KÜNYE
T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2024
- Esas no
- 2023/293 Esas
- Karar no
- 2024/17
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... -...
- Vekili
- Av. ... -...
- Davalı
- 1- ... - ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davalı
- 2- ... -...
- Dava
- Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
- Dava tarihi
- 19/06/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 15/01/2024
Karar Metni
2.128 kelime·11 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili 19/06/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle.
Davalı’nın 28.04.2022 tarih ve ... başvuru numaralı “...” ibareli markası ile müvekkiline ait ... başvuru numaralı “... ...” ibareli markanın görsel, işitsel ve kavramsal olarak yüksek derecede benzer olduğunun aşikâr olduğunu, davalının ihtilafa konu markasının tüketicinin zihninde piyasada bilinen ve daha önce gördüğü müvekkili markası olan “... ...” şeklinde kalacağını ve bu kapsamda karıştırılma ihtimali ortaya çıkacağını, davalıya ait marka ile karşılaşan tüketiciler tarafından davalıya ait markanın “... ...” şeklinde algılanabilme ve zihinde bu şekilde kalma ihtimalinin oldukça yüksek olacağını,
“...” ibaresinin bilinen hiçbir dilde bir anlamı olmadığından söz konusu ibarenin olduğu şekliyle okunması veyahut telaffuz edilmesinin imkansız olduğunu, bu nedenle tüketiciler tarafından söz konusu ibare daha önce gördükleri ve aşina oldukları “...” esas unsurlu “... ...” markası ile ilişkilendirilecek ve söz konusu ibare “...” şeklinde okunarak müvekkili markası ile ilişkilendirilme ihtimali ortaya çıkacağını, müvekkili faaliyet alanı kapsamında 34. sınıfta yer alan emtialar ile davalı markasında yer alan emtiaların aynı/aynı tür olduğunun anlaşılmakta olduğunu,
müvekkiline ait ve davalıya ait markaların kapsamında tütün ürünleri ve tütün içenlere mahsus malzemeler bulunduğunu, davalının kötü niyetli olduğu hususu ve bunu gösteren emareler gözetilmeden tesis edilmiş olan ... kararının iptal edilmesi gerekmekte olduğunu, ...’nın 19.04.2023 tarihli ... sayılı kararının iptali talep edildiğinden,
marka başvurusunu devredilmesi halinde HMK 125. madde anlamında, davalı yanın değişikliği ve bu suretle muvazaa yoluyla davadan kurtulması mümkün olduğundan, dava konusu markanın sicil kaydına ihtiyati tedbir konulmasını talep etme gereği de doğmuş olduğunu, mevcut durumun muhafazası ve davanın etkinliğinin sağlanması bakımından, davaya konu markanın olası devrinin sicile kaydının dava sonuna dek önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bu nedenlerle, 19.04.2023 tarihli ... sayılı ... kararının iptali ile söz konusu markanın,
davalı tarafından üçüncü kişilere devredilmesinin ve devrin sicile kaydedilmesinin engellenmesi hususunda takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili 23/06/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Başvuru konusu marka ile davacı markası arasında telaffuz, biçim ve anlam itibarıyla bir benzerlik bulunmadığı gibi, her birinin bütünü itibarıyla bıraktığı etkinin de farklı bulunması sebebiyle, ibareler arasında karıştırmaya sebebiyet verebilecek derecede bir yakınlık bulunmadığını, davalının “...” markasını okuyan veya gören ortalama dikkate sahip ve her iki işareti yan yana karşılaştırma imkanı olmayan kişinin zihnindeki intibanın, davacıya ait “... ... + ...” markalarının bıraktığı intiba ile aynı olmadığını, söz konusu iki marka örneği, aynı firmanın markası gibi algılanabilecek nitelikte olmadığı gibi, markaların karıştırılma olasılıkları olmadığını iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ..., davaya cevap dilekçesi ibraz etmediğinden 6100 sayılı HMK m.128 hükmü gereği, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır.
UYUŞMAZLIK
Dava, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şahsa ait ... sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza mesnet ... sayılı marka arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, davalı şahsın kötü niyetli olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka başvuru dosyası ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İşlem dosyasının tetkikinde; Davalı şahsın 28.04.2022 tarihinde ... sayılı "..." ibareli marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında ...'nca 12.05.2022 tarih ve 396 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davacı yanın 13.07.2022 tarihinde ... sayılı markayı mesnet göstererek 6769 sayılı SMK’nın m.6/1 ve m.6/9 hükümleri kapsamında itirazda bulunduğu, yayına yapılan itirazın ...'nca reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı şirket tarafından 21.12.2022 tarihinde yeniden itirazda bulunulduğu, yeniden yapılan itirazı değerlendiren .... 'nun ... sayılı ... kararı ile itirazın reddine karar verdiği, bu kararın davacı marka vekiline 20.04.2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır.
Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur.
Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir.
Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır.
Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır.
Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır.
Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır.
Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, itiraza mesnet marka ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava konusu marka kapsamında yer alan "Tütün, çiğneme tütünleri, sigaralar, purolar. Değerli metalden olanlar da dahil olmak üzere, tütün içenlere mahsus malzemeler: pipolar, puro ve sigara ağızlıkları, küllükler, tütün kutuları, sigara sarmak için aletleri, sigara kağıtları, nargileler, çakmaktaşları, çakmaklar, elektronik sigaralar ve bunlarla kullanılan kartuşlar.
Kibritler." emtiaları ile itiraza mesnet ... sayılı marka kapsamında yer alan "İşlenmiş veya işlenmemiş tütün, sigara tütünü, pipo tütünü, elde sarma tütünü, çiğneme tütünü, dudak altı tütünü; sigaralar, purolar, küçük purolar; tıbbi ve tedavi amaçlı olmayan tütünle karıştırılmış veya tütünden ayrı olarak satılan sigara maddeleri; enfiyeler.
34. sınıfta yer alan Tütün içenlere mahsus malzemeler; sigara kağıtları, sigara ağızlıkları ve kibritler." emtiaları; aynı veya aynı türdür. Zira bunlar aynı tür tüketici kesimine hitap ederler, aynı tür ihtiyaçları giderirler, aralarında rekabet veya birbiri yerine ikame imkânı bulunur, dağıtım kanalları ortaktır, aralarında birbirini tamamlayıcı ilişki bulunur.
Dava konusu marka başvurusu incelendiğinde; "..." ibaresinden oluştuğu, itiraza mesnet marka incelendiğinde; "koyu renkli bir zemin üzerinde gri renkli bir çerçeve ve bunun da üzerinde kavis verilmiş şerit üzerinde "... ..." ibaresine yer verildiği, itiraza mesnet markada bulunan ... ve sair sözcük unsurlarının "...." ibaresine göre arka planda kaldığı, tespit edilmiştir.
Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; markaların kapsamlarında yer alan emtiaların aynı veya aynı tür olduğu, başvuru markasının esaslı unsurunun "..." ibaresi olduğu, itiraza mesnet markada "... ..." ibaresinin markanın genel görünümü içinde ön plana çıktığı, "..." sözcüğünün İngilizce olup Türkçe'de "Eski" anlamına gelen "sıfat" niteliği gereği "..." sözcüğünü nitelediği, söz konusu sözcüğün bilinen bir anlamının bulunmadığı, bu nedenle 34.sınıfta yer alan emtialar bakımından ayırt ediciliği güçlü bir ibare olduğu, buna göre, itiraza mesnet markanın esaslı unsurunun "..." sözcüğü olduğu, başvuru markasının;
"..." sözcüğünün sessiz harflerinden oluştuğu, google arama motoruna "..." ibaresi girildiğinde, [Bunu mu demek istediniz ? "..." şeklinde sonuç çıktığı, marka sahiplerinin yeni ve dinamik bir imaj yaratmak, tüketicilerin ilgisini odaklamak amacıyla sahip oldukları markaların yeni varyasyonlarını oluşturma alışkanlıklarının bulunduğu, bu varyasyonların bir türünün de sesli harflerin kullanılmaması ile oluşturulan markalar olduğu,
söz gelimi "....", "...." gibi markaların bu şekilde oluşturulan markalar oldukları, dolayısıyla, ilgili tüketici kesiminin, bir markayı oluşturan sesli harflerin çıkartılmasıyla geride kalan sessiz harfler ile yeni oluşturulan varyasyon marka uygulamasına aşina olduğu, bu şekilde sessiz harflerden oluşan bir marka ile karşılaşan ilgili tüketici kesiminin, bu markayı, önceki tarihli sesli harfler de içeren markanın yeni bir varyasyonu olarak algılayarak önceki tarihli marka ile bağlantı kurma alışkanlığının bulunduğu,
buna göre, daha önce itiraza mesnet markayı gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan ilgili tüketici kesiminin, daha sonra iş bu davaya konu marka başvurusunu aynı/aynı tür emtialar üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, bu emtialardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı, önceki tarihli markanın yenileştirilmiş varyasyonu olarak algılayacağı, her iki markanın da aynı ticari kökene ait olduğu yanılsamasıyla tüketim tercihinde bulunacağı,
bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökenleri işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde kafa karışıklığı yaşayacağı, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.
SMK m.6/9 hükmüne göre; Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Kötü niyetli marka başvurusu. Kişiyi, hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı olarak, bu hakların hukuk düzenince tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanılması olarak tanımlanabilir.
Hangi hallerde kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunulmuş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak markayı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan marka başvuruları kötü niyetle yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir. Kanunun ayrıca müeyyideye bağladığı hususlar tek başına kötü niyet emaresi olarak kabul edilmez.
Zira Kanun tarafından zaten müeyyidesi gösterilmiş marka başvuruları için ayrıca kötü niyeti de sebep göstermek doğru görülmemektedir. (....)
Somut olayda; davaya konu marka ile itiraza mesnet markanın iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmasının haricinde davalı şahsın kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu bulunmadığı, davalı şahsın başkaca marka tescil başvurularında da bulunmuş olmasının tek başına iş bu davaya konu marka tescil başvurusu bakımından kötü niyetli olduğu şeklinde yorumlanamayacağı, davalı şahsın engelleme, spekülasyon, tuzak, şantaj vb gibi ticari dürüstlük kuralları ile bağdaşmayan bir kasıtla hareket ettiğini ortaya koyacak yeterli nesnel olguların marka işlem dosyasında bulunmadığı anlaşıldığından; kötü niyet iddiasına dayalı istemler yerinde bulunmamıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; SMK m.6/1 hükmü koşulu somut olayda oluştuğundan, ... sayılı ... kararının iptaline, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · E imzalıdır Hakim ... · E imzalıdır
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/293, K. 2024/17, 12 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama