını,
davalı kurum kararının hatalı olduğunun bizatihi kurumun daha önceki kararları ile sabit olduğunu belirterek huzurdaki davaya konu ... sayılı ... kararının iptaline karar verilmesi istemi ile iş bu davayı ikame etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili 16/06/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Başvuruya konu markanın, küçük ve siyah harflerle yazılmış “...” kelime unsurundan oluştuğunu, anılan markada “...” harfinin üzerinde kalp şeklinde kırmızı bir nokta bulunduğunu, redde mesnet markaların da, başvuruya konu marka gibi küçük ve siyah harflerle yazılmış “...” kelime unsurundan oluştuğunu, “...” harfinin üzerinde de yine kırmızı renkli bir çiçek figürü yer aldığını, her iki markanın da başlangıç ve sonlanış kısımlarının aynı olduğunu, markaların yazılışları, kullanılan şekil ve renk unsurlarının da birbirine son derece benzediğini, markaların okunuş olarak da, fonetik benzerliğinin yüksek olduğunu, markalar arasındaki fonetik,
biçimsel ve anlamsal benzerlik nedeniyle, markaların umumi intibalarının da aynı olduğunu, davacı tarafça yapılmış olan ... sayılı marka başvurularına diğer davalı tarafından itirazda bulunulduğunu -davacı vekilinin iddialarının aksine- söz konusu itirazların Kurum tarafından haklı bulunarak, markaların benzer görüldüğünü ve söz konusu başvuruların kısmen/tamamen reddine karar verildiğini ve bu nedenle kurum kararının yerinde ve hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ..., dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmesine rağmen yasal süre içinde cevap dilekçesi ibraz etmediğinden, 6100 sayılı HMK m.128 hükmü uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır.
UYUŞMAZLIK
Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davacıya ait ... sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile davalı şirkete ait redde mesnet markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyası ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel ve teknik hususlara ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmış,
06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İşlem dosyasının tetkikinde.
Davacının "..." ibareli 01.06.2021 tarihinde gerçekleştirdiği ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 27.08.2021 tarih ve 379 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davalı şirketin 26.10.2021 tarihinde "..." ibareli markaları mesnet göstererek 6769 sayılı SMK’nın m.6/1, m.6/3, m.6/5, m.6/6 ve m.6/9 hükmü kapsamında itirazda bulunduğu, davacının 27.01.2022 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, dilekçesinde .... sayılı markalara ilişkin olarak kullanmama def'... ileri sürdüğü,
davalı şirketin 14.03.2022 tarihli marka kullanım ispat formu ibraz ettiği, yayına yapılan itirazın ...'nca kabulüne karar verilerek marka tescil başvurusunun SMK m.6/1 hükmü uyarınca reddine karar verildiği, davacı yanın 15.12.2022 tarihli karara itiraz dilekçesi sunduğu, davalı şirketin 01.02.2023 tarihinde itiraza karşı görüş dilekçesi sunduğu, yapılan itirazı değerlendiren ...'nun ... sayılı ... kararı ile itirazın ve başvurunun reddine karar verdiği, bu kararın davacı marka vekiline 16.04.2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır.
Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur.
Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir.
Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır.
Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır.
Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır.
Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır.
Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, redde mesnet markalar, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
İlk olarak belirtilmesi gerekir ki; .... 'nun yerleşmiş uygulamasına göre (....) ... kararının yerinde olup olmadığı, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmelidir. (....) Eldeki talep de salt ... kararının iptali istemini barındırdığından ... karar tarihi olan 12.04.2023 tarihindeki marka işlem dosyasında mevcut maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak ve salt marka işlem dosyası ile sınırlı olarak değerlendirme yapılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda tablolaştırıldığı üzere; dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve iş bu davaya konu olan 35.sınıftaki hizmetler ile redde mesnet alınan .... sayılı markaların kapsamlarında yer alan 35.sınıftaki hizmetler aynı veya aynı türdür. Zira bunlar aynı tür tüketici kesimine hitap ederler, aynı tür ihtiyaçları karşılarlar, aynı yerlerde tüketiciye arz edilirler, aralarında rekabet veya birbiri yerine ikame imkânı bulunur.
Davaya konu 35. sınıfta yer alan hizmetlerden “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.
Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri.
İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri.
Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri” bakımından söz konusu hizmetlerin satın alması için bir ön araştırma gerekebileceğinden ve tüketicinin satın alırken üzerinde daha fazla düşüneceği hizmetler olması nedeniyle dikkat seviyesi görece daha yüksek tüketiciye hitap ettiği, öte yandan 35. Sınıf son alt grubundaki perakende satış hizmetlerinin, mağazacılık şeklinde sunulan ve esasen daha geniş bir tüketici grubuna hitap eden hizmetlerden olması nedeniyle hem orta seviyedeki tüketicilerin hem de dikkat seviyesi görece yüksek tüketicilerin dikkate alınabileceği değerlendirilmektedir.
Elbette bahsedilen tüketici kitlesinin hiçbir mal ve hizmet açısından iltibas riski ile karşı karşıya kalmayacağı yönünde bir çıkarımda bulunulması mümkün değildir ve bu hususun somut olayın koşullarına göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davacı marka başvurusunun küçük harflerle ve siyah ile yazılmış "..." ibaresinden oluştuğu, "..." ibaresinde yer alan “...” harfinin noktasının kırmızı kalp şeklinde stilize edilmiş olduğu görülmektedir. Davalı markalarının ise esas unsuru "..." olan seri markalardan oluştuğu (.... markası hariç), .... sayılı markalarda yer alan “...” harfinin üzerinde kırmızı çiçek figürü yer aldığı görülmektedir.
Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; dava konusu "..." ibareli marka başvurusu ile redde mesnet .... sayılı "..." ibareli markaların gerek yazım stilleri, gerekse "..." harfinin üzerinde yer alan kırmızı stilize edilmiş nokta figürleri ile görsel olarak benzer oldukları, dava konusu marka "..." olarak telaffuz edilirken, redde mesnet markaların "..." olarak telaffuz edildiği, fonetik olarak markaların başlangıç ve son kısımlarının aynı olduğu,
bilindiği üzere, ilgili tüketici kesiminin, markaların ortalarında yer alan harf ve ibarelerden ziyade fonetik olarak markaların başlangıç ve son kısımlarına odaklandıkları, bu nedenle markaların ortasında yer alan işitsel farklılığın markaları fonetik olarak birbirinden farklı kılmaya elverişli olmadığı, "..." ve "..." kelimelerinin bir bütün olarak herhangi bir anlam ifade etmedikleri, markaları parçalara böldüğümüzde "...", "..." ve "..." kelimelerinin ayrı ayrı anlamları olduğu, "..." ibaresinin "Belirli bir süre etkin olan toplumsal beğeni", "..." ibaresinin "Yüz, çehre" anlamına geldiği, "..." ibaresinin ise "Kadın" anlamına geldiği,
ancak karşılaştırılan markalarda "...", "...", "..." kelimelerinin ayrıştırılmadığı, marka sahipleri tarafından bilinçli bir tercihle bitişik olarak yazıldıkları, bütüncül değerlendirme ilkesi uyarınca markaların bir bütün olarak "..." ve "..." olarak değerlendirilmeleri gerektiği, buna göre, özellikle dava konusu marka ile redde mesnet .... sayılı markalar arasında yukarıda ifade edilen gerek yazım stilleri, gerekse "..." harfinin üzerinde yer alan kırmızı stilize edilmiş nokta figürleri ile müştereklik bulunduğu da dikkate alındığında, daha önce redde mesnet markaları gören, işiten,
bu markalı hizmetlerden yararlanan gerek makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı, gerekse dikkatli ve bilinçli tüketici kesiminin, daha sonra başvuru markası ile karşılaştığında, hem markaların kapsamlarında yer alan hizmetlerin aynı olması, hem de yukarıda belirtilen redde mesnet markalardan kaynaklı olarak, başvuru markasının yazım sitili ve içinde barındırdığı stilize "..." karakterine bağlı olarak,
bu marka ile redde mesnet markalar arasında ilişki kuracağı, bu markayı, redde mesnet markaların serisi zannederek tüketim tercihinde bulunacağı, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökenleri işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde kafa karışıklığı yaşayacağı, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · E imzalıdır Hakim ... · E imzalıdır
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/272, K. 2024/87, 21 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama